İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/451 E. 2025/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/451
Karar No
2025/777
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/451 Esas KARAR NO : 2025/777

DAVA TARİHİ : 15/12/2017 KARAR TARİHİ : 03/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ile müvekkili arasında "..." hizmet adresindeki akaryakıt istasyonu için 06/10/2011 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalı tarafa; ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı ve ... numaralı faturaların kesilerek gönderildiğini, davalının fatura bedellerini tüm süreler dolmasına rağmen ödemediğini, bu nedenle müvekkilince davalıya .... Noterliği'nin ... numaralı 08.03.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, davalının bu süreçte kısmı ödemelerde bulunduğu ancak yine de 113.484,77-TL'nin ödenmediğini, yine müvekkilince kalan bakiyenin ödenmesi için .... Noterliği'nin ... numaralı ve 27.05.2016 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini ancak yine ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca faiz hesabı da yapılarak 114.137,70-TL'nin tahsili amacıyla takip başlattıklarını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, diğer yandan davalının ara ödemeler yapmasının borcunun varlığını kabul ettiğini gösterdiğini iddia ederek; .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyadaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davacı ile birleşen ... Turizm A.Ş. Arasında 10.01.2011 tarihinde ve muhtelif tarihlerde; Yatırım Sözleşmesi, LPG'li Bayilik Sözleşmesi, İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve Akaryakıt İstasyonları için Ariyet ve Emanet Sözleşmesi'nin akdedildiğini, sözleşmelerin imzalanmasından sonra davacı taraf ile ... Turizm A.Ş'nin birleşmiş olmasına istinaden ... Turizm A.Ş. İle müvekkili arasında imzalanan bütün sözleşmelerin aynı şartlarda devam etmesi hususunda davacı ile 06.10.2011 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşmelerle birlikte yine davacı ile 06.10.2011 tarihinde İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve 08.02.2012 tarihli Yakıtmatik Sözleşmesi'nin akdedildiğini, eski sözleşmeler ve yeni sözleşmeler incelendiğinde bahse konu hususta anlaştıklarının görüldüğünü iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 113.484,77-TL asıl alacak ve 652,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.137,70-TL borcun ödenmesi amacıyla 21/06/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun icra takibine itiraz ettiği ve bu nedenle takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizin; 18/02/2020 tarih, ...sayılı gerekçeli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin 05/03/2020 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin; 08/06//2023 tarih, 2020/1353 esas ve 2023/1033 karar sayılı karar ilamı ile mahkememizin 18/02/2020 tarih, ...sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize yeniden gönderilerek mahkememizin 2023/451 esas kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin; 08/06/2023 tarih, 2020/1353 esas ve 2023/1033 karar sayılı ilamı ile mahkememizin; 18/02/2020 tarih, ...sayılı kararının kaldırıldığı ve kaldırma gerekçesinde; "Taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde, davalının ticari defterlerinin münhasır delil olacağına ilişkin hükümler bulunduğu savunulmuştur. Ancak taraflar arasındaki sözleşmelerin dosyada bulunmaması nedeniyle bu husus denetlenememiştir. Ancak cevaba cevap dilekçesinin ikinci sayfasında, taraflar arasındaki Yıkamatik Sözleşmesinin 15. maddesinde delil sözleşmesi bulunduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki tüm bayilik sözleşmelerinin dosyaya getirtilerek, usulüne uygun delil sözleşmesi bulunup bulunmadığı ile niteliği belirlenmelidir. (...) taraflar arasındaki ilişkide belirli bir faturadan kaynaklanan alacağın ödenip ödenmediği yerine, sözleşme ilişkisinin tümünün tasfiyesine yönelik bir inceleme yapılmalıdır. Bu tür ticari ilişkilerde borç, nakdî ödeme, mahsup, iade faturası veya yasal olarak mümkün olan herhangi bir şekilde ödenebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki tüm ticari ilişkisinin incelerek, davalının ticari defterlerinde borcun ne şekilde sıfırlandığının belirlenmesi gerekir. (...) Mahkemece alınan ek raporda, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın nedeni belirlenmemiş ve faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle davalının ödeme iddiasını isatlaması gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında uzun süreye yayılmış bayilik sözleşmeleri bulunmaktadır. Bu nedenle, borç alacak ilişkisinin tüm kayıtların incelenerek belirlenmesi gerekir. Delil sözlemesine rağmen tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak incelenmesi gerekse de, davalının ticari kayıtlarının delil olarak kabul edilmesi halinde, bu kayıtların aksinin veya hangi kaydın usulüne uygun tutulmadığının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. (...) Diğer bir deyişle, tarafların hangi kayıtlarının bir biri ile uyuşmadığı ve kayıtlardaki uyumsuzluğun sebebi belirlenmelidir. Daha sonra, davalı kayıtlarındaki hangi işlemin taraflar arasındaki sözleşme ve gerçeğe aykırı olduğu konusunda ispat ispat yükü üzerinde olan tarafa ispat hakkı tanınarak sonuçta davacının, açık hesaptan kaynaklanan bir alacağı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerektiği" şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişinin 02/04/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Kayıtların fazlalığı, taraf defterlerinde kayıt tarihlerinin aynı olmaması, hatta bazı kayıtlarda aynı belgenin bir defterde tek kayıt ile diğer defterde 2 kayıt ile kaydedilmiş olması ve bu gibi kayıtlardaki tutarların eşit olup olmadığı kontrol edebilmek için de sürekli toplama işlemi yapmak durumunda kalınması ve bu durumun da ayrıca karışıklığa mahal vermesi; ayrıca davacının defterlerinde davalının 120 ve 320 hesaplarda ayrı ayrı takip edilmesi nedenleriyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği tüm yıllarda, yüzlerce kayıt içerisinde hangi kayıtlarda uyuşmazlık olduğunu tespit etme olanağı bulunmadığı, ancak, taraf defter kayıtlarında, son olarak 2016 yılında takip tutarı kadar fark oluştuğundan, 2016 yılı kayıtları ayrıntılı incelendiğinde, davalının defterlerinde kayıtlı olan "davalının davacı adına tanzim ettiği ve davacının da borcuna kaydettiği toplam 94.952,51-TL tutarındaki aşağıdaki 2 adet faturanın", davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davacının defterinde 29/02/2016 tarihinde "Virman SN:DK DN:..." açıklamasıyla davalının borcuna kaydedilmiş olan 18.532,26-TL tutarlı virman kaydının da davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı; davalının defterinde kayıtlı olan davacının borcunun 16/ ... nolu 52.742,46-TL tutarlı fatura bedeli, davalının defterinde kayıtlı olan davacının borcunun 02/03/2016 tarih ve ... nolu 42.210,05-TL tutarlı fatura bedeli, davacının defterinde kayıtlı olan davalının borcunun 29/02/2016 tarihli 18.532,26-TL tutarlı virman kaydı olmak üzere toplam 113.484,77-TL olduğu, "2 adet fatura" ile "virman kaydı" toplamı 113.484,77 TL olup, bu tutarın da takip tutarına eşit olduğu; bu haliyle de taraflar arasında uyuşmazlık konusu kayıtların bu kayıtlar olduğunun anlaşıldığı, keza, davalının defterlerinde kayıtlı olan "davalının davacı adına tanzim ettiği 2 adet faturanın" davacının defterlerinde de kayıtlı olması halinde (davalının alacağına kaydedilecektir), davacının defterlerinde davalının borcunun bu tutar kadar azalacağı; davacının defterlerinde kayıtlı olan virman kaydının (davalının borcuna kayıtlıdır) davacının defterlerinde kayıtlı olmaması halinde de, yine davacının defterlerinde davalının borcunun bu tutar kadar daha azalacağı ve netice itibariyle de taraflar atasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi kalmayacağı, netice itibariyle, davalının, yukarıdaki 2 adet faturayı tanzim etmesinin haklı olup olmadığı ve bu faturaların davacıya tebliğ edilip edilmediği hususları ile davacının 18.532,26-TL tutarlı virman kaydını, taraflar arasında sağlanan bir mutabakat dahilinde veya herhangi bir belgeye dayalı olarak yapıp yapmadığı hususlarının önem arz ettiği; söz konusu kayıtlara dayanak belgelerden, 2 adet fatura ve işbu faturaların davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin davalı tarafından; 18.532,26-TL tutarlı virman kaydına dayanak belgenin de davacı tarafından sunulması halinde, taraflar arasında borç/alacak tutarının tespitinin (yani takip konusu borcun var olup olmadığının tespitinin) mümkün olabileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişinin 11/11/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacının davalı adına tanzim ettiği "protokol gereği hesaplanan kar payı geliri" şeklinde açıklanan fatura, davalının ticari defterlerinde "Ürünler & Hizmetler" açıklamasıyla ve Belge Türü olarak da "Satış Faturası" olarak kaydedildiği, yani davacının tanzim ettiği 16/02/2016 tarihli fatura davalının defterlerine iade faturası olarak kaydedilmediği, bu fatura yönünden tarafların defterlerinde uyuşmazlık bulunmadığı, davalının davacı adına tanzim ettiği uyuşmazlık konusu 16.02.2016 tarihli ve 52.742,46-TL tutarındaki faturanın "Fiyat Farkı (Akry - Beyaz Ürün" açıklamasıyla tanzim edildiği, davalının fiyat farkı faturası tanzim etmesinin haklı olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı, 222.329,73-TL'lik son ödeme kaydına dair açıklamada "yatırım destek primi, ikinci el ekipman satışı, mal ve hizmet teminine dair diğer faturalar" şeklinde bildirilen mahsup kalemlerinin defterlerden anlaşılıp anlaşılmadığı, bu mahsup işlemi öncesinde taraf defterlerindeki alacaklılık borçluluk durumlarının örtüşüp örtüşmediğinin tespiti" yönünden: davalının defterlerinde 02.03.2016 tarihli ve 42.210,05-TL'lik faturanın "2. El Ekipman Satışı" açıklamasıyla kayıtlı olduğu, mal ve hizmet teminine dair faturaın ise "Ürünler & Hizmetler", "Akaryakıt", "Kurumsal Kart 15", "Yakıt Kartla Satış Toplamı" şeklinde kayıtlı olduğu, yatırım destek primi açıklamalı kayıt bulunmadığı, 222.329,73-TL'lik son ödeme kaydından önce davalının davacıya borcunun bu tutarda kayıtlı olduğu, bu mahsup kaydından sonra davalının defterlerinde, taraflar arasında borç bakiyesi kalmadığı, 222.329,73-TL'lik mahsup işlemi öncesinde taraf defterlerindeki alacaklılık borçluluk durumlarının örtüşmediği, davalı defterlerinin 2016 kayıtlarında; davacının 02/03/2016 tarihinde 221.211,25-TL alacaklı, davacının 07/03/2016 tarihinde 222.329,73-TL alacaklı ve 18/03/2016 tarihinde borç bakiyesi kalmadığı (222.329,73-TL ödemeden sonra), davacı defterinin 120/Alıcılar hesabında; davacının 01/03/2016 tarihinde 530.594,13-TL alacaklı, 18/03/2016 tarihinde 308.264,40-TL alacaklı olduğu (222.329,73-TL ödemeden sonra), davacının 01/06/2016 tarihinde 113.484,77-TL alacaklı olduğu, davacı defterinin 320/Satışlar hesabında; 01/03/2016 tarihinde borç bakiye kalmadığı, taraf defterleri farkının 113.484,77-TL olduğu, taraf defterlerinin okunamamasının hangi taraftan kaynaklandığı ve iki ayrı hesapta takibin TR muhasebe standartlarına uygunluğu yönünden açıklanması; davacının defterlerinde davalının iki ayrı hesapta (120 ve 320 hesaplarda) takip edilmesinin Tek Düzen Hesap Planı ve TR Muhasebe Standartlarına uygun olduğu ancak davacının davalıyı takip ettiği hesaplarda yapmış olduğu virman kayıtlarına ilişkin olarak, davalı ile akdedilmiş cari hesap sözleşmesi veya cari hesap mutabakatı sunmadığı, davalının davacıyı tek hesapta takip etmesinin ise Tek Düzen Hesap Planı ve TR Muhasebe Standartlarına uygun olmadığı, davalının da taraflar aralarındaki ticari ilişkinin tek cari hesap kaydında tutulmasına yani tek carinin hem alım hem satım işlemlerinde kullanılmasında mutabık kaldıklarına veya tarafların yıl içinde cari hesapta fatura bazlı mahsuplaşma yapacağına mahsup yöntemi ile cari hesabın düzenleneceğine, mahsup işlemi için yazılı bir kabul beyanının ayrıca gerekli olmadığına ilişkin belge sunmadığı, taraf defterlerinin karşılaştırılamaması; davalının davacıyı tek hesapta takip etmiş olması karşısında davacının davalıyı 2 hesapta takip etmesinden ve ayrıca tarafların her ikisi tarafından da cari hesap sözleşmesi veya hesap mutabakatı yapıldığına ilişkin belge sunulmamasından kaynaklandığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir ve Sektör Bilirkişinden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 29/05/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "26.02.2026 tarihli fatura içeriğinde; Fiyat Farkı (Akry, Beyaz Ürün) açıklaması altında 52.742,46-TL belirtildiği; fatura içeriğindeki “Fiyat Farkı (Akry, Beyaz Ürün)” mahiyeti anlaşılamadığı için, bu fatura içeriği hakkında değerlendirme yapılamadığı, 02.03.2016 tarihli fatura içeriği ile 42.210,05-TL olarak düzenlenmiş olan bedelin taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ile sektör teamüllerine uygun olduğunun mütalaa edildiği" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası -Davalı vekili tarafından sunulan; 06/10/2011 tarihli Ek Sözleşme sureti, İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi sureti, Yakıtmatik Sözleşmesi sureti, -Davacı vekili tarafından sunulan; Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi Ek Protokolü ve .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 27.05.2016 tarihli ihtarname sureti, .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 08.03.2016 tarihli ihtarnamesi sureti, cari hesap ekstresi, dava konusu e-fatura suretleri, -Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen davalıya ait 2016/2 ve 2016/3 (16/02/2016 ve 02/03/2016 tarihli faturalar) dönemlerine ilişkin BS-BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait 2016/2 ve 2016/3 (16/02/2016 ve 02/03/2016 tarihli faturalar) dönemlerine ilişkin BS-BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporları

-Tarafların beyan ve dilekçeleri .... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından yedi adet fatura borcu olan 113.484,77 TL asıl alacak ile 652.93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.137,70TL için takip yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindedir. Bu nedenle tarafların alacak-borç durumunun takip talebine ekli belgeler kapsamında incelenmesi gerekir. Davacı yedi adet faturaya dayalı takip başlatarak, faturaların ödenmediğini ileri sürmüş; davalı vekili ise davacıya borçlarının bulunmadığını ve taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin müvekkilince yapılan 222.329,73 TL ödeme ile sona erdiğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu, davalı defterlerinin sözleme uyarınca münhasır delil olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki ticari ilişki açık hesap şeklinde yürütülmektedir. Ticari ilişkinin mal alım satımlarına ilişkin fatura ve duruma göre iade fatura düzenlenmesi şeklinde işleyen, bir diğer deyişle tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli bir hesap dönemine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları açık hesap ilişkisi gibi işlediği kabul edilmesi gerekmektedir. Bu tür bir ilişkide belirli bir faturadan kaynaklanan alacağın ödenip ödenmediği yerine, sözleşme ilişkisinin tümünün tasfiyesine yönelik bir inceleme yapılmalıdır. Borç, nakdî ödeme, mahsup, iade faturası veya yasal olarak mümkün olan herhangi bir şekilde ödenebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki tüm ticari ilişkisinin incelerek, davalının ticari defterlerindeki son işlemi olan, cari hesaptaki borcun 222.329,73 TL ödemesi ile savunulan şekilde sıfırlanmasının yerinde olup olmadığının denetlenmesi gerekir. İstinaf ilamı doğrultusunda açık hesap ilişkisinde tarafların hangi kayıtlarının birbiriyle uyuşmadığı ve kayıtlardaki uyumsuzluğun sebebi yönünden yeniden inceleme yapılmış, sözleşmeler dosyaya kazandırılmıştır. Taraf beyanları ve defterleri yönünden uyuşmazlık arz eden faturalar, davalı tarafından düzenlenen 16/02/2016 tarihli 52.742,46 TL'lik fiyat farkı faturası, 02/03/2016 tarihli 42.210,05 TL'lik ariyet faturası ile davacı tarafından düzenlenen 18.532,26 TL'lik ökc belgeli satış faturasıdır. Davalı bahsi geçen 52.742,46 TL ve 42.210,05 TL'lik alacak iddiasını mahsup ettikten sonra en son aşamada içinde ekipman satışı ve sair faturaların bulunduğu 222.329,73 TL'lik 18/03/20216 tarihli sıfırlama işlemi ile alacak ve borçluluk durumunu sona erdirmiştir. Anılan üç faturanın toplamı takipteki asıl alacak tutarına denk düşmektedir. Celp edilen sözleşmelerden yakıtmatik sözleşmesinde delil sözleşmesi davalı lehine olacak şekilde bulunmaktadır. Ancak bayilik sözleşmesindeki delil şartı krediye yönelik olup tüm ilişkiyi kapsayacak nitelikte değildir. Davalının tanzim ettiği 52.742,46 TL'lik fatura dayanak belge içermeyip esasında aynı tarihte davacı tarafından düzenlenen aynı miktarlı satış faturasına karşılık düzenlenmiştir. Bu satış faturası davalı defterlerinde kayıtlıdır. Ancak davalı tarafından tanzim edilen fatura davacı defterinde kayıtlı değildir. Dolayısıyla salt borç doğuran faturayı hükümden düşürmek amacıyla dayanaksız karşı faturanın düzenlenmesine itibar edilmemiştir. Davacı defterinde de kaydı bulunmayan, davacı tarafça ba bildirimi de yapılmayan bu fatura yönünden delil sözleşmesine üstünlük tanınmamıştır. Bunun yanında davacının düzenlediği 18.532,26 TL'lik fatura, 01/02/2016-10/02/2016 tarihleri arasındaki işlerden doğan ökc belgeli satışlardan oluşmaktadır. Davalı adına yapılan yazarkasa belgeli satışlarının muavin kayıtlardan da izlenebildiği görülmekle davalı adına borç doğurduğuna kanaat edilmiştir. Anılan bu iki fatura toplamı 71.274,72-TL itibariyle davacının alacak iddiasının haklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen 42.210,05 TL'lik ariyet faturası ise sektör bilirkişisi tarafından irdelenmiş ve sözleşme kapsamındaki (md. 15.3) ariyet iadesine dair yükümlülük kapsamında haklı olarak düzenlendiği, fatura düzenleneceğinin taraflar arasındaki 30/01/2016 tarihli yazışmada da geçtiği, hatta satın alım seçeneğinin konuşulduğu, netice olarak davacı adına borç doğurduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla uyuşmazlık içeren üç faturadan detayı açıklandığı üzere iki fatura yönünden davalı adına borç doğmasına rağmen ödenmemiş ve davacı tarafça haklı olarak takibe konu edildiği anlaşılmış, davanın 71.274,72-TL'lik asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, temerrüde ilişkin ispat bulunmadığından, kanun yolu aşamasındaki usuli kazanılmış hak da gözetilerek, işlemiş faiz miktarına ilişkin davalı itirazı iptal edilmemiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, neticenin davalı defterlerinden görülebildiği, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 71.274,72-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 14.254,94 TL icra inkar tazminatınn davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.868,78-TL karar ve ilam harcından 1.378,50-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.490,28-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 31,40-TL başvuru harcı ve 1.378,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.409,90-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 10.090,00 TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 6.300,83-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan toplam 3.200,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 1.201,72-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 03/11/2025

Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/451, K. 2025/777, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-451-e-2025-777-k-76b3cb19a9a0