İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/482 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/482
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/482 Esas KARAR NO : 2026/36
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2023 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile İlk itirazın olmadığı, Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın, ... Cumhuriyeti'nde kain müvekkili şirket ile irtibata geçerek, depolarında ... tipi 350.000 adet satışa hazır maske olduğunu bildirdiğini, müvekkili şirketin ,davalı firmanın teklifine müspet yönde yanıt verdiğini, davalı firmadan satışa hazır ürünlerin miktar ve fiyatını gösterir proforma faturalar tanzim ctmesini ve ürünlerin sevkiyatı için gerekli tüm bilgileri tedarik ederek, ürünlerin..., ... adresinde bulunan depoya teslim etmesini talep ettiğini, davalı firma tarafından, ... tarih, .... numaralı, 15,000,00 Euro tutarlı ve 10.01.2022 tarihli,... numaralı, 36.747,00 Buro tutarlı 2 adet proforma fatura düzenlenerek müvekkili şirkete gönderilmesi üzerine, müvekkili şirkete gönderilen proforma faturalar) müvekkili şirket davalı firmaya proforma faturalara istinaden, proforma faturalarda gösterilen tutarları, davalı şirketin ... numaralı İBAN hesabına; "..." açıklaması ile 12.01.2022 tarihinde 36.747,00 Euro, “..." açıklaması ile 18.01.2022 tarihinde 15.000,00 Euro olmak üzere toplamda 51.747,00 Buro göndermiştir. ( EK-2: davalı şirkete yapılan ödemeleri gösterir banka dekontları tarihinde, müvekkili şirketin ...adresinde bulunan deposuna teslim edileceği davalı şirket tarafından taahhüt edildiğini, müvekkili şirketi bedelini ödediği ürünlerin taahhüt edilen teslimat tarihlerini esas alarak, ... içi pazarlama işlemlerine girişmiş ve bu ürünlerin müşterilerine satışına dair işlemleri yapımı müvekkili şirketi tarafından yapılan ve yaptırılan incelemelere göre, ürünlerin, 12.02.2022 tarihinde...gümrük firmasınca işlemlerinin yapıldığı, 18-19.02.2022 tarihinde sevkiyatın başlayacağı ve ancak 24-25/02/2022 tarihlerinde ...'ye ulaşacağı sonucuna varıldığını, 27.01.2022 tarihinde tesliminin gerçekleştirilmesi gereken ürünlerin, 25 Şubat 2022 tarihi itibariyle bile davalı firma tarafından teslim edilemediğini , müvekkili şirketin ürünlerinin tamamını sattığı müşterilerine 2022 yılı Ocak ayı dahilinde teslimat yapmayı taahhüt ettiğini, davalı Şirketten kaynaklı ve müvekkili şirketin bütün çabalarına rağmen engel olamadığı gecikmeler nedeniyle müvekkil şirketin bütün ürün siparişleri iptal edilmiş ve yaklaşık 100.000,00 Euro tutarındaki kardan da mahrum kaldığını, davalı firmanın bedeli müvekkili şirketçe ödenmiş ürünlerin teslimatını belirlenen tarihte yapmamasına müteakip ... Sağlık Bakanlığı tarafından 08.02.2022 tarihli bildiri ile ....'da maske takma zorunluluğu kaldırıldığını, proforma faturalara istinaden yapılan toplam 31.747,00 Euro'nun ihtarname firmaya tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde müvekkili şirketin banka hesaplarına iade edilmesi gerektiğini davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile sunulan gümrük kayıtları ve diğer delillerde müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, müvekkilinin malları eksiksiz olarak ...'ya yolladığını, ... avukat kanalıyla yapılan bildirime rağmen alıcı davacının malları teslim almadığını, davacının covid'in azalması ve maske zorunluluklarının kalması sebebiyle, söz konusu maskeleri almaktan imtina ettiği sabit olduğunu, müvekkili tarafından davacı şirket ile iletişime geçilerek elinde ihracata hazır mal olduğunu bildirerek görüşmeler yaptığını ve anlaşmanın bu şartlar ile sağlandığı hususunun gerçek dışı olduğunu nitekim davacı tarafından bu hususta bir delil de sunulmadığının sabit olduğunu, iddianın aksine davacı, müvekkil firma ile irtibata geçmiş ve ürünler davacının talebi üzerine istediği şekilde yapılmış olduğunu ve paketlendiğini, işbu hususta Ek-1 olarak sunulan fotoğrafta da görüleceği üzere ... firmasının talep ettiği “...” markası adına üretim yapıldığını, davacı tarafından sunulan fotokopilerin müvekkili tarafından hazırlandığını kabul etmemekle beraber hiçbir evrakta teslim tarihi yer almamakta olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ile teslim tarihinin kararlaştırılmadığını, karşı tarafın bunu müvekkili tarafından ıslak olarak imzalanmış bir evrak aslıyla (senetle) ispat etmek zorunda olduğunu, 10/01/2022 tarihli ... nolu 244.980 adet 36.747,00 Euro tutarlı proforma üstünde 15/01/2022 tarihli ... nolu 100.000 adet 15.000,00 Euro tutarlı proformada yer alan teslim tarihinin ise bir geçerliliği bulunmadığını, aksi kabul edilse dahi 07.02.2022 tarihli davacı tarafından sunulan anlaşma ile davacının sözleşmeyi ayakta tutmak istediği iddiasının aksine müvekkilinin temerrüdünün oluştuğundan bahsetmek mümkün olmadığını, davacı tarafın kötü niyetle müvekkilinin üzerinde imzası olmayıp kendi imzası bulunan evrakları mahkemeye sunarak arada yazılı bir sözleşme olduğu iddiasında olduğunu ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, müvekkili tarafından taahhüt edilen bir teslim tarihi bulunmamakta olduğunu, davacı ile aralarında da yazılı bir sözleşme bulunmadığı gözetildiğinde ... madde 33/c " diğer tüm hallerde, sözleşmenin kurulmasından itibaren makul bir süre içinde teslim etmek zorundadır." hükmü uyarınca borçlunun makul süre içerisinde teslim etmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili firmanın da bu makul süreye uygun şekilde hareket ettiğini, davacı tarafça müvekkile herhangi bir bildirimde de bulunulmamış olduğunu, somut olayda müvekkili tarafından satışa konu malların ...'ya getirilmesine müteakkip davacıya bildirim yapıldığını, bu nedenlerle müvekkili üzerine düşen tüm yükümlülükleri makul süre içerisinde yerine getirmiş, davacı şirketin istekleri doğrultusunda maskeler hazırlanarak, tüm resmi izinleri, gümrük işlemleri yapılmış ve vergileri yatırılarak ihracatı verilen adrese sevk edildiğini, sevk edilen maskelerle ilgili gerekli bildirim ve evraklar müvekkili şirket tarafından davacıya gönderildiğini, bu mallar davacı tarafından alınmadığından alacaklı temerrüdü gerekleştiğini, müvekkili firma tarafından başta ... madde 62 ve 63 ve diğer hükümleri gereğince teslim alınmayan malları ...’da güvenlikli bir depoya teslim ederek ... adresinde mesleki faaliyetini sürdüren...mail adreslerini kullanan .... aracılığıyla davacı şirketin kayıtlı adresi olan ... mail adresine gerekli bildirimlerde bulunarak alıcının malları teslim almasını, söz konusu bildirimlerde de belirtildiği üzere davacının maskeleri teslim almamasıyla birlikte müvekkilinin yükümlülüğü sona erdiğini, davacının hukuka uygun ihbarının bulunmadığı ve böyle bir delile dayanılmadığı da açık olup müvekkil açısından borçlu temerrüdü yahut sözleşmeden dönmenin varlığını kabul etmek mümkün olmadığını, karşılık müvekkili yasal bildirimde bulunmuş olduğunu, davacıya (alıcıya) malları teslim alması için makul süre vermiş; makul süre içerisinde davacı- alıcı malları almaktan imtina ettiğini, davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. Davanın konusu ticari satımda ürün bedelini ödeyen davacının; davalı tarafından edimin süresinde yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmesi feshedip ödediği bedelin iadesi amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafın sözleşmesi feshetmede haklı olup olmadığı, ödediği bedelin iadesini talep edip edemeyeceği noktasında da toplanmaktadır . Taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı, bu sözleşmeye dayanarak davacının davalıya ürün bedelini peşinen yaptığı tartışmasızdır. Dosyaya alınan 21/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, bilirkişiler" Somut olayda taraflar arasında akdedilen maske satışını konu edinen taşınır satım sözleşmesi milletlerarası bir satım sözleşmesi niteliğinde olup; uyuşmazlık konusu sözleşmenin taraflarının ülkeleri ...'i kabul ettiğinden; somut uyuşmazlıkta Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (...) hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında maskelerin teslimi konusunda vadenin kararlaştırıldığının kabulü halinde, Davalı Satıcının teslimde geciktiği; taraflar arasında — vadenin kararlaştırılmadığının kabulü halinde ise Davalı Satıcının ... m. 33 gereğince makul sürede teslimi gerçekleştiremediği, bu nedenle Davalı tarafından sözleşmenin ihlal edildiği, davacının somut olayda sözleşmeden döndüğü, Davacının sözleşmeden dönme beyanının Sayın Mahkemece kabulü halinde, söz konusu dönme beyanında Davacının, Davalıya ... m. 49 gereğince sözleşmeden dönebilmek için aranan teslim konusunda ek süreyi vermediği, halbuki ... m. 49'a göre Satıcının malı geç teslimi halinde, Alıcının sözleşmeden dönebilmesi Satıcıya ek süre vermesi gerektiği, ancak Satıcının sözleşmeyi ihlali şayet esaslı bir ihlal niteliğinde ise ek süre verilmeden sözleşmeden dönülmesinin ... hükümleri uyarınca mümkün olacağı; Sayın Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda, davalı Satıcının sözleşmeyi esaslı ihlal ettiği sonucuna varılması ihtimalinde, davacı Alıcının ... hükümleri uyarınca sözleşmeden dönmesinin yerinde olacağı ve bu nedenle davacının ödediği satış bedelinin iadesini isteyebileceği, Sayın Mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda, Davalı Satıcının sözleşmeyi ihlalinin esaslı ihlal niteliği taşımadığı kanaatine varılması ihtimalinde ise, Davacının ek süre vermeden sözleşmeden dönmesi sebebi ile bu hakkını kullanmasının ... hükümlerine göre uygun olmadığı sonucuna varılacağı" demişlerdir. Dosyada alınan 02/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler" Davacı şirketin, merkezi ...'da bulunan davalı ile bir satış sözleşmesi akdettiği; bu sözleşmede yabancılık unsuru bulunduğundan ve Türkiye ile ...'a taraf olduğundan, satış sözleşmesine ...'ın uygulanması ve ihtilafın bu düzenleme uyarınca bir çözüme kavuşturulması gerektiği, Davacının ... m. 49/1/a fıkrası uyarınca “Satıcının sözleşmeden veya bu Antlaşmadan doğan yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmemesi sözleşmeye esaslı bir aykırılık oluşturuyorsa veya...” alıcının sözleşme ile bağlı kalmasının düşünülemediği, diğer bir deyişle sözleşmeden dönülerek bedel iadesinin istenmesinde ...'e aykırılık olmadığı, zira, bu noktada da ifade edelim ki gerek proforma faturada yer alan 29 Ocak tarihi gerekse de davalının beyanı olan 14 Şubat tarihinde malların teslim edildiği görülmediğinden davalının temerrüde düştüğünün düşünüldüğü, Dosyaya mübrez belgeler arasında taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir satış sözleşmesine rastlanılamamış olması, 07.02.2022 tarihli Ana Tedarik Çerçevesinde 150.000 adet ffp2 maske sözleşmesinde de tıp ve eczacılık alanında sektörel bir yükümlülük görülememesi gerekçesi ile sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğe aykırı hareketin olup olmadığı ve sözleşmede tıp ve eczacılık sektörü açısından tanımlı yükümlülüğün ihlal edilip edilmediği yönünde tespit ve değerlendirme yapmanın mümkün olamadığı, Bununla birlikte, 8 Şubat 2022'de ...'da “çoğu durumda dış mekanda maske takma zorunluluğunu”nun kaldırıldığı, sonrasında maske kullanımının diğer alanlardan da kademeli olarak kaldırıldığı yönündeki tespitler gerekçesi ile maske kullanım zorunluluğunun kaldırılmasının halkın maskeye olan talebinin azalmasına yol açabileceği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/£3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur. Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davalı savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu, "demişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olmayıp menkul eşya satım sözleşmesidir. Tarafların farklı ülke olması ve her ikisininde ... imzalaması nedeniyle bu sözleşmenin hükümleri uygulanacaktır. İkinci bilirkişi raporunda da izah edildiği üzere ... 49.madde gereğince satıcının antlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sözleşmeye esaslı bir aykırılık teşkil ederse veya ... 47.maddesine göre ek süre verilmesine rağmen bu ek sürede mallar teslim edilmez ise davacı sözleşmeden dönebilir. Davalı ürünleri ....'ya gönderildiğini ve antrepoya teslim ettiğini beyan etmiş ise de buna ilişkin herhangi bir makbuz senedi sunmamıştır. Yani davalının ürünleri teslim ettiğine dair bir belge yoktur. Yine tercümesi yapılan belgelerden ve dosya kapsamından bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere gerek proforma faturada yer alan 29/01/2022 tarihi gerekse de davalının beyanında geçen 14/02/2022 tarihinde mallar teslim edilmediğinden davalının temerrüde düştüğü açıktır. Davacı satış bedelini ödediği halde davalı taraf ürünleri teslim etmeyerek temerrüde düşmüştür. 08/02/2022 tarihi itibariyle ... hükümeti dış mekanlarda maske takma zorunluluğunu kaldırmıştır. Bu aşamadan sonra davacı taraf için davalıya ek süre verilmesini beklemek hakkaniyete aykırı olacaktır. Zaten ... 25.maddesine göre taraflardan birisinin sözleşmeyi ihlali diğer tarafı sözleşme uyarınca beklemekte haklı olduğu şeyden önemli ölçüde yoksun bırakacak bir olumsuzluğa sebep oluyorsa bu esaslı ihlal niteliğinde olup bu tür durumlarda ... 49-1-a maddesi gereğince ek süre verilmeksizin haklı nedenle sözleşme feshedilecektir. Davalı süresinde maskeleri teslim etmediği gibi devam eden süreçte ...'da maske zorunluluğu kalktığından davacı için bu aşamadan sonra maskelerin ek süre verilerek teslim edilmesi anlamsız olacağından davalının sözleşmeyi esaslı bir aykırılık ile ihlal ettiği dolayısıyla davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, sözleşmenin feshi ile de davalıya verdiği paranın iadesini isteyebileceği açıktır. Artık olayımızda ... 47.1 maddesinde düzenlenen ek süre verilmesine gerek yoktur. Davalının itirazı haksız olup itirazın iptali gerekir. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı açıktır. Fesih ihbarının davalıya tebliğ edildiği 16/02/2022 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilebilir yani 16/02/2022 tarihinden 23/03/2022 tarihine kadar 51.747,00 Euroya karşılık gelen (842.956,77 harca esas TL değeri) işlemiş faiz hesabı yapılması gerekir. Şubat 2022 Euroya uygulanan 1 yıllık (devlet bankalarınca) mevduat faizi 2,00 oranındadır. 16/02/2022 ile 23/03/2022 tarihleri arası 35 gün vardır. Yargıda hedef süre ve usul ekonomisi göz önüne alınarak bilirkişiden ek rapor alınmadan mahkememiz bu hesabı kendisi icra takibindeki işlemiş faizin denetimi için yapmıştır. Anapara 51.747 Eurodur. (51.747*35*2,00÷36500=)99,24 Euro yapmaktadır. Taleple bağlılık ilkesi gereği 95,36 Euro işlemiş faiz talep edildiğinden bu miktara karar verilmiştir. İcra takibinden sonrası içinse sözleşme ile ayrı bir faiz belirlenmemiş ise 3095 sayılı yasa 4.maddesi gereğince o para cinsinden devlet bankalarınca uygulanan bir yıllık en yüksek mevduat faizi uygulanır. Sonuç olarak davacı itirazın iptali davasında haklı olup davanın kabulü yoluna gidilirken alacak likit itiraz haksız olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın 51.747,00-Euro asıl alacak 95,36 Euro işlemiş faiz olmak toplam 51.842,36 Euro için iptali ile, 51.747,00 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı 4-a maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte TAKİBİN DEVAMINA, 2-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 104.768,05 TL harçtan, peşin alınan 21.977,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 82.790,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 21.977,24 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 22.247,09 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 513,50 TL tebligat ve posta gideri, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.013,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 232.720.06 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip