İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/479 E. 2026/51 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/479
- Karar No
- 2026/51
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/479 Esas KARAR NO : 2026/51
DAVA :Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ :17/07/2023 KARAR TARİHİ :27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Davacı tarafların murisi ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı tırayler(çekici ve yarı remork) ile 13/06/2014 tarihinde.. istikametinde seyrederken ... plakalı tır ile çarpışması sonucu murisin vefat ettiğini, meydana gelen trafik kazasında ilgili ülke makamları ve polis teşkilatı muris ...'nu %100 oranında asli dercede kusurlu bulduğunu, dava konusu kazaya karışan muris ...'nun kullandığı ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Yeşil sigortası(Zorunlu uluslararası Trafik sigorta poliçesi) bulunduğunu, davaya konu Destekten Yoksun kalma zararı Yargıtay'ın Yerleşmiş ictihatları gereğince 26.05.2015 Tarihindeki Sigorta Genel şartlarındaki değişiklik tarihine kadar olan tek taraflı tam kusurla sebebiyet verilen sürücü ölümlü kazalarda teminat dahilinde sayıldığı için ve sorumluluk yasal olarak ... bulunduğu için davalı olarak gösterildiğini, (yargıtay hukuk genel kurulu; 14.03.2019 tarih, e. ..., k.... sayılı tek taraflı ölüm haline ilişkin aracın sigorta poliçesinden destekten yoksun kalanların tazminat isteyebileceklerine ilişkin emsal kararı) davacı tarafların murisin ölümü ile Destekten yoksun kaldıklarını, müşterek hanenin yegane geçim sağlayanı olan,maddi kazanç getiren murisin öldüğünü ve davacıların desteksiz kaldığını, müvekkili ...'nun murisin eşi olup genç yaşında eşini kaybettiğini, yine müvekkili ...'nun çocuk denilecek yaşta babasız kaldığını, her iki davacıda desteklerini kaybettiklerini maddi olarak zorlu bir duruma düştüklerini, taraflarınca yasal zaruret gereği davalı ... Bürosuna 10/03/2017 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını,15 günlük yasal süre içinde kanuni gereklilikler yerine getirilerek tazminat hesaplanıp müvekkilline ödenmediğini, ... Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını ve anlaşmazlık tutanağı tutulduğunu, meydana gelen trafik kazası Avrupa Birliği ülkesi olan Bulgaristan'da meydana geldiğini, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Yeşil sigortası(Zorunlu uluslararası Trafik sigorta poliçesi) Avrupa Birliği ülkelerinde geçerli olacak şekilde yaptırıldığını, bir sigorta poliçesi olduğunu, Avrupa Birliği ülkelerinde geçerli olan Yeşil sigorta poliçesi Maddi Tazminat açısından sınırsız teminat içerdiğini belirterek, ,belirsiz nitelikli davanın kabulü ile şimdilik Davacı ... için 5.000 TL ,davacı ... için 5.000 TL. olmak üzere 10.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının Yeşil Kart sigorta poliçesinin uluslararası hukuktan kaynaklı sorumlusu olan ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,yargı giderleriyle ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yurt dışına çıkan Türk plakalı araçlara üyeleri (sigorta şirketleri) vasıtasıyla yeşil kart sigorta sertifikası sağlamakta ve geçerli yeşil kart poliçesi bulunan Türk plakalı araçların kusurlu hareketleri nedeniyle kaza yapmaları halinde(yeşil kartın kaza tarihini kapsaması şartıyla) kaza mahalli ülke mevzuat ve limitleri çerçevesinde o ülkede mağdur olan üçüncü şahıs zararlarını giderdiğini, yeşil kart sigortası kazanın meydana geldiği ülke Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası hükümlerine tabidir ve işletenin mali sorumluluğunu teminat altına aldığını, yeşil kart sigortası kaza mahalli ülke mevzuat ve limitleri çerçevesinde hasarı inceler ve değerlendirileceğinin, kazanın vuku bulduğu Bulgaristan’da zorunlu trafik sigortası mevzuatına göre sürücü ve lehdarları üçüncü şahıs olarak değerlendirilemeyeceğinin, bu sebeple araç sürücüsünün kendi kusuruyla zarara uğraması halinde işleten sorumlu olmadığından ve bu zararlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında bulunmadığını her halükarda işbu davanın müvekkili ... yönünden reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafların dava dilekçesinde hem türk mevzuatına hem Bulgaristan mevzuatına atıfta bulunduğunu, Yargıtay kararlarına istinaden maddi tazminatı, Bulgaristan mevzuatına göre sınırsız teminatı talep ettiklerini bu şekildeki talep abesle iştigal olup öncelikle uygulanacak hukukun tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, ... mevzuatına göre ölen kusurlu sürücünün hak sahiplerinin kendi kullandığı aracın mali sorumluluk sigortasından tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığını, Bulgaristan mevzuatı istendiğinde durum çok açık ve net bir şekilde görüleceğini, Bulgaristan mevzuatına göre kusurlu sürücünün mirasçıları (davacılar) üçüncü kişi konumunda olmadığını ve kimse kendi kusurundan faydalanamayacağını, maddi ve manevi tüm taleplerinin reddi gerektiğini, dava tarihi 18.07.2023 olmakla Türk hukukuna göre de davanın reddi gerektiğini, Bulgar hukuku ve Türk hukukuna göre reddini ve ayrıca işverenin sorumluluğunun tespiti halinde de davacıların taleplerini işveren sorumluluk sigortasına yöneltmeleri gerektiği ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının uzantısı olan yeşil kart sigorta sertifikasından kaynaklı bir sorumluluğun söz konusu olmayacağı gözetildiğinde her halükarda davacı tarafların taleplerinin reddi gerektiğini belirterek öncelikle derdestlik itirazının kabulünü, her halükarda haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın müvekkili ... yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması hâlinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. Yukarda açıklanan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere ,dava konusu Trafik kazasının 13.06.2014 tarihi olması sebebi ile Yargıtay kararlarındaki gerekçe ile davacıların Destekten Yoksun Kalma taleplerinin ,hukuken uygun olduğu tesbit edilmiş olup bu konuda karar sayın mahkemenin takdirlerine sunulmuştur. Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; a) Dosya kapsamında dava dışı SGK tarafından paydaşlara rücuya tabi ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge tespit edilememiş olup, paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından bu açıdan herhangi bir tenzil yapılmadığı, b) Davacı ve dava dışı paydaşların durumları ile ilgili açıklamalarının iş bu raporun 9. ve 10. sayfalarında Sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu, c) Davacı ve dava dışı paydaşların günümüz rapor/hesap tarihi itibariyle hesaplanan zararlarının ... (... Sigorta A.Ş.) ‘nin kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Teminat Limiti (268.000,00 TL) kapsamında kalan ve aşan kısımlarının iş bu raporun 20. sayfasında Sayın Mahkeme ‘nin takdirine sunulduğu, d) Yukarda açıklanan sebeplerle, davacıların taleplerinin kaza tarihindeki poliçe şartları göz önüne alınarak ve Yargıtay kararları gerekçeleri doğrultusunda talep edebilecekleri tesbit edilmiş olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı. Davacılar vekilinin 25/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 267.919,54 TL üzerinden davanın kabulü ile davalı ...'na başvuru tarihi olan 10/03/2017 tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir. TBK 53/3 maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Davalı ... yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştığı kazalarda zararların karşılanması sorumluluğu araçların yeşil kart sigortası olması halinde, kaza tarihindeki Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limitleri ile sınırlıdır. Dosya kapsamından davacılar desteğinin sürücüsü olduğu aracın ülkemizde de geçerli uluslararası sigorta poliçesinin düzenlenme tarihinin, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden önce olduğu, Yargıtay HGK ...Esas...Karar sayılı ilamında aracı kullanan işletenin tam kusuruyla meydana gelen kazada, işletenin ölümü nedeniyle talep edilen destek zararının, ölenin değil, üçüncü kişi durumundaki destek tazminatı isteklilerinin zararı olduğu, işletenin ve şoförün, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemeyeceğinden, destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilebileceği kaza ve poliçe tarihi itibariyle geçerli Yargıtay Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile Yargıtay HGK'nun içtihatları gereğince; Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... E. ve ...K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 gün ve... E. ve ... K.sayılı kararı, 22.2.2012 gün, ... E. ve...K. sayılı kararı, 16.1.2013 gün ... E. ve ... K. sayılı kararları). DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı. Davacılar tarafından mirasçısı oldukları muris ...'nun 13/06/2014 tarihinde ... yolu üzerinde kullandığı aracın tır ile çarpışması sonucunda vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşıldı. Davalı tarafınca derdestlik itirazında bulunulduğu, davanın reddini talep ettiği anlaşıldı. ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas,... Karar Sayılı dosyasının tazminat davası olduğu tarafların mahkememiz dosya tarafları ile aynı olduğu, açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşıldı. ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas, ... Karar Sayılı dosyasının davalısının farklı olduğu, dava konusunun tazminat olduğu ve açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşıldı. Her iki dava dosyasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, iş bu kararın davanın esasına yönelik olmadığı, usuli bir karar olduğu, açılmamış sayılma kararı ile derdestlik itirazının söz konusu olmayacağı anlaşılmakla iş bu yöndeki itirazın reddi ile esasa ilişkin incelemeye geçilmiştir.(Yargıtay 4.HD ... Esas, ... Karar) ...Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları Beynelmilel Mecburi Mesuliyet Sigortasına Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince ülkemizde de tüzel kişiliğe haiz Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup yeşil kart sistemi uygulanmaya başlamıştır. Yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Bulgaristan hukukunda konuya ilişkin düzenleme, Sigorta Kanunu'nun 258. maddesinde yer almaktadır. İlgili hükümde "taraflar aracın bağlı bulunduğu ülke vatandaşı ise; o ülke hukuku uygulanır" düzenlemesi yer aldığından, bu atıf nedeniyle Türk hukuku somut olaya uygulanmalıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3. (818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ... E....K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir. İşleten (veya sürücü) murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup bu zarar, gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. Tüm dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelenmekle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı ve dava dışı paydaşların günümüz rapor tarihi itibariyle hesaplanan zararlarının ... (... Sigorta A.Ş.) ‘nin kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Teminat Limiti 268.000,00 TL kapsamında olduğu, davacı eş...açısından; müteveffanın olay tarihi esas alınarak yaşam tablosuna göre hesaplanan bakiye ömür sonuna kadar, davacı çocuk ... açısından 18 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanacağı, davacı eş için 255.163,38 TL, davalı çocuk için 12.756,16 TL talep edilebileceğinin tespit edildiği, davacılar tarafından davalı tarafa huzurdaki dava açılmadan önce başvurulduğu, 21/03/2017 tarihinde davalı tarafından talebin işleme alınamayacağına dair cevap verildiği, temerrüt olgusunun gerçekleştiği, her ne kadar muris tamamen kusurlu olsa da yukarıda ayrıntılı şekilde yapılan açıklama da dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla davanın kabulüne, ...için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/03/2017 temerrüt tarihinden, 250.163,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/12/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/03/2017 temerrüt tarihinden, 8.756,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/12/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE, ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/03/2017 temerrüt tarihinden, 250.163,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/12/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/03/2017 temerrüt tarihinden, 8.756,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 25/12/2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine, Alınması gereken 18.301,58 TL harçtan peşin alınan harcın ve tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.150,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 881,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.420,70 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacı tarafından yapılan 8.716,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.