İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1049 E. 2026/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1049
Karar No
2026/46
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1049 Esas KARAR NO : 2026/46

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 19/01/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 19/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin aracı ile davalıların sorumluluğundaki aracın trafikteki kusurlu hareketi sonucu oluşan trafik kazasında müvekilleri aracın değer kaybı oluştuğunu belirterek değer kaybının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacıya değer kaybı ödemesi yapıldığını, kusur ve değer kaybı tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava konusu uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklı değer kaybı istemine ilişkin maddi tazminat davası olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda; 25/04/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın varsa geçmiş kaza kayıtları da dikkate alınarak kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluştu ise hangi parçalar nedeniyle ne miktarda değer kaybı oluştuğu ile tarafların oransal kusur durumunun tespitine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının dava dilekçesi ile 25/04/2022 tarihinde gerçekleşen kazadan kaynaklı maddi hasar meydana geldiğini, davalının tam kusurlu olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda 2022....., 05.05.2023 Tarih K -.... karar sayılı Uyuşmazlık Hakem Kurulu kararıyla poliçe limit 50.000,00 TL dolduğundan değer kaybı taleplerinin reddedildiği, değer kaybı talebi yönünden davalı 26/01/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, İMS (kasko) sigorta şirketine dava açıldığı, hasar dosyasının istenildiği, .... sigorta tarafından 02/02/2023 tarihinde 35.000,00 TL ödemenin yapıldığına ilişkin dekontun dosyaya sunulduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında (Kaza tespit tutanağı, SBGM cevapları, hasar dosyası, başvuru evrakları vs) dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilrikişi tarafından sunulan 10/04/2025 tarihli kök raporda hesaplanan değer kaybının 66.000,00 TL olduğu, ödemeler düşüldükten sonra 31.000,00 TL bakiye değer kaybının bulunduğunun belirtildiği, itirazlar üzerine alınan ek raporda her ne kadar nispi metod usulü bir hesaplamadan bahsedilmiş ise de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... E ... K sayılı ilamında "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda değer kaybının nispi metoda göre hesaplandığı anlaşılmaktadır.Ayıp ve kusurlu imalatlar nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler olup, Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Somut olayda ise, ayıplı satış söz konusu olmadığından bu metodun uygulanması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece aracın TRAMER kayıtları ve varsa önceki hasarlarına ilişkin hasar dosyaları istendikten sonra aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca, davalı taraf, noterden satış bedeli ile bağlı olmayıp, gerçek zarardan sorumludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/06/2015 tarih ve 2015/194 Esas, 2015/8549 Karar sayılı ilamı) " hesaplama metodunun açıklandığı, somut olayımızda emsal ilamda da belirtildiği üzere ayıplı satışın bulunmaması nedeniyle nispi metodun uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirilerek emsaller kapsamında yapılan hesaplama olan kök rapor hükme esas alınmıştır. Bu bilgiler ışığında dosyada mübrez bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi ile birlikte arabuluculuk tutanağını, kaza tespit tutanağını, başvuru, sigorta tahkim kurulu kararını celp sunduğu, sigorta tahkim kararının değer kaybına ilişkin olduğu ve teminat limiti nedeniyle reddine karar veridliği, aracın geçmiş hasar kayıtlarının Sigorta Bilgi Gözetim Merkezin'den celp edildiği, bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda davacı tarafın kusursuz olduğunun, karşı tarafın tamamen kusurlu olduğunu belirttiği, değer kaybını 66.000,00 TL olarak hesapladığı, yapılan ödeme düşüldükten sonra 31.000,00 TL davacının talep artırım dilekçesi sunduğu, dilekçenin davalı taraflara tebliğ edildiği, dilekçeye karşı beyanda bulunulmadığı, davacı taraf aracında kazadan kaynaklı değer kaybı oluştuğu, değer kaybının dosyada alınan rapor ile hesaplandığı, rapora karşı itirazlar neticesinde değerlendirme yapıldığı, davacının davasını belirli hale getirdiği, dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmiş olması nedeniyle faiz türünün sonradan değiştirişemeyeceği davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08/02/2023 tarihinden itibaren yasal faiz iletilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 31.000,00 değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 08/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilde tekerrür oluşmaksızın tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.117,61.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 799,85-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.317,76.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 269,85.-TL başvurma harcı ve 799,85.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından 5.000,00 TL bilirkişi ücreti 660,00 TL posta masrafı olmak üzere dosyada yapılan toplam 5.660,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1049, K. 2026/46, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1049-e-2026-46-k-5bb8149dbb5a