İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/782 E. 2025/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/782
Karar No
2025/31
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/782 Esas KARAR NO: 2025/31 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/07/2022 KARAR TARİHİ: 14/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan taşıma sözleşmeleri gereğince düzenlenen navlun bedellerine ilişkin faturaların tahsili amacı ile ---------- İcra Müdürlüğü’nün ------------- Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini ancak icra takibinin, davalı şirketin borca ve ferilerine itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan navlun sözleşmesi ile aynı neviden emtiaların farklı araçlarla sıralı olarak yurt dışındaki teslim noktalarına taşınması için tarafların anlaştığını, davalı şirketçe ilk grupta yapılan taşımalara ilişkin navlun faturalarının ödenmediği için --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da bu icra takibine haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle ---------- Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olup, davanın tahkikat aşamasında olduğunu açıklanan nedenlerle usul ekonomisi ilkesi gereğince davacı ve davalı tarafların aynı olması sebebiyle açılan davanın ----------- Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, davalının, --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı ile başlatılan icra takibine vaki yetkiye ve borca itirazının iptali ile icra takibinin 7.650,00 EURO’ya takip tarihinden itibaren 3095 sk. 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının, müvekkili lehine %20den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, alacaklı tarafa taşıma işleri yaptırdığını, ancak davacı tarafça emtiaların müşterilere hasarlı olarak teslim edildiğini, emtianın hasarlanmasından dolayı müvekkilinin müşterileri tarafından ürünlerin iade edildiğini, tüm masrafların da müvekkilince müşterilere ödendiğini, müvekkili şirketin, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, bu zararları nedeniyle takas mahsup talep ettiklerini, mahkemenin ve icra dairesinin yetkili olmadığını, müvekkili şirketin merkezinin ----------- olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizin 24/01/2023 tarih ve --------- Esas ----------- Karar sayılı kararı ile İstinaf yolu açık olmak üzere mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir. Söz konusu kararın İstinaf edilmesi üzerine--------- sayılı ilamı ile; "Bu bilgilere göre somut olayın incelenmesinde ; davanın, taşıma sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemiyle açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde akdi ilişkiyi ikrar ettiği, bu nedenle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığından davacı alacaklının sözleşmeden kaynaklanan para alacağı bakımından davalı-borçlu şirketin merkezinin bulunduğu genel yetkili ----------- İcra Daireleri yanında TBK'nın 89.madde hükmü uyarınca davacı-alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu ----------- İcra Dairelerinin de yetkili olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.Bu durumda, somut olayda davalının ikametgahı yanında alacaklının ikametgahı icra daireleri de yetkili olup ----------- İcra Müdürlüğü nezdinde takip başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından mahkemenin de uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkili olduğu, bu nedenle icra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın bir ara kararla reddedilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı şekilde mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığnıdan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına"Karar verilmiştir.Bilirkişi Raporu : Mahkememizce her iki tarafın 2021-2022-2023 yıllarına ait defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, alınan 25/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmında," Davacı ve davalı şirketin tacir oldukları, Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı, Davacının elektronik ortamda tutulan 2021, 2022 ve 2023 Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.’na gönderilerek e-Beratlarının oluşturulduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiği, Yapılan tespitlere göre Davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacının yukarıdaki ticari defter ve kayıtlarına göre; davacının 21/12/2021 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 21.500 Euro Alacağı bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 7.650,00 Euro asıl alacak talebinde bulunduğundan ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 7.650,00 Euro alacağının bulunduğu, Davalının elektronik ortamda tutulan 2021, 2022 ve 2023 Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.’na gönderilerek e-Beratlarının oluşturulduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiği, Yapılan tespitlere göre Davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının yukarıdaki ticari defter ve kayıtlarına göre; davalının 21/12/2021 icra takip tarihi itibariyle davacıya 21.500 Euro Borcu bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 7.650,00 Euro asıl alacak talebinde bulunduğu, Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinin müzekkerelere cevap yazıları ekindeki tarafların mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarının BS ve BA Formları ile beyanları dikkat alındığında davacının icra takibinde konu ettiği cari hesabın dayanağı mal veya hizmetin davalı tarafından alındığına delil oluşturacağı kanaatine varıldığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK’nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacının icra takibinde takip tarihine kadar işlemiz faiz talibinin de bulunmadığı, ancak takip tarihinden sonra 3095 sayılı kanunun 4/a mad. göre faiz talebinde bulunmuş olup, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu"Yönünde görüş bildirmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça başlatılan --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin bulunmaktadır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalının; Davacının taşıma sırasında emtianın hasarlanmasına neden olduğu, menfi zararının oluştuğu, davacının yazışmalarda hasarlı nakliyeyi ve kusurunu kabul ettiğini, takas mahsup definde bulunduklarını ileri sürmüş davanın reddini savunmuştur.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı ve davalı şirketin tacir oldukları Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının elektronik ortamda tutulan 2021, 2022 ve 2023 Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderilerek e-Beratlarının oluşturulduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiği, Yapılan tespitlere göre Davacı şirketin ticari defterlerinin HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kabul edilmiştir. Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre; 21/12/2021 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 21.500 Euro Alacağının bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 7.650,00 Euro asıl alacak talebinde bulunduğundan ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının 7.650,00 Euro alacağının bulunduğu,Davalının elektronik ortamda tutulan 2021, 2022 ve 2023 Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderilerek e-Beratlarının oluşturulduğu, Envanter Defterinin noter açılış tasdikinin yasal süresi içinde noter açılış tasdikinin yapıldığı ve defterlerinin bir birini teyit ettiği, bu nedenle davalı defterlerinin dekendi lehine kesin delil teşkil ettiği kabul edilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; davalının 21/12/2021 icra takip tarihi itibariyle davacıya 21.500 Euro Borcu bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 7.650,00 Euro asıl alacak talebinde bulunduğu anlaşılmış, Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinin müzekkerelere cevap yazıları ekindeki tarafların mal ve hizmet satış ve alışlarına ait faturalarının BS ve BA Formları ile beyanları dikkat alındığında davacının icra takibinde konu ettiği cari hesabın dayanağı mal veya hizmetin davalı tarafından alındığına delil oluşturacağı kanaatine varılmıştır. Davacının takip konusu alacağının her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre ispatladığı, davalının takas- mahsup talebine konu bir alacağına ilişkin aynı ispat kuvvetine ilişkin yazılı bir belge sunmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı ve TBK'nun temerrütte ilişkin hükümlerine göre davalının icra takibinden önce temerrütte düşürüldüğüne dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, temerrüt icra takip tarihinde oluştuğu, icra takip tarihinden itibaren davacının taleplerinin doğrultusunda 3095 sayılı kanunun 4/a mad. göre faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla; Davanın Kabulüne, ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------ Esas sayılı dosyasında davalının; 7.650,00 EURO asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, Asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sk. 4/a maddesine göre faiz işletmek suretiyle takibin devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1--------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasında davalının; 7.650,00 EURO asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, Asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sk. 4/a maddesine göre faiz işletmek suretiyle takibin devamına, 2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 10.317,55-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.824,19-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.493,36-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.824,19-TL peşin harç toplamı olan 1.904,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 4.155,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/782, K. 2025/31, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-782-e-2025-31-k-ea707f09b559