İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/429 E. 2026/8 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/429
- Karar No
- 2026/8
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20 Esas - 20 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20.... KARAR NO : 20....
HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı şirketten ödenmeyen cari hesap alacağına ilişkin Sakarya ... İcra Müdürlüğü'nün 20...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmektedir. Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşıldı. Sakarya .... İcra Müdürlüğünün 20...Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklendiği ve bir suretinin dosya arasına alındığı anlaşıldı. Davacı ve davalının 2022 yılına ait Beyanname Satış (BS), Beyanname Alış (BA) formlarına ilişkin bağlı bulundukları Ali Fuat Cebesoy ve Kocaeli İlyasbey Vergi Dairelerine yazı yazıldığı ve vergi daireleri tarafından yazılarımıza ikmalen cevap verildiği anlaşıldı. Türkiye Vakıflar Bankasına yazı yazılarak bilgi talep edilen 0012860 no.lu çekin, 07.01.2022 tarihinde Bankalar arası takas sistemi aracığıyla 0032-Türk Ekonomi Bankası A.Ş./00113-Adapazarı Şubesine ibraz edildiğinin ve muamelesiz iade edildiğinin, 0012852 no.lu çekin 30.09.2021 tarihinde aynı banka ve şubeye ibraz edildiğinin ve karşılıksız iade edildiğinin, ancak Gebze Şubesi'ne ait 1870605 no.lu çek kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ayrıca 24/12/2024 tarihli cevap yazısı ile 1870605 seri numaralı100.000 TL Tutarlı çekin 19.12.2024 tarihinde bankaya ibraz edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ....Bankası'na yazı yazılarak bilgi talep edilen 12852 seri numaralı çekin 1571121195 vergi kimlik numaralı ...A. Ş. tarafından bankaya ibraz edildiğinin ve takas aracılığıyla “karşılıksız yeni çek” olarak işlem gördüğünün, çekin ibrazına ilişkin önlü-arkalı suretinin dosyamıza ibraz edildiğinin, 12860 seri numaralı çekin 1571121195 vergi kimlik numaralı .....A. Ş. tarafından bankaya ibraz edildiğinin ve takas aracılığıyla “diğer hatalı çek” olarak işlem gördüğünün, çekin ibrazına ilişkin önlü-arkalı suretinin dosyamıza ibraz edildiği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava ; Sakarya .... İcra Müdürlüğünün 20....Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya .... İcra Müdürlüğünün 20...Esas sayılı takip dosyası kapsamında fatura ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının ticari ilişki kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, taraflar arasında vade farkı anlaşmasının olup olmadığı, yok ise bu yönde bir teamül olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı. Sakarya .... İcra Müdürlüğünün 20....Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 449.492,88 TL fatura alacağı, üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "cari hesap alacağı 449.492,88 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tebliğe çkarıldığı, süresi içerisinde borca ve yetkiye itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü. Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, faturalar düzenlendiğini, bu faturaların ödenmediğini, icra takibine geçildiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise cevap dilekçesi sunmamış ve münkir sayılmıştır. Davacı icra takip talebinde alacağın kaynağını cari hesap olarak belirtmiş ise de taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği, davacının hesap ekstresindeki faturadan kaynaklı alacağını talep ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı tespiti yapılmış ve yargılama bu tespite göre yürütülmüştür. Sakarya ... İcra Müdürlüğünün 20....Esas sayılı dosyasında yer alan borca itiraz dilekçesinde yetki itirazı da ileri sürülmüştür. Açılan davanın para alacağı olması, davacının yerleşim yeri adresinin Sakarya ili olması nedenleriyle 6100 sayılı Yasanın 89. Maddesi dikkate alınarak yetki itirazı yerinde görülmemiştir Tarafların süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir. Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ....sunduğu 12.12.2023 tarihli kök bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğunu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 406.472,60 TL alacaklı olduğunu belirtmiştir. Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ...sunduğu 18.04.2024 tarihli kök bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 107.282,68 TL borçlu olduğunu belirtmiştir. Alınan kök raporlara karşı taraflar itirazda bulunmuştur. Davacı vekili davalının ticari defterlerini usulüne uygun tutmadığını, iade edilen 3 adet çeki ticari defterine iade olarak kaydetmediğini, vade farkına yönelik faturaları kaydetmediğini ileri sürmüştür. Davalı vekili kendi defterlerinin incelenmesinin hatalı yapıldığını, alacak ile borç durumunun karıştırıldığını ileri sürmüştür. Davacı vekilinin 28.05.2024 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği çeklerin ibraz bilgileri muhatap bankalardan sorulmuş ve rapora yönelik itirazlar teknik ve uzmanlık bilgisi gerektirdiğinden bilirkişilerden ek rapor alınması yönünde ara karar alınmıştır. Bilirkişi ...13.10.2024 tarihli birinci ek raporda, Vakıfbank'ın cevabına göre Vakıfbank'a ait 3 adet çekin ödemesinin yapılmadığı, para hareketlerinin doğrulanması üzerine hesaplamanın yapılabileceğini belirtmiştir. Bilirkişi ...11.10.2024 tarihli birinci ek raporda, borcun 320 hesap borç bakiyesi ile kapatıldığı, incelemede fark edilmediği, bu durumda davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya 107.282,68 TL borçlu olduğunu, davacının ileri sürdüğü Vakıfbank'a ait 3 adet çekin ticari deftere ayrıntılı yazılmadığını, 10/10/2022 tarih ve BAF 2022000001128 numaralı 11.787,32 TL bedelli vade farkı açıklamalı,03/19/2022 tarih ve BAF 20220000959 numaralı 11.787,32 TL bedelli vade farkı açıklamalı, 16/07/2022 tarih ve BAF 2022000000768 numaralı 28.289,56 TL bedelli vade farkı açıklamalı 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını belirtmiştir. Takibe konu açık hesap ilişkisindeki uyuşmazlık 2021-2022 yıllarına ait olduğundan bu yıllara yönelik ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılmış olsa da ticari ilişkilerininin süreklilik arz ettiği, 2020 yılından devrede bakiye olduğu ve ayrıca çek keşide edilmek suretiyle ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla mahkememizce 11.02.2025 tarihli celsede hem keşide edilen tüm çek bilgileri istenmiş hem de tarafların 2020 yılına ait ticari defterlerini ibraz etmeleri yönünde ara karar alınmıştır. Eksiklikler giderilmiş, çeklerin (TEB' ait olan çek dahil) ibraz bilgileri temin edilmiş ve dosya bilirkişilere ek rapor sunmak üzere gönderilmiştir. Bilirkişi ....23.07.2025 tarihli ikinci ek raporda, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 406.472,60 TL alacaklı olduğunu, iade edilen çekler dahil kayıtların doğru tutulduğunu belirtmiştir. Bilirkişi ...sunduğu 14.08.2025 tarihli ikinci ek raporda, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya 107.282,68 TL borçlu olduğunu, iade edilen çeklerin ticari deftere kaydolmadığını belirtmiştir. Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları dikkate alınarak; tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA ve BS formlarına göre taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu tespit edilmiştir. Tarafların da ticari ilişkinin kurulmadığı yönünde itirazları yoktur. Davacının delil olma vasfına sahip ticari defter kayıtlarına göre davalından 40.472,60 TL alacaklı olduğu, davalının da delil olma vasfına sahip ticari defter kayıtlarına göre davacıdan 107.282,68 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbiriyle örtüşmediği tespit edilmiştir. Ticari defterlerin örtüşmediği kısımların çeklerden ve vade farkı faturalarından kaynaklandığı sabittir. Vade farkı faturaları yönünden yapılan incelemede; Takibe konu edilen 10/10/2022 tarih ve BAF 2022000001128 numaralı 11.787,32 TL bedelli vade farkı açıklamalı,03/19/2022 tarih ve BAF 20220000959 numaralı 11.787,32 TL bedelli vade farkı açıklamalı, 16/07/2022 tarih ve BAF 2022000000768 numaralı 28.289,56 TL bedelli vade farkı açıklamalı 3 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27/06/2003 tarihli kararında vade farkı; mal ve hizmet satım sözleşmesinde kararlaştırılan veya ticari teamüllere göre vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihindeki mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle semenin ulaştığı miktarı ifade ettiği kabul edilmiştir. Taraflar arasında geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyecektir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 27/06/2003 tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar) Vade farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunması veya vade farkı uygulamasının taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olması gereklidir. Bu yönde bir sözleşme ya da uygulama yok ise faturaya vade farkı alınır şeklinde bir şerhin bulunması ve bu faturaya itiraz edilmemesi vade farkının kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Bu hususun ispatı yükü vade farkının istenebileceğini iddia eden davacıdadır. Taraflar, aralarında vade farkının alınacağına dair yazılı bir sözleşme yoktur. Taraflar arasında vade farkının alınacağın dair yerleşmiş bir uygulama/teamül olduğuna dair bir belge ve bilgi de sunulmamıştır. Ayrıca davacı vekili 15.10.2024 tarihli duruşmada vade farkının alınacağına dair taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını ve yine taraflar arasında bu yönde bir teamül oluşmadığını beyan etmiştir. Bu kapsamda vade farkı faturalarının davalıdan talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Çekler yönünden yapılan incelemede; Davacı vekili 28.05.2024 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; -Vakıfbank Darıca Şubesine ait 0012860 Çek Numaralı 31/12/ 2021 keşide tarihli 75.000 TL bedelli, -Vakıfbank Darıca Şubesine ait 0012852 Çek Numaralı 30/09/ 2021 keşide tarihli 75.000 TL bedelli, -Vakıfbank Gebze Şubesine ait 1870605 Çek Numaralı 30/09/2021 keşide tarihli 100.000 TL bedelli 3 adet çekin davalı tarafından verildiğini, kendi ticari defterlerinde ödeme olarak kaydettiği, oysa bu çeklerin iade edildiğini, iade yönünde ticari defterlerin bir kayıt düşmediğini ileri sürmüştür. Sözü edilen çeklerin ibraz bilgileri temin edilmiş ve 0012860, 00112852 seri sunamaralı çeklerin karşılık işlemi gördüğü, 1870605 seri numaralı çekin kaydına rastlanmadığı belirtilmiştir. Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas – 2019/5340 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 19 HD.nin 2014/17834 Esas- 2015/4830 Karar sayılı kararıda benzer mahiyettedir.) ( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi 2020/4510 2021/6679) Çekler ticari defterlere işlenmesi gereken zorunlu kayıtlardan değildir. Dolayısıyla taraf defterlerinde buna ilişkin kaydın olmaması onların aleyhine değerlendirilmesini gerektirmez. Sözü edilen çekler davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Çeklerin takibe konu faturalar nedeniyle düzenlenip düzenlenmediği de tespit edilmemiştir. Bu durumda davacının alacağını ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf yemin deliline dayanmış olup yemin delili hatırlatılmasına rağmen davacı vekili 13.01.2026 tarihli celsede yemin teklifinde bulunmayacağını beyan etmiştir. Bu doğrultuda, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu tespit edilmişse de tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamaması, vade farkının talep edilemeyecek olması, çeklerden dolayı bir alacak durumunun oluşmaması ve davacının yemin deliline başvurmaması nedenleriyle takip dosyasına konu alacağın ispatlanamadığına, davalının itirazının haklı olduğuna kanaat getirilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.410,82-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 66.921,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL masrafın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzünde, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026
Katip e-imza
Hakim e-imza