İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/489 E. 2023/864 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/489
- Karar No
- 2023/864
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/489 Esas - 2023/864 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/489 KARAR NO : 2023/864
HÂKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI :..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVA : Maddi Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/12/2014 KARAR TARİHİ : 06/12/2023 G.K. YAZIM TARİHİ : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Rücuen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, I) İDDİA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin, elektrik hizmetlerinin özelleştirmesi maksadıyla 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirmesi suretiyle kurulduğu; özelleştirme işlemlerinin başka bir basamağı olarak müvekkili davacı şirket ile davalı ..... Şirketi (...) arasında 24/07/2006 tarihli "..... (...)" akdedildiği; ..... illerinde daha önce davalı şirket tarafından yürütülen ... ve perakende satış işinin, anılan ...’nin imzalanmasından itibaren, müvekkili davacı tarafından yerine getirilmekte olduğu; özelleştirmeye ilişkin sürecin, işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık yedi yıl sonra, 29/05/2013 tarihinde tamamlanmış olduğu ve müvekkili şirkette bulunan davalı şirket hisselerinin, özel hukuk tüzel kişi yeni hissedarlarına devredilmek suretiyle, müvekkili davacı şirketin özelleştirildiği; faaliyetlerin, davalı ... tarafından yürütüldüğü 2006 yılında, henüz taraflar arasındaki 24/07/2006 tarihli ...'nin akdedilmesinden önceki bir tarihte (04/07/2006 tarihinde) meydana gelen orman yangınından doğan hasar nedeniyle ... tarafından o tarihte özelleştirilmemiş olan davacı şirket aleyhine dava açıldığı; söz konusu davadan, davalı şirketinde haber olduğu ve hatta belirli aşamalarda bu davanın, davalı şirket vekillerince de takip edildiği; sonuç olarak, ..... sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği; söz konusu kararın, ..... Dairesinin 03/02/2011 tarihli, .... sayılı kararıyla ile onandığı ve kesinleştiği; anılan hüküm uyarınca, davacı şirket tarafından 16/05/2011 tarihinde 31.859,66 TL ... ödeme yapılmış olduğu; ayrıca davacı şirketin, ... hesabına yapılan ödemeler haricinde temyiz ve karar düzeltme taleplerinin harç ve masrafları olarak toplam 2091,55 TL sarf ettiği; taraflar arasında akdedilen ...’nin 7.4 maddesi uyarınca, müvekkili bulunan davacı şirketin, davalı şirkete, .... Noterliğinin 07/01/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ettiği; anılan ihtarname kapsamında, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içerisinde, davalı şirket için ödenen bedelin, davacı şirkete ödenmesinin talep edildiği; davalı şirket tarafından 24/06/2014 tarihli yazıyla verilen cevap kapsamında, davacı şirketin talebinin reddedildiği; taraflar arasından akdedilmiş olan ....'nin yukarıda belirtilen hükmü karşısında, müvekkili bulunan davacı şirketin cebri icra yoluyla ödemek zorunda kaldığı meblağın sorumluluğunun, davalı ...’ta olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinde açılan davada, fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı tutulması suretiyle, davanın kabulüne; ... hükümleri ve hukukun genel prensipleri uyarınca, davalı ...’ın sorumluluğunda bulunan fakat davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 33.951,21-TL’nin, temerrüt tarihi olan 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...’tan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;..... Mahkemesi tarafından verilen ..... sayılı hüküm neticesinde 31.859,66 TL'nin ödendiği tarih itibariyle, iki senelik rücu zamanaşımı süresinin dolduğu; ayrıca davacıya devredilen ... A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliği bulunan bir şirket olduğu, müvekkili bulunan ...'ın ise ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu ve bu nedenle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı; ....'nin 24/07/2006 tarihinde imzalandığı, ...'nın özelleştirme ile ilgili mali konulardaki talimatları doğrultusunda 30/04/2013 tarihinde ... ... tarafından düzenlenen ve beyan edilen devre esas mizan kayıtları esas alınarak "devre esas bilanço" düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiği; dağıtım şirketinin muhasebe kayıtlarında yer alan son ay faturası dışında kalan ... ve bağlı şirketleri ... ve ...'a olan ticari borçların ...'a aktarıldığı; ticari borçların ...'a aktarılması sırasında hazır değerler tutarının ticari borçlardan mahsup edilerek oluşan aktif-pasif farkın sermaye akışı yapılması / zarar hesabına kayıt yoluyla dengelenmesi vb. çerçevesinde devir sürecinin mali yönüyle ilgili işlemler ikmal edilerek ... ...'ın özel sektöre devrinin gerçekleştiği; bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ..... Esas Sayılı Dosyası Sureti. 24/07/2006 Tarihli İşletme Hakkı Devir Sözlemesi Sureti. Alacağın Tespiti Hususunda Düzenlenen Bilirkişi Raporu. ..... Dairesinin 14/05/2018 Tarihli,..... Sayılı Kararı. ..... 10/05/2023 Tarihli, ..... Sayılı Kararı. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Anonim Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... Şirketi ("davalı şirket" veya "davalı ..." olarak anılacaktır) arasında akdedilen "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden ("..." olarak anılacaktır) Kaynaklı Rücu Davası" olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın konusunun; 04/07/2006 tarihinde "nakil hatlarının rüzgar sebebiyle şase yapması üzerine ..... Mevkiinde meydana gelen yangın neticesinde 30 dönüm ormanın zarar görmesi" neticesinde, ..... Mahkemesi tarafından verilen ..... sayılı hüküm uyarınca davacı şirket tarafından 16/05/2011 tarihinde ödenen bedelin, davalı ... sorumluluğunda bulunup bulunmadığı ve kendisine rücu edilip edilemeyeceği hususundan ibaret olduğu anlaşılmaktadır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş; bunun yanı sıra, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında da "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşıldığından; bu hususlarda herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın Hukuki Tasnifi : Mahkememizce yapılan incelemede; Mahkememizin 24/03/2016 tarihli, ..... sayılı hükmü ile ilgili olarak; ..... Dairesinin 14/05/2018 tarihli, ..... sayılı bozma kararının verildiği; müteakiben Mahkememiz tarafından 13/07/2020 tarihli, ..... sayılı direnme kararının verildiği; dosyanın ..... gönderildiği; ..... 10/05/2023 tarihli, ..... sayılı karar ile Mahkememizin ..... ayılı direnme kararı hakkında bozma kararı verildiği görülmüştür. Yargılama sürecinde, ..... tarafından; dava konusu uyuşmazlığın hukuki tasnifi ile ilgili olarak, aşağıda belirtildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır: "12. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle işletme hakkının devrine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır. 13. İşletme hakkının verilmesi 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinde; “Kuruluşların bir bütün olarak veya aktiflerindeki mal ve hizmet üretim birimlerinin mülkiyet hakkı saklı kalmak kaydıyla bedel karşılığında belli süre ve şartlarla işletilmesi hakkının verilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun’un “Kamu Hizmetlerinin Gördürülmesinin Özelleştirilmesi” başlıklı 15 inci maddesi ile kamu hizmetlerinin gördürülmesinin özelleştirilmesinde, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve mülkiyetin devri dışındaki benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme usulü benimsenmiştir. Buna göre, işletme haklarının verilmesi veya kiralanması ve benzeri diğer yöntemlerle özelleştirme, anılan Kanun’a göre yapılacaktır. Ayrıca bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama veya benzeri diğer yöntemlerle kullanma hakkının devri süresi kırk dokuz yılı geçemez. 14. İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi de 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 18/A-c maddesinden doğan bir sözleşme türü olup işletme hakkının verilmesi ile gerçekleştirilen özelleştirme uygulamasıdır. ... kamu hizmetinin gördürülmesine yönelik birçok sektörde kullanılsa da en yaygın olarak kullanıldığı sektör, enerji piyasası ve özellikle de elektrik piyasasıdır. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında, ..., iletim ve dağıtım hizmetleri özelleştirme programına alınmış ve bütünleşik bir yapıda hizmet vermesi için düzenlemeler yapılan ..... (..... ) bölünerek ... A.Ş. (...), ... A.Ş. (..... ) ve Türkiye ... A.Ş. (...) adlı iktisadi devlet teşekkülleri oluşturulmuştur. 15. Üretim tesisleri ile dağıtım bölgeleri arasındaki (elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV üzerindeki hatlar üzerinden naklini içeren) iletim hizmetinin zorunlu tekel konumu gözetilerek iletim hizmeti ... bünyesinde yürütülmek üzere özelleştirme kapsamı dışında tutulmuş; ... ve dağıtımında ise rekabetçi bir piyasanın oluşması benimsenmiştir. Bu kapsamda elektrik üretimi kamu hizmetinin, ruhsat usulü ile özel hukuk kişilerine gördürülmesi benimsenirken, elektrik dağıtımı kamu hizmetinin ise ...’dan alınan görüşe uygun olarak, özelleştirilmesinin işletme hakkı devri usulü ile yapılması benimsenmiştir. 16. ..... talebi üzerine, dağıtım bölgelerinde gerçekleştirilecek özelleştirme uygulaması da dâhil elektrik özelleştirilmelerinde izlenecek modelin belirlenebilmesi açısından, ... tesislerinden hidroelektrik ve akarsu santralleri ile termik santrallerin ve ...’a ait ... bölgelerinin mülkiyetinin devri suretiyle özelleştirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı hususunda istenilen görüşe ..... . Dairesinin 05.03.2004 tarihli ve..... sayılı kararı ile dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin devri dışında işletme hakkının devir suretiyle özelleştirilmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiştir. Bunun üzerine ..., ..... 02.04.2004 tarihli ve..... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Bu karar gereğince dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere dağıtım şirketi kurularak bu şirkete kırk dokuz yıl süre ile dağıtım lisansı ve işletme hakkı verilmesinin, dağıtım tesisleri dışında kalan duran varlıkların da (araç, bina, taşıt, demirbaş vb.) bu şirkete devir edilmesinin ve söz konusu bu şirketin hisselerinin satışı suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususu.... Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve ..... sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. 17. .... Dairesinin 26.11.2004 tarihli ve ..... sayılı kararı ile kabul edilen özelleştirme modeline uygun olarak, 4628 sayılı ..... ’nun 14 üncü maddesine “...’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme varlıkları üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile ... ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan ... şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir” hükmü ikinci fıkra olarak eklenmiştir. 18. Öte yandan özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra tüm ülkede elektrik dağıtımı hizmeti veren müesseselerin bir araya getirilmesi ile oluşturulan ... muhafaza edilerek, bu kez yirmi ayrı bölgede % 100 hissesi ...’a ait olan ... A.Ş. (...) kurulmuş; bu şirketlerden ... A.Ş. 28.02.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmiştir.
19. 4628 sayılı ..... ’nun 14/2 maddesine istinaden ... ile % 100 hisselerine sahip olduğu yirmi ... arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin olarak ayrı ayrı 24.07.2006 tarihli ... imzalanmıştır. ... ile ...’lar arasında imzalanan ...’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı 7 nci maddesi ile üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımı yapılmıştır. ... ile ...’lar arasındaki, üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını gerektiren maddi olaylar; kamulaştırmasız el atma, dağıtım faaliyeti ya da dağıtım tesislerinin işletilmesi nedeni ile üçüncü kişilere verilen zararlar (örneğin, elektrik telinin kopması ile bir tarlanın yanması ya da direğin araba üzerine düşmesi vb.) gibi olaylardır. ...’nin 7 nci maddesinde üçüncü kişilerin, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemler (7.4) ile dağıtım tesislerinin mülkiyetinden (7.1, 7.2) ve işletilmesinden (7.6) doğan tazminat taleplerinin, bu talepleri doğuran olay ... öncesinde doğmuş ise ...’lar tarafından ...’a, bu talepleri doğuran olay ... sonrasında doğmuş ise ... tarafından ...’lara rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 20. ..... ’nun 07.11.2005 tarihli ve ..... sayılı kararı ile; özelleştirme programına alınan ...’ın özelleştirilmesi ile ilgili olarak; sermayesinin % 100'ü ...'a ait olan ve ... bölgelerinde dağıtım lisansı ile ...'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda özelleştirmeler, blok satışı ile yöntemi ile yapılarak yirmi ayrı ...’ın hisselerinin satışı ile gerçekleştirilmiş; en erkeni 2009 olmak üzere 2013 yılında özelleştirmeler tamamlanmıştır. ...’ların hisselerinin satışına ilişkin hisse satış sözleşmelerinin 9.4. maddesinde, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş; ayrıca özelleştirme sürecinde, ihale şartnamelerinin 24/f maddesinde de, alıcının ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak ..... hükümler saklı olduğu yer almıştır." d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde açılan rücu davasında; 04/07/2006 tarihinde "nakil hatlarının rüzgar sebebiyle şase yapması üzerine ..... Mevkiinde meydana gelen yangın neticesinde 30 dönüm ormanın zarar görmesi" neticesinde, ..... Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ..... sayılı hüküm uyarınca davacı şirket tarafından 16/05/2011 tarihinde ödenen bedelin, davalı ... sorumluluğunda bulunduğu belirtilmekle, davalı şirketten tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizin 24/03/2016 tarihli,..... sayılı hükmü kapsamında; "taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde ... ile işletme hakkının davacıya devredildiği, devir sözleşmesinden önceki dönemde meydana gelen orman yangını nedeniyle zarara uğrayan 3. şahıs tarafından açılan dava sonucunda tazminata hükmedildiği, ..... 'ca da onanarak kesinleştiği ve icra takibi sonucu davacı tarafından 3. şahsa ödendiği, davacının üçüncü şahsa ödenmek zorunda kaldığı tazminatı ve masraflarını sözleşmeye istinaden rücuen davalıdan tahsili talebiyle derdest davanın açıldığı, mahkeme kararı, taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sözleşmenin 7/4 maddesi uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önce gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerden dolayı davalı ...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle sözleşmenin devrinden önce gerçekleşen dava konusu olaydan dolayı davacının üçüncü şahsa ödediği tazminatı davalı ...'dan rücuen talep etme hakkı bulunduğu düzenlenmiş ise de, ...'nin 07/04/2006 tarihinde, dava dışı şahsa dava konusu olaydan dolayı ödemenin 15/06/2011 tarihinde, Hisse Devir Sözleşmesi'nin 28/05/2013 tarihinde yapıldığı, hisse devri yapılan ... imzalandığı tarihte şirkete ait devir bilançosu çıkartılarak borç ve alacak temlikinin yapıldığı, bilanço üzerinden devir gerçekleşmiş ve şirketin yeni sahiplerinin yönetiminde faaliyetlerini sürdürdüğü, ...'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri çerçevesinde söz konusu 3. kişi alacağından davalı ...'ın sorumluluğu olmakla birlikte dava konusu edilen rücu talebine konu ödemelerin 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılarak gerek davacı şirketin gerekse davalı ...'ın bilançosuna yansımış olmasına bağlı olarak ... tarafından yapılmış anlamına geleceği, rücu talebinin kabulü halinde ...'ın mükerrer ödeme yapması söz konusu olacağından" gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği; Müteakiben gerçekleştirilen temyiz incelemesinde; ..... Dairesinin 14/05/2018 tarihli, ..... sayılı bozma kararı kapsamında; "Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacı şirketin ...’a ait olan tüm hisselerinin 28.05.2013 tarihinde Hisse Devir Sözleşmesi ile devredildiği, hisse devri yapıldığı tarihte davacı şirkete ait devir bilançosu çıkartılarak borç ve alacak temlikinin yapıldığı, davacı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödeme tarihinin 15.06.2011 olduğu ve bu miktarın tarafların bilançosuna yansımış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı şirketin, sermayesinin tamamı ...'a ait olmak üzere 01.03.2005 tarihi itibariyle ...'tan ayrı tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyete başladığı, daha sonra davacı şirket ile ... arasında 24.07.2006 tarihli ..... imzalandığı, 29.05.2013 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile davacı şirketin ...’a ait olan hisselerinin tamamının ... A.Ş.'ye devredildiği, ancak Hisse Devir Sözleşmesinin 8.6. ve 9.4. maddelerinde 24.07.2006 tarihli ...’nin hükümlerinin saklı tutulduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten, taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli ... ile ... bölgesinde yer alan ve ... uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı davacı şirkete devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Ayrıca ...’nin 7.4. maddesi gereğince, dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin sorumluluğunun ...’a ait olduğu, ... tarafından yürütülmüş bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, rücu talebine konu olayın ...’nin imzalanmasından önce yani dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana geldiği, bu olay nedeniyle üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden davacının icra dosyasına 15.06.2011 tarihinde ödeme yaptığı, davalının ...’nin 7.4 maddesi gereğince icra dosyasına yapılan ödemeden ve davacı tarafından ödenen temyiz harç ve masraflarından sorumlu olduğu, ayrıca davacının 01.03.2005 tarihinden itibaren ...’tan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu ve Hisse Devir Sözleşmesinde ... hükümlerinin saklı tutulduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış," gerekçeleriyle bozma kararı verildiği; Bozma Kararı akabinde Mahkememiz tarafından verilen 13/07/2020 tarihli, ..... sayılı Direnme Kararı kapsamında; "...taraflar arasında 24/07/2006 tarihinde ... ile işletme hakkının davacıya devredildiği, devir sözleşmesinden önceki dönemde meydana gelen orman yangını nedeniyle zarara uğrayan 3. şahıs tarafından açılan dava sonucunda tazminata hükmedildiği, Yargıtay'ca da onanarak kesinleştiği ve icra takibi sonucu davacı tarafından 3. şahsa ödendiği, davacının üçüncü şahsa ödenmek zorunda kaldığı tazminatı ve masraflarını sözleşmeye istinaden rücuen davalıdan tahsili talebiyle derdest davanın açıldığı, mahkeme kararı, taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar sözleşmenin 7/4 maddesi uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önce gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerden dolayı davalı ...'ın sorumlu olduğu, bu nedenle sözleşmenin devrinden önce gerçekleşen dava konusu olaydan dolayı davacının üçüncü şahsa ödediği tazminatı davalı ...'dan rücuen talep etme hakkı bulunduğu düzenlenmiş ise de, ...'nin 07/04/2006 tarihinde, dava dışı şahsa dava konusu olaydan dolayı ödemenin 16/05/2011 tarihinde, Hisse Devir Sözleşmesi'nin 28/05/2013 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır... Özelleştirme kapsamındaki devirlerde idarenin bu tür tasarrufları özel hukuk hükümlerine tabii olup, 2006 yılında akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin yürürlük tarihine ve Özel Hukuk hükümlerine tabi bu tasarruflarda mülga Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin uygulandığında Ticari İşletmenin devrinde olağan olan işletmeye ait mal varlığının aktiflerinin yanı sıra pasiflerinin de devrin kapsamına dahil edilmesi, böylece pasiflerin bir anlamda teminatını oluşturan akitflerle birlikte bir bütün olarak devredildiği, ... Keza, Hisse Satış Sözleşmesi gereğince hükümleri saklı tutulan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddeisne göre, başka kamu kurum ve kuruluşlarının fiillerinin davalı ...'a izafe edilemeyeceğinin belirtildiği, ... akdedildiğinde de davacı şirketin %100 hissesinin davalı ...'a ait olup, özelleştirme idaresinin %100 davalı hissesinin ihaleye çıkarması üzerine dava dışı şirketçe hisselerin tümü satın alınarak hisse satış sözleşmesi imzalandığı ve uyuşmazlığın hisselerin %100 devrini sağlayan ticari işletme devri niteliğinde olan hisse satış sözleşmesine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, keza taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi kapsamında bulunmamasının kabul edilmemesi halinde bu kez 28/05/2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, ... 28/05/2013 günlü Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.3 maddesinde de “alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle” ........ şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı .......” hükmü karşısında da davalının sorumluluğununun bulunmadığı, ... Dava konusu ödemenin 16/05/2011 tarihinde yapıldığı, bu tarihte davacı şirketin hisseleri özelleştirilmediğinden dava konusu ödeme davacı şirketin hisselerinin kamuya ait olduğu dönemde yapıldığı ve dolayısı ile bu ödeme şirket kayıtlarında bulunduğu, özelleştirme amacı ile hisse satışı tarihinden önce kayıt altına alındığından davacı şirkete ait mali tablolarda yer alması gerektiği, davacı şirketin hisselerinin satıldığı tarihteki bilançosuna da yansıdığı ve bu bilançoya göre, davacı şirketin hisse değerinin belirlendiği, hisse satış sözleşmesinin imzalanması ile birlikte hisse satış sözleşmesi hükümlerine göre alıcı tarafından, davacı şirketin satış tarihindeki bilançosunun bilindiğinin kabulü gerektiği, ... Keza Davacı şirket tüm hisseleri davalı ...'a ait olmak üzere 2013 tarihine kadar faaliyet gösterdiği, bu süreçte özelleştirme işlemlerinin devam ettiği, özelleştirmenin tamamlanması ile birlikte davacı şirketin hisselerinin tamamının davacı şirkete devredilerek Hisse Satış Sözleşmesi akdedildiği, Özelleştirme aşamasında davacı ... A.Ş tarafından düzenlenen ve beyan edilen 30/04/2013 tarihli bilanço ve devre esas mizan kayıtları temel alınarak "devre esas" bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiği, dava konusu ödemenin bilançoda yer almaksızın işlemler tamamlanmak sureti ile ... A.Ş'nin özel sektöre devri gerçekleştirildiği, Bu halde de devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirilmekle davalı ...'a geçmiş döneme ilişkin herhangi bir talepte bulunulamayacağı, dosyada hükmü mevcut Hisse Satış Sözleşmesinin 9/3. maddesinde de "alıcının, basiretli bir tacir gibi davranmak sureti ile" ...şirketlerin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, şirketler hakkında kendisine verilne bilgilrein gerçek durumu yansıtmadığı veya benzer iddiaları ileri süremeyeceği hisselerin devrini gerçekleşmesinin ardından ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili veya hukuki nedene dayanarak talepte bulunamayacağı, ... Hisse Satış Sözleşmesi ile şirket hisseleri el değiştiğinde, TTK m. 191 vd. gereğince TTK ve Muhasebe İlkelerine göre yapılan hesaplamalar ve bilançoların gözardı edilmemesi gereği, ... 28/05/2013 günlü sözleşmenin 9.4 maddesinde düzenlenen “şirketlerde yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketlerin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak alıcının ve şirketlerin idare ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru ve rücu hakkı bulunmadığı” hükmüne göre davalının sorumluluğunun bulunmadığı, ... Keza, hisseleri kamuya ait olan 28/05/2013 tarihi öncesi, yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) 24.07.2006 tarihli..... 'ne dayanılarak yine hisselerinin tamamının kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi mümkün olmadığı gibi, 28/05/2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de mümkün görünemediği, aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise mükerrer ödeme teşkil edeceği, ... Özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listelerde dava konusu alacağın bulunduğuna dair delil de ileri sürülmediği, ... ..... Dairesi'nin 11.03.2020 tarih, ..... sayılı kararında da 2003 yılındaki alacakla ilgili davacı şirketin ödeme yaptığı ve 18.10.2014 tarihinde alacak taleplerinin davacı şirket kayıtlarına girdiğinden bahisle açılan davada, dava konusu edilen rücu talebine konu ödemelerin 2005, 2006, 2007 yıllarında yapılarak tarafların bilançosuna yansımış olduğundan bu ödemenin davalı ...'ın yaptığı ödeme olduğunun kabulü gerektiğinin belirtilerek ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kararının onanmasına karar verildiği, ... 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 1. maddesine göre, özelleştirmenin amacı bu madde kapsamındaki kamu kuruluşlarına ait payların, ".. temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemektedir" şeklinde tarif edildiğine göre, özelleştirmenin amacı ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamaktır. Özelleştirme kapsamındaki hisse satışlarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda kanunda belirtilen bu amacın gözetilmesi gerektiği, ... Keza bilançoda yer almayan bu ödemelerin ileride ortaya çıkacak başka alacaklar için de emsal ve kabulü gerektiği, bu durumda bilançoya güven ilkesinin gözardı edildiğinin kabulünün gerektiği ve bu alacaklarınin tahsilinin kamu giderlerinde artışa neden olabileceği, ... Davacı şirketin hisselerinin özelleştirilmesinden önce yapılan bu ödeme, davalıdan ve kamudan istenemeyeceği ve bu talebin 24/07/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesi ile hisse alım sözleşmesinin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. maddesi hükümlerine, bilanço ilkelerine ve özelleştirmenin amacına aykırı olup davanın reddi gerektiğinden..." gerekçeleriyle direnme kararı verildiği; Neticeten ..... 10/05/2023 tarihli, ..... sayılı kararı bozma kapsamında ise; "21. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; elektrik dağıtımına ilişkin özelleştirmenin işletme hakkı devir usulü ile yapılacağının kararlaştırılmasından sonra yirmi ayrı bölgede % 100 hissesi ...’a ait olan ... A.Ş.’ler (...) kurulmuş; bu kapsamda davacı şirkette % 100 hissesi ...’a ait olarak 28.02.2005 tarihi itibariyle ticaret siciline tescil edilmek suretiyle faaliyet göstermeye başlamıştır. Davacı şirketin ...’a ait olan % 100 oranındaki hissesi ... tarafından 29.05.2013 tarihli “Hisse Satış Sözleşmesi” ile ... A.Ş.’ye devredilmiştir. 22. Hisse satışından sonra davacı şirket, eldeki dava ile dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde davalının yaptığı hatalı işlem neticesinde ödemek zorunda kaldığı 31.859,66 TL ile toplam 2.091,55 TL harç ve masrafların ...’nin 7.4 üncü maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep etmektedir. Dosya kapsamından işletme hakkı devir sözleşmesinden önce 04.07.2006 tarihinde nakil hatlarının rüzgar sebebiyle şase yapması üzerine ..... Mevkiinde yangın meydana geldiği, yangın neticesinde 30 dönüm ormanın zarar gördüğü, bunun üzerine 20.06.2007 tarihinde ... A.Ş. aleyhine dava açıldığı, dava sonucunda ... A.Ş. aleyhine tazminata karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ... A.Ş. tarafından icra dosyasına 15.06.2011 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. 23. Hemen belirtilmelidir ki 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/4 maddesinde müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğu olarak tanımlanmıştır. Anılan KHK’nın 15 inci maddesi gereğince; sermayesinin tamamı Devlete ait teşebbüsler, işletmelerini müessese hâlinde teşkilatlandırabilirler. Müesseseler, statülerinin ticaret sicillerine kayıt ve ilanı ile tüzel kişilik kazanır (233 sayılı KHK md. 15/5). Yukarıda da bahsedildiği üzere Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve ..... sayılı kararı ile bölgede dağıtım faaliyetini yürüten müesseseler varlıklarının sürdürmeye devam ederken dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım hizmetlerini görmek üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi olan % 100 hissesi ...’a ait ayrı birer anonim şirket kurulması kararlaştırılmıştır. Nitekim davacı şirketin esas sözleşmesinin geçici 3 üncü maddesinde şirket sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşünceye kadar ..... müesseseleri idari, hukuki ve malî açıdan davacı şirkete bağlanmıştır. 24. Görüldüğü üzere dağıtım faaliyetini yürüten müesseselerin ayrı birer tüzel kişiliği olsa da faaliyetlerini ... kapsamında yürütmektedirler. Ticaret siciline 28.02.2005 tarihinde tescil edilen davacı şirketin % 100 hissesi ...’a ait olsa da davacı şirket, hem müesseselerden hem de davalı ...’tan ayrı tüzel kişiliğe sahiptir. ...’den önce dağıtım faaliyetinin davacı şirket tarafından yapıldığı hususu iddia ve ispat edilmediği için 24.07.2006 tarihli ...’den önceki dağıtım faaliyetlerden ...’ın sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davaya konu olan 04.07.2006 tarihinde nakil hatlarının rüzgar sebebiyle şase yapması üzerine ..... Mevkiinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan zarardan ...’nin 7.4 üncü maddesi gereğince davalı ... sorumludur. 25. O hâlde mahkemece, davacı şirketin tüzel kişilik kazandığı 28.02.2005 tarihinden hisselerin devredildiği 29.05.2013 tarihine kadar % 100 hissesi davalı ...’a ait olsa da davacı şirket ile davalı şirketin ayrı tüzel kişilikler oldukları, 24.07.2006 tarihli ...’den önceki dağıtım faaliyetlerden davalı ...’ın sorumlu olduğu, rücu talebine konu olayın ...’nin imzalanmasından önce yani dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana geldiği, bu olay nedeniyle üçüncü kişi tarafından açılan davaya istinaden davacının icra dosyasına 15.06.2011 tarihinde ödeme yaptığı, davalının ...’nin 7.4 maddesi gereğince icra dosyasına yapılan ödemeden ve davacı tarafından ödenen temyiz harç ve masraflarından sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 26. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; taraflar arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli ...’nin “Üçüncü Kişilerin Hak İddiaları” başlıklı üçüncü kişilere karşı sorumluluk paylaşımını içeren 7 nci maddesinin, ...’nin kamusal niteliği gereğince 29.05.2013 tarihli hisse devir sözleşmesinden önce uygulanmasının mümkün olmadığı, zira ...’nin kamusal niteliği gereğince bu sözleşmelerin yorumunda kamu hukukunun kamu hizmeti ile ilgili genel ilkelerinin dikkate alınması gerektiği, hisse satışı yoluyla özelleştirilen davacı şirket bütçesinin aday alıcılara sunulduğu ve alıcıların da inceledikleri bu bütçeye göre fiyat oluşturduğu, dolayısıyla alıcıların şirket hisselerini şirketin mevcut hâlleri ile satın aldığı gözetildiğinde hisse devir tarihinden davacı şirketin % 100 hissesinin ...’a ait olduğu dönemde yapılan ödemelerin talep edilmesinin TMK’nın 2 nci maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle davanın reddine dair direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş, Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 27. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçeleriyle, Mahkememizin direnme kararı hakkında, bozma kararı verildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; ..... 10/05/2023 tarihli, ..... sayılı bozma kararı kapsamında belirtilen (ve yukarıda detayları bildirilen) usul ve esaslar dikkate alınarak, davanın kabulüne dair, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda 04/07/2006 tarihinde "nakil hatlarının rüzgar sebebiyle şase yapması üzerine ..... Mevkiinde meydana gelen yangın neticesinde 30 dönüm ormanın zarar görmesi" olayı neticesinde; a) davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan 31.859,66 TL'nin (ödeme tarihi olan 15/06/2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile) davalı şirketten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; b) davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan 2.091,55 TL tutarındaki harç ve masrafların, (ödeme tarihi olan 15/06/2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile) davalı şirketten tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; 2) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.319,21 TL harçtan, peşin alınan 579,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.739,36 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3) Peşin alınan 579,85 TL harcın, davalı taraftan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kabul edilen miktar üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, 5) Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı, 446,40 TL (154,30 TL + 292,10 TL) temyiz yoluna başvurma harcı, 3,80 TL vekalet harcı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 255,33 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.730,73 TL yargılama giderinin; davalı taraftan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, 6) Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA; 7) Taraflarca yatırılan gider avansından, bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak suretiyle) ..... Temyiz kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi.06/12/2023
Katip ..... Hâkim ..... ¸ ¸ Gerekçeli Karar