İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/875 E. 2025/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/875
- Karar No
- 2025/321
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/875 KARAR NO : 2025/321
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında Elektrik Enerjisi Satış sözleşmesi akdedildiğini, davalının birden fazla faturayı ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davalıya cezai şart faturası düzenlenerek gönderildiğini, ödeme yapılmaması nedeniyle takip başlatıldığını ancak haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER: Davacı ve davalı tarafa ait vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 05.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve elektrik mühendisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25/12/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait ticari defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, Takip konusu 09.06.2023 tarihli davacının düzenlediği cezai şart bedeli faturasının davalıya 10.06.2023 tarihinde e-fatura sistemi aracılığıyla teslim edildiği, buna karşın davalının davacı adına düzenlediği herhangi bir iade faturasının davalıya ait Form BS beyannamelerinde yer almadığı ve davalının faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiğine dair herhangi bir belgenin dosya içeriğinde yer almadığı,2022 ve 2023 yıllarında davacının davalı adına toplamda 14 adet karşılığı kdv dahil 4.419.165,75 TL tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davalının takip tarihine kadar toplamda 2.747.353,74 TL tutarlı ödeme gerçekleştirdiği, böylece 23.06.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 1.671.812,01 TL borçlu olarak göründüğü, bu tutarın 859.812,01 TL’lik kısmının cari hesaptan kaynaklanan borçtan, 812.000,00 TL’sinin ise takip konusu cezai şart faturasından kaynaklandığı, ayrıca davalının takipten sonra 2024 yılında 345.280,33 TL ödeme yaptığı, nihayetinde 01.08.2024 tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 1.326.531,68 TL borçlu olarak göründüğü, Yukarıda yer verilen tespitlere göre takiple istenen tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.13.02.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ve elektrik mühendisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Huzurdaki davaya konu ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- Esas sayı ve 22.06.2023 tarihli takip dosyasında alacak tutarının 812.000,00 TL anapara olarak belirtildiği, ayrıca birikmiş faizi içerir açık bir tutarın belirtilmediği, Buna karşın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.1 maddesinde; “Abone, fatura tutarını belirtilen 5 işgünü ödeme süresi içinde ödemediği takdirde son ödeme tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar aylık %5 gecikme zammı” uygulanır hükmüne yer verildiği görülmüştür. Bu itibarla takibe konu ----- numaralı 812.000,00 TL tutarlı cezai şart bedeli faturası için, fatura üzerinde yazılı bulunan 19.06.2023 son ödeme tarihi ile 22.06.2023 takip tarihi arasındaki 3 günlük süre için aylık %5 faiz oranı üzerinden işlemiş faiz 4.004,38 TL olarak hesaplanmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalıya düzenlenen ceza-i şart faturasından kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davanın dayanağı olan ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ---- ile başlatılan icra takibinde, 812.000,00 TL asıl alacak ve 4.004,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 816.004,38 TL tutarlı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Davacı, kullanılan elektriğe ilişkin fatura borcu bulunduğu iddiasıyla sözleşmenin sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca davalı adına 19/06/2023 tarihinde dava konusu 812.000,00 TL tutarında ceza faturası düzenlemiştir. Sözleşmeye konu olacak davacının, davalı adına düzenlemiş olduğu son bir yıl içeresindeki yüksek iki fatura ; 18/07/2022 tarihli verilen Hizmet Faturası,359.390,55 TL ve 13/09/2022 tarihli Verilen Hizmet Faturası 452.917,25 TL olmak üzere Toplam 812.307,80 TL lik faturalar olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı olarak düzenlene ceza-i şarta yönelik alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında cezai şart dışında 859.812,01 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre davacının davalıdan cezai şart talep edebileceği, sözleşmede son bir yıl içeresindeki en yüksek bedelli iki fatura toplamı kadar cezai şart öngörüldüğü, fatura bedelleri belli olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 812.000,00 Asıl alacak ve 4.004,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 816.004,38 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar aylık %5 oranında faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 162.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 55.741,25 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 55.471,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 125,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.664,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 126.240,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 8-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.