İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1130 E. 2025/977 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1130
- Karar No
- 2025/977
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1130 Esas KARAR NO : 2025/977 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı firma arasında ticari ilişki 2016 yılında başlandığını, davalı, İtfaiye araç ve ekipmanları üreticisi bir firma olduğunu, davacının ise 2003 yılında İzmir’de kurulmuş elektronik kart tasarımı, baskı devre kartları dizgi ve montaj hizmetleri veren üretici bir elektronik yan sanayi firması olduğunu, taraflar arasında 2016 yılında başlayan ticari ilişkide yazılı bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle ticari ilişkinin TTK ve BK genel ve özel hükümlerine tabi olduğunu, takibe dayanak 12.09.2024 tarihli ve 666.057,12-TL bedelli fatura içeriğinde yer alan yan sanayi ürünü 100 adet "motor kontrol kartı" aynı tarihli sevk irsaliyesi ile satıcı-davalı işyerinde alıcı-davalı tarafından teslim alındığını, alıcı-davalı firma ürünleri teslim aldıktan iş yerinde muayene ve test işlemlerini yapmış, eksik ve hatalı teslim edilen ürünler üzerinde düzeltmelerini yaparak yedek parça ve işçilik giderlerini içeren 01.10.2024 tarih 72.281,03 TL bedelli faturayı davacı-satıcı firmaya göndermiştir. Gönderilen fatura, yerleşik uygulama gereği davacı-satıcı tarafından cari hesaba davalı lehine alacak olarak kaydettiğini, TTK ve TBK hükümleri kapsamında tamamlanan alım satım ilişkisinin gereği davacının, davalı nezdinde doğan 593.776,01 TL alacağının ödenmesi süreci başladığını, taraflar arasındaki ihtilafın bu süreç içinde çıktığını, Davalı-firmanın yaklaşık iki aya yakın bir zaman içinde davacı alacağını ödemediği gibi yasal ve hiç bir dayanak olmaksızın fatura içeriğinde yer alan ürünlleri iade etmek istediğini sözlü olarak ilettiğini, bu teklifleri kabul edilmeyerek, alacağın tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasıyla 06.11.2024 tarihinde takip açıldığını, davalı, aleyhine açılan takipten ve ödeme emri kendisine tebliğ edildikten sonra üzerinde düzeltme yaparak giderini de davacıya fatura ettiği ürünler dahil takibe dayanak fatura içeriğinde yer alan ürünleri taraflarınca iade etmek üzere 25.11.2024 tarih 666,057,12 TL bedelli iade faturası düzenleyerek gönderdiğini, yasal ve ticari hiç bir dayanağı olmayan iade faturasının davacı frma tarafından Bornova...Noterliği'nden 26.11.2024 tarih ...yevmiye numarası ile çekilen ihtarla kabul edilmeyerek davalı firmaya iade edildiğini, Davalının, 27.11.2024 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini, haksız ve dayanaksız davalı borca itirazının iptaline, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E., takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ile Davacı Firma arasında 2016 yılında başlayan ticari ilişki kapsamında, Müvekkili Şirket tarafından Davacı Firmadan motor kontrol kartları satın alındığını, satın alınan kartlar, üretim sürecinde Müvekkil Şirket'in ihtiyaçlarını karşılamak üzere teslim alındığını ve kullanılmaya başlandığını, ancak kısa bir süre sonra, bu kartların ciddi kalite problemler içerdiğinin tespit edildiğini, teslim edilen kartlarda, Müvekkili Şirketin uzman ekiplerince yapılan incelemelerde, lehimleme kalitesinden montaj hatalarına kadar birçok eksiklik ve hata olduğu anlaşıldığını, kartlarda tespit edilen başlıca sorunlar arasında, kısa devreler, eksik malzemeler ve devre elemanlarının yanlış veya eksik monte edilmesi gibi ciddi teknik problemler yer almaktadır. Bu hatalar, kartların Müvekkil Şirket tarafından kullanılmasını olanaksız hale getirdiğini ve ve ciddi operasyonel zararlara yol açtığını, Müvekkili Şirketin, tespit edilen bu sorunları Davacıya iletildiğini ve problemli olduğu anlaşılan 100 adet kartın iade edilmesi gerektiğini bildirdiğini, ancak Davacı tarafın, Müvekkili Şirketin iade talebini kabul etmediğini, bu süreçte herhangi bir çözüm önerisi sunmadığını veya zararlarını gidermek üzere bir adım atmadığını, bunun üzerine Müvekkili Şirket, 100 adet problemli karta ilişkin 25.11.2024 tarihli ve ... numaralı iade faturasını düzenlediğini ve ürünleri Davacıya iade etmeye çalıştığını, ancak Davacı tarafın, hem iade faturalarını hem de ürünleri kabul etmediğini, Davacının ürünlerin üretim kaynaklı ayıplı olduğu gerçeğini göz ardı ederek, alacak iddiasında bulunmuş ve Müvekkili Şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. Dosya ile icra takibi başlattığını, sonuç itibari ile Müvekkili Şirketin, davacıya ayıplı ürünlerin iadesi ve zararlarının tazmini için defalarca başvurmasına rağmen olumlu bir yanıt alamadığını, bu süreçte yaşanan zararlarının giderilmesi mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli biçimde İzmir... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan...Esas numaralı icra takibi nedeniyle Davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere Kötü Niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin Davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 29/06/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davacının incelemeye sunduğu 2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davalının incelemeye sunduğu 2023 ve 2024 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları 120.01.041 nolu hesapta izlediği, Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 27.03.2024 tarihli ... numaralı KDV dahil 163.559,92 TL tutarlı davacı tarafından düzenlenen faturanın davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, davacı mali müşaviri ile yaptığım görüşmelerde, ilgili faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı E- Fatura sisteminden hata verdiği bu nedenle defterlere işlenmediği, daha sonra faturanın 1300- Başarı ile Tamamlandı kodu ile yanıt verdiği ancak fatura tarihinden bir aydan fazla süre geçtiği için defterlere kayıt edilmediği bilgisi verilmiştir. Talebim üzerine GİB sisteminde alınan yanıt kodları tarafıma gönderilmiştir. Bilirkişiliğimizce yapılan incelemelerde ilgili faturanın 27.03.2024 tarihinde “YETKI KONTROL EDILEMEDI(... error (...) : ct_cancel(): ...ayer: internal net ... error:... operation terminated due to disconnect” kodu ile hatalı dönüş kaydı bulunduğu, 09.05.2024 tarihinde 1300- Başarılı ile tamamlandı şeklinde yanıt verdiği görülmüştür. Neticeten faturanın 1300- Başarı ile tamamlandı kodu ile dönmüş olması ve davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunun görülmesi üzerine davacı hesabına dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. İlgili faturanın da hesaba dahil edilmesi durumunda davacı ticari defter kayıtlarına göre 07.11.2024 takip tarihi itibariyle davacının, takibe konu ettiği 12.09.2024 tarihli ... numaralı 666.057,12 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak davalıdan 593.776,02 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı görülmektedir. DAVALIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davalının ticari defterlerinde davacı ile olan kayıtları, ... nolu hesapta izlediği, Davalının, dava dosyasına görüntüsünü sunduğu ... numaralı 25.11.2024 tarihli KDV dahil 666.057,12 TL tutarlı iade faturasının davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davalı ticari defter kayıtlarına göre 07.11.2024 takip tarihi itibariyle davacının, takibe konu ettiği 12.09.2024 tarihli ...numaralı 666.057,12 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan 593.776,09 TL alacaklı olduğu görülmüş olup, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile 0,07 TL farkla birebir örtüştüğü görülmektedir. Davalının, cevap dilekçesinde belirttiği şekilde, davacıdan alınan 100 adet elektronik kartın gizli ayıplı olup olmadığı dolayısıyla bu kartlara ilişkin davalı tarafından düzenlenen yukarıdaki maddede belirttiğimiz ... numaralı 25.11.2024 tarihli KDV dahil 666.057,12 TL tutarlı iade faturasının geçerli olup olmamasına ilişkin değerlendirme bilirkişiliğimiz uzmanlık alanı dışında kalmakta olup takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Torbalı Vergi Dairesi ve Ege Vergi Dairesi tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilen taraflara ait Ba – Bs formları karşılaştırmalı analizler incelendiğinde, 2024 yılında her iki tarafın alış satış rakamlarının birbiri ile örtüştüğü, belirtilen formlarda 2024 yılında davacının davalıya düzenlediği faturaların 6 belgede KDV hariç 1.174.066,04 TL, davalının davacıya düzenlediği faturaların 3 belgede KDV hariç 73.914,84 TL olarak kayıtlı olduğu görülmekle birlikte Form Ba Bs Görüntüleme Ekranı; mükellefler tarafından gönderilen Form BA Bs bildirimlerine, 523 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgeler dahil edilerek hazırlanmakta olup 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 523) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulduğu, icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesi olarak Torbalı İcra Dairesi gösterilmiş ise de uyuşmazlığın satış sözleşmesine dayalı para alacağına ilişkin olduğu ve İzmir ili Bornova ilçesinin alacaklının yerleşim yeri olması nedeniyle davacının yerleşim yeri olan İzmir İcra Dairesi ve İzmir Mahkemeleri'nin yetkili mahkemelerden olduğu gözetilerek davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. 2-Tarafların iddia ve savunmalarına göre takip konusu fatura içeriği malın davalıya teslim edildiği her iki tarafın da kabulünde olup uyuşmazlık satışa konu malın ayıplı olup olmadığı ve davalının ayıp nedeniyle bedelin ödenmesinden imtina edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 3-Davacı tarafça her ne kadar takip ve davada 12/09/2024 tarih 666.057,12-TL tutarlı faturaya dayanmış ise de taraf ticari defterlerinin incelenmesinde ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdürüldüğü görülmüştür. Açık hesap ilişkisinde ödemeler belirli bir faturaya istinaden yapılmadığı takdirde TBK 102. Maddesi hükmünde yer alan alan muacceliyet, takip ve vade sıralamasına göre borçlardan mahsup edilerek son olarak bakiye borç miktarının talep edilebileceği, bu çerçevede taraflar arasındaki ticari ilişkini açık hesap çerçevesinde irdelenerek ticari ilişkinin sonlandığı dönemde alacak veya borç bakiyesi bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir. 4-Her iki tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde dosyaya sunulan 29/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin birbiriyle ödeme fatura kayıtları yönünden uyumlu olduğu, davalı ticari defterlerinin davacı lehine 593.776,09-TL borç bakiyesi verdiği, davalı tarafça düzenlenen 25/11/2024 tarih 666.057,12-TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının belirtildiği görülmüştür. 5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizce her iki taraf ticari defterleri SMMM bilirkişi aracılığıyla incelenmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerinin her ikisinin de davacı lehine aynı miktarda alacak bakiyesi oluşturduğu, bu yolla davacının açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye takip alacağının varlığını ispat ettiği değerlendirilmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesinde fatura içeriği elektronik kartların ayıplı olduğu savunulmuş ise de dava dilekçesinin davalı şirkete 31/12/2024 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, cevap süresinin 14/01/2025 günü bitiminde sona ereceği, davalı tarafça cevap dilekçesinin yine UYAP üzerinden 04/02/2025 tarihinde sunulduğu görülmüştür. Buna göre davalı tarafça her ne kadar ayıp savunmasında bulunulmuş ise de ayıp niteliği itibariyle defi mahiyetinde olup ayıp nedeniyle ödemezlik savunmalarının ileri sürülebilmesi için bunun cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerektiği, davalı tarafça faturanın düzenlendiği ve bu faturanın davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafça iade faturasının düzenlenmesinden 1 gün sonra Bornova ...Noterliği'nin 26/11/2024 tarih...yevmiye sayılı ihtarnamesiyle davalı şirkete geri gönderildiği, bu itibarla davacının iade faturasını benimsemediğinin açık olduğu, kaldı ki iade faturası içeriği ürünlerin davacıya iade edilmiş olduğuna dair bir savunma ve delil de sunulmadığı gözetilerek cevap süresinden sonra sonra sunulan savunmaya istinaden görülmekte olan davada ayıp savunmasının dinlenemeyeceği, davalının ayıba ilişkin sözleşmeden dönme ve bedel iadesine ilişkin talep ve dava hakkını ayrıca açacağı bir dava ile de kullanabileceği gözetilerek bu yönde bir inceleme yapılmamış ve davacının ispat edilen alacağı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. 6-Davacı tarafça inkar tazminatı isteminde bulunulmuş ise de taraflar arasında satışa konu elektronik kartların ayıplı olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunduğu, davalı tarafça iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiği ve davacı tarafın da iade faturasını tekrar davalıya iade ettiği, her ne kadar süresinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğundan davalının ayıp savunmaları yargılama sırasında incelenmemiş ise de dosya kapsamında toplanan deliller itibariyle alacak faturaya dayalı olsa dahi ayıp savunmasına dayanak iade faturası düzenlenmesi ve davacının ayıp savunmasını kabul etmediğine dair ihtarnamesi içeriğine göre alacağın likit olma özelliğini kaybettiği ve inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı değerlendirildiğinden davacı lehine tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmediğinden inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 40.560,83-TL harçtan peşin olarak alınan 7.171,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.389,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 93.066,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 7.171,33-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 60,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.487,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır