İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/51 E. 2023/1058 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/51
- Karar No
- 2023/1058
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/51 KARAR NO : 2023/1058
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/01/2023 KARAR TARİHİ : 22/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili ........ şirketi ile davalı ....... şirketi arasındaki ticari ilişkiye istinaden aşağıdaki listede belirtilen taşımaların müvekkili tarafından üstlenildiğini ve taşıma hizmetinin gereği gibi yerine getirildiğini, verilen hizmet karşılığında navlun hizmet faturaları düzenlendiğini, davalı tarafa iletildiğini, müvekkili şirketin toplam fatura alacağının 6.595,00 Euro olduğunu, Müvekkili şirketin alacağını tahsil için davalı şirket nezdinde yaptığı yazılı ve sözlü girişim ve taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhine takip başlattıklarını, davalı-borçlu şirketin takip konusu borca ve ferilerine haksız ve mesnetsiz itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu; İleri sürerek fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ...... Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 17/07/2023 tarihli Bilirkişi ........ tarafından sunulan raporda Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı şirketin, davalı ile yaptığı sözleşmeler gereğince üstlendiği taşıma edimini ve bu sözleşmelere uygun olarak (taşıma konusu emtiayı tam ve sağlam olarak taşıyarak alıcısına teslim etmekle) ifa edip etmediği, ifa etmiş ile dört adet taşımadan doğan navlun bedellerinin davalı şirket üzerine keşide ettiği e-faturalara rağmen tahsil edip etmediği ile iddia ettiği miktarda navlun alacağının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı; Davacının davalı ile kurduğu sözleşmelere göre ifa ettiği ilk üç taşımadan doğan ve faturalara konu navlun ve yurtdışı gümrük ücretleri alacağı toplamının 5.465,00 Euro olduğu ve davalı şirket ile bağlantısı kurulması halinde Türkiye-Fransa taşımasının 1.130,00 Euro navlun ve YDG ücreti alacağının da ilavesi ile davacının alacağının 6.595,00 Euro olduğu değerlendirildiği, Davalı şirketin davaya cevap vermemesinden dolayı davalı şirketten tahsilat yapıp yapmadığı hususunu değerlendirmeye imkân verecek herhangi bir itiraz veya veri bulunmadığı, bu nedenle davalı şirketin ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığı (uzmanlık alanımıza uygun olmadığından) ile incelenerek davacının ticari defterlerinin lehe delil olma vasfı bulunup bulunmadığı ve davalı şirketten tahsilat yapıp yapmadığı ile yaptı ise miktarının belirlenmesi yönünden incelenmesinin yerinde olacağının değerlendirildiği;Davacı şirketin davalıyı daha önce temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında bir veri olmaması ve davacı-alacaklının takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasına göre davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün; faiz oranının ise alacağın Euro cinsinden olmasından dolayı 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat için ödediği faiz miktarına oranına uygun olarak takip tarihinden itibaren, davacı lehine kurulacak alacak miktarı üzerinde faiz işletilmesinin yerinde olacağının değerlendirildiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibari ile taşınması sözleşmesi nedeni ile alacaklı olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş olup bu kapsamda yaptırılan bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup düzenlenen 17.07.2023 tarihli rapor dikkate alındığında ilk üç taşıma için (İtalya-Türkiye, Türkiye-İsviçre, Türkiye-İsviçre) davacı şirket ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu, davacının faturalarının itiraza uğramadığı ve lehine delil olduğunu, davacının 3.4- 4 palete ilişkin Aptis-Türkiye-Fransa 1.130 Euro'luk taşımasına ilişkin ........ ihracatcı olduğu, bu şirket ile davacı şirketin yetkilisinin aynı olduğu, grup şirket olduğunu bu nedenle taşıma ücretini talep edebilecekleri iddiasında bulunmuş ise de dosya kapsamından bu durumun anlaşılamadığı yalnızca şirket yetkilisinin aynı kişi olmasının yetmediği, diğer şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğu anlaşılmakla bu taşıma bakımından davacının davasını ispatlayamadığı, diğer taşımalar bakımından ise davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne 5.465,00-EURO bakımından tabikibin iptali ile ispat edilen taşımalar bakımından alacağın likit olması nedeni ile davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar vermek gerekmiştit HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalıların Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 5.465,00-EURO bakımından İPTALİNE, alacak bakımından talebi aşmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması sureti ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (22.275,35-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 7.608,14- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 1.838,74 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 5.769,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90- TL başvuru harcı, 1.838,74-TL peşin nispi harç, 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.044,24-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 2.166,50-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.776,53-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 389,97-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 2.558,40-TL'nin davalıdan, 561,60-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2023 Katip ...... ¸
Hakim ...... ¸
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."