İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/583 E. 2025/766 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/583
Karar No
2025/766
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/583 Esas KARAR NO :2025/766

DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ:26/09/2023 KARAR TARİHİ:11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... ŞTi.'nin tekstil sektöründe özellikle deri-kumaş üretim ve satışı işleri ile iştigal olan köklü bir firma olduğunu, müvekkilinin ürün alım ve satım sevkiyatını genellikle kara yolu taşımacılığı yolu ile gerçekleştirmekle; bu hususta uzun zamandır davalı şirket ile çalıştığını, davalının 20.03.2023 tarihli taşıma:, 08.05.2023 tarihli taşıma, 09.05.2023 tarihli taşıma olmak üzere üç ayrı taşıma işinde müvekkiline ait üç ayrı malin zayi olmasına sebep olduğunu, 20/03/2023 tarihli taşıma ; müvekkili, 20.03.2023 tarihinde, 30.870,82.-TL bedelli ... fatura no ile ... isimli dava dışı firmaya toplamda, 117 metre çeşitli kumaş satışı gerçekleştirdiğini, ürünlerin gönderimini yine davalı firma ile sağladığını, işbu kumaşlardan ... 1067 kodlu 34 metre, ... 1070 kodlu 9 metre ve ... kodlu 34,5 metre olmak üzere toplamda 77,5 m2 kumaş, üzerine yağ benzeri bir madde dökülmek sureti ile hasar aldığını, kullanılamaz hale geldiğini, zarar gören mala ilişkin olarak davalı tarafından malın ... şubesinden ... şubesine vardığında ambalajının ıslak olması sebebi ile ürün sevkiyat aşamasında iken 21.03.2023 tarihinde hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, İlgili tespit tutanağında hasar nedeni "başka kargonun zarar vermesi " şeklinde, hasar açıklaması ise "naylon poşetlere sarılı içeriği halı olan koli dış ambalajı yağ benzeri bir madde akmış halde indirildi. Sebep kargo tespit edilemedi" olacak şeklinde belirtildiğini, Ayrıca, tutanakta sıvı ürün için herhangi bir uyarı bandı olmadığı belirtildiğini ancak zararlarının giderilemediğini, müvekkilinin müşterisi tarafından zarar gören ürünlerin kabul edilmediğini ve müvekkiline iade edildiğini, ürünlerin taraflarınca muhafaza edilerek dava esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının kusuru ile ürünlerin kullanılamaz hale geldiğinin açıkça görüleceğini, 08/05/2023 tarihli taşıma ; müvekkili, 08.05.2023 tarihli ve 11.504,00.-TL Bedelli ... Fatura no ile, ... Tic. A.Ş. İsimli dava dışı firmaya, 30 metre kumaş satışı gerçekleştirdiğini, ürünlerin gönderimini yine davalı firma ile sağladığını, işbu ürünler kaybolmak sureti ile zayi olduğunu, müvekkili 08.05.2023 tarihinde ... gönderi kodu ile gerek fatura gerek ise kargo tesliminde "..." şeklinde belirttiği adrese gönderilmek üzere ürünleri davalıya teslim ettiğini, Ancak taşıyıcı davalı, ürünleri ".... Sk. No:3 ...,... " şeklindeki taraflarınca tanınmayan adrese malı teslim ettiğini, bu noktada malların kaybolduğunu ve davalıya yapılan başvurular sonucu davalı tarafından yanlış adrese bırakılan malların, doğru adrese teslimi için tekrar alındığını ancak kargonun tamamen kaybolduğunu ve başvurularının sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin müşterisine aynı tür ürünleri ikinci kez kargolamak durumunda kaldığını, müvekkilinin ikinci gönderimini 29.05.2023 tarihinde ... gönderi kodu ile davalı vasıtası ile gerçekleştirdiğini, , bu kez ürünler doğru adres olan "..." adresine ... isimli şahsa teslim edildiğini, Her ne kadar malların kaybolduğu ilk kargolamada teslim adresi bambaşka bir adres olarak görünse de her iki ürünün de gönderi bilgisine bakıldığında, gönderinin dava dışı alıcının çalışanı olan ... şahıslı isme teslim edildiğinin gözüktüğünü, Ancak, kaybolan kargonun teslimat adresinin alıcı adresi ile alakası olmadığı gibi, alıcı tarafın bu kargonun kendisine hiç ulaşmadığını açıkça beyan ettiğini, Zaten kargonun çıktığı adres, kimse tarafından tanınmamakta olduğunu ve o adreste ... Tic. A.Ş.isimli bir firma bulunmadığını, 09/05/2023 tarihli taşıma ; müvekkili, 09.05.2023 tarihinde dava dışı ... ... Turz. Gıd. San ve Tic. Ltd. Şti 'den ... Fatura no, 09.05.2023 Tarih ve 1.284,23.- EURO Bedelli fatura ile 51,7 m2 hakiki deri satın aldığını, İşbu ürünlerin taşıması, 09.05.2023 tarihinde ... gönderi kodu ile göndericisi ..., alıcısı ise müvekkili olacak şekilde, davalı tarafından gerçekleştirildiğini, ürünlerin, tam ve sağlam biçimde ve düzgün paketlenmiş bir biçimde davalıya taşınması üzere teslim edildiğini ancak ürünlerin taşıma esnasında -muhtemelen, sıvı ihtiva eden bir kargo paketinden kaynaklı olarak- bir çeşit sıvı ile temas ettiğini ve ürünlerin 21,84 m2 lik kısmı, hasar görmüş, kullanılamaz hale geldiğini, Davalıya ürünlerin gördüğü zarara ilişkin ek'te sundukları 17.05.2023 tarihli form ile başvuru yapıldığını ancak olumlu dönüş alınamadığını, ürünlerin taraflarınca muhafaza edildiğini, dava esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının kusuru ile ürünlerin kullanılamaz hale geldiğinin açıkça görüleceğini, tüm bu zararlara ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2023/... dosya nolu arabuluculuk dosyası üzerinden dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulüyle 20.03.2023 tarihli taşıma gereği zararları olan 18.907,63.-TL'nin hasarın tespit edilerek bildirildiği 21.3.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı tarafından davacıya tazminat olarak ödenmesine, 08.05.2023 tarihli taşıma gereği malın tümüyle kaybolması nedeniyle zararları olan 10.651,00.-TL'nin 29.5.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı tarafından davacıya tazminat olarak ödenmesine, 09.05.2023 tarihli taşıma gereği zararları olan 502,32.- EURO'nun bildirimin yapıldığı 17.5.2023 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsinden para birimine açılmış bir yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak davacıya tazminat olarak ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir . CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça iddia edilen zararın boyutu ve değeri ispat edilemediğini, bu hususta açıklanacak gerekçelerle herhangi bir zarar tespitine de muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde davaya konu edilen üç gönderinin tespit edildiğini, söz konusu gönderilerin numaralarının ..., ... ve ... oluğunu, ... nolu gönderi ile ilgili olarak;kargo için kargonun transfer sürecinde yapılan kontrollerde ambalajın hasarlandığı tespit edilerek durumun tutanak altına alındığını, ancak müvekkili şirketin bu hasardan sorumluluğunun kanunen belirlenen sınırla belirlenebileceğini, Öncelikle kargo içeriğinden ne kadar ürünün hasarlandığı tespit edilemediğini, ürünlerin bir kısmının hasarlanmış olmasının tamamının zayi olduğuna bir karine olmayıp bu hususta tüm ürünlerin kullanılamaz hale gelmişçesine talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, ürünlerin ne kadarlık kısmına ilişkin bir zaiyat mevcut olup olmadığı müvekkili şirket kayıtlarında da mevcut olmadığını, toplamda 2 parça olarak sevk edilen ürünlerden 1 adet için tutanaklaştırma mevcut olduğunu, alıcının gönderilerden 1 adetini teslim aldığını, diğer adetini iade ettiğini, iade edilen gönderi için ise tutanaklaştırma bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde yer verdiği, ürünlerin durumu hakkındaki tespite ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, ürünlerin davacıya iade edildikten sonra hangi koşullarda muhafaza edildiğinin meçhul olduğunu, dolayısıyla zararın artmasına sebebiyet verici durumların göz önüne alındığında bu hususta yapılacak hiçbir tespitin gerçek zararın belirlenmesinde rol oynamayacağını, gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde bu olguların ne ölçüde etkili olduğunun dikkate alınması gerektiğini, müvekkili şirketin tüm taşımalarını standart kargo taşıması şeklinde yapmakta ve özel bir taşıma taahhüdü vermediğini, Gönderici müşteri tacir olup, taşımada meydana gelebilecek riskleri ön görmesi ve gönderiyi buna göre ambalajlaması beklendiğini, Bu nedenle davacının da gönderileri uygun ambalajladığının ispatı gerektiğini, ... gönderi ile ilgili olarak ise; müvekkili şirket nezdinde kargonun kayıp duruma düştüğüne ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi gönderinin teslimatına ilişkin teslim belgesinin de yazı ekinde sunulduğunu, Söz konusu gönderi ile birlikte alıcıya birden fazla kargo teslimatı yapıldığından, kargonun alıcı bünyesinde kayıp duruma düşmesinin muhtemel olduğunu, bu durumda müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ... gönderiye ilişkin olarak da kayıtlarda hiçbir tutanaklaştırma ve hasar bilgisi bulunmadığını, Bu gönderiye ait olarak da teslim nüshası yazı ekinde mahkemeye sunulduğunu, Ortada teslim belgesi ile ispat edilebilen bir durum mevcutken aksi yöndeki davacının afaki iddialarının kabul edilmediğini, davacının dava tarihi üzerinden yaptığı taleplerin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan tüm bu gerekçelerle müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen limitlerle sınırlı olduğunu, davanın esasa ilişkin beyanları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 04/05/2024 tarihinde bilirkişiler ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası İle yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, tekstil, taşıma ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; 5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.2 İncelenen davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.3 teknik yönden hasar ve kayıp durumuna göre; a) 20.03.20223 tarihli taşımada 18.907,63 TL zarar iddiasına karşın, 564,60 TL, 62,10 USD ve 221 USD üç farklı cins emtiada zarar oluştuğu, b) 08.05.2023 tarihli taşımada 502,32 EURO zarar meydana geldiği, c) 09.05.2023 tarihli taşımada KAYIP sebebi ile 6.053,70 TL zarar meydana geldiğinin değerlendirildiği, 5.4 Taşıma süreci ve akdi ilişki bakımından davalının meydana gelen zararı TL ve EURO cinsinden talep ettiği, buna göre USD talebi olmadığı gözetilerek, dava tarihi itibarı ile USD/TL hesabı da yapılarak, davacının toplam 14.344,40 TL ve 502,32 EURO zararının tazminini davalıdan talep edebileceği, 5.5 Davalının TTK m.886 hükmü karşısında TTK md 882'de öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanmayacağı, kargo taşımasının gerektirdiği Asgari tedbir ve özenin dahi gösterilmeyerek Zarar Meydana gelme bilinci içinde pervasızca hareket edildiğinin değerlendirildiği, 5.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 27/10/2024 tarihinde bilirkişiler ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; "Dosya mevcudu, kök rapor, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, tekstil, taşıma ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; - Dava konusu zarar tespitinde çıkış yeri fiyatlarına göre hasar kaynaklı hesaplanan zararın, sınırlı sorumluluk limitlerini aştığı, kayıp zararının ise tam tazmin edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, - Yapılan taşımaların yurtiçi taşımalar olduğu ve TTK hükümlerine göre tazminat irdelemesi gerektiği, - Davalının icra ettiği üç (3) ayrı taşımada davacı yanın iki taşımadaki hasar zararı için ve bir taşımadaki kayıp zararı için 4.547,11 TL + 6.479,89 TL46.053,70 TL olmak üzere toplam 17.080,70 TL tazminattan sorumlu olacağı " şeklinde görüş bildirmişlerdir. 14/06/2025 tarihinde bilirkişiler ...'nın sunmuş olduğu bilirkişi ek raporunda ; " Dosya mevcudu, ek rapor, tarafların bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazları ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel, tekstil, taşıma ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; - 1.EK rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni sonuç ve kanaat hasıl olmamıştır. - Hukuki niteleme, yorum ve takdir gerektiren itirazların değerlendirmesi yüce mahkemenin hususi görev ve yetki alanındadır. " şeklinde görüş bildirmişlerdir. GEREKÇE: Dava; davacı ile davalı arasında yapılan taşımacılık sözleşmesi ile edimlerin yerine getirilmemesi ve edimlerin getirilmesi ile emtialarda meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu anlaşılmakla beraber, Dava konusu dosyada zarar gören emtiaların niteliği gereğince dosyaya sektör alanında uzman bilirkişi ve tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla bilirkişi görevlendirmesi yapılmış olup, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı hususunun tespit edilmesi ile birlikte kusur incelemesine geçilerek, davalı taşıma şirketinin kusurlu olup olmadığı hususu incelendiğinde, davalının emtialara 2 taşıma sırasında da zarar verdiği, diğer bir taşımada ise emtiaları yanlış kişiye teslim ettiği iddiası incelenmiş olup, davacının emtialarının zarar gördüğü tespit edilmiştir. Meydana gelen zararın taşıma şirketinin , taşıma işletmeciliği ile bağdaşmayan şekilde istifleme ve eşya taşıması yapması sonucunda gerçekleştiği tespitine bilirkişiler ulaşmış olup, gereken özen ve tedbirlerin davalı şirket tarafından alınmadığı, dolayısıyla taşıma sırasında meydana gelen zararlardan tam kusurlu olduğu ayrıca zararın birden fazla kez meydana gelmesi de kusurlu olduğu görüşünü destekler nitelikte olduğu görüşüne mahkememizce de katılınarak davanın meydana gelen zararların hesaplanması sonucunda kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile 4.547,11-TL , 6.479,89-TL ve 280,52 Euro tutarları yönünden kabulüne, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yabancı para alacağı bakımından 3095 S.K.'nun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.690,26-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 751,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 938,66-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 24.744,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 29.377,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 751,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.021,45TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 19.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 270,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.270,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.810,10-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 150-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.150,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.795,93-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 1.426,44-TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 1.693,56.-TL ' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/583, K. 2025/766, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-583-e-2025-766-k-39fd7d833232