İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/520 E. 2023/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/520
Karar No
2023/520
Karar Tarihi

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/520 Esas - 2025/261 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/520 Esas KARAR NO : 2025/261

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yana, 08.03.2022 günlü sözleşme ile birlikte KDV dahil 70.800,34-Euro bedel üzerinden sıhhi tesisat malzemeleri satıldığını, sözleşme konusu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığını ve bu uğurda tanzim edilen faturaların tarafların kayıtlarına karşılıklı olarak (ihtirazi kayıtsız) işlendiğini, bu hususun tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile de teyit edileceğini, buna karşın davalı tarafından sözleşme bedelinin düzensiz biçimde ve noksan olarak ödendiğini, buna göre davalının, 03.07.2023 günü itibariyle ana para bakiye borcunun 9.075 Euro olduğunu, davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine zorunlu arabuluculuk sürecinin izlendiğini, ancak bir netice elde edilemediğini, hâl böyle olunca eldeki davanın açılması zorunluluğunun hâsıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından aşamalarda yapılan ödemelerin TBK 100. maddesi uyarınca işlemiş faize sayılması suretiyle yapılacak hesaplama neticesinde tam ve kesin olarak ortaya çıkacak olan alacaklarından şimdilik 1.000-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının TTK 1530/2. maddesi uyarınca belirlenecek olan temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında yapılan ıslah ile dava değerini artırarak, toplam 8.105,08 Euro'nun Arabuluculuk son tutanak tarihi olan 12.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek olan 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresinin Kadıköy/İstanbul olduğundan yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın ... .... ... Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme tablosundan alacaklı olduğu iddia edilen miktarın belirli olup, davanın “belirsiz alacak davası” olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın esasına ilişkin olarak ise; davacı tarafın taraflar arasında sözleşme olmamasına rağmen kur farkı talep ettiğini, kur farkına ilişkin özel bir sözleşme yoksa tacir tarafların kur farkı alacağı talep edemeyeceğini, taraflar arasında yazılı olarak bir kur farkı ödenmesine dair herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, kur farkı alacağının talep edilebilmesinin taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlı olduğunu, davacı ... .... ... A.Ş.'ye herhangi bir kur farkı faturası düzenlemediğini ve göndermediğini, dolayısıyla kur farkı sözleşmesi olmaması ve kur farkına dair faturanın düzenlenmemiş olması nedenleri ile davacı tarafın, müvekkilinden kur farkı talep edemeyeceğini, fatura genel şartlarında, döviz kurunun fatura tarihindeki TCMB kuru dikkate alınarak faturanın TL olarak kesileceği ve ödemelerin TL olarak yapılacağının yazılı olduğunu, döviz kurunun fatura tarihinde kur üzerinden TL'ye çevrilerek TL olarak ödeneceğinin davacı tarafından yazıldığını, bu sebeple davacının kendi hazırladığı faturaya katlanmakla yükümlü olduğunu, temerrüt tarihinin belirsiz olduğunu, davada temerrüt tarihi olarak arabuluculuk anlaşmama tarihinin esas alınması gerektiğini, bu tarihin 12.07.2023 tarihi olup, arabuluculuk anlaşmama tutanağında yazılı olduğunu, alacak iddiasını kabul etmemek kaydıyla, bu tarih haricinde herhangi bir tarihin temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait ticari defterlerin yerinde incelenmesini talep ettiklerini belirterek, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın Euro cinsinden tahsili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın tespiti yapılarak öncelikle davalının usuli itirazları incelenmiş, Mahkememizin yetkili olduğu belirlendiğinden yetki itirazının reddi ile kısmi dava açılmasının mümkün olması nedeniyle davalının belirsiz alacak davası açılamayacağına yönelik olarak yaptığı itirazların reddine karar verilerek, uyuşmazlığın esasına geçilmiş ve delillerin toplanmasına karar verilerek bu kapsamda öncelikle davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde gerekli incelemelerin yapılması için talimat yazılmasına karar verilmiş, yazılan talimat uyarıca... .... .... tarafından düzenlenen 13.12.2023 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesinden sonra, bu kez Mahkememizce 14.05.2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca; Dosyanın bir SMMM bilirkişi ile bir Nitelikli Hesap Uzmanı (Borçlar Hukuku alanında uzman) oluşacak 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile; taraf iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle tüm dosya kapsamı ile davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 13.12.2023 tarihli rapor ile davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle davacı yanın talep edebileceği bir miktar olup olmadığı, var ise ferileri ile birlikte tespiti hususunda rapor alınmasına karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişiler ... .... .... 'a tevdi edildiği, bilirkişilerce düzenlenen 22.10.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, itirazların değerlendirilmesi amacıyla yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 17.02.2024 tarihinde raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar görülmesi ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun 08.03.2022 tarihli sözleşme ve faturalardan kaynaklanan alacağın süresinde ödenmemesi nedeniyle alacak ile birlikte kur farkı nedeniyle uğranılan zararın faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olduğu, taraflar arasında düzenlenen 18.02.2022 tarihli Teklif Mektubu içeriklerine göre Sözleşmenin 08.03.2022 tarihinde kurulduğu, Sözleşmenin Genel Satış Şartları döviz kuru kısmında; Fatura tarihindeki TCMB Euro döviz satış kuru esas alınacağı ve faturanın Türk Lirası üzerinden kesileceği, ödemenin de Türk Lirası üzerinden yapılacağı, yine bu Sözleşmeye istinaden; 26.04.2022 tarihli ... .... .... no'lu 146.800,81 nolu faturanın düzenlendiği ve bu faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde mevcut olduğunun tespit edildiği, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğine ve Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222.maddesi çerçevesinde davalı şirketin açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süreler içerisinde yaptırmış ve kayıtların birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre 26.07.2023 dava tarihi itibarıyla davacı şirkete cari hesaptan kaynaklanan 89.749,28 TL tutarında borçlu göründüğü hususlarının davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmiş olduğu, Mahkememizce oluşturulan bilirkişi heyetine davacı şirkete ait kayıtlar ile tüm dosya kapsamı üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen raporlarda ise; davalı kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunun da incelenmesi ile her iki şirketin kayıtlılarında da söz konusu alım-satım işleminin karşılıklı "TL" üzerinden tutulduğu, teklif metninde yer alan tutarın fatura tarihinde TL’ye çevrilerek ödemelerin de bu tutar üzerinden yapıldığı, davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacının davalıya toplam 1.158.740,48-TL'lik 3 adet fatura düzenlediği, bu faturalara karşılık davalı tarafından davacı tarafa toplam 1.100.991,20-TL ödeme yapıldığı, bu işlemler neticesinde davalının davacıya 57.749,28-TL borçlu göründüğü, her iki tarafın da defter ve kayıtlarının dövizli borç alacak ilişkisini gösterir şekilde tutulmamış olup, "TL" üzerinden tutulduğu, kur farkı faturaları veya tahakkuklarına ait kayıtlara rastlanmadığı, Mahkemenin aksi kanaatte olması ve dava konusu alım satım ilişkisinin döviz üzerinden kurulduğunun kabulü halinde ise davacı tarafından davalıya KDV dahil toplam 70.723,86-Euro luk 3 adet fatura düzenlenmiş olacak ve bu faturalara karşılık davalı tarafından davacıya toplam 62.618,77-Euro ödeme yapılmış olacak ve bu işlemler neticesinde davalının davacı tarafa 8.105,08-Euro borçlu görüneceği hususlarının tespit edildiği belirlenmekle, Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında malzeme alım satımına dayalı bir ticari ilişkinin kurulduğu, bu ticari ilişkide davacının satıcı, davalının alıcı olduğu, tarafların imzasını içerir Sözleşmenin Genel Satış Şartlarına ilişkin kısmında, "Fatura tarihindeki TCMB Euro DSK (döviz satış kuru) esas alınarak, fatura TÜRK LİRASI üzerinden kesilecek ve ödeme TÜRK LİRASI üzerinden yapılacaktır." açıklamasının bulunduğu, taraflar arasındaki Sözleşmenin bu maddesi uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkinin yürütüldüğü ve her iki tarafın da defter ve kayıtlarının dövizli borç alacak ilişkisini gösterir şekilde tutulmamış olup "TL" üzerinden tutulduğu, kur farkı faturaları veya tahakkuklarına ait kayıtlara rastlanmadığı, davacı tarafça davalıya toplam 1.158.740,48-TL'lik 3 adet fatura düzenlendiği, bu faturalara karşılık davalı tarafından da davacıya toplamda 1.100.991,20-TL ödemenin yapıldığı, bu işlemler neticesinde davalının davacıya 57.749,28-TL tutarında borçlu göründüğü, her iki tarafın da defter ve kayıtlarının dövizli borç-alacak ilişkisini gösterir şekilde tutulmamış olduğu, esasen taraflar arasındaki anlaşmada ödemelerin TL üzerinden yapılacağının kararlaştırılmış olup, taraflar arasında Sözleşmede kararlaştırılan bu hususun aksi bir yönde bir uygulama ve ödeme şeklinin de fiilen uygulanmadığı, bir başka deyişle, taraflar arasında Sözleşmenin aksi yönünde fiili bir uygulamanın da mevcut olmadığı anlaşılmakla, bu durumda davacının Euro cinsinden yaptığı alacak talebinin taraflar arasındaki gerek Sözleşme hükmüne gerekse fiili uygulamaya uygun bir talep olmadığından yerinde görülmediği, ancak davacının kendi kayıtlarında davalı kayıtlarında görülen miktardan daha az bir miktar olan 57.749,28-TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle, davacının dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi kapsamında talep ettiği alacak istemlerinin 57.749,28-TL üzerinden kısmen kabulü ile, bu miktarın davalıdan temerrüt tarihi olarak kabul edilen 12.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile alacağın Euro cinsinden tahsiline karar verilmesine ilişkin istemlerinin ise yapılan yargılama sonucu yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ İLE; 57.749,28-TL'nin davalıdan 12.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile alacağın Euro cinsinden tahsiline karar verilmesine ilişkin isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan 57.749,28-TL üzerinden hesaplanan 3.944,85-TL harcın, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 509,10-TL harç ile yapılan ıslah nedeniyle yatırılan 4.700,00-TL harçtan mahsubu ile 1.264,25-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 3.944,85-TL karar ve ilam harcı, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.253,1‬0‬-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 321,5‬0-TL posta ve tebligat gideri, 16.000‬,00-TL bilirkişi ücreti ve 17,50-TL olmak üzere toplam 16.339‬,00‬-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 3.148,02-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 164,3‬0-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 38.717,39-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 601,12-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 2.518,88-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/520, K. 2023/520, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-520-e-2023-520-k-b5c21062d998