İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1004 E. 2025/1180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1004
Karar No
2025/1180
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1004 Esas KARAR NO : 2025/1180

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 YAZIM TARİHİ : 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil firma .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ile davalı firma arasında akdedilen 03.08.2021 tarihli metreküpü 350 TL'den 165.200,00 TL'lik hazır beton satın alım sözleşmesi akdedilmiştir. Anlaşma gereği belirli aralıklarla hazır beton talep edilmiş ve davalı şirket tarafından hazır beton temin edilmiştir. Belli bir süre sonra davalı şirket cari hesapta 23.600,00 TL artıda olmamıza rağmen talep edilen hazır betonu tarafımıza göndermemiştir. Bunun üzerine 14.03.2024 tarihinde Beyoğlu .... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı ihtarname ile borçlu oldukları edimin yerine getirilmesi talep edilmiştir. Ancak bu ihtarnameye de cevap vermeyen davalı şirket edimini yerini getirmek yerine cari hesaptaki bakiye tutar olan 23.600,00 TL'yi 20.03.2024 tarihinde şirket hesabına göndermiştir. 3 sene boyunca cari hesaptaki bakiye tutarı işleten, o parayla sermaye yapan, kâr elde eden davalı şirket müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Bunun üzerine arabuluculuk aşamasına geçilmiş Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosya numarasında görüşmeler olmasına rağmen anlaşamamayla sonuçlanmıştır. Müvekkil şirket nezdinde oluşan zararın giderilmesi adına işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olmuştur. 03.08.2021 tarihli davacı ve davalı şirket arasında imzalanan hazır beton satım sözleşmesi incelendiğinde; Tarafların sorumluluğuna ilişkin 6. Maddenin B kısmının d maddesinde "faturalama alıcı adına beton teslim tarihindeki geçerli fiyatlar üzerinden yapılacaktır" hükmü davalı şirketin onayıyla sözleşmeden kaldırılmıştır. Sözlü olarak da sözleşme tarihindeki fiyatlar üzerinden beton satışı olacağı belirtilmiş, müvekkil şirket bu sebeple toplu ödeme yapmıştır. Sözleşmenin gereği olarak da sözleşme tarihli hazır beton fiyatı üzerinden teslimat bekleyen müvekkil şirkete olumsuz cevap veren davalı şirkete yönelik hak ve alacaklarımız adına dava açmamız zorunlu hale gelmiştir. Müvekkil şirkete hiçbir şekilde sözleşme konusu malı teslim etmeyen, arabuluculuk aşamasına gelene kadar da zararımızı gidermeyen davalı şirketten oluşan zararımızın giderilmesini talep etmekteyiz. Sözleşme tarihi itibariyle 23.600,00 TL'lik ...'un güncel değerinin hesaplanıp oluşan zararın tespiti ve tazmin edilmesini talep ederiz. Borçlar kanununun borçlunun temerrüdü, aşkın zarar, satıcının temerrüdü hükümlerinin de dikkate alınıp müvekkil şirketin oluşan zararının giderilmesi gerekmektedir. Hülasa; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kurulan sözleşme gereği davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi sonucu oluşan bu zararın giderilmesini talep ettiklerini, belirtilen nedenlerle, şimdilik 1.000,00 TL talep etmekle oluşan zarar ve faizinin tespit edilerek davalıdan tazmin edilmesine ve müvekkil şirkete iadesine karar verilmesine,- Mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde Beton Satış Sözleşmesi ibraz edilmiş ise de müvekkil bu sözleşmenin tarafı değildir. Davacı tarafından satış sözleşmesinde müvekkil şirket namına ...'nin imza attığı görülmektedir. Fakat ilgili kişi şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayıp, şirket çalışanıdır. Hele ki; maktu sözleşme üzerinde değişiklik yapma yetkisi hiç yoktur. Ancak adı geçen eski çalışanımız ..., yalnızca sipariş takibi ile görevli olup, hiçbir şekilde sözleşme tanzim ve tadil yetkisi bulunmamaktadır. İlgili çalışana gelen siparişler doğrultusunda doldurduğu sözleşmeler şirket yetkilisi tarafından onaylanmakta ve imzalanmaktadır. Dolayısıyla ... tarafından sözde imzalanan ve ayrıca tadil edilen sözleşmenin geçerliliği bulunmamaktadır. Davacı tüzel kişi tacir olup basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadır. İşbu yükümlülüğün doğal gerekliliği olarak söz konusu sözleşme tanzim edilirken ...'nin imza sirkülerinde yer alan şirketi temsile yetkili, şirket adına hukuki işlem yapma hakkına sahip şahıslardan olup olmadığını tasdik etmesi veyahut şirket iç yönergesi gereğince ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarından biri olup olmadığını incelemesi gerektiğini, müvekkil şirketin, davacının siparişleri doğrultusunda faturadaki bedeller karşılığı beton tedarik etmesi de matbu sözleşme üzerinden tadil edilmiş bir şekilde tanzim edilen sözleşmeye muvafakat verdiği anlamına gelmeyecektir. Müvekkil davacıya beton satmıştır. Davacının fazla ödemesini de talebi üzerine iade etmiştir. Son olarak; arz olunduğu üzere, şirketimiz bu sözleşmenin tarafı olmayıp, asıl imzaya ve paraf imzasına itiraz etmekteyiz. Davacının, müvekkil şirketin sözleşmedeki tadil edilen hüküm gereğince sözleşme tanzim tarihindeki beton birim metreküp fiyatları üzerinden satış yapmakla yükümlü olduğu yönündeki iddiası geçersizdir. Belirtilen nedenlerle usule ilişkin itirazlarımız ve Hak Düşürücü süre itirazımız kapsamında davanın; usulden reddine, zamanaşımı def'imiz doğrultusunda davanın esastan reddine, Esasa ilişkin açıklama ve itirazlarımız kapsamında haksız ve kötüniyetli davanın esastan reddine, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 28/07/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 1-Sözleşmeye göre; ... Betonu M3 fiyatını 350 TL+KDV Sabit Fiyat bedelle Davalı- Satıcı, davacı-Alıcıya Sabit fiyatla beton temininden sorumlu olduğu, Değişken fiyat maddesinin Davalı tarafından çizildiği ve imzalandığı görülmektedir. 2-25.09.2021 ile 17.02.2022 arasında toplam 330 m3 betonu 350 TL + KDV bedelle Göndermiş ve Bu bedel üzerinden Fatura kesmiştir. 3-165.000 TL ödeme- 141.600 Gönderilen Beton = 23.400 TL Kalan Beton Bedeli, 350 TL+KDV Bedeline Göre Sözleşme fiyatlarıyla 56,659 ... Betonuna Tekabül etmektedir 4-Piyasa araştırmalarına göre Dava tarihi itibariyle C30 Beton Fiyatları 2200-2600 TL/m3+KDV fiyatları civarındadır. Ortalama olarak 2.400 TL/m3 +KDV olabileceği, 5-Davacının dava tarihi itibariyle : 56,659 m3 x 2400 TL/M3 +KDV = 160.458 TL lık eksik beton teslim ettiği, 6-21.03.2024 tarihinde davalının davacıya 23.600 TL para iadesi yapmış olduğu 7-Davacının, Davalıdan Dava Tarihine Göre;160.458 TL-23.600 TL = 136.858,28 TL alacağını talep edebileceği hesaplanmış olup, 6- a)Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021,2022 yılı ticari defterlerinde Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmamış olduğu, 2021,2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakta, 2023,2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2021,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, b) Davacının ticari Defterlerine göre; Dava tarihi 20.12.2024 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 0,00 TL Alacağı olduğu c) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davalı şirkete ait 2021,2022,2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu d)Davalının ticari Defterlerine göre; Dava tarihi 20.12.2024 tarihi itibariyle Davalının Davalıya 0,00 TL Borcu olduğu, e) Dava konusu uyuşmazlık konusu , Davacı ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre, Detayları rapor içerinde detayları ile açıklandığı üzere, Davacının 21.02.2022 tarihinden 20.03.2024 tarihine kadar davalıdan 23.600,00 TL Alacaklı olduğu, Davalı şirketin 20.03.2024 tarihinde davacıya banka kanalıyla gönderdiği 23.600,00 TL lik para transferiyle ,20.03.2024 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 0,00 TL Alacağı olduğu, Dava tarihi 20.12.2024 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 0,00 TL Alacağı olduğu görülmüştür. 7- Sözleşmenin ilgili kısmına da yer verdiğimiz üzere ve anılan İstanbul BAM kararıyla birlikte değerlendirildiğinde dayanak sözleşmeyi imzalayan şirket çalışanı olduğu bildirilen ...’nin şirket adına imza ve temsil yetkisi bulunmadığı kabul edilse dahi, sözleşmenin ifasına başlandığından, davalının yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediğinin ifade edilebileceği, 8- Somut olayda davacının, sözleşme tarihi itibariyle teslim edilmeyen 23.600,00 TL'lik .... Hazır Betonun güncel değerinin hesaplanıp oluşan zararın ve aşkın zararın tazminini talep ettiği, davacının 14.03.2024 tarihli ihtarına rağmen davalı tarafından 23.600 TL’lik betonun gönderilmediği, paranın iade edildiğinin görüldüğü, o halde davacının olumlu zararını talep edebileceğinin düşünüldüğü, 9- Heyetimizce yapılan piyasa araştırmalarına göre dava tarihi itibariyle .... Beton Fiyatları 2200-2600 TL/m3+KDV fiyatlarının civarında olduğu, ortalama olarak 2.400 TL/m3 +KDV olabileceği, davacının dava tarihi itibariyle : 56,659 m3 x 2400 TL/M3 +KDV = 160.458 TL’lik eksik beton teslim ettiği ve 21.03.2024 tarihinde davalının, davacıya 23.600 TL para iadesi yapmış olduğu nazara alındığında davacının, davalıdan dava tarihine göre 160.458 TL-23.600 TL = 136.858,28 TL alacağını olumlu zarar kapsamında talep edebileceğinin ifade edilebileceği, 10- Davacının munzam zarar talebi yönünden ise somut olayda temerrüt faizi aşan zararının olup olmadığının incelenmesinin gerektiği, aşkın zararın ispatına ilişkin yükümlülüğün, bu zararın varlığını iddia eden alacaklının üzerinde olduğu, yukarıda davacının, davalıdan dava tarihine göre 136.858,28 TL talep edebileceğinin ifade edildiği, davalının temerrüde düştüğü 21.03.2024 (5 iş gününün ilavesi neticesinde) tarih ile dava tarihi (20.12.2024) arasındaki temerrüt faizinin 8.503,76 TL’ye tekabül ettiği nazara alındığında davacının dava tarihi itibari ile 136.858,28 TL’nin tazmini ile birlikte temerrüt faizini aşan miktarda zararının tespit edilemediği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davalının sözleşme gereği ifa etmesi gereken edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı ile aralarında 03/08/2021 tarihli hazır beton satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede yer alan 6. Maddenin B kısmının d maddesinde "faturalama alıcı adına beton teslim tarihindeki geçerli fiyatlar üzerinden yapılacaktır" yer alan kısmın davalı şirketin onayıyla sözleşmeden kaldırıldığını, taraflar arasında sözleşme gereği edimler ifa edilirken ve sözleşme kapsamında davalıya önden gönderilen bedelden kalan 23.600,00 TL'nin karşılığı betonun davalı tarafından teslim edilmediğini, uzun süre bu bedelin uhdelerinde tutulduğunu, üç yıl kadar sonra paranın taraflarına iade edildiğini, davalının geri gönderdiği bu bedel karşılığı hazır betonun güncel bedelinin ve aşkın zararlarının davalıdan tahsilinin talep edildiğini belirterek dava açmış, davalı ise sözleşmedeki tadilin davalı şirketi bağlamadığı, çalışanın sözleşme tanzim ve tadil yetkisi bulunmadığını, davalının davacıya beton sattığını ve davacının fazla ödemesinin de talebi üzerine iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış, bu kapsamda davacının ve davalının dava tarihi itibariyle birbirlerinden alacaklı/borçlu bulunmadıkları, davacının davalı tarafından geri gönderildiğini belirttiği 20.03.2024 tarihine kadar davalıdan 23.600,00 TL alacaklı olduğunun kayıtlardan anlaşıldığı tespit edilmiş olup, taraflar arasındaki hazır beton satış sözleşmesinin davalı tarafça davalıyı bağlamadığı belirtilmiş ise de, sözleşme tanziminden ve imzalanmasından sonra taraflar arasında ticari ilişkinin hazır betona ilişkin alım-satıma ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu ve ifa edildiği, bunun defter ve kayıtlarına yansıdığı, davalının sözleşmeye uygun ifaya başladığı ve bir süre de devam ettiği, bu suretle sözleşmenin ve sözleşmedeki tadilin kendisini bağlayamayacağı yönündeki savunmasının dinlenemeyeceği zira sözleşmeyi ifaya başlayarak ve ifa sürecine devam ederek sözleşmeye ve sözleşmedeki tadile onam verdiği, bu suretle tarafların sözleşmedeki tadil kapsamında değişken fiyat kısmının taraflar arasında uygulanmadığı ve davacının davalıya sözleşme kapsamında gönderdiği bedelden kalan 23.600,00 TL'linin sözleşme fiyatına göre 56,659 m3 betona tekabül ettiği ve davalının bu kadar betonu davacıya teslim etmesi gerektiği ancak etmeyerek eksik ifada bulunarak davacının zararına sebebiyet verdiği anlaşıldığından belirlenen bu 56,659 M3'lük betonun dava tarihindeki karşılığı olan 160.458,00 TL'den davacının önceden davalıya gönderdiği 23.600,0 TL'nin düşülmesi sonucu 136.858,28 TL zararının bulunduğu anlaşıldığından bu bedelin davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Davacının aşkın zarar talebinin de bulunduğu görülmüş ise de, aşkın zararının bulunduğu yönünde üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; - 136.858,28-TL'nin 1.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren, 135.858,28-TL'sinin ıslah tarihi olan 11/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.348,79-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin ve 2.325,00-TL ıslah harcının indirilmesi ile eksik kalan bakiye 6.596,19-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.325,00-TL ıslah harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere 3.180,20-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 21.227,00-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2025 Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1004, K. 2025/1180, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1004-e-2025-1180-k-bdf8ebcc183d