İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1044 E. 2026/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1044
- Karar No
- 2026/101
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/384 KARAR NO : 2026/130
DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten----İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra dosyası ile 17.483.981,75 TL alacaklı olduğunu, borca yapılan itirazın mahkemece reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin işyerini kapatarak malvarlığı bulunmadığını bildirmesini, kaçması ve ödemelerini tatil etmesi nedeniyle doğrudan iflas davası açma gerekliliği doğduğunu, davalı borçlu şirketin taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla hileli muamelelerde bulunduğunu, borçlunun alacağın tahsilini engellemek için yerleşim yerini değiştirdiğini, 05.08.2024 tarihinde yapılan haciz işleminde borçlunun yıllar önce taşındığının tespit edildiğini, ayrıca 09.04.2025 tarihinde mersis adresine gidildiğinde de şirketin bildirim yapmaksızın adres değiştirdiğinin anlaşıldığını, bu durumun borçlunun kaçtığını gösterdiğini, dolayısıyla doğrudan iflas koşullarının oluştuğunu, davalı şirketin alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hileli muamelelerde bulunduğunun mahkeme kararıyla ispatlandığını,---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davasının kabul edildiğini ve borçlunun taşınmazlarını muvazaalı şekilde devrettiğinin tespit edildiğini, söz konusu taşınmazın alacağı karşılamadığını, şirketin başkaca taşınmazlarını da devrettiği bilgisine sahip olduklarını, ilgili dosyanın celbini ve davalının mal varlığındaki tüm eksilmelerin tespitini talep ettiklerini, davalı şirket tarafından ödemelerin tatil edildiğini, davalı aleyhine birden çok icra takibi başlatıldığını ancak ödeme yapılmadığını ve hacze kabil mal bulunamadığını, bankalara gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinin olumsuz sonuçlandığını, borçlu adına kayıtlı araçların alacaklılardan kaçırıldığını ve yıllardır yakalanamadığını, araçlar üzerindeki haciz sayılarının ödemelerin tatil edildiğini gösterdiğini, araçların üzerinde 600'den fazla haciz kaydı olduğunu, Borçlunun ticari faaliyetini sonlandırması ve en küçük borçlarını dahi ödeyememesinin ödemelerin tatil edildiğine karine teşkil ettiğini, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davalı şirketin iflasına karar verilmesi halinde sorumluların TCK'nın 161. maddesi uyarınca hileli iflas suçu sebebiyle cezalandırılmasına yönelik suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, dava süresince mal kaçırma ihtimaline karşı borçlunun mallarının defterinin tutulmasını, mağazaların mühürlenmesini ve taşınmazlara devir yasağı konulmasını, ayrıca takip konusu borcun yedi gün içinde ödenmesi veya mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek; davalı borçlu şirketin iflasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve şirketin mali durumunun borca batık olmadığını, müvekkili şirketin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, zaman zaman sektörel dalgalanmalardan etkilense de borçlarını ödeme iradesi ve kapasitesinin mevcut olduğunu, iflas kararı verilebilmesi için sadece ödeme güçlüğünün yetmeyeceğini, şirketin borca batık olması gerektiğini, mevcut durumun bir nakit akış dengesizliği olduğunu, bunun iflas gerekçesi sayılamayacağını ve davacının delil olarak sunduğu icra dosyalarının çoğunun takipsiz ve kapalı olduğunu, başka alacaklılar tarafından açılan benzer nitelikteki iflas davalarının reddedildiğini,---- İcra Ceza Mahkemesi'nin----- sayılı ilamında alınan bilirkişi raporuna göre şikayet tarihi itibarıyla şirketin aktifinin pasifinden fazla olduğunun tespit edildiğini ve şirketin borca batık olmadığının anlaşıldığını, Davacının delil olarak sunduğu ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı tasarrufun iptali davası kararının aslında davacının iddialarını çürüttüğünü, söz konusu davada müvekkili şirket --- . yönünden davanın reddedildiğini, sadece diğer davalı ----- yönünden tazminata hükmedildiğini, müvekkil, şirket yönünden herhangi bir tasarrufun iptalini gerektirir durumun bulunmadığının mahkemece tespit edildiğini, davacının ise sanki tasarrufların tamamı iptal edilmiş gibi gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, İflas koşullarının oluşmadığını ve şirketin borçlarının yönetilebilir durumda olduğunu, şirketin aktif ve pasif durumunun tespiti için Yargıtay kararları uyarınca defter, belge ve banka hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, şirketin aciz halinde değil sadece nakit akışı dengesizliği yaşadığını, yapılacak incelemede şirketin borca batık olmadığının anlaşılacağını, ticari ilişkilerin devam ettiğini, kamu ihaleleri ve özel sektör sözleşmelerinin yürütüldüğünü, tahsilat ve ödemelerin sırayla yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, alacaklı tarafından İİK.nun 177. Maddenin birinci fıkrasının 1 ve 2. Nolu bentlerine göre istenen iflas davasıdır. 2004 sayılı İİK'nın 177.maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla; 1- Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Davacı, İİK 177. maddesi uyarınca, davalının doğrudan iflasını talep edebilmesi için yasada belirtildiği şekilde iflasa tabi olan davalıdan hem alacaklı olduğunu hem de İİK'nun 177/1 maddesindeki iflas nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tek tek ele alınıp tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekmektedir.Davacı banka davalının kredi borçlarını ödemediğini, yapılan takiplere rağmen tahsilat yapılamadığını, araçların yakalanamadığını, davalının ödemelerini tatil eylediğini ileri sürerek iflasını talep etmiştir. Davalı, şirketin faal olduğunu, borca batık durumda olmadığını, aktifin pasiften fazla olduğunu, mal kaçırma iddialarının da---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyada verilen red kararı ile dayanaksız kaldığını, İİK.nun 177. Maddesine göre iflas koşullarının oluşmadığını, ödemelerin sürekli ve devamlı şekilde tatil edilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Dava İİK.nun 166. Maddesine göre usulünce ilan edilmiştir. ----- 28/05/2025 tarihinde, Basın İlan Kurumu’nda 24/05/2025 tarihinde yapılan ilanlar davacı vekilince dosyaya beyan dilekçesi ekinde sunulmuştur) Müdahale talebinde bulunanlar alacaklarının olduğuna dair yazılı beyan dilekçelerini sunmuş, ancak iflası gerektirmeyen somut bir durum olduğunu ileri süren olmamıştır.Taraflar arasındaki sözleşme, yapılan takip ve diğer evraklar dosyaya kazandırılmış, davalı hakkındaki icra takipleri incelenmiş; bir mali müşavir bir icra iflas hukuku uzmanı marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler, 09/01/2026 tarihli raporda özetle, davacı şirketin dava tarihi itibariyle davalıdan 17.483.981,75 TL kredi alacağı olduğunu, davalı şirketin özvarlığının -6.619.958,58 TL borca batık durumda olduğunu, borca batık olmanın İİK. nun 177 maddesine göre şart olmadığını, öte yandan davalı şirketin davalı şirketin 30/09/2025 tarihi itibariyle kısa ve uzun vadeli toplam 89,7 milyon civarında borcu olduğunu davalı şirketin dava dışı-----169.880,00 TL' lik borç ödemesi yapmak dışında ticari defterlerinde bir ödemeye rastlanmadığını, gelir idaresine yazılan yazı cevabına göre 10 milyondan fazla vergi borcu olduğu, davalı şirketin defterlerinde 1,7 milyon TL civarında vergi borcu olduğunun görüldüğü, toplam 98 icra dosyasında borçlu olduğu ve ödeme yapıldığına dair bir belge bilgi olmadığı, 2022 yılından beri işçi istihdamı yapılmadığı, tüm borçlarında ödeme yapılanların yapılmayanlara oranının % 99,67 olduğunu, icra dairelerinde gidilen haciz tutanaklarına göre davalının iş yerini terk ettiğinin anlaşıldığını, İİK.nun 177. Maddesinin 1,2 maddelerine göre ödemelerini tatil eylemenin genellik ve süreklilik arz etmesi gerektiğini, mevcut durumda genellik ve süreklilik şartlarının sağlanmış olduğunu, doğrudan iflas koşullarının oluştuğunu mütalaa etmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olmuş, davacı rapor gibi davalının iflasına karar verilmesini talep etmiş, davalı rapora itiraz dilekçesinde kamu borçlarının ödendiğini, ---- icra dairesine 16/01/2025 tarihinde araç satışı sonucu para yattığını, ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasında araç satışı yapıldığını icra müdürlüğünce nemalandırılmakta olduğunu, avukata düzenli olarak ücret ödendiğini, ayrıca iş yeri için kira ve aidat ödendiğini belirtmiş, avukatlık ücretine dair 05/12/2025 tarihli faturayı sunmuş, borç ödeyememe halinin genellik ve süreklilik unsurunu barındırmadığını, geçici nakit sıkışıklığı olduğunu, borca batık olmadıklarını beyanla itiraz etmiştir. İİK.nun 177/1,2 uyarınca doğrudan iflas kararı verilebilmesi için ödemelerin sürekli ve genel olarak yapılmaması gerekir. İİK.nun 177. Maddesine göre borca batık olmak gerekmez. Borçlunun geçici olarak, arizi olarak mali bir sıkıntıdan kaynaklı borç ödeyememe hali, İİK.nun 177. Maddesi kapsamında yeterli olmayacaktır. Vadesi gelmiş borçların sayı ve miktar itibariyle genel olarak ödenmediğinin ortaya konması gerekir. Birkaç borcun ödenmemesi ödemelerin tatili sayılamayacaktır öte yandan tümünün ödenemiyor olması da şart değildir. Somut olayın özellikleri ve şirketin mali finansal yapısı, geçmiş dönemi, mevcut icra takipleri, davaları bir bütün olarak değerlendirilmelidir.Davacı davasını hem alacaklıların haklarının ihlal edilmesine (177/1-1.bendi) hem de ödemelerin tatil eylenmesine (177/1-2. bendi) dayandırmıştır. Davalının rapora itiraz dilekçesi üzerine belirtilen icra dosyaları UYAP dan incelenmiştir. Avukatlık ücretine dair tek bir fatura sunulmuş, kira ve aidat ödemelerine dair ise belge sunulmamıştır. UYAP da davalının borçlu olduğu ve hali hazırda kapanmamış dosyaların sayısına, borç miktarlarının fazlalığına karşın davalının ödeme yaptığını ileri sürdüğü tutarların azlığı, sadece vergi ve sgk borçlarının yapılandırılıp ödendiği, diğer alacaklılara ödeme yapıldığına dair bir delil olmadığı, itiraz dilekçesindeki icra dosyaları, kira, ücret ödemesi dahil edilse dahi bilirkişi raporunda tespit edilen borç ödememe oranından uzaklaşmaya yetmediği anlaşılmıştır. Davacının iddialarından biri de davalının alacaklıların zararına malvarlığını azaltan işlemlerde bulunmasıdır. Davacının işaret ettiği ----. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ------ Esas sayılı dosyada davalı şirketin---- 3338 ada 4 parsel sayılı taşınmazda 50,51,52 ve 53 sayılı taşınmazı davalı şirketin eski ortağı aynı zamanda davalı şirket yetkilisi ----- eşi olan, --- annesi olan ------- devrettiği, borcun doğumundan sonra yapılan ve borçlu şirketin mali durumunu ve ızrar kastını bilen/bilmesi beklenen----- tasarrufunun korunamayacağı, iptal edilmesi gerektiği ancak taşınmazların daha sonra üçüncü kişiye devredilmesi sebebiyle davanın bedele dönüştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu karar henüz istinaf aşamasında olup kesinleşmemiştir. Benzer şekilde -----. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ---- Esas, ----- Karar sayılı dosyada aynı taşınmazlar için başka bir alacaklının açtığı tasarrufun iptali davası da aynı şekilde kabul edilmiştir. Bu karar ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi' nin (---- reddine karar verilmiş, UYAP' tan yapılan tetkik ile dosyanın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Benzer bir başka karar da -----Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ---- Esas,----Karar sayılı karar olup bu karar da ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------Hukuk Dairesi' nde inceleme beklemektedir. Tüm bu davalar, bilirkişi raporu, toplanan bilgi ve belgeler, davalı şirketin kayıtları, taraf olduğu icra takipleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine davalı şirketin mallarını alacaklılardan kaçırmaya çalıştığı, ödemelerini tatil eylediği, bu durumun genellik (kamu borçları dışında kalan borçlar) ve süreklilik koşullarını yeter ölçüde sağladığı, yapıldığı ileri sürülen ödemelerin ciddi ve yazılı delillerle desteklenmediği, rapora itirazın süreci uzatmaya matuf olduğu kanaatine varılmış doğrudan iflasın koşullarının oluştuğu anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir. İİK.nun 177/1,2 maddesine göre gerekli olmasa da davalı şirket yetkilisine de meşruhatlı davetiye gönderilmiş (12/11/2025 tarihinde tebligat yapılmış), duruşmaya katılan olmamıştır . HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasında kayıtlı, ------Şirketi, İİK'nun 177/1,2 bendi gereğince İFLASINA, 3-İflasın 11/02/2026 günü saat 15.57 itibariyle açılmasına, 4-İflas kararının derhal ----- İflas Müdürlüğüne derhal bildirilmesine, 5-İflas avansının İflas Müdürlüğü’ne aktarılmasına, 6-İflas müdürlüğünce iş bu kararın ilan ettirilmesine, 7-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 9-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harcın toplamı olan 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından sarfedilen toplam 84.666,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleşince talep halinde yatırana iadesine, 13-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı, davalı vekili ile e duruşma ile bağlanan ------ vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.