İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/280 E. 2025/1023 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/280
Karar No
2025/1023
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/280 Esas KARAR NO: 2025/1023 DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 24/04/2024 KARAR TARİHİ: 19/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ---- plakalı araç, --- tarihinde müvekkile ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, Davaya konu kazada --- plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, Eksper raporuna göre Araçta 16.733,00 TL hasar 61.000,00-TL değer kaybının bulunduğunu, söz konusu değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu Başvuru üzerine davalı şirketçe ------ kısmi ödeme yapılmış olup bu ödemenin mahsubu neticesinde müvekkile 56.129,00-TL bakiye değer kaybı tazminatı ödenmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davamızın KABULÜNE, şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının poliçe limitleri dâhilinde 30.11.2022-kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Islah dilekçesinin kabulü ile Tespiti yapılan 25.129,00-TL değer kaybı bedelinin sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, Yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir.

SAVUNMA:Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; araç sürücüsü ----yönünden: Sürücü ----yönetimindeki --- plakalı araç ----- kavşağa geldiğinde doğru olarak devam etmekte olan ---- sokağa girerken trafik dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak kontrolsüz yoluna devam etmiş, kavşak içindeki -----plakalı araca geçiş önceliği vermemiş, ani ve kontrolsüz kavşağa girerek doğru olarak seyreden---- plakalı araca çarptığı, Sürücü ---- yönetimindeki ------ kavşağa yaklaştığında, kavşak geçiş önceliğine uymamış, durup, kavşağa doğru yol üzerinden gelen ve geçiş önceliğine sahip -------- plakalı araca yol vermesi gerekirken, durmayarak kavşak geçiş önceliğini ihlal etmiş , trafik özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemiş yukarıda verilen KTY ve KTK'nın ilgili maddelerini ihlal etmiş, kavşağa kontrolsüz girerek kazaya neden olduğu Bu nedenlerle Sürücü ------ KTY'nin 109/ a- 8, ve KTK 84/h maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, Sokak üzerinde hız sınırı 50 km/saat'tir. Sürücü kavşağa yaklaşırken hızını 30 km'ye düşürse bile kazanın kaçınılmaz olduğu görülmektedir. Kavşağa girerken 30 kilometre ile seyreden bir sürücünün olayı fark etmesi ve frene basmaya karar vermesi için 6,2 metre mesafeye ihtiyaç olduğu, ve fren yaptığı andan itibaren de durmak için 5,9 metreye, toplamda 12,1 metreye ihtiyaç olduğu görüldüğü, Kazayı önleyebilmek için ----- plakalı aracın kavşağa girerken durması ve kavşak kollarını kontrol etmesi gerektiği ancak bu trafik kurallarına aykırı olduğu Trafik düzenleyici kavşağı kontrol etme görevini tali yoldan kavşağa giren araca verdiği, ------ plakalı araç sürücüsü ------ kavşağa girerken yavaşlayarak hızını 30 km'ye düşürse bile kazanın kaçınılmaz olduğu, kazanın oluşumunda alabileceği bir önlem olamayacağı, kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı Dosyaya sunulan kaza tutanağında trafi ekibi herhangi bir hız tespiti yapmamış olması nedeni ile ----- plakalı aracın sürücüsü ------- kusurlu olduğu yönündeki tespitine iştirak edilmediği, Araç değer kaybı bedelinin 30.000 TL olduğu, Değer kaybı için davacıya 4.871 TL ödeme yapıldığı, bu konuda uyuşmazlık olmadığı, Bu durumda davacının talep edebileceği değer kaybı miktarının 30.000 TL — 4.871 TL— 25.129 TL olduğu, Kazaya etken ----- sayılı ------- tarihleri arası davalı şirketin trafik sigortalısı olduğu, trafik sigortası teminat limitinin 100.000 TL olduğu, değer kaybının trafik sigortası teminatları içinde değerlendirildiği, davalı sigorta şirketi ------ talep edilebilecek değer kaybı miktarından sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin sigorta şirketine bildirim tarihi 23.03.2023 4-8 iş günü” 03.04.2023 olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir ------ Somut olayda, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta bakiye 25.129 TL değer kaybı meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı ve davalı sigortalıya ait aracın %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalının, sigortalısının kusuru oranında meydana gelen bakiye değer kaybından sorumlu olduğu sabittir. Bu nedenle, talebe bağlılık ilkesi gözetilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda; 100 TL’nin temerrüt tarihi olan ---- tarihinden itibaren, kalan --- ise ıslah tarihi olan 29/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 100 TL ye temerrüt tarihi olan 04/04/2023 tarihinden itibaren kalan kısım sigorta poliçe limitleri dikkate alınarak 25.029,00 TL ye ise ıslah tarihi olan 29/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, 2-Karar harcı 1.716,56 TL 'den davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 430,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 858,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 430,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.285,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.268,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 25.129,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/280, K. 2025/1023, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-280-e-2025-1023-k-196988b5a963