İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/891 E. 2026/312 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/891
Karar No
2026/312
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/891 KARAR NO : 2026/312

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket uzun yıllardır akaryakıt sektöründe akaryakıt alım ve satımı yapan, akaryakıt istasyonları ile faaliyet gösteren bir şirket olduğu, Taraflar arasında uzun yıllar süren ticari ilişki bulunmakla, Davalı şirket ile cari hesap usulü çalışan müvekkilimiz, davalıya akaryakıt / motorin satışları yaptığı, Faturaları ile eksiksiz satışı yapılan akaryakıtlar davalı tarafından alınıp kullanılmış, ne var ki bedelleri ödenmediği, Davacının alacağının 650.000,00TL'lik kısmı için; önce ----- İcra Dairesi numarasıyla takip başlatılmış borca ve yetkiye yapılan itiraz neticesinde, ----- esas sayılı dosyasından yapılan/devam edilen takibe; Davalı şirket, borcu olmadığını iddia ederek, haksız itirazı üzerine icra takibi kötü niyetli şekilde durdurulduğu, Davacının Alacağının kalan 433.000,00 TL'lik kısmı için ise; ---- İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyasından takip başlatıldığı, Davalı şirket, borcu olmadığını iddia ederek, haksız itirazları üzerine icra takipleri kötü niyetli şekilde durdurulduğu, Müvekkil tarafından davalı/borçlunun borçlu olduğu miktarı ödemesi konusunda defalarca aranmış ve fakat davalı müvekkilimizi oyalayarak en sonunda da söz konusu borçlarını ödemediği, Hatta iyi niyet göstergesi ve masraf yapılmaması adına; davacı müvekkilimiz önce tüm alacağı yerine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi bir alacak talebinde bulunmuş ancak kötü niyetli olarak itiraz edilmesi neticesinde, kalan alacak bedeli için ikinci bir icra takip dosyası ile alacağını tahsil etme yoluna başvurmak zorunda kaldığı, İki ayrı icra takibinin açılmasının sebebi de bu olduğu, Hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle esasında her iki icra takip dosyası kapsamında tek bir itirazın iptali davası açılmak istenmiş, ancak tevzi bürosunda tek bir icra dosyası üzerinden peşin harç mahsubu yapılabileceği, diğer icra dosyasında peşin harcın yapılamayacağı söylendiğinden, teknik imkansızlıklar nedeniyle her bir icra takip dosyasına karşı ayrı itirazın iptali davası açılmış olup, açılan davaların mahkemenizde birleştirilmesini talep ettikleri Davacı müvekkilin davalı ile açık/cari hesap çalışmaları neticesinde, davacının ödenmemiş alacakları için ---- İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı dosya ve ----. İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyasından yapılan takiplere; Davalı şirket, borcu olmadığını iddia ederek, haksız itirazları üzerine icra takipleri kötü niyetli şekilde durdurulduğu, Davacı ile Davalı şirket ile cari hesap/ Açık hesap usulü çalıştığı, Davacı uzun yıllar, davalıya birden çok kez akaryakıt/motorin satışları yaptığı, Faturaları ile eksiksiz satışı yapılan akaryakıtlar davalı tarafından alınıp kullanılmış, Faturalara itiraz edilmediği, faturalar davalı kayıtlarına işlenmiş , belirli bir tarihe kadar fatura bedelleri peyder pey çeşitli şekillerde banka havalesi ve çeklerle ödenmiş son bir bakiye olarak iş bu davaya konu alacak halen daha ödenmediği, Cari hesaplar, BA-BS kayıtları, ticari defter ve belgeler, faturalar, muhasebe kayıtları incelendiğinde faturalara itiraz edilmediği, faturaya konu yakıtların teslim edildiği, davalı tarafından alınıp kullanıldığı, cari hesabın kapanmadığı, davacının alacaklı olduğu görüleceği, Taraflar arasında yapılan iki takip dosyası ve iki ayrı arabuluculuk sürecinde, anlaşma sağlanamadığı, ----. İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı takip dosyası için; --- Arabuluculuk Bürosu ---- Büro Dosya Numarası Ve ----- Arabuluculuk Numaralı Dosya ve Anlaşmama Tutanağı Barkodlu hali ile ekte olduğu, Davalı borçlunun ödeme yapmaması nedeniyle; hak ve alacaklarımızın tahsili için davalı borçlu tarafından yapılan itirazların iptali için iş bu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olduğu, Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızı saklı tutarak Haklı davamızın tümüyle kabulüne, Borçlunun ----. İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı takip dosyasına/ icra takibine yaptığı itirazın iptaline, Takibin devamına karar verilerek, Borçlunun takip konusu borcu, takip dosyasında belirtilen alacak kalemleri, ferileri ve her ti faizi ile birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davalı şirketten aldığımız bilgiye göre, müvekkil şirketin davacı yana iddia edildiği gibi herhangi herhangi bir borçları bulunmadığı, davacı müvekkil şirkete ne miktarda mal hizmet vermişlerse bunun karşılığı olan bedelleri müvekkillerden tahsil ettiği, eğer, Mal veya hizmet vermemelerine rağmen faturalanmış herhangi bir tutar var ise müvekkil şirketin bu tutarlardan sorumlu tutulması da mümkün olmadığı, Bu konuda ispat yükü, müvekkil şirketin davacıya iddia edildiği şekilde bir borcu bulunmadığından davacının öncelikle iddia ettiği alacağa konu mal veya hizmetleri verdiğini, hem miktar hem de içerik olarak ispat etmesinin yanı sıra verdiğini ispatladığı mal veya hizmetin karşılığında bakiye bir alacağının bulunduğunu da kanunen kabul edilebilir delillerle ispat etmesi gerektiği, ayrıca fatura konusu mal veya hizmetin verildiğinin de hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konulması arandığı, Dolayısı ile davacının dava ve alacak iddialarında ısrarcı olması halinde; varlığını iddia ettiği alacak miktarı iddialarına dayanak teşkil ettirdikleri faturaları ve bu faturalar içeriğinde ve karşılığında verdiklerini iddia ettikleri hizmetleri, hizmetlerin miktarı ve bedeli ile birlikte açıkça huzurdaki dosyaya ispat etmeleri gerektiği, Huzurdaki dava haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu, Her şey bir yana davacı yan, dava dilekçesinde önce-----İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı icra dosyası ile iddia ettikleri alacağı daha önce icra takibine konu ettiklerini ikrar etmiş olup, bu nedenle dava konusu takip tamamen haksız mesnetsiz ve mükerrer olup, cevap ve delillerimizin arzı ile davanın reddine ve davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmek gerektiği, tüm bu nedenlerle davaya cevap ve itirazlarımızın kabulü ile; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Davacı yanın takip konusu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan'a tahmiline karar verilmesini talepli cevap dilekçesi sunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Uyuşmazlık asıl ve birleşen davada cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. ----İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyası; Davacı tarafından ----- İcra Dairesi ------- Sayılı dosyası ile 26.07.2023 tarihinde 650.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, yetki itirazı nedeniyle dosyanın ---.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile takibe devam edildiği, davalı vekilince icra takibi ile ödeme emrine, borca, faiz ve tüm fer ‘ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür-----sayılı dosyası; Davacı tarafından ---- İcra Dairesi ------Sayılı dosyası ile 26.09.2023tarihinde 433.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilince icra takibi ile ödeme emrine, borca, faiz ve tüm fer ‘ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür Davada taraf teşkili sağlanmış dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Davacının ticari kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmıştır. Talimat Bilirkişi Raporu sonucu; 1- Davacının E-Defter mükellefi olduğu ve zorunlu defter berat bildiriminin zamanında yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği tespit edildiği, 2- Taraflar arasında imzalanmış sözleşme olmadığından ve davalı taraf takip öncesinde temerrüde düşürülmediğinden İşlemiş Faiz hesaplanmadığı gibi davacı tarafın da faiz talebinin olmadığı, 3- İnceleme yapılan davacı ticari defterlerine göre tarafla arasında ki ticaretin 2022 mali yılında başladığı ve takip tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 1.083.953,55 TL alacak kaydının olduğu, yönünde kanaat belirtilmiştir. 30.08.2025 tarihli Bilirkişi Raporu; Davalının 2022-2023 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu 2022 ve 2023 dönemi Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin GİB onaylı açılış ve kapanış beratlarının süresinde alınmış olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalının İncelenen 2022 dönemi ticari defterlerinde 31.12.2022 tarih ----- yevmi numaralı kapanış kayıtlarında ----- nolu hesapta 19.393.322,33 TL davacıya borç devrettiği görülmüştür. Davacı tarafından ---- İcra Dairesi ------. Sayılı dosyası ile 26.07.2023 tarihinde 650.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, yetki itirazı nedeniyle dosyanın ---.İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyası ile takibe devam edildiği, sonrasında ---- İcra Dairesi -------. Sayılı dosyası ile 26.09.2023 tarihinde 433.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacın tarafından başlatılan takiplerin toplamının (650.000+433.000)= 1.083.000,00 TL olduğu görülmüştür. Yukarıda özet tabloda gösterilen davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıya 0,01 TL borçlu gözüktüğü, borç olarak gözüken 0,01 kuruş farkın taraflar arasında düzenlenen iade faturalarından kaynaklandığı, bu tespitler ışığında davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre her iki takip tarihine göre de davacıya borçlu gözükmediği görülmüştür. Tarafların Kayıtlarının Karşılaştırılması; Talimatla incelenmiş olan davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 1.083.953,55 TL alacaklı, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre ise davacıya borç bulunmadığı, her iki hesap arasındaki mutabakatsızlık farkının 1.083.953,55 TL olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki mutabakatsızlık farkının 1.000.631,23 TL’sinin 2023 dönemi açılış kayıtlarından kaynaklandığı, davacı kayıtlarına göre 2023 dönemine davalıdan 20.393.953,56 alacak devrederken davalı kayıtlarına göre ise davacı alacağı 19.393.322,33 TL olarak devrettiği, açılış bakiyesinden kaynaklı farkın 1.000.631,23 TL olduğu, davacı adına talimatla hazırlanmış olan bilirkişi raporunda veya ekinde 2022 dönemine ilişkin detay muavin defter kayıtlarının bulunmadığı, yine aynı raporda 2022 dönemi ile ilgili satış faturaları ve tahsilatlar yönünden kümülatif olarak tespitler yapıldığı, davacı kayıtları ile ilgili yapılmış olan kümülatif satış /tahsilat tutarları ile davalı kayıtları aynı şekilde karşılaştırıldığında; Davacı tarafın 2022 döneminde kümülatif olarak toplamda KDV dahil 65.738.574,86 TL fatura düzenlendiği tespiti yapılmışken, davalı kayıtlarında bu tutarın kümülatif olarak KDV dahil 64.056.392,33 TL olarak gerçekleştiği, taraflar arasındaki faturalardan kaynaklı mutabakatsızlık farkının 1.682.182,53 TL olduğu, Davacı tarafın 2022 döneminde kümülatif olarak davalıdan 45.344.621,30 TL tahsilat yapıldığına ilişkin tespit yapılmışken, davalı kayıtlarında davacıya yapılan ödemelerin 44.663.070,00 TL olduğu, taraflar arasındaki ödeme/tahsilatlardan kaynaklı mutabakatsızlık farkının-.681.551,30 TL olduğu, 2022 döneminde taraflar arasındaki mutabakatsızlık farkının 1.000.631,23 TL olduğu tespit edilmiş olup yukarıda açıklandığı üzere davacı kayıtlarına ilişkin detay bilgi olmaması nedeniyle farka ilişkin bir tespit yapılamamış olup tarafların 2022 dönemine ilişkin kayıtları aşağıda özet tablo halinde gösterilmiştir. Yine taraflar arasındaki mutabakatsızlık farkının 83.319,17 TL’sinin 2023 döneminde karşılıklı olarak düzenlenen iade faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. BA-BS İncelenmesi: Sayın Mahkemece dava dosyasına kazandırılan tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüklerinden gönderilen 2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA-BS form bildirimlerinde yer alan bilgiler özet tablo halinde aşağıda gösterilmiştir Tarafların incelenen 2022-2023 dönemi BA-BS analiz formlarına yansıyan bilgilerin birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerini mevzuata uygun şekilde tasdik ettirdikleri, e-defter beratlarını süresinde aldıkları ve kayıtlarını Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak düzenledikleri görülmüştür. Hesap incelemelerinde, davacı şirketin kayıtlarına göre davalıdan 1.083.953,55 TL tutarında alacak bulunduğu, davalı şirketin kayıtlarına göre ise davacıya herhangi bir borç bulunmadığı ve yalnızca 0,01 TL bakiye farkı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla taraf kayıtları arasında 1.083.953,55 TL tutarında önemli bir mutabakat farkı ortaya çıkmıştır. Bu farkın detaylı analizi yapıldığında; 2023 yılı açılış kayıtlarından kaynaklanan 1.000.631,23 TL tutarında uyumsuzluk bulunduğu, 2023 yılı kayıtlarında ise iade faturalarından kaynaklanan 83.319,17 TL ile davalı kayıtlarında davacı aleyhine ödeme olarak girilmiş olan 3,15 TL farktan oluştuğu tespit edilmiştir. Öte yandan, tarafların 2022-2023 dönemine ait BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, belge adedi ve tutar açısından herhangi bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilafın esasen muhasebe kayıtlarının açılış bakiyeleri ile fatura ve tahsilat farklılıklarından kaynaklandığı anlaşılmakla birlikte, hesap mutabakatındaki farkların hangi kayıtlardan doğduğunun net olarak ortaya konulabilmesi için davacının özellikle 2022 yılı ticari defter kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekmektedir. Ancak, talimatla incelenen davacı kayıtlarına ilişkin raporda veya rapor ekinde 2022 yılına ait detaylı muavin defter dökümlerinin yer almaması nedeniyle bu hususta ayrıntılı bir tespit yapılamamıştır. Davacı tarafından başlatılan icra takiplerinde toplam 1.083.000 TL tutarında alacak talep edildiği, davalı tarafın ise borca ve fer’ilerine itiraz ederek takibin durmasını sağladığı anlaşılmıştır. Takip öncesinde faiz talebi bulunmamakla birlikte, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari nitelikte bulunması sebebiyle, mahkeme tarafından davacı lehine hüküm kurulması halinde takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi gereğince avans faiz oranının uygulanabileceği değerlendirilmektedir. Sonuç olarak; her iki tarafın defterleri usulüne uygun tutulmuş olsa da davacı alacaklı, davalı ise borçsuz görünmektedir. Aradaki farklılıklar, özellikle açılış bakiyeleri ile fatura ve tahsilat kayıtlarının tutarsızlığından kaynaklanmakta olup, 1.083.953,55 TL tutarında ciddi bir mutabakat farkı bulunmaktadır. Bu farkların giderilmesi ve nihai kanaate varılabilmesi için davacı tarafından dayanak gösterilen muavin defter kayıtları, satış faturaları, irsaliyeler, banka dekontları ve tahsilat makbuzlarının ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekmektedir. Mevcut kayıt ve belgeler ışığında; davacının alacak iddiasını destekleyen bulgular olduğu gibi, davalının borçsuzluk savunmasını destekleyen unsurlar da mevcuttur. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümü, muhasebe kayıtlarının detaylı karşılaştırılmasına ve taraflar arasında fiilen gerçekleşmiş ticari işlemlerin belgelerle desteklenmesine bağlıdır. 06.01.2026 tarihli Bilirkişi Raporu; Kök Rapora Yapılan İtirazlarının Değerlendirilmesi: Sayın Mahkemece tarafıma tevdi edilen ek rapor görevi doğrultusunda, davacı vekilinin kök rapora karşı sunmuş olduğu beyan ve itiraz dilekçesinde; özellikle 30/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda yer alan değerlendirmelerin eksik incelemeye dayandığı, dosyaya sonradan kazandırılan----- kayıtları, davalı şirkete ait BA formları ve KDV düzeltme beyannameleri ile 04.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda ortaya konulan muhasebesel tespitlerin yeterince dikkate alınmadığı ileri sürülmüştür.Bu kapsamda, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından e-fatura sistemi üzerinden alınarak kendi muhasebe kayıtlarına ve vergi dairesine yapılan BA bildirimi yoluyla beyan edilen faturaların, sonradan verilen düzeltme beyannameleri ile kayıt dışına çıkarılmasının, ticari işlemlerin fiilen gerçekleşmiş olduğu yönünde oluşan karineyi ortadan kaldırmayacağı; söz konusu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da kabul edildiği iddia edilmiştir.Bu çerçevede Sayın Mahkemece, davacı vekilinin itiraz ve talepleri doğrultusunda; davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulmuş olan ------ görüntüleri, davalı şirkete ait BA formları, KDV düzeltme beyannameleri ile taraf defter ve belgelerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, fatura düzenleme ve teslim süreçlerinin, muhasebe kayıtlarına yansıtılma biçiminin ve 1.083.953,55 TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin dayanaklarının yeniden ve bütüncül biçimde incelenmesi amacıyla işbu ek rapor düzenlenmiştir.11.01.2022 tarihli ve ----- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; -----32.399 litre motorin sevkiyatı yapıldığı, sevkin-----plakalı çekici ve ---- plakalı dorse ile gerçekleştirildiği, taşıyıcı sürücünün-----) olduğu, sevk tarih ve saatinin 11.01.2022 – 17:28 olarak e-irsaliye sisteminde kayıt altına alındığı görülmektedir. Bu bilgiler, sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiğini göstermektedir. 08.11.2022 tarihli ve ---- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; ------23.419 litre motorin sevkiyatının gerçekleştirildiği, sevkin ----. tarafından --- plakalı araç ve ----plakalı dorseli taşıt ile yapıldığı, taşıyıcı sürücünün --- (TCKN:-----olduğu, sevk tarihi ve saatinin 08.11.2022 – 10:35 olarak elektronik ortamda kayıt altına alındığı görülmektedir. Bu bilgiler, sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiğini göstermektedir. Kök raporda 2022 hesap dönemine ilişkin taraflar arasındaki mutabakatsızlık farkının 1.000.631,23 TL lduğu belirlenmiş olup, yapılan cari hesap ve fatura karşılaştırmasında bu tutarın; davacı kayıtlarında yer alan 11.01.2022 tarihli ----- seri numaralı KDV dâhil 416.715,94 TL tutarlı fatura ile 08.11.2022 tarihli ----- seri numaralı KDV dâhil 583.915,29 TL tutarlı faturaların, davalı şirket muhasebe kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Anılan faturaların Temel Fatura Senaryosu kapsamında düzenlenmiş e-faturalar olduğu, bu senaryo kapsamında faturaların GİB e-Fatura sistemi aracılığıyla alıcıya iletildiği ve yasal süresi içerisinde iptal ve itiraz süreçleri işletilmediği sürece alıcıya tebliğ edilmiş sayıldığı, ayrıca davacı tarafından sunulan özel entegratör portal kayıtlarında da söz konusu faturaların davalı tarafa başarıyla iletildiğinin izlendiği görülmektedir. Dosyada, davalı tarafından bu faturalara ilişkin olarak TTK’nın 21’inci maddesinde öngörülen süre içinde yapılmış bir itiraz, iade veya iptal bildirimi ya da bu yönde düzenlenmiş bir ihtarname veya yazılı kayıt bulunmamaktadır.Öte yandan dosyada yer alan e-irsaliyelerde, bu faturalara konu akaryakıt sevkiyatlarının taşıyıcı firma bilgisi, araç ve dorse plakaları ile şoför kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle düzenlendiği ve sevk tarih ve saatlerinin elektronik ortamda kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır.Bu kapsamda; e-fatura sistemi üzerinden alıcıya iletilmiş ve süresi içinde reddedilmemiş faturalar ile bunları destekleyen e-irsaliye ve taşıma kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, muhasebe ve vergi mevzuatı çerçevesinde faturalara konu mal teslimlerinin gerçekleştiği yönünde karine oluştuğu, ayrıca kök raporda incelenen 2022 dönemi BA-BS analiz formlarının da bu kayıtlarla uyumlu olduğu dikkate alındığında, davacının davalıdan 1.000.631,23 TL tutarındaki alacak talebine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, nihai takdirin ise Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir.26.12.2022 tarihli ve ----- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; ---- plakalı araç ve --- plakalı dorseli taşıt ile yapıldığı, taşıyıcı sürücünün -----(TCKN: ---) olduğu, sevk tarihi ve saatinin 26.12.2022 – 10:10 olarak elektronik ortamda kayıt altına alındığı görülmektedir. Bu bilgiler, sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiğini göstermektedir. Kök raporda taraflar arasında tespit edilen 83.319,17 TL tutarındaki mutabakatsızlığın, davacı tarafından düzenlenen 12.06.2023 tarihli ve ----- seri numaralı KDV dâhil 83.317,17 TL bedelli faturadan kaynaklandığı görülmektedir. İlgili iade faturalarının incelenmesinde, söz konusu faturanın, davacı tarafından 26.12.2022 tarih ve ------ seri numaralı KDV dâhil 667.021,35 TL tutarındaki motorin satışına ilişkin olarak gerçekleştirilen kısmi iade kapsamında düzenlendiği görülmüştür. Ancak anılan motorin satış faturasına karşılık davalı tarafından yaklaşık altı ay sonra iade faturası düzenlendiği, iadenin hangi ticari veya hukuki gerekçeyle yapıldığına, malın fiilen iade edilip edilmediğine veya ayıplı olup olmadığına ilişkin dosyada sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, yazılı mutabakat veya benzeri herhangi bir somut belgenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, dosya içeriğindeki mali kayıtlar ve mevcut belgeler itibarıyla söz konusu iadenin dayanağı ortaya konulamadığından, ilgili 83.317,17 TL tutarındaki fatura bedelinin davacı tarafından talep edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş olup, nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir. Raporda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde; e-fatura, e-irsaliye, taşıma kayıtları ve BABS formları ile desteklenen teslim ve faturalama sürecinin muhasebe ve vergi mevzuatı çerçevesinde gerçekleştiğine ilişkin karinelerin oluştuğu, ayrıca mutabakatsızlık konusu 83.317,17 TL tutarındaki iade faturasının dayanağının dosya kapsamında somut olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının takip dosyaları kapsamında davalıdan talep etmiş olduğu toplamda 1.083.000,00 TL alacak tutarlarının mali kayıtlar itibarıyla talep edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş olup, nihai takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu sonucuna varılmıştır Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlık asıl ve birleşen davada cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. ----.İcra Müdürlüğünü----- sayılı dosyası;Davacı tarafından ---- İcra Dairesi -----. Sayılı dosyası ile 26.07.2023 tarihinde 650.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, yetki itirazı nedeniyle dosyanın ----.İcra Müdürlüğünün ------- sayılı dosyası ile takibe devam edildiği, davalı vekilince icra takibi ile ödeme emrine, borca, faiz ve tüm fer ‘ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür-----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyası; Davacı tarafından ---- İcra Dairesi ------. Sayılı dosyası ile 26.09.2023tarihinde 433.000,00 TL asıl alacak olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilince icra takibi ile ödeme emrine, borca, faiz ve tüm fer ‘ilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür. Mali inceleme raporu neticesinde, her iki tarafın defterleri usulüne uygun tutulmuş olsa da davacı alacaklı, davalı ise borçsuz görünmektedir. Aradaki farklılıklar, özellikle açılış bakiyeleri ile fatura ve tahsilat kayıtlarının tutarsızlığından kaynaklandığı ve 1.083.953,55 TL tutarında ciddi bir mutabakat farkı bulunduğu bildirilmiştir. Davacı vekilinin rapora itirazı neticesinde alınan bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulmuş olan ----- görüntüleri, davalı şirkete ait BA formları, KDV düzeltme beyannameleri ile taraf defter ve belgelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; 11.01.2022 tarihli ve ----- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; ----- tarafından----32.399 litre motorin sevkiyatı yapıldığı, sevkin --- tarafından plakalı çekici ve ------ plakalı dorse ile gerçekleştirildiği, taşıyıcı sürücünün -----) olduğu, sevk tarih ve saatinin 11.01.2022 – 17:28 olarak e-irsaliye sisteminde kayıt altına alındığı, sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiği, 08.11.2022 tarihli ve ----- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; ----- 23.419 litre motorin sevkiyatının gerçekleştirildiği, sevkin -----. tarafından ----- plakalı araç ve -- plakalı dorseli taşıt ile yapıldığı, taşıyıcı sürücünün ---- (TCKN: ------) olduğu, sevk tarihi ve saatinin 08.11.2022 – 10:35 olarak elektronik ortamda kayıt altına alındığı , sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiği, Kök raporda 2022 hesap dönemine ilişkin taraflar arasındaki mutabakatsızlık farkının 1.000.631,23 TL olduğu, yapılan cari hesap ve fatura karşılaştırmasında bu tutarın; davacı kayıtlarında yer alan 11.01.2022 tarihli ------ seri numaralı KDV dâhil 416.715,94 TL tutarlı fatura ile 08.11.2022 tarihli ------- seri numaralı KDV dâhil 583.915,29 TL tutarlı faturaların, davalı şirket muhasebe kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, Anılan faturaların Temel Fatura Senaryosu kapsamında düzenlenmiş e-faturalar olduğu, bu senaryo kapsamında faturaların GİB e-Fatura sistemi aracılığıyla alıcıya iletildiği ve yasal süresi içerisinde iptal ve itiraz süreçleri işletilmediği sürece alıcıya tebliğ edilmiş sayıldığı, ayrıca davacı tarafından sunulan özel entegratör portal kayıtlarında da söz konusu faturaların davalı tarafa başarıyla iletildiğinin izlendiği, dosyada, davalı tarafından bu faturalara ilişkin olarak TTK’nın 21’inci maddesinde öngörülen süre içinde yapılmış bir itiraz, iade veya iptal bildirimi ya da bu yönde düzenlenmiş bir ihtarname veya yazılı kayıt sunulmadığı,Dosyada yer alan e-irsaliyelerde, bu faturalara konu akaryakıt sevkiyatlarının taşıyıcı firma bilgisi, araç ve dorse plakaları ile şoför kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle düzenlendiği ve sevk tarih ve saatlerinin elektronik ortamda kayıt altına alındığı. e-fatura sistemi üzerinden alıcıya iletilmiş ve süresi içinde reddedilmemiş faturalar ile bunları destekleyen e-irsaliye ve taşıma kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, faturalara konu mal teslimlerinin gerçekleştiği, ayrıca kök raporda incelenen 2022 dönemi BA-BS analiz formlarının da bu kayıtlarla uyumlu olduğu dikkate alındığında, davacının davalıdan 1.000.631,23 TL tutarındaki alacak talebine ilişkin tahsil şartlarının oluştuğu 26.12.2022 tarihli ve ----- numaralı e-İrsaliye incelendiğinde; -----32.431 litre motorin sevkiyatının gerçekleştirildiği, sevkin --- tarafından ---- plakalı araç ve---- plakalı dorseli taşıt ile yapıldığı, taşıyıcı sürücünün ----(TCKN: ------) olduğu, sevk tarihi ve saatinin 26.12.2022 – 10:10 olarak elektronik ortamda kayıt altına alındığı görülmektedir. Bu bilgiler, sevke konu emtianın taşıma organizasyonunun belirli araç, plaka ve şoför bilgileri ile somut biçimde belgelendiği,Kök raporda taraflar arasında tespit edilen 83.319,17 TL tutarındaki mutabakatsızlığın, davacı tarafından düzenlenen 12.06.2023 tarihli ve ---- seri numaralı KDV dâhil 83.317,17 TL bedelli faturadan kaynaklandığı görülmektedir. İlgili iade faturalarının incelenmesinde, söz konusu faturanın, davacı tarafından 26.12.2022 tarih ve ------ seri numaralı KDV dâhil 667.021,35 TL tutarındaki motorin satışına ilişkin olarak gerçekleştirilen kısmi iade kapsamında düzenlendiği görülmüştür. Ancak anılan motorin satış faturasına karşılık davalı tarafından yaklaşık altı ay sonra iade faturası düzenlendiği, iadenin hangi ticari veya hukuki gerekçeyle yapıldığına, malın fiilen iade edilip edilmediğine veya ayıplı olup olmadığına ilişkin dosyada sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, yazılı mutabakat veya benzeri herhangi bir somut belgenin bulunmadığı, dosya içeriğindeki mali kayıtlar ve mevcut belgeler itibarıyla söz konusu iadenin dayanağı ortaya konulamadığından, ilgili 83.317,17 TL tutarındaki fatura bedelinin davacı tarafından talep edilebilir nitelikte olduğu Dosyada bulunan e-fatura, e-irsaliye, taşıma kayıtları ve BA/BS formları ile desteklenen teslim ve faturalama sürecinin muhasebe ve vergi mevzuatı çerçevesinde gerçekleştiği, ayrıca mutabakatsızlık konusu 83.317,17 TL tutarındaki iade faturasının dayanağının dosya kapsamında somut olarak ortaya konulamadığı, davacının takip dosyaları kapsamında davalıdan talep etmiş olduğu toplamda 1.083.000,00 TL alacak tutarlarının mali kayıtlar itibarıyla talep edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmekle asılı ve birleşen davanın ve şartları oluşan icra inkar tazminat talebinin kabulüne, şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVADA Davanın KABULÜ ile, 1----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin 433.000,00 TL üzerinden DEVAMINA, 2- 433.000,00TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3- Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine BİRLEŞEN DAVADA Davanın KABULÜ ile, 1---. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin 650.000,00 TL üzerinden DEVAMINA, 2- 650.000,00TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3- Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine 4-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 29.578,23 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.229,56 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 24.348,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 5.229,56 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 15.000,00 bilirkişi masrafı, 1.915,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 22.414,41 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 69.280,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 8-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 44.401,50 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 7.850,38 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 36.551,12 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 9-Davacı tarafça yapılan 7.850,38 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 325,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.445,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 103.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 12-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca asıl ve birleşen davada hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/891, K. 2026/312, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-891-e-2026-312-k-58154b44f603