İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1109 E. 2025/1 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1109
- Karar No
- 2025/1
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1109 KARAR NO : 2025/1 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten birçok defa yüklü miktarda malzeme alıp, ödemeleri sürekli aksattığını, cari hesabın büyüdüğünü, müvekkilinin her geçen gün ödeme yapılacağı vaadiyle bekletildiğini ancak hiçbir zaman borcun tamamının ödenmediğini, buna rağmen davalının piyasada yüklü miktarda işler yaptığının öğrenildiğini, müvekkilinin iyineyitinin suistimal edildiğini, müvekkili şirket ile ticari ilişkisi bulunan davalı şirket tarafından borcun bir kısmı olan 1.000.000,00-TL için...İzmir Kemeraltı Şubesine ait ...Seri No'lu 27.02.2024 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli çek keşide edilmiş ise de; davalı şirketçe; "çek hesabının müsait olmadığı ve çek bankaya ibraz edildiği takdirde davalının işlerinin tamamen duracağı ve müvekkile hiç ödeme yapamayacağı, borcu kabul ederek en kısa zamanda ödeme yapacağı" bildirildiğinden müvekkili şirketçe cari borcu tahsil edememe endişesi ile çek ibraz edilmediğini ancak davalı şirketin bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığından bahisle davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirketin müvekkili şirkete yüklü miktarda borcu bulunduğunu, borcun tahsili adına davalıya karşı birden fazla icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edilmesi üzerine Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığını beyan etmekle, usul ekonomisi gereğince, aralarında fiili irtibat bulunan, tarafları aynı ve borcun dayanağının aynı cari hesap ilişkisinden kaynaklanmış olması sebebiyle Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden birleştirme kararı verilmesini, davalı şirketin İzmir ... İcra Dairesinin... sayılı dosyasına yaptığı itirazların iptali ile takibin asıl alacak olan 1.000.000,00-TL bedel üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte aynı şartlarla devamına, davalı şirketin takip tutarının%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir... İcra Dairesinin... sayılı dosyası, 3-Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, 4-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki malzeme alım satımına dair bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen malzemelere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa binaen davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen ... Bankası Anonim Şirketi Kemeraltı Şubesine ait, 27/02/2024 keşide tarihli,... numaralı, 1.000.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir...İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı şirket, borçlunun davalı şirket olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine asıl alacak ve ferileri dahil toplam 1.000.000,00-TL-TL asıl alacak ve 136.212,33-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 1.136.212,33-TL bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesinde; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesinde ise; ''Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.'' hükmüne yer verilerek, birleştirme kararına karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulabileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir .... İcra Dairesinin... sayılı dosyası, Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki malzeme alım satımına dair bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen malzemelere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa binaen davalı şirket tarafından davacı şirkete verilen Türkiye...Bankası Anonim Şirketi Kemeraltı Şubesine ait, 27/02/2024 keşide tarihli, ... numaralı, 1.000.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde dosyanın Ankara... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği, iş bu dosya ile Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının tarafları ile dava konusunun ve taleplerin aynı ve birbiri ile bağlantılı olduğu, yargılamalar sırasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek alacak borç bedeli miktarlarının birlikte değerlendirilmesi ve hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulunduğu, buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166/4. maddesinde belirtilen şekilde davaların aynı nedenlerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle davalar arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememizin 2024/1109 sayılı esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, 3-Yargılamaya Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluklarında, usul ekonomisi ilkesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/01/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır