İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/427 E. 2025/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/427
Karar No
2025/343
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/427 KARAR NO : 2025/343

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 16/06/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde, davacı şirkein, sanayi makineleri, makine yedek parçaları başta olmak üzere her türlü sanayi ve özellikle tekstil ve hidrolik makineleri, robotlar, bunlarla ilgili aksesuar, component ve yedek parçaların ithali, ihracı, dahili toptan ticareti ve dağıtımı, pazarlanması, acenteliği, mümessilliği üretimi ve sanayi faaliyetleri ve bu konularda teknik ve ticari hizmetleri sağlayan bir şirket olduğu; Davalının, 10.12.2018 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi çerçevesinde davacı Şirket bünyesinde Teknik Satış Destek Kıdemli Mühendisi olarak görevini sürdürmekte iken, 13.01.2023 tarihinde davacı Şirkete sunmuş olduğu işten ayrılma isteğini içeren istifa dilekçesi üzerine iş akdini sonlandırdığı; Davalı ile davacı Şirket arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesinin12. Maddesinde “Rekabet Yasağı” maddesinin yer aldığı; iş akdi kapsamında Davalı, iş sözleşmesinin bitiminden itibaren iki yıl boyunca diğer bir firmanın çalışanı olarak davacı Şirketin faaliyetleri ile doğrudan ve dolaylı olarak rekabet halinde olan veya olması muhtemel işlerde çalışmayacağını beyan ve taahhüt ettiği; ancak davalını, davacı Şirket nezdindeki işinden ayrılmasına müteakiben davacı Şirket ile aynı sektörde ve aynı alanlarda faaliyet gösteren, dolayısıyla davacı Şirket ile rekabet içerisinde olan ---- şirketi bünyesinde çalışmaya başladığı; rekabete aykırı davranışı sebebiyle davalıya ihtar gönderildiği ancak davalının cezai şartı ödemediği ve bunun üzerine icra takibi başlatıldığı fakat bu takibe itiraz edildiği belirtilmiştir.

CEVAP: Cevap dilekçesinde, davalının, davacı işveren bünyesinde robotik bölümünde teknik satış destek mühendisi olarak çalıştığı; davalının davacı firmada çalışırken yaptığı iş robotlar hakkında müşterilere yazılımsal destek vermek olduğu; davalının, müşterinin uygulamasına uygun robot seçimi ve entegrasyonu ile ilgili yazılımsal çalışma yürüttüğü; arıza halinde müşterilere telefon desteği verdiği; davacının iddia ettiği ticari sırlar (firmanın robot satışı ile ilgili izlediği strateji, argümanlar, fiyat bilgileri vs.) hakkında davalının hiçbir bilgili bulunmadığı; davalının çalışma izinlerine bakıldığında da davalının satış işlemi yapmadığı ve ticari sırlara erişimi olmadığı; davalının, yeni işyerinde yazılım eğitmeni olarak çalıştığı; eski işyerindeki robotların yazılım programı ile yeni işyerindeki robotların yazılım programlarının tamamen faklı olduğu; davalının yeni işyerindeki robotlar hakkında önce eğitim aldığı sonra eğitim vermeye başladığı; davalının yeni işyerindeki ticari sırlara hakim olmadığı, kolej eğitmeni olarak çalıştığı; Davacı işyeri ile davalının çalıştığı yeni işyeri robot üreticisi olarak her ne kadar aynı sektörde faaliyet gösteriyor gibi görünse de yeni işyerindeki ürün çeşidi davacı işyerindeki ürün çeşidinden daha fazla olduğu; TBK m.445 uyarınca rekabet sözleşmesinin süre, yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerektiği; Rekabete ilişkin sözleşme hükmü incelendiğinde görüleceği üzere yer bakımından herhangi bir sınırlandırma yapılmamış olduğu; bu nedenle rekabete ilişkin sözleşme hükmünün geçersiz olduğu; davacı tarafın davalının ne tür bir sıra sahip olduğunu ve bu sırrın kullanımı ile nasıl bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağı kaydına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağına ilişkin itirazın iptali istemidir.Taraflar arasında 15/01/2020 tarihli iş sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığı, hizmet akdinde davalının göreceği işin teknik satış destek yazılımcısı olarak yazıldığı ve sözleşmenin 12 maddesinde rekabet yasağı hükmünün düzenlendiği tesbit edilmiştir.Davalı ----- SGK dökümüne göre davacı şirkette 10/12/2018-13/01/2023 tarihleri arasında teknik satış destek yazılımcısı olarak çalıştığı ve davalının okunamayan tarihli istifa dilekçesi imzalayarak 13/01/2023 tarihi itibariyle kendi istek ve arzusu ile işten ayrılmak istediğini belirtip istifa etmiştir.Dosyaya getirtilen SGK dökümüne göre davalının 13/01/2023 tarihinde davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı ------ nezdinde 06.03.2023 tarihinde yazılım eğitmeni olarak çalışmaya başladığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında ki iş sözleşmesinin 12. Maddesinde ‘İşçi bu sözleşmenin devamı sırasında ve/veya sona ermesinden sonra 2 (iki) yıl süre ile işveren ile aynı veya benzer sektörde doğrudan veya dolaylı olarak rekabet halinde olan hiçbir kişi, kurum ve kuruluşta aynı veya benzer konumda çalışmamayı, işbirliği içine girmemeyi, girmişse işbirliğini derhal sona erdirmeyi ve hizmet vermemeyi gayrikabili rücu kabul ve taahhüt eder’ şeklinde düzenleme bulunmaktadır.6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır. ( Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin ---- Esas,------ Karar sayılı içtihadı da benzer mahiyettedir.) Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm Türkiye'dir. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınırın kapsamı, Türkiye coğrafi bölgelerinin tamamını kapsadığından TBK'nın 445/2. maddesi uyarınca Hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılması gerektiği sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınmasının hakkaniyete uygun düştüğü kabulüyle rekabet yasağı hükmünün------ ili için geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir. Somut olayda, davalının davacı işveren nezdinde ----- İli ------ İlçesi merkezli olarak çalıştığı, davalının davacı şirketten istifa etmek suretiyle işten ayrıldıktan sonra ---- İli ------- İlçesi merkezli dava dışı şirkette yaklaşık 2 ay sonra çalışmaya başladığı ihtilafsızdır. Davalının, davacı şirkette hükme esas alınan 11.02.2025 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacı şirkette satış destek biriminde çalışarak davacının müşterilerine teknik destek sunmakta müşterilerde kurulan ve çalışan davacı firmaya ait çözümlerde müşterinin yaşadığı sorunlara davacı firmanın çözümleri ile çözüm sunduğu davalının davacı şirketten ayrılıp çalışmaya başladığı dava dışı şirkette ise teknik eğitmen olarak çalışmaya başladığı ----- firmasının ürün ve çözümleri ile ilgili bu firmanın ------’daki eğitim merkezinde teknik eğitim aldıktan sonra bu görevine başladığı her iki firmanın çözümleri de kendine özgü olup davalının davacı firmada edindiği o firmaya özgü teknik bilgileri dava dışı şirkette kullanmasının mümkün olmadığının rapor edildiği bu haliyle davacı şirket ile davalının istifa sonrası çalışmaya başladığı ------ isimli şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri tesbit edilmekle beraber dosya kapsamından dava dışı şirketteki görev tanımı ile pozisyonu da gözetildiğinde, TBK'nın 444/2.maddesi hükmü kapsamında davalının sahip olduğu bilgileri dava dışı şirkette kullanması halinde davacı şirkete önemli bir zarara sebebiyet verme ihtimalinin bulunduğu iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle ayrıca bilirkişi raporunda davalının ------ isimli kariyer paylaşım platformundaki profil bilgilerinden yola çıkılarak bir tespite varılmış ise de bahse konu bilgilerin eski tarihli ve davacı şirkette çalıştığı döneme ait bilgilerden oluşması da dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 1.661,68 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.046,28 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/427, K. 2025/343, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-427-e-2025-343-k-212573a806c9