İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/733 E. 2025/846 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/733
Karar No
2025/846
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/733 Esas KARAR NO : 2025/846

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 14/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına göre, davacı taraf, ... 6. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında davalı kurum tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibini kabul etmediğini, takibe dayanak sözleşme, takip talebi ve icra dosyasını ayakta tutan tüm asıl evrakların dosyada mevcut olmadığını, ayrıca müvekkilinin davalı kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı, icra takibine konu edilen tüm belgelerde yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir kredi sözleşmesi veya benzeri bir borçlandırıcı işleme taraf olmadığını ve imza incelemesi yapılması hâlinde sahte imzaların ortaya çıkacağını iddia etmektedir. Bu nedenle davacı, söz konusu icra takibinin öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, akabinde takibin iptalini ve davalıların haksız ve kötü niyetli işlem yaptıkları gerekçesiyle İİK kapsamında %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmelerini talep etmiş; haksız takip nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak ağır biçimde zarara uğradığını, bu sebeple menfi tespit davası açma zorunluluğunun doğduğunu belirtmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamına göre, davalı taraf, davacı borçlu tarafından borcu bulunmadığı iddiasıyla açılan işbu menfi tespit davasının kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu savunmuş; dava konusu icra takibinin her ne kadar 2010 yılında yeni esasa kaydedilmiş olsa da 1998 yılına dayanan bir kredi borcundan kaynaklandığını, davacının yetkilisi olduğu şirket lehine temlik eden Kentbank tarafından kullandırılan kredilere müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğunu, kredi alacağının sırasıyla ...’ye, oradan ... A.Ş’ye ve son olarak müvekkil şirkete devredildiğini, müvekkil şirket hisselerinin tamamının ...’ye ait olması nedeniyle davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142. maddesi uyarınca görevli 1 veya 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı tarafın, kredi sözleşmesi asıllarının icra dosyasında bulunmaması yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, zira genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takiplerde sözleşme aslının dosyaya sunulmasının zorunlu olmadığı; davacının ödeme emrini tebliğ alarak takibe itiraz etmediği, takibin kesinleştiği, davacı adına hacizler uygulanıp kıymet takdiri dahi yapıldığı, banka hesaplarının haczedildiği, bu nedenle 25 yıl sonra ileri sürülen imza itirazının incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca davacının taşınmaz kaydında temlik eden banka lehine tesis edilmiş ipoteklerin bulunduğu, bu ipoteklerin davacı tarafından bizzat imzalanarak davacının sahibi ve yetkilisi olduğu şirkete kullandırılan krediye teminat oluşturduğu, bu nedenle borç inkârının açıkça kötü niyetli olduğu savunulmuştur. Menfi tespit davasında takip dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebilmesi için alacak miktarının en az %15’i oranında teminat alınmasının yasal zorunluluk olduğu, mahkemenin önceki tedbir kararının bu şartı taşımadığı; tedbir uygulanacaksa dahi teminatın toplam alacağın en az %20’si üzerinden yatırılması gerektiği ifade edilmiştir. Davanın 1.000 TL değer üzerinden ikame edilmesinin mümkün olmadığı, dava değerinin takip dosyasındaki alacak miktarı olduğu, bu tutarın icra müdürlüğünden sorulup buna göre davacıdan eksik harcın tamamlattırılması gerektiği belirtilmiştir. Öte yandan davacının imzasıyla tesis edilen ipotek belgelerinin ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nden celbi de talep edilmiştir. Tüm bu gerekçelerle, davanın görev yönünden reddiyle dosyanın 1 veya 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi, tedbir taleplerinin teminat yokluğu nedeniyle reddi, davacı aleyhine %20’den az olmamak ve %50’ye kadar hükmedilmek üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;GKS'deki imzanın inkarı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 22/12/2023 tarihli yazısı ekinde her ne kadar 1997 yılı 1979 yev. İpotek işlemi resmi senedi ve 1997 yılı 1980 yev. İpotek işlemi resmi senedi gönderildiği bahsedilmiş ise de, Mahkememize yalnızca 1997 yılı 1975 yevmiye numaralı resmi senet aslı celp edilmiştir. ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkere ...Talimat sayılı dosyasının yazısı ekinde gönderilen ... 1. Noterliğine ait, ... tarihli, ... yevmiye nolu imza sirküleri aslı celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme konusu belgelerin fotokopi olması nedeni ile bazı kısıtlılıklar bulunmakla birlikte, imzaların içerdiği grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yapılan karşılaştırmalı analizde: İnceleme konusu sözleşmelerdeki imzalar ile ...'nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 30.07.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 29.09.1997, 04.08.1997, 26.08.1997 tarihli ek kredi sözleşmelerinde ...'ye atfen atılmış imzaların ...'nin eli ürünü olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " İnceleme konusu sözleşmelerdeki imzalar ile ...'nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 30.07.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 29.09.1997, 04.08.1997, 26.08.1997 tarihli ek kredi sözleşmelerinde ...'ye atfen atılmış imzaların ...'nin eli ürünü olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takip dosyasına dayanak sözleşmelerde bulunan imzanın sahteliği iddiası ile borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizce, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklenerek incelenmesi ile; davalıya alacağı temlik eden dava dışı ... A.Ş tarafından dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. ile davacı aleyhine 30/07/1997, 04/08/1997, 26/08/1997, 29/09/1997 tarihli genel kredi sözleşmeleri dayanak yapılmak suretiyle 44.177,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği ve haciz işlemlerine devam edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak adına atılan imzanın kendisine ait olmadığı iddia edilmiş olduğundan resmi kurumlar nezdinde kredi sözleşmesi tarihinden önce atılmış imza örnekleri celp edilmiş, imza örnekleri alınmış ve dosya ... tarihli genel kredi sözleşmesinde bulunan kefil imzasının davacıya ait olup olmadığının tespiti yönünden rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu belgelerin fotokopi olması nedeni ile bazı kısıtlılıklar bulunmakla birlikte, imzaların içerdiği grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yapılan karşılaştırmalı analizde: İnceleme konusu sözleşmelerdeki imzalar ile ...’nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 30.07.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve ...tarihli ek kredi sözleşmelerinde ...’ye atfen atılmış imzaların ...’nin eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporunda 30/07/1997 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 04/08/1997, 26/08/1997, 29/09/1997 tarihli ek kredi sözleşmesi fotokopileri üzerinden inceleme yapıldığı belirtilmiş ise de mahkememizin 8824 kasa numarasında kayıtlı belgelerin incelenmesinde 30/07/1997 tarihli genel kredi sözleşmesi ve aynı sözleşmenin içerisinde 1'i ıslak imzalı asıl, 1'i karbon nüshası olmak üzere 04/08/1997, 26/08/1997, 29/09/1997 tarihli ek kredi sözleşmelerinin de bulunduğu görülmekle bilirkişi tarafından genel kredi sözleşmesi ve ek kredi sözleşmesi asılları incelenmek suretiyle ek rapor düzenlenmesi için dosyanın kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. 12/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; inceleme konusu sözleşmelerdeki imzaların üçgensi bir yapının alt kenarı geri ve ileriye doğru uzatıldıktan sonra çoklu alçak gramaların ucu aşağıya doğru uzatılarak tamamlanmış, yukarı doğrultulu imzalar olduğu, karşılaştırma belgelerindeki ...’ye ait imzaların iki farklı morfolojik yapıda olup bir kısmı üçgensi bir yapının alt kenarı geri-ileri doğru uzatıldıktan sonra üzerinde oluşturulan çoklu gramaların ucu aşağıya doğru indirilerek tamamlanmış, bir kısmı ise oval bir yapının devamında oluşturulan çoklu gramaların ucu aşağıya doğru uzatılarak oluşturulmuş, farklı doğrultu ve eğim özelliği gösteren, işlek özellikte imzalar olduğu, bu imzalar ile inceleme konusu belgelerdeki imzalar arasında yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, gramaların konumlandırılışı, doğrultu gibi özellikler açısından uygunluk ve benzerlikler saptandığı, buna göre inceleme konusu sözleşmelerdeki imzalar ile ...’nin karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile 30.07.1997 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 29.09.1997, 04.08.1997, 26.08.1997 tarihli ek kredi sözleşmelerinde ...’ye atfen atılmış imzaların ...’nin eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı süresinde herhangi bir beyan ve itiraz sunulmamıştır. Rapor mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Davacı vekili her ne kadar 19/11/2025 tarihli celsede müvekkilinin imzasının bulunması gerekip bulunmayan imzasının olup olmadığı yönünde hukukçu bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiş ise de mahkememizce incelenen sözleşmelerde sözleşme tarihi itibariyle kefaletin geçerli bir şekilde kurulduğu, herhangi bir imza eksikliğinin bulunmadığı görüldüğünden bu yöndeki beyanları mahkememizce kabul görmemiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın dayandığı dava dışı .... Ltd. Şti. ile alacağı temlik eden dava dışı banka arasında imzalanan 30/07/1997, 04/08/1997, 26/08/1997, 29/09/1997 tarihli genel kredi sözleşmelerinin, davacı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, her ne kadar davacı adına atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de alınan bilirkişi raporu ile imzanın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, alacağı temlik eden bankanın söz konusu kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırdığı kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hesabı kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalıdan talepte bulunabileceği, davacı tarafından dava dilekçesi ile yalnızca imzanın sahteliğinin iddia edildiği, borca yönelik başka bir iddiada bulunulmadığı anlaşılmakla başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar mahkememizin 16/11/2023 tarihli ara kararı ile takip dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş ise de tedbir kararından sonra icra dosyasına yatıp alacaklıya tedbir sebebiyle ödenmeyen bir meblağ bulunmadığından İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yasal şartlar oluşmadığından İİK 72/4 maddesi gereğince davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin ve tamamlama ile alınan 755,85 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 140,45 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 44.177,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/733, K. 2025/846, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-733-e-2025-846-k-85bda544a355