İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/468 E. 2025/1005 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/468
- Karar No
- 2025/1005
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/468 Esas KARAR NO : 2025/1005 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 20/11/2015 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Mahkememizin 10/10/2019 tarihli, -------- Esas, --------- Karar sayılı hükmünde; ''Davacı vekili, müvekkili yüklenici ile arsa sahibi olan davalılar ... ve ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını; --------- Noterliğinde 19/06/2012 tarihinde ve--------- yevmiye nosu ile düzenlenen bu sözleşme ile, davalı arsa sahiplerine ait ------- İlçesi, ------ Mahallesi, -------- ada, -------- parsel üzerinde, müvekkili tarafından sözleşme ile kararlaştırılan inşaatın yapılmasının taahhüt edildiğini; müvekkili şirket tarafından inşaatın yapıldığını, yapı ruhsatı alındığını, --------- D.iş dosyasında yaptırılan delil tespitine göre de inşaatı %87 oranında tamamladıklarını; sözleşme gereğince müvekkili inşaatı bitirdiğinde davalı arsa sahiplerinin %60 oranında arsa payını ve bu arsa payına isabet edecek bağımsız bölümleri müvekkiline devretmesi gerektiğini; delil tespiti dosyasında yapılan işin değerinin 466.661,02 TL olarak belirlendiğini; ancak davalı arsa sahiplerinin tapu devir edimlerini yerine getirmediklerini; ayrıca inşaat işini de diğer davalı olan İnvenoa ... Şirketine devrettiklerini; bu şekilde sözleşmeye devam imkanının kalmadığını; davalıların sözleşmeye devam imkanını ortadan kaldırdıkları için 466.661,02 TL yapılan iş bedeli ile müvekkilinin yarım kalan iş sebebiyle yoksun kaldığı kârın arsa sahibi davalılar ile inşaat işini devir alan --------Ş'den müteselsilen ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Davalılar vekili; davacı ile müvekkili arsa sahipleri arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi iddiasının doğru olduğunu, bu şekilde bir akdi ilişkinin kurulduğunu; davacı yüklenicinin inşaata başladığını ancak inşaatı süresi içinde bitiremediği için sözleşmenin arsa sahibi müvekkilleri tarafındana haklı olarak fesih edildiğini, kendilerininde sözleşme gereğince davacıdan alacaklarının doğduğunu; bunlar içinde -------- Esas sayılı dosyada dava açtıklarını; bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi müvekkilleri tarafından haklı sebeple fesih edildiğinin tespitine karar verilmesini, eksik ve ayıplı işlerden doğan alacaklarının tespitini, sözleşmeden doğan alacaklarının tespitini ve tespit edilecek bu alacakların yüklenicinin doğan alacağından mahsubu ile inşaattan dolayı arsa sahibi müvekkillerinin davacıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini; diğer müvekkili --------Ş'nin arsa sahiplerinden inşaat işini devralan sıfatı ile yüklenici tarafından açılan davadan sorumlu olmayacağını, davacı ile davalı şirket arasında akdi bir ilişkinin bulunmadığını ve davalı şirketinde inşaat işini devir alırken kötü niyetli olmadığını belirterek; davanın reddini savunduğu görülmüş; Birleşen-------- Esas sayılı dosyasında; Davacı arsa sahipleri ... ve ... ile onlardan devir alan --------Ş'nin davalısı --------Şti aleyhine açtığı davada; davalı yüklenicinin inşaatı süresinde bitiremediğini; bu nedenle sözleşmenin arsa sahipleri tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin tespitine karar verilmesini; davacıların sözleşmeden doğan alacaklarının belirlenmesi, eksik ve ayıplı işlerin belirlenmesi ile bunların takas ve mahsup yapılarak davalının inşaatı yapması nedeniyle bir alacağının olmadığının tespitine karar verilmesini varsa ve kalan davacı alacaklarının takas ve mahsupları yapılarak, varsa depo kararı verilmesini, tapudaki şerhlerin kaldırılmasına ve davalının tedbiren inşaattan el çektirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; Davalı --------Şirketi vekili, feshin haksız olduğunu, davacı arsa sahiplerinin ve ondan devir alan yeni yüklenicinin davalı müvekkilinden herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, tam aksine kendilerinin alacaklı olduğunu bildirerek, birleşen dosyanın reddine karar verilmesini savunmuş; Birleşen --------- Esas sayılı dosyasında; Davacı olan ... diğer iki dosyanın tüm taraflarını hasım göstermek suretiyle; yüklenici şirket olan ---------- Şti'den yapılan inşaatın ------- kat, ------- nolu ve -------- nolu, -------- Normal kat --------nolu daireyi haricen satın aldığını; bedelini yüklenici -------- Şirketine ödediğini; bu nedenle söz konusu 3 adet dairenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini, arsa sahipleri üzerinde gözüken tapularının iptaline karar verilmesini; tapu iptali tescil talebinin kabul edilmemesi halinde ise, dairelerin rayiç bedelinin davalı olan yükleniciler ve arsa sahipleri ile inşaat işini devir alan--------Ş'den müteselsilen ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; Davaya ... ... ve --------. Şirketi cevap vererek; davacının daire aldığı --------- Şti ile olan kat karşılığı inşaat sözleşmesini haklı olarak fesih ettikleri için davacının müvekkillerinden tapu iptali tescil talep edemeyeceği, alacak talep edemeyeceği; müvekkilleri ile ... arasında akdi bir ilişki olmadığını; ...'ün ancak akdi ilişki kurduğu --------- Şirketinden zararını / daire bedellerini isteyebileceğini savunarak müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesini bildirmiş; yargılamanın ilerleyen aşamalarında yüklenici --------- Şirketi vekili de müvekkiline taahhüt edilen tapular devredilmediği için ...'e tapusunu veremediğini bildirip kendisi yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tapu kaydı getirtilmiş, belediyeden imar işlem dosyası getirtilmiş, davacı tarafın dayandığı --------- D.iş dosyası getirtilmiş, mahallinde keşif yapılarak inşaatın durumu görülmüş, keşifle görevlendirilen uzman bilirkişilerden rapor ve ek rapor alınmış, tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca varılmış olup; Mahkememizdeki kök dosyada; Davanın, yüklenici tarafından açılan tazminat davası olduğu, yüklenici --------- Şti'nin yapmış bulunduğu inşaat seviyesine uygun olarak arsa sahiplerinden ve onlardan bilerek inşaat işini devir alan davalı ---------Ş'den yapılan iş bedelini ve yoksun kaldığı karı talep ettiği nazara alınarak inceleme yapılmış; Davacı yüklenicinin delil tespiti dosyasında inşaatın %87'sini tamamladığı ancak tamamladığı işlerde bazı kusurlu işlerin bulunduğu, bunların tamamlanması gerektiği ayrıca hiç yapmayıp, eksik bıraktığı işlerin bulunduğu tespit edilmiş olup; davacı yüklenicinin yaptığı işin kusurlu işlerde nazara alınmak suretiyle 466.616,02 TL olduğu; kusurlu işlerin düzeltilmesi ve eksik işlerin yapılması için gereken bedelin 152.571,08 TL + 6.000,00 TL'de bahçe duvarı yapımı olduğu; bu tespiti davalı tarafın kabul etmediği; mahkememizce mahallinde inşaat görülmek suretiyle alınan ve itibar edilen bilirkişi raporuna göre ise, davacı tarafın yapmış bulunduğu 581.079,50 TL ( ayıpsız hali ile ) olduğu ancak ayıplı ve tamiri gerektiren işlerden dolayı %24 oranında yani -139.459,08 TL indirim gerektiği; sonuç olarak davacı tarafın yapmış bulunduğu iş bedelinin 441.620,42 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf yapılan iş bedelini talep etmekte olup, talebini delil tespiti dosyasındaki rakama dayandırmıştır. Delil tespitinde belirlenen 466.616,02 TL'de eksik ve ayıplı işlerin düşümünden sonra kalan miktar olduğundan; mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonunda tespit edilen ve bir miktar daha az olan 441.620,42 TL iş bedeli nazara alınmış, bunun üzerinden hüküm oluşturulmuştur. Davacı her ne kadar yoksun kaldığı karı da talep ediyor ise de; taraflar arasındaki akdin fesih edilmiş olduğu ihtilafsız olup; akdin feshi halinde müspet zarar niteliğindeki yoksun kalınan kârın istenemeyeceği; ancak olumsuz zararın istenebileceği; kaldı ki, davacının işi tamamlamadığı, süresinde bitiremediği, süresi geçtikten sonra inşaatın ulaştığı %87 seviyenin içinde de ayıplı ve düzeltilmesi gereken %24'lük bir oranın bulunduğu nazara alınarak; inşaatın kabul edilebilir bir seviyeye de gelmemiş bulunduğu dikkate alınarak davacı lehine yoksun kalınan kâra hükmedilememiştir. İş bu dosyada davalı taraf, akdin feshinde haklı olduklarını; kendilerininde davacıdan alacaklarının bulunduğunu, bunların mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş olup; inşaatın projesini ve imara uygun olarak belirli bir aşamaya kadar getirildiği, bu nedenle davacının hiç yapmadığı eksik işlerden dolayı herhangi bir bedel alamayacağı; tamamladığı işler yönünden de sadece tamiri yapılıp, kusuru giderilecek işlerden dolayı tamir bedelinin düşülmesi gerektiği nazara alınarak; bu bedelinde 139.459,08 TL olduğu, davacının hak ettiği bedelden iş bu kök dosyada bu miktarın düşülmesi gerektiği belirlenerek; bu miktar indirilmek suretiyle hüküm oluşturulmuş; Kök dosyada davacımız olan yüklenici ---------Ş'nin mahsuba giren bu miktar dışındaki başkaca bir davalıdan doğan alacağının bulunmadığı nazara alınarak diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kök dosyada hüküm altına alınan bu bedelden davalı arsa sahiplerinin ... ve ... sorumlu tutulmuştur. Zira, arsa sahipleri olan davalılar bunlar olup, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafıdırlar ve arsaları üzerine inşa edilen bu yapıdan dolayı da zenginleşen taraftırlar. Ancak, kök dosyada hükmedilen bedelden davalılardan --------Ş sorumlu tutulamamış olup; bu şirketin bu bedelden sorumlu olabilmesi için davacı yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasındaki bu ilişkiyi bilerek ve kötü niyetli olarak arsa sahiplerinden inşaatı devir alması gerekir. Bu ispat edilemediğinden---------Ş yönünden istenen alacak talebi reddedilmiştir. Kök dosyada davacının yapmış bulunduğu 581.079,50 TL'lik ( ayıpsız olaydı ) inşaat bedelinden tamir ve kusurların giderilmesi için gereken 139.459,08 düşülmüş bulunduğundan ve esasen davacının talebinin de delil tespiti dosyasına dayandırılıp orada bu miktar düşüldükten sonra belirlenen miktarla açıldığından; hükme konu 441.620,42 TL üzerinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmiş; reddedilen 466.661,02 TL - 441.620,42 TL arasındaki fark ve yoksun kalınan kâr tazminatı toplamı üzerinden ise, davalı arsa sahipleri lehine vekalet ücreti takdir edilmiş; davalı ---------Ş lehine ise, toplam miktar üzerinden vekalet ücreti taktir olunmak suretiyle hüküm oluşturulmuştur. Birleşen --------- Esas sayılı dosyası yönünden; Davacı arsa sahipleri ve davacı-------Ş yüklenicimiz ---------- Şti aleyhine dava açıp, feshin haklı olduğunun tespiti ve gecikmeden doğan alacaklarının belirlenip, davacı alacağından düşülerek bu miktar davacıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmişler ise de; kök dosyada onların tüm alacağının tamir giderlerinden ibaret olduğu; bununda 139.459,08 TL olduğu nazara alınmak suretiyle kök dosyada mahsup işlemi yapıldığı, bu dosyada bu nedenle artık karar verilecek başkaca bir hususun kalmadığı; akdin feshinin haklı olup olmadığı hususunda da kök dosyada değerlendirme yapıldığı nazara alınarak hüküm oluşturulmuş; bu nedenle iş bu dosyada taraflar lehine / aleyhine vekalet ücreti oluşturulmamıştır. Birleşen -------- esas sayılı dosyasında; Yüklenici ---------- Şirketinden 3 adet bağımsız bölüm alan davacı ..., bu bağımsız bölümlerin adına tescilinin olmadığı takdirde rayiç bedellerini istemiş olup; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde henüz müteahhide sözleşme gereğince arsa payları devir olmamışsa; müteahhidin resmi şekle tabii olmaksızın yazılı olma koşuluyla bağımsız bölüm satışı geçerli olup; davacının yükleniciden devir alması sebebiyle arsa sahiplerine karşı yüklenicinin haklarına halef olduğu; bu halefiyetin elbette devir alınan 3 adet bağımsız bölüme yönelik olduğu; davacı her ne kadar tescil talep etmişse de, yüklenicinin halefi olarak inşaatın geldiği seviyenin yukarıda açıklandığı üzere inşaatın arsa sahiplerince kabulünü gerektirecek seviyeye ulaşmadığı nedeniyle tescil talep edemeyeceği; sadece kendisi ile sözleşme yapan yüklenici --------- her 3 bağımsız bölümün toplam bedelini talep edebileceği bunun da 610.000,00 TL olduğu; davalı arsa sahiplerinden inşaatın geldiği seviyeden 610.000,00 TL'ye isabet edecek miktarı talep edebileceği; bu seviye hesaplanırken inşaatın %87'sinin değerinin 581.079,50 TL olduğu; ancak bunların içinde düzeltilmesi gereken %24'lük kısmın düşülmesi ile 441.620,42 TL'lik işin söz konusu olduğu; bu sebeple %87'lik kısmı 581.079,50 TL eden değerin %100'ü ne kadar eder hesabından; bunun 441.620,42 TL'ye orantılanması ile arsa sahiplerinden isteyebileceği bedelin 463.600,00 TL olduğu mahkememizce basit bir işlemle hesaplanmış olup; arsa sahipleri bu miktardan sorumlu tutulmuş; davalı--------Şirketi ise, kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden herhangi bir maddi sorumluluğunun bulunmadığı nazara alınmak suretiyle birleşen bu dosyada hüküm kurulmuştur'' ŞEKLİNDE KARAR VERİLMİŞTİR.İş bu karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, --------- sayılı dosyasında;''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir. HMK'nın 294. ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir. HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir. O halde, mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, dava dosyası ile birleşen ---------- esas sayılı dosyada; taraflar arasındaki 19.06.2012 tarihli sözleşmenin haklı sebeplerle feshi talepleri, yine aynı dosyada yer alan yüklenici tarafça devir temlik yapılmış olan------ ve------- nolu dairelerin tapu devirlerinin de yapıldığı dikkate alınarak inşaatta yüklenicinin alacağının tespiti ile davacı alacaklarının takas mahsup ile kalan borcun belirlenmesi, davalının el çektirilmesi ile tapudaki şerh ve beyanların kaldırılması talepleri hususunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve hüküm oluşturulmadan karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkeme dosyası ile birleşen--------- esas sayılı dava dosyası ile sözleşmenin feshi talep edilmiştir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshinin talep edilmesi halinde sözleşmede yazılı bedel üzerinden nispi harcın hesaplanarak bulunacak miktarın 1/4'ünün peşin harç olarak yatırılması gerekmektedir. Birleşen dosyada sözleşmenin feshi talep edildiği halde sözleşme bedeli üzerinden peşin harç yatırılmamış, mahkemece de harç eksikliği tamamlattırılmamıştır. Yine mahkeme dosyası ile birleşen ---------- esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından açılan davada mahkemece 610.000,00 TL bedelin tahsiline karar verilmiş olup, davacı tarafından yatırılması gereken peşin nispi harç 10.417,27 TL olmasına rağmen, davacı tarafından yargılama aşamasında peşin ve tamamlama harcı olarak 6.831,00 TL yatırılmış olması sebebiyle eksik harç tamamlatılmadan hüküm kurulmuştur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlar Kanunu ile ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikte bulunduğundan mahkemelerce ve Yargıtay'ca re'sen nazara alınır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/4 maddesi uyarınca, eksik yatırılan harçlar yönünden Kanun'un 30. Maddesi gereğince işlem yapılması; buna göre, harcın eksik yatırılması halinde yalnız o oturum için yargılamaya devam olunarak, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının davacı tarafa tamamlattırılması gerekmektedir. Buna rağmen harcın tamamlanmaması halinde ise davaya devam olunmayacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Mahkemece, eksik harcın tamamlanması için yukarıda değinilen şekilde usuli işlem yapılmaksızın ve eksik harç tamamlanmadığı halde yargılamaya devamla hüküm kurulması da hatalı olmuştur.Ayrıca arsa sahipleri ... ve ... ile---------Ş arasında düzenlenen 25.08.2015 tarihli sözleşme ile; arsa sahipleri tarafından arsanın ve sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve alacakların davalı ----------Ş'ne devredildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme kapsamında tüm hak ve alacakların devir edilmek suretiyle temlik edilmesi halinde sözleşmeye dayalı hak talep edilemeyecektir. Bu sebeple asıl ve birleşen davalarda arsa sahipleri ... ve ... ile --------Ş'nin davalarda aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı ayrı ayrı incelenmek suretiyle sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, bu hususta inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine ''GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARI KALDIRILMIŞ VE DOSYA MAHKEMEMİZE İADE OLUNMUŞ, Mahkememizce BAM kararı çerçevesinde eksiklikler giderilmiş, İnşaat Mühendisi bilirkişi -------- alınan 26/08/2024 tarihli raporda; 26.09.2013 tarihli ---------- sayılı yapı ruhsatı ile onaylanan projeye uygun olarak inşaata başlandığını, projede yapılan değişiklikle 25.05.2015 tarihli -------- sayılı yapı ruhsatı (tadilat) alındığını, yapı inşaatının kaçak durumda olmadığını, davacı müteahhit tarafından yapılan %87lik işin bedeli dava tarihi itibari ile bedeli 749,78x750x0,87=456.616,02 TL olduğunu, davacı müteahhit tarafından yapılan işin eksik ve ayıplı %24'lük kısmın dava tarihi itibari ile bedeli 749,78x750x0,87x0,24=117.415,55 TL olduğunu, Dava konusu taşınmazların güncel bedellerinin; ------- kat -------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.200.000,00 TL, -------- kat -------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.200.000,00 TL, -------- kat--------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.400.000,00 TL, --------- kat -------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.400.000,00 TL, ----------kat----------nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.400.000,00 TL, --------kat ---------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.400.000,00 TL, ---------kat ---------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.800.000,00 TL, ---------kat ---------- nolu bağımsız bölüm güncel değeri 2.800.000,00 TL, Olduğunu yüklenici --------- tarafından temlik edilen ------- ve--------nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değerlerinin tespit edilerek; davacının tamamladığı işin değerinden, %24 eksik ve ayıplı işler düşülerek ve kalacak rakamdan da-------ve ---------nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değerleri düşülerek, -------- nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değeri 200.000,00 TL olduğunu,---------- nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değeri 200.000,00 TL olduğunu, ruhsatta yapı inşaat alanı 749,78 m2 olarak belirtildiğini, dava konusu yapının dava tarihi 2015 yılı serbest piyasa rayiçleri ile anahtar teslimi birim metre kare maliyetinin 750,00 TL/m2 olduğunu, %87’lik tamamlanan kısım m2’si ve bedeli; 749,78x0,87=652,30 m2 652,30x750=489.225,00 TL olduğunu, %87 tamamlanan iş içerisindeki %24 eksik ve ayıplı işin m2’si ve bedeli; 652,30x0,24=156,55 m2 750x156,55=117.415,55 TL olduğunu, %24’lük ayıplı işlerin bedelinin tamamlanan işlerin bedelinden çıkartılmasını; 489.225,00-117.415,55=371.809,45 TL olduğunu, ------- ve -------- nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki değerlerinin düşülmesi; 371.809,45-400.000,00= -28.190,55 TL olarak hesaplandığını, birleşen dosyanın davacısı --------- satın aldığı -------- nolu bağımsız bölümlerin arsa payları da nazara alınmak suretiyle bu bölümlere düşecek ve müteahhit lehine takdir edilecek depo bedelinin de tespitinin uzmanlık alanı dışında kaldığından hesaplanamadığını, davalılar arasında -------- Noterliğinin 19.06.2012 tarih ve ---------- yevmiye. Nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre inşaatın tamamlanma süresinin 1 yıl olarak belirlendiğini, inşaat ruhsatının 26.09.2013 tarihinde alındığının görüldüğünü inşaatın süresinde bitirilmediğinin anlaşıldığını fakat inşaatın geldiği %87 seviye dikkate alındığında sözleşmenin feshi hususunda nihai ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, birleşen--------- Esas Sayılı Dosyası Yönünden; davacı yüklenici ---------- Şti’ nin inşaatı tamamlamadığı için teknik olarak sahip olmadığı bu bağımsız bölümleri sattığını, davalı ... ve ... ile onlardan devir alan---------Ş’nin bu satışla ilgisini gösterir bir belgenin dava dosyasında görülmediğini, ...’ün davasındaki muhatabının teknik olarak ...olduğu rapor etmiştir. Birleşen dosyalar yönünden alınan bu raporda kök dosyanın davacısı müteahhit firma tarafından inşaatın %87 oranında bitirildiği tespit edilmiş ise de; eksik %13 inşaatın bitirim tarihi itibari ile ve dava tarihi itibari ile bedelin tespit edilmesi gerekeceği; --------- Esas sayılı dosyamızda yükleniciye karşı talep edilen menfi tespit isteminin tespit edilecek bu bedel ve %87 oranında bitirim bedeli nazara alınarak ödenen bedellerde nazara alınarak bir hesaplama yapılması gerekeceği, gecikmeden doğan alacağın da buna göre belirlenmesi gerekeceği, aynı hesaplama yolu ile diğer birleşen --------- Esas sayılı dosyasında da davacının depo etmesi gerekeceği miktarın belirlenmesi gerekeceği, ayrıca birleşen -------- sayılı dosyada Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun - --------- nolu Hukuk Dairelerinin birbirleri ile çelişen içtihatların birleştirilmesi ile ilgili verilen ancak gerekçesi henüz yayınlanmayan kararının gerekçesinin de beklenmesi ve o kararda "iyi niyeti korunacak" tapu maliklerinin dışında yükleniciden satış vaadi ile ya da haricen bağımsız bölüm alan 3. Kişilerin de iyi niyetlerinin korunup korumayacağı hususunda tespit yapılıp yapılmadığı, bu tür kararların bu kişileri nasıl etkileyeceğinin de tespiti gerektiğinden; bilirkişi inşaat mühendisinden ek rapor alınmasına karar verilmiş,Bilirkişi tarafından sunulan 10/07/2025 tarihli ek raporda;Kök raporda ki görüşlerini tekrar ettiğini, birleşen dosyalar yönünden alınan teknik raporda, kök dosyanın davacısı olan yüklenici firma tarafından inşaatın %87 oranında tamamlandığı tespit edildiğini, eksik kalan %13’lük kısmın bedeli, dava tarihi ve sözleşmeye göre inşaatın bitim tarihi itibarıyla ayrı ayrı hesaplandığını, dava tarihi itibarıyla (2015 yılı rayiçleriyle): Anahtar teslimi m² maliyet: 750,00 TL Toplam inşaat alanı: 749,78 m² %13 eksik iş bedeli: 750,00 x 749,78 x 0,13 = 73.103,55 TL Sözleşme gereği bitim tarihi itibarıyla (2013 yılı rayiçleriyle): Anahtar teslimi m² maliyet: 650,00 TL %13 eksik iş bedeli: 650,00 x 749,78 x 0,13 = 63.356,41 TL, 2015/845 Esas sayılı dosyada yükleniciye karşı talep edilen menfi tespit istemi bakımından; tamamlanan %87 oranındaki işin bedeli ve ödenen bedeller dikkate alınarak hesaplama yapılmasını, %87 tamamlanan işin 2013 yılı rayiçleriyle bedeli: 650,00 x 749,78 x 0,87 = 424.000,59 TL Ödenen bedel: Davalı-karşı davacı şirketin yükleniciye 25.06.2012 tarihinde temlik alınan daireler için yaptığı ödeme: 76.200 USD (137.160 Türk Lirası), gecikmeden doğan alacak bakımından; yapı maliyet artışı dikkate alınarak, sözleşmeye göre 2013’te tamamlanması gereken inşaatın 2015’e sarkması nedeniyle %13’lük kısmın maliyet farkı hesaplandığını, (750,00 TL - 650,00 TL) x 749,78 m² x 0,13 = 9.747,14 TL , aynı hesaplama yöntemiyle, birleşen --------- Esas sayılı dosyada da davacının depo etmesi gereken bedelin belirlenmesi gerektiğini, davacı, dava konusu taşınmazda ------ ve ------- no.lu dükkanlar ile -------- no.lu dubleks daireyi satın aldığını, bu taşınmazlar için toplam 302.000,00 TL ödeme yapıldığı (dükkânlar için 244.000 TL, daire için 110.000 TL anlaşıldığı, 62.000 TL ödeme yapıldığı) anlaşıldığını, ek rapor kapsamında; tamamlanmayan %13’lük kısmın 3. şahıslara yaptırılması halinde doğacak maliyet, dava tarihi ve sözleşme bitim tarihi itibarıyla aşağıdaki şekilde hesaplandığını, dava tarihi itibarıyla (2015 yılı rayiçleriyle): 750,00 TL x 749,78 m² x 0,13 = 73.103,55 TL sözleşme bitim tarihi itibarıyla (2013 yılı rayiçleriyle): 650,00 TL x 749,78 m² x 0,13 = 63.356,41 TL olduğunu rapor etmiştir.Birleşen--------- Esas sayılı dava dosyasında ve Birleşen ----------- Esas sayılı dosyasının iş bu davadan TEFRİKİNE karar verilmiş; mahkememizin --------- Esasına kaydedilmiş,İş bu davaya kök dava yönünden devam edilmesine karar verilmiştir.Kök dosyanın 30/11/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 3 aylık sürenin geçtiği, yenilenmediği,--------ŞTİ. Vekili tarafından da takip edilmediği, Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 150'inci maddesi uyarınca "işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır" hükmü nazara alındığında; davanın takip edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; TARAFLARCA TAKİP EDİLMEYEN DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın dava açılırken peşin olarak alınan 7.969,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.354,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 2.550,00 TL bilirkişi ücreti ve 128,50 TL tebligat gideri toplamı 2.678,50 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 45.000,00 maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verildi karar verildi.24/12/2025