İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/611 E. 2025/874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/611
- Karar No
- 2025/874
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/611 Esas KARAR NO:2025/874
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:20/09/2023 KARAR TARİHİ :23/12/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.09.2012 günü saat 18:30 sıralarında müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ve ... Sigorta nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında sigortalı olan ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın; ... ... ... yolu üzerinde, ... köyü istikametinden gelip ... ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken ... mevki virajlı yol kesiminde karşı yönden gelen ... idaresindeki ... plakalı traktörü görmesi üzerine çarpmamak için ani manevra yaptığını ancak, direksiyon hakimiyetini kaybederek söz konusu kazanın gerçekleştiğini, söz konusu kazada; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın hayatını kaybettiğini, aynı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ise yaralandığını, davaya konu kazaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle ölüme neden olma suçundan 2012/671 dosya numarasıyla soruşturma başlatığındığını, dosyada kazaya ilişkin alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu ... plakalı traktör sürücüsünün ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kanaatine varıldığını, müvekkili ...'ın kazadan kaynaklı kalıcı maluliyetine ilişkin zararının tazmini amacıyla ... plaklı aracın karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı aleyhine sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu 2022.E... - K-2023/... Sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının icrası amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Saylı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ancak borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK md. 109 kapsamında şimdilik 5.000,00-TL'lik tutar üzerinden itirazın iptaline ve bu tutar üzerinden takibin devamına, davalının takip konusu miktarın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeni ile dava öncesi yapılan yazılı başvurunun ret edildiğini, kabul anlamına gelememek kaydıyla davacının kazada müterafık kusurunun bulunduğunu, kaza ile maluliyetinin illiyetinin olmadığını, alman maluliyet raporunu kabul etmediklerini, temerrütten söz edilemeyeceğini davanın kısmi dava olarak ikame edilmiş olması nedeni ile belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceğini talep edilebilecek faiz türünün ancak yasal faiz olabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Dava: Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlık; ... İli ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkinde; ...- ... Köy yolunda, ... yönünde, İki yönlü yolda, korkuluksuz sert virajlı ve dik eğimli yerde seyreden sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi esnasında, önce yolun sol banketi üzerinde 11 m. ve daha sonra yolun sağ banketi üzerinde 42 m. giderek takla atıp durması sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı olarak gerçekleştiği, bunun üzerine araçta yolcu konumunda bulunan davacının, kaza tarihinde ... plakalı aracın ZMMS'si konumunda bulunan davalı sigorta şirketine karşı dava ikame ettiği anlaşılmıştır. Kusur ve gerçek zararın tespiti önem arz eder. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Trafik Kazası Tespit Tutanağına ve dosya içeriğine göre sürücü ...' ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ve ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; virajlı ve eğimli yerde dönemece hızlı girip, direksiyon hakimiyetini kaybettiği; kaza krokisine göre önce yolun sol banketi üzerinde 11 m. tekerlek izi bırakarak seyrettiği, daha sonra taşıt yolunda ve yolun sağ kenarı yönünde ve yola çapraz şekilde 16 m. seyrettiği, daha sonra yolun sağ banketi üzerinden yol dışına çıktığı; aracın yolun sağ banketinden yol dışına çıktığı yerden itibaren 42 m. sonra tekerlek izi bırakarak takla atarak durduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%100 oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı değerlendirilmiştir. Öte yandan, ... plakalı otomobilde yolcu olarak seyahat etmekte iken kazada yaralanan davacı ... hakkında güven İlkesi gereği inceleme yapılmıştır. Trafık Kaza Tespit Tutanağında adı geçen yolcuların emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle adı geçen yolcunun kazada etkisi bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz" olacakları değerlendirilmiştir. Tazminat hesabına ilişkin yapılan değerlendirmede; ... Üniversitesi Sağlık ,Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 11/08/2022 tarih 2022/... kara numaralı raporda; 10/01/1990 doğumlu ...'ın 23/09/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede amlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kavbı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; E cetveline göre %4.2 (yüzdedörtnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayıldığının belirlenmesi akabinde, mahkememiz dosyasında bulunan 15.10.2025 tarihli Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünden gelen bordroları gösterir belgeler ve 25.07.2025 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığından gelen muhtemel emeklilik yaşı olarak 10.01.2045 tarihini içerir yazı cevapları doğrultusunda muhtemel emeklilik yaşı dikkate alınarak rapor tarihi (11.01.2023) itibariyle 9025 sigortalı kusur oranı ve güncel geliri üzerinden TRH 2010 Erkek Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak 08.02.2016 tarihinden itibaren çalıştığı mesleğe giriş koşulunun da değerlendirilmesi suretiyle yapılan değerlendirmede ödenebilir sürekli iş göremezlik raporu tazminatı bedelinin 330.446,05-TL olarak hesaplandığı, sigorta teminat limitinin ise 225.000,00-TL ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Gerçekleşen kazada ölüm ve yaralanma şeklinde olay gerçekleştiğinden zamana aşımı dolmamıştır. Davacı vekili itirazın iptali davası ikame etmesine rağmen davasını tam ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüş ve miktarını da 225.00,00-TL'ye çıkarmıştır. Islah ile birlikte itirazın iptali davsının alacak davasına dönüştürülmesi mümkün olup, talep ettiği bedel doğrultusunda davanın kabulüne sigorta şirketine usulüne uygun başvuru bulunmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ, ile 225.000,00-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 15.369,75-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olmak üzere yatırılan 4.027,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 11.341,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç, ıslah harcı ve başvuru harcı olmak üzere 4.297,70-TL ilk gider, 13.229,25-TL tebligat ile müzekkere gideri olmak üzere toplam 17.526,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır