İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/564 E. 2025/256 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/564
- Karar No
- 2025/256
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/564 Esas KARAR NO: 2025/256 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/08/2023 KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ----- akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden müvekkil şirket, yetkili acente olarak görevini ifa ettiğini, davalı şirket tarafından, ------ yevmiye nolu fesih ihbarnamesi ile herhangi acentelik sözleşmesinin 3 ay sonra feshedileceğinin belirtildiğini, davalı yan herhangi bir gerekçe göstermeksizin acentelik sözleşmesini feshettiğini, bu husus müvekkil tarafından gönderilen ihtarneme ile feshin haksız olduğu ve müvekkilin kabulünde olmadığı belirtilmişse de, davalı yan tarafından somut bir gerekçe gösterilmeden feshin yapılacağına dair irade haksız ve gerekçesiz olarak sürdürüldüğünü, gelinen noktada ---- tarihi itibariyle, davalı yan tarafından gönderilen ihtarname neticesinde tek taraflı haksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ----- tarihli acentelik sözleşmesi feshedildiğini, bilindiği üzere sigorta acenteleri hakkında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde TTK’nın 116-134 arasındaki hükümler, bu fasılda hüküm bulunmayan hallerde de, aracılık eden acenteler hakkında tellallık hükümleri (BK m.126) akit yapan acenteler hakkında komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmaması halinde vekalet hükümleri uygulandığını, haksız fesih nedeniyle müvekkilin yeni müşterilerle yapılan ve kısa süre içerisinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etseydi elde edebileceği ücret isteme hakkını da kaybettiğini, müvekkil acentenin teknik olarak zarar etmediği, performansının düşük olmadığı, feshin haklı sebebe dayanmadığı, davalı şirketin müvekkil acente nedeniyle menfaat elde ettiği, acentenin düzenli olarak şirketinize yeni müşteri kazandırdığı bu haliyle de feshin dayanaksız olduğunu belirtmek gereği hasıl olduğunu, taraflar arasında, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak,-----arabuluculuk nolu dosya ile dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 30.12.2022 tarihli arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkilin hak kazandığı tazminat miktarının yapılacak bilirkişi incelemesi ile sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, denkleştirme isteminden kaynaklı değeri daha sonradan arttırılmak üzere HMK 107 uyarınca 100-TL müşteri portföy tazminatının Acentelik Sözleşmesi’nin fiilen feshedildiği 23.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, acentelik sözleşmesi haklı nedenlerle sonlandırılmış olduğundan davacı acentenin tazminat talepleri yerinde olmadığını, sigorta acenteleri hakkında 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde TTK’nın 116-134 arasındaki hükümler, bu fasılda hüküm bulunmayan hallerde de, aracılık eden acenteler hakkında tellallık hükümleri (BK m.126) akit yapan acenteler hakkında komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmaması halinde vekalet hükümleri uygulandığını, davacı acente huzurdaki davayı TTK’nın 121/4 maddesine göre haksız fesih tazminatı TTK’nın 122.maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep ettiğini, davacı acentenin portföyü müvekkil şirketin “zarar etmesine” yol açtığından sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, her halükârda huzurdaki davada “denkleştirme tazminatı” şartları oluşmadığını, müvekkilden talep edilmediği sürece denkleştirme tazminatı taleplerinin muaccel hale gelmeyeceği ve faiz işlemeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafın fesih tarihinden itibaren avans faiz talepleri hukuka aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak açılmış davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişiler rapor içeriğine göre; davalı----- tarafından öne sürülen sebeplerin, acentenin kusurundan kaynaklanmadığından, sözleşmenin feshinin haklı sebeplere dayanmadığı, davacı ----- acentesi ile davalı --- arasındaki “sigortacılık sözleşmesinin” feshinden kaynaklanan ve davalı ----- şirketinin elde ettiği menfaatlerden, davacı acenteye ödemesi gerekli denkleştirme-portföy tazminat tutarının 18.644,84 TL. olduğunu, davalı --- şirketinin dava tarihinden önce temerrüdünün olmaması nedeniyle, davacının söz konusu alacak için fesih tarihinden itibaren ticari faiz talebinin mali ve hukuki açıdan mümkün olamayacağını beyan etmiştir. Bilirkişiler ek rapor içeriğine göre; davalı ---- tarafından öne sürülen sebeplerin, acentenin kusurundan kaynaklanmadığından, sözleşmenin feshinin haklı sebeplere dayanmadığı, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, davalının önemli menfaatler elde edip etmediği ispat yükü acente üzerinde olduğu, davacının davalının önemli menfaat elde ettiğini ispat etmesi halinde 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkememizin portföy tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda davacı --- acentesi ile davalı ---- arasındaki “sigortacılık sözleşmesinin” feshinden kaynaklanan ve davalı ----- şirketinin elde ettiği menfaatlerden, davacı acenteye ödemesi gerekli denkleştirme-portföy tazminat tutarının, net esasa göre “acente kaynaklı tutarının dikkate alınmasında” portföy tazminatının 18.644.84 TL, brüt esasa göre “hiçbir indirim yapılmadan” hesaplanan portföy tazminatının ise 93.224,12'TL olduğu, davalı ... şirketinin dava tarihinden önce temerrüdünün olmaması nedeniyle, davacının söz konusu alacak için fesih tarihinden itibaren ticari faiz talebinin mali ve hukuki açıdan mümkün olamayacağını beyan etmişlerdir.Davacı vekili 24/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; 18.644,84 TL denkleştirme portföy tazminatının acentelik sözleşmesinin fiilen feshedildiği 23/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.TTK madde 121" (1) Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir. (2) Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir. (3) Müvekkilin veya acentenin iflası, ölümü veya kısıtlanması hâlinde, Türk Borçlar Kanununun 513 üncü maddesi hükmü uygulanır. (4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. (5) Müvekkilin veya acentenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası sebebiyle acentelik sözleşmesi sona ererse, işlerin tamamlanması hâlinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına oranlanarak belirlenecek uygun bir tazminat acenteye ya da bu maddede yazılı hâllere göre onun yerine geçenlere verilir." TTK madde 122 "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır. " hükümlerine amirdir.Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriklerine göre; taraflar arasında,----- tarihinde Acentelik Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmenin -------yevmiye nolu fesih ihbarnamesi ile fesh edildiği, davalı tarafça davacının fesih ihtarnamesine karşı sunduğu ihtarnamede; davacı acente nezdinde yapılan çalışmalarda ----- yıllarında olmak üzere dört yıl üst üste karlılık rakamlarının negatif olduğu, acentenin dört yıl üst üste zarar ettiğinin tespit edildiği, şirketin halka açık bir şirket olduğu ve her tacir gibi kar elde etmek için çalışmalarını yürüttüğü açık olup, acente ile Şirketleri arasında yer alan sözleşme ------ yevmiye numaralı acentelik sözleşmesinin feshine dair ihtarname doğrultusunda feshedilecektir şeklinde cevap verildiği, davacının işbu dava ile ileri sürdüğü talebinin haksız fesih nedeniyle TTK 122'nci madde gereği portföy tazminatı olduğu, TTK 121/2. Madde kapsamında aradaki sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, aynı maddenin 1. Fıkrası kapsamında belirsiz süreli sözleşmenin üç aylık süreye uyularak feshedilebileceği, davalının usulen bu kurallara uyarak sözleşmeyi feshettiği ancak TTK 122/1-c bendinde somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acentenin müvekkilden uygun bir tazminat isteyebileceğinin düzenlendiği, davalı tarafça fesih ihtarnamesinde gerekçe gösterilmediği, fakat sonraki aşamada davacı acentenin ------- yıllarında olmak üzere dört yıl üst üste karlılık rakamlarının negatif olduğunun ileri sürüldüğü, davalının fesih iradesinin temelinde bir sebebin bulunduğu fakat bu sebebi belirtmeden fesih işlemini yaptığının anlaşıldığı, davalı tarafça iddia edilen ve davacının şirketin zararına sebebiyet verdiği hususların sigortacılıkta risk ve prim kavramları ile uyumlu olmadığı, bu nedenle hedef gerçekleştirme oranındaki düşüklük esas alınarak acentelik sözleşmesinin feshinin hukuki ve mali izahının olmadığı, bu nedenle ileri sürülen feshin haklı nedene dayanmadığı, TTK 122/1-c bu bent kapsamında davacının fesih nedeniyle tazminat talebinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, tazminatın miktarı hususunda TTK 122/2. Maddesinde düzenleme yapıldığı, buna göre, tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı, sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalamanın esas alınacağı dosya kapsamına göre tespit edilen komisyon tutarı miktarı gözetildiğinde davacı alacağı18.644,84 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davacının davasının kabulü ile 18.644,84 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2)Alınması gerekli karar harcı 1.273,62 TL’den peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin ve davacı tarafından yatırılan 319,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 588,85 TL'nin mahsubu ile 684,77 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3)Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 319,00 TL ıslah harcı toplamı olan 588,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4)Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 16.500,00 TL bilirkişi, 194,25 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 17.002,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına, 5)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.644,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025