İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/717 E. 2026/134 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/717
Karar No
2026/134
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/717 Esas KARAR NO :2026/134

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/11/2023 KARAR TARİHİ:25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ġirketin iplik üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini bu kapsamda davalı şirketin siparişi üzerine müvekkil şirket tarafından talep edilen renk ve sayıda iplik üretildiğini ve davalıya tesliminin yapıldığını, teslimi yapılan ürünlere dair ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlendiğini, tüm alacak kalemlerinin cari hesap ekstresine yansıtıldığını, ancak davalı tarafça bakiye borcun ödenmediğini; bu sebeple Müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü‟nün 2023/... E sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından işbu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin üretimi yapılan ipliklerin bedelini ödemediğini; bu sebeple .... Noterliği‟nin 06.04.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cari hesabın kat edildiği, cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemesi gerektiği aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının davalıya ihtaren bildirildiğini; Ancak davalı şirketin .... Noterliği'nin 11.04.2023 tarihli ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile teslimi gerçekleştirilen ipliklerin renk farklılıkları olduğu gerekçesi ile ayıplı olduğunu ve maddi zarara uğradığını bu sebeple müvekkil şirkete karşı bir borcu bulunmadığını iddia ettiğini, akabinde ... nolu ve 06.04.2023 tarihli faturayı tanzim ettiğini; iş bu faturaya karşı süresi içerisinde .... Noterliği‟nin 11.04.2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edildiğini ve davalının ipliklerin ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığının bildirildiğini; Buna rağmen davalı tarafından, teslimi yapılan ipliklerin bedelinin müvekkile ödenmediğini, TTK 21/2 .madde hükmüne göre " Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. „‟ şeklinde düzenlendiğini; Somut olayda davalı tarafından faturalara TTK ilgili hükmü uyarınca 8 günlük itiraz süresi içerisinde bir itirazda bulunulmadığını, faturalar kesinleşmiş olduğundan borcun varlığının tartışmasız olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 14.01.2020 tarihli, 2019/1984 E. Ve 2020/62 K sayılı kararında da faturaya süresi içinde itiraz edilmemiş olması halinde fatura içeriğinin kesinleştiğine karar verdiğini, Davalının .... Noterliğinin 11.04.2023 tarihli ve 5181 yevmiye nolu ihtarnamesinde de ikrar ettiği üzere ipliklerin davalı şirkete teslim edildiğini, Bu durumun davalının BA/BS formları incelendiğinde de ortaya çıkacağını, Müvekkil Şirket tarafından davalı Şirkete iplik satışı gerçekleştirildiğini ; Davacıya teslimi yapılan ürünlerin emek unsurundan bahsedilemeyeceğini, TBK kapsamında eser niteliğinde olmadığını ; Davalı ile müvekkil şirket arasında eser değil satım ilişkisinin söz konusu olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 23.02.2023 tarih, 2020/1341 E. Ve 2023/262 K. tarihli kararında iplik satışını eser sözleşmesi olarak değil de satım sözleşmesi ilişkisi olarak değerlendirdiğini, somut olayda da iplik satışı gerçekleştirilmiş olduğundan taraflar arasında satım ilişkisi kurulduğunu, TTK 23/1-c hükmüne göre : Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa , haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğunu, dava konusu olayda davalı taraf ipliklerde renk farklılığı olduğunu iddia etmekte olup buna ilişkin müvekkil şirkete teslim aldıktan sonra 2 günde bir ayıp ihbarı yapmadığını, Müvekkil Şirketin gerçeği yansıtmayan ayıp iddiasını davalıya keşide edilen cari hesap alacağının ödenmesi ihtarına cevap ihtarında öğrendiğini, davalının süresi içerisinde bir ayıp ihtarında bulunmadığını, takip konusu alacağın likit alacak olduğunu, bu durumda likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğinin Yargıtay Kararlarıyla da sabit olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‟nun 14.06.2006 tarih, 2006/19-347 E ve 2006/377 K sayılı ilamı Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarih, 2019/2584 E. Ve 2020/3766 K sayılı kararları dolayısıyla davalı yanın likit alacağa karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin fatura tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte devamına, davalının %20 denaşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil şirket ile davalı arasında bulunan iş ilişkisi gereği davacıdan iplik alımı gerçekleştirilmekte olup, ilk olarak 05.07.2021 sevk tarihli sipariş ile teslim alınan ipliklerde renk farklılıklarının olduğuna ilişkin ayıp ihbarının süresi içerisinde davacı şirkete bildirildiğini; Bu bildirim üzerine davacının , müvekkil şirkete renk farklılığı olan ürünler bakımından iade faturası düzenleyip ürünlerin iade edilmesi talep edilerek yeniden üretim yapılacağı ve müvekkile tekrar teslimat yapılacağının bildirildiğini ; Buna rağmen 18.07.2022 tarihli siparişe ait ürünlerde de ton farklılıklarının olduğunun tespit edildiği gibi, 05.07.2022 sevk tarihli siparişe ait iade faturası bulunan ürünlerinde davacı tarafından iade alınmadığını, bu hususa ilişkin taraflar arasında ki tüm mail yazışmalarının iş bu dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, yapılacak inceleme neticesinde müvekkil Şirketin süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu , davacı tarafın ise ayıplı ürünlerin iadesine ilişkin taahhütlerini yerine getirmediğini açıkça görüleceğini; iade faturalarına ve ürünlerin teslim alınmasına ilişkin davacı yan ile bir çok kez iletişime geçilmesine rağmen tüm taleplerinin cevapsız kaldığını, Ayıplı ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmesi doğrultusunda , davacının kusuru dahilinde meydana gelen iplik hatası nedeniyle müvekkil şirketin bir müşterisi tarafından yeniden üretim talep edilerek taraflarına %30 oranında reklamasyon faturası kesildiğini ; müvekkil şirketin maddi olarak zarara uğradığını ve itibar kaybı yaşadığını, Davacıya yapılan bildirimlere ve taleplere rağmen herhangi bir cevap alınamaması üzerine müvekkil şirket tarafından ... numaralı, 125.000,10 TL bedelli ve 08.03.2023 tarihli reklamasyon faturası kesildiğini , davacı tarafından iş bu fatura 09.03.2023 tarihinde ... numarası ile iade edildiğini, yine 06.04.2023 tarihinde ürünlerin ayıplı çıkması nedeni ile müvekkil şirket çalışanı tarafından reklamasyon gelirlerinin talep edildiği ... numaralı, 125.000,10 TL bedelli fatura kesilerek davacı şirkete iletildiğini ; Ancak faturanın kesildiği tarihte davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ihtarname keşide edilerek cari hesabın kat edildiği ve 342.666,80 TL borcun bulunduğunun bildirildiğini; Fakat ihtarnamenin konusu olan cari hesabın tek taraflı olarak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kat edildiğinin açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmadığı şeklindeki iddiasının somut gerçeklikten uzak olduğunu, 05.07.2022 sevk tarihli sipariş ile teslim alınan ipliklerde renk farklılıklarının olduğuna ilişkin ayıp ihbarının süresi içerisinde davacı şirkete bildirildiğini; Bu bildirim üzerine davacının müvekkil şirkete renk farklılığı olan ürünler bakımından iade faturası düzenleyip ürünlerin iade edilmesi talep edilerek yeniden üretim yapılacağı ve müvekkile tekrar teslimat yapılacağının bildirildiğini, iade faturası bulunan ürünler ile davacı tarafından basiretli bir tacir olarak verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, Müvekkil şirketin muaccel hale gelmiş likit bir borcu bulunmamakta olduğunu, aksine davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ayıplı mal teslimi sonucu müvekkil Şirketin zarara ve kar kaybına uğradığını, şirketin itibarının zedelendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... Tekstil Konfeksiyon ve Yıkama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 18.249,35-USD asıl alacak ve 150,49-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.399,84-USD alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 31/03/2023 tarihli cari hesap alacağı olduğu, 28/04/2023 tarihli ödeme emrinin e tebligat nedeniyle 08/05/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 04/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti 05.09.2024 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından davalıya ... adı altında gönderilen ... kod numaralı 20 - 24 ve 40 numara iplikler ile üretilen ipliklerin kendi bünyesinde ve birbirlerine göre aynı homojenlikte boya almaması kaynaklı ayıplı olduğu; Bu ayıbın davalı tarafından ancak boyama sonrası tespit edilebilinecek türde bir ayıp olduğu; Bu ipliklerle üretilen ... nolu model için müşterisinin almamış olduğu ürünlerin davalının bünyesinde mevcut olduğu; Söz konusu ürünlerin kesim, dikim ve parça boyama proseslerine dahil olduğu; Davacı tarafından davalıya... modeli için gönderilen ... renk numarasındaki ... ve 1557 numaralı ipliklerin aynı modelde kullanılmak üzere ancak farklı zaman dilimlerinde gönderilmiş olduğu; her iki iplik numarasının aynı renk kodunda olmasına rağmen tonlarının birbirinden farklı olması ve davacı tarafından piyasaya sunmuş olduğu iplik renk kartelasında belirtmiş olduğu renkteki tondan farklı olması sebebi ile ayıplı olduğu; ayıbın davalının müşterisi tarafından ipliklerin davacının kartelasından davacıya ait renk olarak seçilmiş olması ve renklerin tonlarının birbirinin aynı olması yöndeki sorumluluğun davacıda olması sebebi ile davalı açısından ayıbın ancak dikimden sonra tespit edilebilinecek türde bir ayıp olduğu ; Ancak ton farkı açısından ayıplı olan ipliklerden üretilmiş ancak yüklemesi yapılmamış herhangi bir ürüne davalı bünyesinde rastlanmadığı ;Davalının dosya kapsamında reklamasyona dahil ettiğini belirttiği ... modeli ile ilgili %30luk müşteri reklamasyonuna dair herhangi bir belgeye de dosya kapsamında rastlanmadığı, bu sebeple %30 luk indirim ile ilgili reklamasyon tutarını belgeleyen somut bir delil olmaması sebebi ile davacıya yansıtılmasının hatalı olacağı, ayıp ifalarının davalı tarafından davacıya uygun tespit süresi içerisinde yapılmış olduğu, davalı tarafından davacıya özel bir sipariş ile iplik boyama işlemi yaptırılarak iplik alımı gerçekleştirilmediği; davacının kendi renk kartelasından davalının kendi müşterisi tarafından onaylanmış renkte iplik seçilmiş olması şeklindeki teknik tespitler doğrultusunda; taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesine delalet ettiği, davacı şirketin, alıcıya karşı satılan şeyde bildirilen niteliklerin mevcut olmaması ve kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan iplikleri davalıya teslim etmesinin, ayıplı ifa olarak değerlendirilebileceği, TBK m.223/f.2 kapsamında gözden geçirme ve ihbar külfetinin süresinde yapıldığı, dolayısıyla, ayıba karşı tekeffülün şekli şartlarının somut ihtilafta gerçekleştiği, Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre; davalının, ayıplı malların tamamını uhdesinde tutuyorsa ve kullanmadıysa ürünlerin tamamını iade etmesi gerektiği; davalı, ayıplı ürünlerin bir kısmını kullanıp belli bir kısmını kullanmadıysa kullanmadığı kadarını iade etmesi, kullandığı kısım için ise davacının talep ettiği miktardan ayıplı mallar kadar tenzilat yapılması gerektiği; davalı ürünlerin tamamını kullandı ise davacının talep ettiği tutardan ayıp miktarınca tenzilat yapılması gerektiği, ipliklerin bir kısmının kullanıldığı, bir kısmının ise üretimde kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği, ... renk numaralı ipliğin akıbetinin; ... nolu iplikten az veya çok kullanılmış 22 bobin, 1557 nolu iplikten az veya çok kullanılmış 15 adet bobin şeklinde olduğu; davalının elinde kalan iplikleri iade etmesi gerektiği; davalının üretimde kullandığı iplikler için ise teknik inceleme Hesapları göz önüne alınarak değer kaybı oranının davacının talebinden indirilmesi gerektiği, değer kaybı hesabının teknik inceleme başlığı altında yapıldığı, yapılan teknik inceleme sonucunda dosyada belirlenen maddi rakamların da davalı tarafından ayıplı ürünler sebebi ile kesmiş olduğu reklamasyon faturasının kadri marufunda olduğu; Davalı tarafından ayıplı iplikler sebebi ile üretmiş olduğu ve davalının müşterisi tarafından alınmayan ürünler sebebi ile davacıya yansıtmış olduğu reklamasyon faturasının değerlendirmeye alınması gerektiği, faturanın 06.04.2023 tarihinde “reklamasyon gelirleri - iplik hatası” içerikli olarak davacıya 6.605,13 USD olarak kesildiği, davacının faturayı süresinde yasal yollarla iade ettiği, heyetimizin teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitte bedelin reklamasyon olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, davacının alacağından bu 6.605,13 USD bedelin mahsup edilmesi gerekeceği,

Davacının, Davalı aleyhine başlattığı icra takibinde ;

18.249,35 USD asıl alacak ( her iki tarafın defterinde kayıtlıdır) 150,49 USD işlemiş faiz 18.399,84 USD talep ettiği (358.327,68 TL) yapılan incelemede, davalının 6.605,13 USD reklamasyon faturasının mahsubu ile davacının, davalıdan; 11.644,22 USD asıl alacak (226.765,36 TL) ( her iki tarafın defterinde kayıtlıdır) talep edebileceği, davacının davalıya keşide ettiği ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü ancak ihtarnamenin tebliğ tarihi belli olmadığından takip öncesi işlemiş faiz yapılamadığı, davacının asıl alacağına ( 11.644,22 USD ) 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti 09/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; Taraflar esasında kök rapora karşı itirazlarında evvelce sundukları ve heyetimizce kök raporda detaylı ve de ihtimalli şekilde değerlendirilen hususları yinelediklerinden detaylıca incelemelerimiz ve itirazlara yönelik açıklamalarımız kapsamında kök raporda yer alan ve gerek çeşitli ihtimallere dayanan gerekse de takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğuna dair görüşlerinin aynen muhafaza edildiği, kök raporda da belirtildiği üzere Mail yazışmalarında, atıfta bulunulan iade edilmek istenen iplikler ile ilgili, iplik iadesinin davacı tarafından onaylanmış olduğu, ancak iş bu ek raporumuzda belirttiğimiz üzere, davacı tarafından, maillerde geçen iade iplik alım onayı karşısında, davalıdan maillerde belirtilen ipliklerin geri iade alımlarının davalının kesmiş olduğu iade faturasından önce yapılmış olduğuna dair dosya kapsamına sunulmuş bir belgenin mevcut olmadığı; dosya kapsamına mail yazışmalarında belirtilen ilgili faturaların/irsaliyelerin (iade edilecek olan ipliklerin davalıya gönderildiği alım faturaları) ve davalının kesmiş olduğu iade faturasında atıfta bulunduğu DKT ... Nolu faturanın dosya kapsamına sunulmamış olması; ayrıca dosya kapsamına davalı tarafından iade edilecek olan ipliklerin detay dökümlerinin (ipliğin tipi, miktarı, davacı tarafından hangi tarihli fatura ile gönderilmiş olduğu, maillerdeki ayıp ihbarları ile ilişkilendirilmesi ve belgelendirilmesi) sunulmamış olması ve mail yazışmalarında iade edilecek net miktar ile ilgili toplam rakamsal bir verinin yazılmamış olmasından dolayı (stoklarında ki ipliklerden de bahsedilmesi sebebi ile), tarafımızca bir değerlendirme yapılamadığı, davalı tarafından kesilen iplik iade faturasının değerlendirmesinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu; Mahkemece, mail yazışmalarından davacı tarafından Temmuz / Ağustos 2022 ayıpların iadesi onayı, 12.12.2022 tarihli maildeki ayıpların miktarının, davalı tarafından kesilen iade faturasına ait olduğu ve davalının deposunda iadeye hazır bir şekilde mevcut olduğu yönde kanaate varırsa; Davalı tarafından davacıya kesilen faturanın tamamının da iş bu dosya kapsamında değerlendirmeye alınması gerekeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... Tekstil Konfeksiyon ve Yıkama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 358.327,68-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu, 28/04/2023 tarihli ödeme emrinin 08/05/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 04/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 07/11/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporlarından belirlendiği üzere davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap ilişkisinde, davalının kayıtlara göre davalının davacıya 06/04/2023 tarihi itibariyle 217.686,67-TL karşılığı 11.644,19-USD tutarında borçlu olduğu, davalının davacıya 6.605,13-USD tutarında reklamasyon faturası düzenlediği, davacıya tebliğ edildiği ancak davacı tarafından noter ihtarı ile kabl edilmeyerek iade edilmesi üzerine bu tutar da eklendiğinde davalının davacıya 18.249,32-USD tutarında borçlu olduğu (kök rapor sayfa 3), davacının kayıtlarında ise davacının davalıdan 31/03/2023 tarihi itibariyle 18.249,35-USD karşılığı 342.686,80-TL alacaklı olduğu (kök rapor sayfa 4), tarafların kayıtları birbirini teyit etmekle beraber davalının reklamasyon faturasına konu ettiği ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerle ilgili bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde davacının davalıya gönderdiği ipliklerin ayıplı olduğu, davalının ayıbın niteliğine göre süresinde davacıya ihbarda bulunduğu ve davalı tarafça davacı adına düzenlenen ancak davacı tarafından kabul edilmeyerek iade edilen reklamasyon faturasının yerinde olduğu, bu hali ile davacının alacağından 6.605,13-USD tutarında reklamasyon faturası bedelinin düşülmesi gerektiği, yapılan mahsup neticesinde davacının davalıdan bakiye 11.644,22-USD tutarında alacaklı olduğu belirlenmiş, işlemiş faiz yönünden ihtarname tebliğ şerhinin bulunmaması nedeniyle bilirkişiler tarafından hesaplama yapılamamış olup, Mahkememizin 19/11/2025 tarihli celsesinde ihtarname tebliğ şerhini sunması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince 25/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde ihtarname tebliğ şerhi sunulmuş olup incelendiğinde, .... Noterliği 06/04/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya 06/04/2023 tarihinde e tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin bitimi itibariyle temerrütün 11/04/2023 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Bu durumda temerrüt tarihi olan 11/04/2023 tarihinden takip tarihi olan 28/04/2023 tarihine kadar işlemiş faiz tutarının Mahkememizce resen hesaplaması yapıldığında, USD alacağı için 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işlemiş faiz tutarının 37,96-USD olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının 11.644,22-USD asıl alacak ve 37,96-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.682,18-USD alacak üzerinden iptaline, 11.644,22-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya dair 6.717,66-USD tutarındaki talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında (takip talebinde 1 USD=19,4745-TL olarak gösterilmiş olup, kabul edilen (11.682,18USDx19,4745TL=) 227.504,61-TL'nin %20'si oranında 45.500,92-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 11.682,18-USD alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 11.644,22-USD asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 45.500,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 35.059,36-TL harçtan peşin alınan 7.121,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.937,71-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.068,03-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 51,97-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.081,75-TL posta gideri, 16.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.581,75-TL'nin haklılık durumuna göre 18.272,29-TL tutarındaki kısmı ile 269,85-TL başvurma harcı, 7.121,65-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 25.702,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 82.118,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 46.163,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/717, K. 2026/134, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-717-e-2026-134-k-0d6fbcc459c0