İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/885 E. 2026/154 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/885
- Karar No
- 2026/154
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/885 Esas KARAR NO : 2026/154 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2023 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile aralarında 01/01/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 03/05/2021 imza tarihli Hizmet Temini Sözleşmesi (“Hizmet Temini Sözleşmesi”) imzalandığını; Hizmet Temini Sözleşmesi uyarınca davalının davacı Şirket'in ihtiyaç duyduğu ve Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 1 no.lu ekinde tanımlanmış olan yerlerde hizmet vermek üzere indirme, yükleme, istifleme ve gerektiğinde depolama gibi hizmetleri sunmayı yükümlendiğini; Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.5. maddesinde davalı şirketin kendi personeline ve varsa alt yüklenicisinin personeline ilişkin İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Sosyal Sigortalar Mevzuatı, TBK ve ilgili diğer mevzuattan doğacak her türlü hak, borç ve mükellefiyetlerden münhasıran sorumlu olduğunun düzenlendiğini; davalı şirketin bu yükümlülüğü bağlamında, Hizmet Temini Sözleşmesi'nin eki niteliğindeki Teknik Şartname'nin 1.23. maddesine göre, her ayın onuncu gününe kadar Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alacağı “borcu yoktur” yazısını Davacı Şirket'e ibraz etmekle de yükümlü olduğunu, öte yandan Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 10/1.maddesi uyarınca davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerinin garantisini teşkil etmek üzere Davacı Şirket'e 15 gün içinde 100.000-TL tutarında, 2 yıl süreli banka teminat mektubu sunması gerektiği; Hizmet Temini Sözleşmesi'nin eki niteliğindeki Teknik Şartname'ye göre davalı şirketin, 100.000-TL'nin altında kalmamak kaydıyla yıllık ödeme rakamının %10'u kadar teminat mektubu sunmakla yükümlü olduğunun düzenlendiğini, Hizmet Temini Sözleşmesi'nin bu hükümlerinin davalı tarafından ihlal edildiğini ve davalı şirketin ilgili teminat mektuplarını süresi içinde sunmadığını, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüklerinden “borcu yoktur” yazılarını alarak Davacı Şirket'e ibraz etmediğini; bu sebeple Davacı şirketin, Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 13.2. maddesinde düzenlenen usule uygun olarak, -------- Noterliği'nin, -------- yevmiye nodu ve 26/11/2021 tarihli ihtarnamesiyle davalı şirketin sözleşme ihlallerinin 7 gün içinde düzeltilmesini ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini ihtar edildiğini, Davalı şirketin bu ihtarnamenin gereğini yerine getirmediğini; davalı şirketin kendi personelinin sosyal güvenlik primlerini ve iş hukukundan kaynaklanan alacaklarını ödemediğinin tespit edildiğini, Davacı Şirket ile Davalı arasında herhangi bir şekilde alt işverenlik ilişkisi bulunmamasına rağmen, Davalı şirketin ait bu borçlar Davacı Şirket'in hatalı şekilde üst işveren olarak tanımlanması sebebiyle Davacı Şirket tarafından karşılanmak zorunda kalındığını ve bu durumun Davalı şirkete bildirilmiş olmasına karşın gereğinin yerine getirilmediğini; Davacı Şirketin bu sebeplerle ve Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 13.2. maddesine dayalı olarak, ---------- Noterliği'nin, ----------- yevmiye nolu ve 11/03/2022 tarihli ihtarnamesi ile 18/03/2022 tarihi itibarıyla Hizmet Temini Sözleşmesi'ni haklı nedenle sona erdirdiğini; ilerleyen dönemde davalı şirketin Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.5. maddesine aykırı eylemlerinin son derece ciddi bir boyuta eriştiği, kendi personelinin milyonlarca liralık işçilik alacaklarını ve sosyal güvenlik primlerini ödememiş olduğunun anlaşıldığını, Davalı şirketin, kendi yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla çeşitli Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri nezdinde Davacı Şirket'e ait iş yerleriyle ilgili kayıtlarda kendisini “alt işveren” olarak kaydettirdiğini ve çok yüksek tutarda prim borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, bu sebeple Davalı şirketin sosyal güvenlik prim borçlarına istinaden Davacı Şirket'e tebligatlar gönderilmeye başlanmış ve Davacı Şirket bu borçları ödemek zorunda bırakıldığını, Davalı şirketin ödemekten imtina ettiği kendi personeline ait işçilik alacakları için de Davacı Şirket de taraf gösterilerek davalar açıldığını ve Davacı Şirket asıl işveren sıfatım taşıdığı iddiasıyla bu borçları da ödemek zorunda kalığını, davacı Şirket, Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.5. maddesine göre Davalı şirketin kendi personeline ve varsa alt yüklenicisinin personeline ilişkin İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Sosyal Sigortalar Mevzuatı, TBK ve ilgili diğer mevzuattan doğacak her türlü hak, borç ve mükellefiyetlerden münhasıran sorumlu olduğunu, bu sorumluluğunu yerine getirmemesi sebebiyle esasen Davalı şirkete ait olan sosyal güvenlik primi borçlarının ve işçilik alacaklarından kaynaklanan borçların kendisi tarafından karşılanmak zorunda kalındığını, Hizmet Temini Sözleşmesi ve ilgili mevzuat uyarınca Davalı şirketin yükümlülüğündeki tüm bu bedellerin Davalı tarafından derhal ödenmesini talep ve ihtar edildiğini; Davalı bu haklı talebin gereğini yerine getirmediğini ve bu konudaki talepleri kabul etmeyeceğini bildirdiğini, bu sebeple Davalı şirketin Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.5. maddesine aykırı davranması sebebiyle Davacı Şirket, Davalı yerine yapmak zorunda kaldığı ve aşağıda listelenen ödemeleri davalı şirketten tahsil edemediğini; davacı şirketin 09/08/2023 tarihi itibarıyla kendi kayıtları ve Davalı ile arasındaki cari hesaba göre yapılan hesaplama uyarınca davalı şirketten 5.316.606,89-TL tutarında alacaklı olduğunu; taraflar arasındaki 2022 yılının şubat ayında cari hesaba dair mutabakat bulunduğunu ve cari hesapta yer verilen kayıtların davalı şirketin da kabulünde olduğunu; bu alacağın tahsili amacıyla --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasında genel haciz yoluyla takip başlatıldığını ancak davalının bu ödeme emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini; yapılan arabuluculuk görüşmesinden hiçbir olumlu sonuç elde edilemedi bu sebeple --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına; Takip konusu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan takip konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacı tarafa indirme, yükleme, depolama ve taşıma gibi faaliyetlerin sağlanması üzerine personel temini sağladığını; davalı şirketin insan kaynakları faaliyetlerinde hizmet veren bir firma olduğunu, taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunu, yapılan işin davacı -------Ş'nin işi olduğunu, bahsedilen tüm ödemelerin de onun sorumluluğunda olduğunu; nitekim davacı--------- ve davalı şirketin tarafı olduğu onlarca işçilik alacakları davası bulunmakta olduğunu bu davaların tamamı hakkında --------- üst işveren konumunda olduğuna yönelik hüküm kurulduğunu; örnek olarak gösterilen kararların da davacı ile davalı şirket arasında taşeron ilişkisi olduğunu ispatladığını, davacının "taşeron ilişkisi bulunmadığına" yönelik iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu; davacının yapmış olduğu ödemelerin kamu borcu olduğunu ve davalı şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün olmadığını; öncelikle davacı tarafın ödemiş olduğu 5.316.606,89 TL'nin yasal dayanağı yukarıda belirtilen işçilik alacakları davaları ve --------- müteselsilen sorumlu tutulmasından ötürü ödemiş olduğu borçlar olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin davacıya ödeyeceği herhangi bir borç söz konusu olmadığını; davacı tarafın yalnızca kanuni yükümlülüklerini yerine getirdiğini; davacı tarafından Hizmet Temini Sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle davalı şirketin çalışanlarının iş sözleşmelerini "feshin son çare olması" ilkesi uyarınca feshetmek durumunda kaldığını, bu büyüklükte bir projenin aniden sonlandırılması neticesinde davalı şirket şirketin mevcut organizasyonu ve Mevcut sermayesi ile bu kadar büyük sayıda bir istihdam sağlayabilmesi mümkün olmadığını; davalı şirketin ancak yukarıda ifade edilen projeler kapsamında yapılacak olan sözleşmelere istihdam — sağlayabildi; müvekkilleri şirketin sözleşme kapsamında belirlenen sorumluluklarının tümünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacı tarafın teminat mektuplarının sunulmadığına yönelik iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, dosyaya sunulan teminat mektupları ile haklılığın ispat edileceğini; davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız ve mesnetsiz şekilde aniden sona erdirdiğini, sözleşmenin feshedilmesi sonucu 400 personelin iş akdine son verilmek durumunda kalındığını, ancak davacı tarafın sözleşmeyi haksız ve mesnetsiz şekilde fesheden taraf olmasına rağmen işçilik alacakları ödemelerini gerçekleştirmeyip 2.100.000,00 TL tutarında ödemenin yine davalı şirket tarafından yapıldığını; tüm bunlarla beraber cari hesap borcu olan 1.871.000,00 TL'nin davalı şirkete ödenmediğini; yapılan müzakerelerde davalı şirketin her ne kadar iyi niyetli şekilde anlaşmaya varmaya çalışmışsa da davacı taraf, sebebiyet verdiği zarara ilişkin hiçbir ödeme yapmaya yanaşmadığını, dolayısıyla asla davacının bahsettiği gibi bir borcun varlığını kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirket şirketin sözleşme süresi ve bitiminde yapmış olduğu ödemeler nedeniyle uğradığı zararın ortada olduğunu, davalı şirketin uğramış olduğu zararlar halen davacı tarafından karşılanmadığını, dolayısıyla somut olayda ödemezlik defi şartları oluştuğunu beyan ederek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı ile müteselsilen sorumlu olduğu iddiası ile dava dışı işçilere ödemiş olduğu işçilikten kaynaklanan alacakların ve -------- yapılan prim ödemelerinin rücuen davalıdan tahsili hakkındaki icra takibindeki itirazın iptaline ilişkindir.Davalının borca itirazının yasal sürede yapıldığı, davanın yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında kurulan "Hizmet Temini Sözleşmesi" kapsamında kurulan ticari ilişkiye dayalı olarak davalının sözleşme ile üstlendiği edimleri gereği gibi ifa edip etmediği, teminat mektubunun süresi içerisinde sunulmaması ve sosyal güvenlik kurumundan borcu yoktur yazısı alınmamasına ilişkin olarak sözleşmenin haklı sebeple feshinin yerinde olup olmadığı, davacının üst yüklenici sıfatıyla ödediği işçilik alacaklarına ve --------- primlerine ilişkin olarak üçüncü kişilere ödediği bedeli davalından talep edip edemeyeceği, davalının sözleşmenin haksız feshedilmesine dayalı olarak uğradığı zararın bulunup bulunmadığı, bu kapsamda ödemezlik def'inin (TBK m.97 hükmü) yerinde olup olmadığı, bu kapsamda başlatılan takip tarihi itibariyle davacının davalıdan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarı ile bu kapsamda itirazın iptali icra inkar ve kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. ------ İcra Dairesi'nin -------- Esas, --------- Esas, --------- Esas, -------- Esas, -------- Esas, -------- Esas, ------- Esas, -------- Esas sayılı dosyaları, --------- kayıtları, noter kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.------- İcra Müdürlüğünün --------- Sayılı dosyasının incelemesinde; Davacı yanın, vekili vasıtası ile 31/08/2023 tarihinde davalı aleyhine taraflar arasındaki 03.05.2021 tarihli Hizmet Temini Sözleşmesini ihlal etmesi üzerine Borçluya ait --------- prim borçlarının Alacaklı Müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınması sebebiyle, Müvekkil Şirketin ilgili ödemelerden kaynaklanan 5.316.606,89 TL alacağın borçludan faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, davalı borçlu vekilinin 06/09/2023 havale tarihli dilekçesi ile karşı tarafa hiçbir borcu bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/10/2025 tarihli raporda;"Taraflar arasında dava dışı işçilere ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na karşı İş Kanunu m.2/6 gereği asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunun tespit edildiği, Buna göre yapılan hesaplamalarda, davacının müteselsil borçluluğun iç ilişkisinde kendisi üzerine düşen payın üzerinde ödemeleri hakkında rücuen alacak meblağının aşağıdaki gibi hesaplandığı ve davacının alacaklı - davalının borçlu olduğu ----------İcra Dairesi'nin --------- E. sayılı dosyasındaki icra takibine aşağıda hesaplanan meblağda devam edilebileceği; hangi seçenek hesaplama ile takibe devam edileceği hakkında takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, Rücu alacağı; tam rücu olarak hesaplanan 5.193.472,68 TL, %50 paylı rücu oranına göre 2.596.736,34 TL, takipteki talep 5.316.606,89 TL olduğu, takip tarihi olan 29/08/2023 tarihinden itibaren davacı alacaklı tarafın takip talebinde talep etmiş olduğu yıllık 416,75 avans faizi oranında, belirlenen alacağa ticari temerrüt faizi işletebileceği, anılan alacak miktarının likit mahiyette olup olmadığı ile davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebi bakımından nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu," görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Somut dosya kapsamında davacı taraf taraflar arasındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğunu iddia etmiş ve dava dışı işçilere ödemiş olduğu işçilikten kaynaklanan alacakların ve -------- yapılan prim ödemelerinin rücuen davalıdan tahsilini talep etmiş olup taraflar arasında 03/05/2021 tarihinde imzalanmış 01/01/2021 - 01/01/2023 yürürlük tarihli Hizmet Temini Sözleşmesi ve eklerinin incelenmesinde anılan sözleşmenin 18/03/2022 tarihi itibariyle davacı tarafından feshedilerek sona erdirildiği, bu sözleşme kapsamında davalının yüklenici sıfatıyla davacıya ait --------- bünyesinde “indirme, yükleme, istifleme ve talep halinde depolama” hizmetleri verdiği; bu hizmetlerin asıl işe yardımcı iş kapsamında olduğu, sözleşme içeriği ile ekleri ve dava dışı işçilerin açtıkları işçilik alacakları konulu davalara ait kararlardan, davacı ile davalı arasında İş Kanunu m.2/6 kapsamında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşılmıştır. Yine taraflar arasındaki Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.5.maddesinde, Yüklenici'nin işbu Sözleşmede belirtilen işi yapmak için görevlendireceği Personeli ve/veya alt yüklenicinin personeli, özlük hakları ve İş Hukuku Mevzuatı çerçevesinde işçi-işveren ilişkileri açısından Yüklenici'ye/alt yükleniciye bağlı olacak ve her türlü ücret ve diğer özlük hakları Yüklenici/alt yüklenici tarafından karşılanacaktır. Yüklenici, Personelinin, varsa alt yüklenicisinin personelinin İş Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Sosyal Sigortalar Mevzuatı, TBK ve ilgili diğer mevzuattan doğacak ücret, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, prim ve vergi borçları gibi her türlü hak, borç ve mükellefiyetleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı Teşkilatı, Çalışma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve sair yetkili kamu ve yerel kuruluşlarla olan ilişkilerinden ve mevzuat hükümlerinden kaynaklanan hukuki, cezai ve mali yükümlülüklerinden doğacak her türlü sorumluluk ve bilumum vergi, resim ve harçlara ilişkin tüm yükümlülüklerden Yüklenid münhasıran sorumludur. Yüklenici, bu sorumluluklarından kaçınamaz, sorumluluklarını başkasına devredemez veya işbu sorumlulukların --------- ait olduğunu iddia edemez. ----------, Yüklenici Personelinin, varsa alt yüklenicisinin personelinin işvereni durumunda olmadığı için personele karşı hiçbir yasal ve akdi mükellefiyeti bulunmamaktadır. Yüklenici, bu hususlarda çalışanları, üçüncü şahıslar/kurumlar tarafından ileri sürülecek her türlü şikâyet, talep ve davalardan --------vareste tutacağını ve bunlardan dolayı --------- maruz kalacağı tüm zararlardan sorumlu olacağını,--------- üçüncü şahıslara/kurumlara ödemek zorunda kalacağı bedelleri --------- ödeyeceğini peşinen kabul ve taahhüt etmiştir. Hizmet Temini Sözleşmesi'nin 6.7.maddesine göre ise yüklenici, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 4857 Sayılı İş kanunu dahil ilgili mevzuat kapsamında işveren sıfatıyla münhasıran sorumlu olduğunu; ---------- herhangi bir kuruma, Personele varsa alt yüklenici ya da personeline herhangi bir nam altında tazminat, idari para cezası, --------- primi ve bunlarla sınırlı olmaksızın sair herhangi bir bedel ödemek zorunda kalması halinde ------- bu bedelleri Yüklenlci'nin hak edişinden kesinti yapma veya rücu hakkı olduğunu ve bu bedellerin hakkedişten kısmen ya da tamamenkarşılanamaması halinde ------- ilk talebinde derhal, nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede her ne kadar sözleşmenin 6.6.maddesinde sözleşme kapsamındaki hükümlerin taraflar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisi olarak yorumlanamayacağı belirtilmiş ise de; sözleşme içeriğinde temin edilen hizmetlerin niteliği ile taraflar arasındaki ilişkinin dava dışı işçiler yönünden asıl işveren- alt işveren olarak dikkate alınacağı hakkındaki mahkeme kararları gözönüne alınarak yine TBK'nun 167. maddesi gereğince, borcun mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olacaklarından asıl işveren davacı ile alt işveren davalı işçileri arasında bir iş sözleşmesi bulunmamasına rağmen, İş Kanunu m.2/6'daki emredici hüküm gereği, davacı asıl işverenin bu işçilere karşı müteselsil sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmekle davacının davaya konu ettiği işçilik alacaklarının ve işçilerin sigorta primlerinin sözleşmenin açık hükmü gereğince davalıdan tam rücuu talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu da değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının ------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 5.193.472,68-TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Asıl alacak miktarı olan 5.193.472,68-TL'nin %20'si oranında 1.038.694,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 354.766,12-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 64.211,33-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 290.554,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 64.211,33-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 64.481,18TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 401,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.401,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.929,24-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 685.282,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları -------- Arabuluculuk Bürosu ---------- Arabuluculuk Numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026