İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/855 E. 2026/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/855
- Karar No
- 2026/126
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/855 Esas KARAR NO : 2026/126
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "22/11/2022 tarihinde ... plakalı aracın meydana getirdiği kaza sonucu tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü tam ve asli kusurludur. ... plakalı aracın ZMMS'si ise davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmıştır. Kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir....Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/... Soruşturma dosyası derdesttir. İşbu kaza neticesinde ... plakalı araç sürücüsü asli kusurludur. Bu husus olay yerinde yapılacak keşif, dinlenecek tanıklar, istenilecek kamera kayıtları ile hazırlanacak bilirkişi raporu ile netleşecektir. Müvekkil bu kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmıştır. Kaza sonucu meydana gelen fiziksel hasarları nedeniyle bir süre başka birinin bakımına muhtaç yaşamıştır. Müvekkil kazadan sonra ... Devlet Hastanesi, ... Üniversitesi ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde(Kayıtlarına ... olarak geçmiştir.) tedavi görmüştür. Bu nedenle hem kendisi hem de ailesi mağdur olmuştur. Psikolojik olarak çok etkilenmiş bir süre dışarı çıkmaktan kaçınmış ayrıca kaza nedeniyle tramvalar yaşamış uzun bir süre dışarıya dahi çıkamamıştır. Müvekkil kazadan sonra, uzun süre ayakta kalamadığından, bir kaç kere nöbet geçirmesinden ve şiddetli baş ağrıları çekmesinden dolayı işletmesi kendisine ait giyim dükkanını kapatmak zorunda kalmış yaptığı yatırımı da yok pahasına elinden çıkmıştır. Müvekkil hala yürümekte, oturmakta ve kalkmakta zorluk yaşamaktadır. Müvekkil hakkında, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 10/08/2023 Tarihli raporda "tüm vücut engel oranının %5(Beş) olduğu, kaza tarihinden itibaren kişinin tedavi süresi boyunca ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 15(onbeş) gün olduğu, 3(üç) ay geçici iş göremezliği" tespit edilmiştir. Sağlık kurulu raporu dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Davalı şirkete 27/06/2023 tarihinde yazılı başvuru yapılmış, başvurunun davalı tarafa tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde davalı tarafla uzlaşma sağlanamamıştır. Ayrıca ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde 2023/... Dosya numaralı başvurumuz ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak davalı taraf ile bu yolla da uzlaşma sağlanamamıştır. (Arabuluculuk son (uzlaşamama) tutanağı e-imzalı olarak dilekçemiz ekindedir.) Bu nedenle işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur. Öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyanın celbini talep etmekteyiz. Taraflar arasında iş bu davaya konu kaza ile ilgili olarak .... ATM ... Esas sayılı dosyadan dava ikame edilmiş ancak müvekkilin bizden önceki avukatının inisyatifi doğrultusunda dosyada geri alma beyanı ileri sürülmüş ve dosyadan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Usul ekonomisi ilkesi uyarınca hukuki deliller kısmında belirttiğimiz delillerimiz iş bu dosyada toplanmış olduğundan ayrıca yazışma yapmaya ve yargılamayı uzatmamaya yönelik olarak mahkemece iş bu dosyanın, kül halinde ve fiziki olarak mahkemeniz dosyasına celbini talep etmekteyiz." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Delillerinin toplanarak, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla; Trafik kazası sonucu davacı ...'ın yaralanması sebebiyle şimdilik; Sürekli sakatlık, bakıcı ve tedavi giderleri ile geçiçi iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik toplam 5.000,00 TL Maddi Tazminat tutarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Derdestlik sebebiyle yapılan davanın reddedilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarında kabul anlamına gelmemekle birlikte başvuran tarafın herhangi bir sürekli sakatlığı bulunmadığını, alınan sağlık kurulu raporu yönetmeliğe uygun olmadığını, bu kapsamda en az yedi üyenin imzası ile maluliyet oranın belirlenmesi gerekmekte olup, başvuran tarafın sunmuş olduğu ATK raporunu kabul etmediklerini, mezkur davada davacının maluliyet oranının doğru bir şekilde tespit yedilebilmesi için dosyanın davacının muayenelerinin de yapılması şartı ile değerlendirilmek üzere T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, Müvekkil sigorta şirketi, geçici bakıcı gideri zararından sorumlu değildir, aksi kanaate olunması halinde ise belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, Davacı tarafından her ne kadar kaza nedeniyle ortaya çıktığını iddia ettiği geçici bakım ve bakıcı giderleri tazminatı talep edilmiş olsa da söz konusu talebin reddinin gerektiğini, Genel Şartların A.5 /6 maddesinde kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren, sürekli sakatlık raporu alınana kadar geçen tedavi süresinde ortaya çıkan bakıcı gideri zararının tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olması nedeniyle, geçici iş göremezlik döneminde oluşan bakıcı gideri zararından Müvekkil Sigorta Şirketinin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca sayın hakemce başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımında ZMMS Genel Şartlara dikkate alınarak yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması gerektiğini, Müvekkil-şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil-şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın zararın büyümesine sebep olması nedeniyle, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilmesi durumunda hükmedilecek tazminat miktarının düşürülmesi ya da tamamiyle ortadan kaldırılması gerektiğini, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle; tazminat hesaplamasına gidilecek olması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Öncelikle usule ilişkin itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, Sayın mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu'nun 16/10/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Olaydan yaklaşık 2,5 ay sonra baş ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran kişinin çekilen tomografisinde, sol frontoparietalde en kalın yerinde 2,5cm’ye ulaşan kronik subdural kanama alanı tanımlanmış olup, ameliyatla 2 adet burrhole açılarak hematom boşaltıldığının belirtildiği, kişide olay tarihinden yaklaşık 2,5 ay sonra tespit edilen subakut subdural hematomun (beyin kanamasının) olay tarihinde kişinin maruz kalmış olduğu travma sonucu oluşabilecek nitelikte olduğu, ancak dava konusu olay tarihi ile kişide oluşan beyin kanamasının tespit tarihi arasında yaklaşık 2,5 aylık bir süre geçmiş olması nedeniyle beyin kanamasının oluşum tarihinin kesin olarak belirlenemediği, söz konusu beyin kanamasının dava konusu olay tarihinde maruz kalınan travma sonucu oluşabileceği gibi bu tarihlere yakın başka bir travmaya bağlı da oluşmuş olabileceği, mahkemenizce dava konusu olay tarihi dışında bu tarihe yakın zamanlarda kişinin başkaca benzer bir travmaya maruz kalmadığının kabulü halinde; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 01/01/1998 doğumlu, ...ın 22/11/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 18/11/2026 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; -Kusur Durumuna İlişkin Olarak; ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kazanın oluşumunda % 100 kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde araca ait üretimsel veya teknik bir arızanın (mekanik kusur) bulunmadığı, Tedavi giderlerine ilişkin olarak; bu olay sonucu davacının tedavi ve tedaviye bağlı muhtemel giderler nedeniyle maddi zararının 1.200,00-TL olacağı, (%20 hatır taşıması indirimli tutarı 1.200x %80 =960,00 TL), -Aktüerya Hesabına İlişkin Olarak; Davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacı ...’ın; a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının 111.978,89 TL ve %20 hatır taşıması indirimli tutarının 89.583,11 TL olduğu, b)ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak ve bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi ile bakıcı gideri zararının söz konusu olmayacağı, c)Belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı, d)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüdün 13.07.2023 tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte otomobil olarak gözükmesi nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, f)....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile açılan davanın taraflarını ve konusunun işbu dava ile aynı olması nedeniyle davalının derdestlik itirazına ilişkin hukuki durumunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 22/11/2022 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu, davalının sigortalısının neden olduğu tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafından trafik kazası nedeniyle malul kaldığından bahisle maddi tazminat talep edildiği, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, buna göre kaza tarihinden 2,5 ay sonra baş ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran davalının "kişide olay tarihinden yaklaşık 2,5 ay sonra tespit edilen subakut subdural hematomun (beyin kanamasının) olay tarihinde kişinin maruz kalmış olduğu travma sonucu oluşabilecek nitelikte olduğu, ancak dava konusu olay tarihi ile kişide oluşan beyin kanamasının tespit tarihi arasında yaklaşık 2,5 aylık bir süre geçmiş olması nedeniyle beyin kanamasının oluşum tarihinin kesin olarak belirlenemediği, söz konusu beyin kanamasının dava konusu olay tarihinde maruz kalınan travma sonucu oluşabileceği gibi bu tarihlere yakın başka bir travmaya bağlı da oluşmuş olabileceği" tespit edilmiştir. Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda davacının beyin kanamasını hangi olay sonrasında yaşadığı kesin ve net biçimde tespit edilememiş olup davaya konu trafik kazası veya başka bir olay nedeniyle yaşamış olabileceği, davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle beyin kanaması geçirdiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 269,85-TL den düşümü ile kalan 462,15-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır