İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/596 E. 2024/949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/596
Karar No
2024/949
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

HAKİM : *** KATİP : ***

DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Faturadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Müvekkili ile davalı şirket tacir olup aralarında birçok ticari ilişki meydana geldiğini, bu ticari ilişkiler neticesinde davalı şirketin müvekkiline borcu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin alacağı olan 88.325,84 TL sebebi ile davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayı ve 18/04/2023 tarihli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 02/05/2023 tarihinde bu takibin borcuna, işlemiş faizine ve faiz oranına itiraz edildiğini, takibin aynı tarihte durdurulmasına karar verildiğini, takibin durması sebebi ile tarafımızca ticari arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin müvekkiline borcunun olduğunu, davalı şirket de borca itirazında aralarındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, ancak borcun ödendiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, zira borcun ödenmediğini, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayı ve 18/04/2023 tarihli icra takibine yapılan itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, davalının yerinde olmayan itirazlarının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılmış olan itirazın iptali davasının harca esas değeri "100,00 TL " olarak belirtildiğini ve bu miktar üzerinden dava açılmışsa da eldeki davanın harca esas değeri takibin başladığı tarihteki miktar olan " 88.325,84 TL " olup bu miktar üzerinden harç yatırılması gerektiğini, itirazın iptali davası her ne kadar bir alacak davası olsa da fazlaya dair hak saklı tutulmak suretiyle kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davacı tarafa süre verilerek eksik harcın tamamlattırılması,aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişkisinin olduğunu ve bu ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davacıya borçlu olduğunu iddia etmişse de bu iddia gerçekleri yansıtmadığını, zira müvekkili şirket ile davacının eşi ... evveliyatında ortak olup ortaklığı sonlandırırken 09/10/2020 tarihli protokolü imza altına aldıklarını anılan protokol gereği tarafların üzerine düşen edimler açıkça belirtildiğini ve gerek müvekkili şirket,gerekse müvekkili şirket yetkilisi üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davacı ve dava dışı eşi sürekli olarak müvekkili şirketi ve şirket yetkilisini edimleri yerine getirmemiş gibi lanse ederek davalar açtığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan ticaretlerden kaynaklı olarak müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu kalmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile müvekkile tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde;takibe dayanak evrakların 16/10/2020,31/08/2020,31/07/2020,31/07/2020,13/03/2020 tarihli faturalı evraklar olduğunu belirtilen tarih aralıklarında müvekkili şirket davacıya tüm borçlarını ödediğini, bununla ilgili de ibraname aldığını, davacı, müvekkili şirket ve yetkilisine 16/10/2020 tarihinde " ....San.ve Tic.Ltd.Şti ( Vergi No:... ) ve ...'e ( ... ) geriye dönük hiçbir alacağım kalmamıştır. " şeklinde beyanıyla ibra verdiğini, takibe dayanak belgelerin tamamı ibranın öncesine dayanan tarihler olması sebebiyle verilen ibra 16/10/2020 ve öncesi tarihlerin tamamını kapsadığını verilen ibraname gereğince müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmayacağını, müvekkili şirkete ait ticari ve muavin defter kayıtları incelendiği takdirde dahi müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, taraflar arasında birlikte yaptıkları ticari işler ve ortaklık sebebiyle ve sonrasında da ortaklığı sona erdirmelerinden kaynaklı alacaklar sebebiyle karşılıklı davalar açıldığını dava halen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, müvekkili şirketin davacı ya da dava dışı eşine herhangi bir borcunun olmadığını aksine müvekkili şirketin davacı ve eşinden alacaklı olduğu birbirini teyit eden bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili şirket,davacıdan ibraname alarak borçlarını sona erdirdiğini, hatta alacaklı da olmasına rağmen davalı taraf kötü niyetli olarak takibe başladığını ve müvekkili şirketi hem maddi, hem de manevi olarak zarara uğrattığını, müvekkili şirketin alacaklı olarak görünen davacıya bu protokol, senet, fatura ya da başkaca bir sebepten dolayı herhangi bir borcu olmadığı gibi alacaklı konuma dahi geçtiğini, davacı tarafın haksız ve yersiz davasının öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, asıl alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan alınan 03/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1. Davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturalar toplamı 293.642,38 TL’dir. Bu faturalar hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Dolayısıyla takip konusu faturaya dayalı satışın ispatlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödemeleri ispatlaması gerekmektedir. 2. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 205.316,54 TL tutarında tahsilat gözükmektedir. Bu tutar davalının ticari defterlerinde de gözükmektedir. Dolayısıyla taraf ticari defterleri 205.316,54 TL ödeme yönünden birbirini teyit etmekte olup bu tutar da ispatlanmış durumdadır. 3. Davalı tarafça dosyaya sunulan banka kanalıyla yapılan ödemeler yukarıdaki tabloda gösterilmiş olup 139.381,84 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar da davalı ödemesi olarak kabul edildiğinde davalının (205.316,54 TL + 139.381,84 TL =) 344.698,38 TL ödemesi hesaplanmaktadır.

4.Taraf defterleri ile uyumlu 205.316,54 TL ve davalının belgelerle ortaya koyduğu 139.381,84 TL tutarlı ödemeler birlikte değerlendirildiğinde toplam ödeme 344.698,38 TL olarak hesaplanmaktadır. Davacının takip ve dava konusu yaptığı faturalar toplamı 293.642,38 TL olduğu için yapılan ödemelerle tamamı söndürülmüş olmaktadır ve davacının davalıdan bakiye alacağı hesaplanamamıştır.

5. Davalı tarafça dosyaya 2 adet çekle (52.000 TL + 40.000 TL) ödeme yapıldığı belirtilerek çek suretleri sunulmuştur. Bu çeklerin davacıya verildiği ve ödendiğine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.

6. Davalı tarafın ticari defterlerinde 02.10.2020 tarihinde 75.000 TL ve 09.10.2020 tarihinde 5.778 TL olmak üzere 80.778 TL nakit ödeme kaydı gözükmektedir. Bu ödemelere ilişkin ispatlayıcı belge sunulmamıştır, şeklinde kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunduğu görülmüştür.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının faturalardan kaynaklı borcu bulunduğunu kendileri hakkında takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, Kayseri Genel İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmi olarak 100,00-TL lik kısmının iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 88.325,84 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının faturalar olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. Somut olayda konunun iyi anlaşılması için açıklamak gerekir ise, davacı taraf başlatmış olduğu takipte açık hesap ilişkisine dayanmamış sadece faturaya dayandığı görülmüş ve bu kapsamda değerlendirme yapılması gerekmektedir. Tarafların ticari defter incelemesinde dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu, taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunduğu ancak davacı tarafça sadece faturaya dayandığı görülmüştür. Davacı tarafça takip ve dava konusu yapılan faturalar toplamı 293.642,38 TL’dir. Bu faturalar hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Dolayısıyla takip konusu faturaya dayalı satışın ispatlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ödemeleri ispatlaması gerekmektedir. Davacının ticari defterlerinde davalıdan 205.316,54 TL tutarında tahsilat gözükmektedir. Bu tutar davalının ticari defterlerinde de gözükmektedir. Dolayısıyla taraf ticari defterleri 205.316,54 TL ödeme yönünden birbirini teyit etmekte olup bu tutar da ispatlanmış durumdadır. Davalı tarafça dosyaya sunulan banka kanalıyla yapılan ödemeler yukarıdaki tabloda gösterilmiş olup 139.381,84 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tutar da davalı ödemesi olarak kabul edildiğinde davalının (205.316,54 TL + 139.381,84 TL =) 344.698,38 TL ödemesi hesaplanmaktadır. Taraf defterleri ile uyumlu 205.316,54 TL ve davalının belgelerle ortaya koyduğu 139.381,84 TL tutarlı ödemeler birlikte değerlendirildiğinde toplam ödeme 344.698,38 TL olarak hesaplanmaktadır. Taraflar arasında var olduğu iddia edilen ilişki faturaya dayandırılmış olmakla, fatura ve faturanın delil olma kuvveti bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmiştir. Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir. TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır". 27.06.2003 tarihli 2001/1 E.2003/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir. Somut olayda, davalının defterlerinde dava konusu faturaların yer alması sebebiyle davacı şirketin faturaya konu mal ve / veya hizmetin davalıya teslim edildiğini anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 102 maddesine göre; “kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmış ise ödeme vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise mahsup orantılı olarak; borçlulardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” Usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın ticari defterler sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden, bir açıklama yapılmadığı sürece yapılan ödemenin 6098 sayılı TBK'nun 102.maddesi gereğince muaccel olan borç için yapıldığının kabulü gerekir. Davalı tarafından daha önce yapılan ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığını iddia eden alacaklının kanıtlaması gerekir. Alacaklı tarafından yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece, yapılan ödemelerin daha önce muaccel olan borca yönelik kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Özetle davacının dava konusu faturadan sonra davalının yapmış olduğu ödemelerin icra takibinin dayanağı olan faturaları karşıladığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacıya nihai olarak yemin teklifi hatırlatılmış ve yemin deliline dayanılmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 179,90TL harçtan mahsubu ile artan 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,

4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/10/2024

Katip *** e-imzalıdır

Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/596, K. 2024/949, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-596-e-2024-949-k-f0b653fc1dba