İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/621 E. 2023/902 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/621
- Karar No
- 2023/902
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/621 Esas KARAR NO : 2023/902
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 05/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın ortağı olduğu, müvekkil ...'ın son ortaklar kurulu kararı ile 5(beş) yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin ... Yılında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kurularak Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak tescil edildiğini, 16.07.2014 tarihinde ... sayılı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kararı çerçevesinde, Türk Ticaret Kanunu Geçici 7.Maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden re'sen silinerek münfesih sayıldığını, şirketin tasfiye dışında kalmış iki aracı mevcut olduğunu, bu iki aracın tescil kaydının silinmeden kapanış yapılması müvekkiller açısından mağduriyet oluştuğunu, re'sen sicilden terkin edilerek münfesih sayılan dava konusu şirkete ait İstanbul Trafik Tescil Müdürlüğüne kayıtlı ... ve ... plakalı iki araç hurda durumunda olup tescil şubesinde hurda tescil belgesi başvurusunda bulunmak üzere yalnız bu iki aracın tescil işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla şirketin ihyası talebi ile başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla ...nün ... sicilinde kayıtlı ... Ticaret Ltd.Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; TTK.nun 547.maddesine dayalı limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle adı geçen şirketin TTK. nun 547.maddesi uyarınca ek tasfiye şartlarının oluşup oluşmadığından kaynaklanmaktadır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği ; İhyası istenilen ... sicil nosunda kayıtlı ...'nin sicil dosyası celp edilmiştir. İhyası istenen şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Ek tasfiye kavramı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen ve yukarıda izah etmiş bulunduğumuz ihya ile benzerlik gösteren hatta ihyanın kanuna dökülmüş hali de diyebileceğimiz bir kurumdur. Ek tasfiye, kanunun 547. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. 01.07.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 30.06.2012 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26.06.2012 tarihli ve ... sayılı Kanun'un 38'inci maddesi ile “geçici madde 7” eklenmiş olup, söz konusu madde ile münfesih olmasına veya sayılmasına karşın tasfiye edilmeyerek ticaret sicili kayıtlarından terkin edilmeyen anonim ve limited şirketler (AŞ ve LŞ) ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve sicilden terkinine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsama alınan anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin sicil kayıtları ticaret sicili müdürlüklerince gerekli ihtar ve ilanlar yapılmak suretiyle terkin edilmiştir. Yargıtay yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; 6102 Sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar şirketlerin veya kooperatiflerin münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, 6103 sayılı kanunun 20/1 ve tebliğin 7.maddesi kapsamında 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari tutara yükseltmeyerek münfesih duruma düşülmesi, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle şirketler veya kooperatifler re'sen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere veya kooperatiflere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler veya kooperatifler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin veya kooperatiflerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatif alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar diğer haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Somut uyuşmazlıkta; Davacının ihyası istenilen şirket adına ... ve ... plakalı araçların işlemlere münhasır olmak üzere huzurdaki davanın açıldığı,, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Tüm bu nedenlerle; Davanın ihya talebi yönünde kabulü ile; ... sicil nosunda kayıtlı ...'nin, davacının ... ve ... plakalı araçlarda hukuki menfaati bulunduğu görülerek bu araçların tescil işlemleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına, Tasfiye memuru olarak (TCKN: ...) ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir. Yargılama giderleri bakımında ise Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde : ... sicil nosunda kayıtlı ...'nin TTK 547. maddesi uyarınca ... ve ... plakalı aracın tescil işlemleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak ...'ın (TCKN: ...) atanmasına, tasfiye memuruna takdiren ücret tayinine mahal olmadığına, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 89,95-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ticaret sicilde tescil ve ilanına, ilan ve müzekkere masraflarının davacı taraflarca karşılanmasına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... yasal hasım olup davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, 7-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2023
Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza