İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/419 E. 2026/15 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/419
- Karar No
- 2026/15
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/419 Esas KARAR NO : 2026/15 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2023 KARAR TARİHİ : 08/01/2026
DAVA:Davacılar vekili mahkememize sunduğu 14/06/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın 26/05/2023 tarihinde-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasından talimat ile ---------müvekkilinin ortağı olduğu şirketin adresine gelerek haciz işlemi başlattığını, davalı tarafın müvekkilinin haciz esnasında iş yerinde bulunaması sebebiyle kendisine borçlu olduğu söylenerek haciz tehdidi altında olduğuna inandırdığını, borçlu olduğunu düşünen müvekkilinin ödeme yapılmaması durumunda muhafaza yapılacağı söylenmesi sebebiyle tarafı olmadığı borca ilişkin icra dosyasına ödeme yaptığını, kalan bakiye için ise senet imzaladığını, imzalanan senet ve borca ilişkin davalı tarafın müvekkiline protokol imzalattığını, müvekkilinin icra borçlusu firmadaki payını devir ettiğini, bu devrin üzerinden yaklaşık 5 yıl geçtiğini, bu sebeple müvekkilinin borçlu taraf olmadığını, davalı taraf ile dava şartı olan arabuluculuk süreci gerçekleştirildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek haciz aşamasında müvekkiline senedin herhangi bir işleme alınması durumunda oluşacak tehlikeyi önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne, dava konusu senedin hükümsüzlük sebebiyle geçersizliğinin tespitine, daha sonra bedelsizlik sebebiyle geçersizliğinin tespitine, senedin iadesine, davalı tarafın alacaklı olmadığını bildiği halde haksız olarak müvekkili iş yerine giderek haciz tehdidi ile müvekkilinin iradesini yanıltarak senet imzalatması nedeniyle %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 24/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yatırılması gereken harcın davacı tarafından yatırılmamış olması sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediği iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacı tarafından borçlu ilgili şirketinde ortaklık yapmış olması sebebiyle dosya borcunun kabul edildiğini ve senet imzalandığını, aynı zamanda söz konusu pay devri borç doğumundan sonra gerçekleştiğini, borçlu şirketin muvazaalı işlemler ile ticari faaliyetlerini farklı adreslerde devam ettirmesi sebebiyle ilgili ödeme emri tebligat kanonu 35.maddesi göre tebliğ edildiğini, haciz mahallinde davacı tarafından senet imzalandığını ve söz konusu senedin borçlusunun davacı taraf olduğunu, taraflar arasında senetle birlikte bir adet protokol imzalandığını, imzalanan senedin sadece bir ödeme aracı olduğunu, davacı tarafından açılan işbu davanın belirtilen nedenlerden dolayı müvekkilinin alacağına kavuşmasını sebepsiz yere sürüncemede bırakmak saikiyle açılmış olduğundan reddine, davanın açılmasında kötü niyetli olan davacının İİK madde 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosya sureti --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihli yazı cevabı --------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 15/08/2023 tarihli yazı cevabı ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 17/08/2023 tarihli yazı cevabı ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosya sureti ---------- Esas sayılı dosya sureti ------------ talimat sayılı dosyası ile dinlenen davacı tanığı ------------: "2023 yılı bahar aylarında çalışmakta olduğum davacı -------- gelinerek icra takibi olduğu söylendi. Takip sırasında ------- nerede olduğunu sordular. Borçtan sorumlu olduğunu söylediler.Borcunu ödemediği takdirde işyerinden malların kaldırılacağı söylendi. ---------- patronumuzdur. Ben de patronumuzu çağırdım. Ödeme alınmadığı takdirde polis çağrılarak eşyanın kaldırılacağı bize söylendi. İcra takibinde şirketin vergi levhasına bakılmadı.--------- isimli firmayla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. ---------- çalıştığım şirket dışında herhangi bir şirketle irtibatının ya da ortaklığının olduğunu bilmiyorum. Bilgim, görgüm, bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava;26/05/2023 tarihli protokol kapsamında keşideci ---------Şti tarafından düzenlenen lehtarı --------Ş olan 26/05/2023 keşide tarihli, 16/06/2023 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bono nedeni ile icra takibinden önce açılan davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.Menfi tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri:2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine ; Davacılar vekili davalı tarafın --------- İcra Müdürlüğü'nün---------- esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu -------- Şti aleyhine başlatılan takip dosyasında talimat aracılığı ile 26/05/2023 tarihinde ------- davacı --------- ortağı olduğu davacı şirketin adresine gelerek haciz işlemi başlattığını, borçlu olduğunu düşünen davacının ödeme yapılmaması durumunda muhafaza yapılacağı söylenmesi sebebiyle tarafı olmadığı borca ilişkin icra dosyasına ödeme yaptığını, kalan bakiye için ise senet imzaladığını, imzalanan senet ve borca ilişkin davalı tarafın müvekkiline protokol imzalattığını, müvekkilinin icra borçlusu firmadaki payını devir ettiğini, bu devrin üzerinden yaklaşık 5 yıl geçtiğini, bu sebeple müvekkilinin borçlu taraf olmadığını, dava konusu senedin bedelsizlik sebebiyle geçersizliğinin borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştirTaraflar arasında imzalanan 26/05/2023 tarihli protokol incelendiğinde; davalı tarafın --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu --------- Şti aleyhine başlatılan takip dosyasına konu borç nedeniyle imzalandığı, takip konusu borç nedeniyle davalıya 26/05/2023 tarihinde ödenen 25.000,000 Tl dışında dosya borcuna ilişkin olarak davacı ---------Şti tarafından düzenlenen lehtarı ----------Ş olan 26/05/2023 keşide tarihli, 16/06/2023 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bono tanzim edileceğinin kararlaştırıldığı ve protokole dayalı olarak keşideci --------Şti , lehtarı ----------Ş olan 26/05/2023 keşide tarihli, 16/06/2023 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli ve davacı şirket yetkilisi tarafından da imzalı düzenlenen bononun davalıya verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu 26/05/2023 tarihli protokol kapsamında düzenlenen bonoya dayalı olarak davalı şirket tarafından dava açıldıktan 20/06/2023 tarihinde davacı --------Şti aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılı dosyasına konu bononun taraflar arasında imzalanan 26/05/2023 tarihli protokol kapsamında verilen bonoya dayalı olduğu hususunun davalı tarafça kabul edildiği -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihli yazı cevabı ile şirket ortaklarının -------- ve --------- olduğu, davacı şirket adresinin " -------- Mah.---------- Cad. --------- Sk. No:------- --------- olduğu söz konusu adresin -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- esas sayılı dosyasından yazılan talimat gereği --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Talimat sayılı haciz tutanağına konu hacze gelinen adres ile aynı adres olduğu ve dava dışı ---------- Şti'ne ait olmadığı ,yine ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 02/02/2024 tarihli yazı cevabı ile dava dışı------- Şti adresinin ------- Mah ------- Cad. No:------- ------- olarak kayıtlı olduğu ve davacı ------- 25/12/2018 tarihli genel kurul kararı ile dava dışı --------- Şti'e ait hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan 26/05/2023 tarihli protokol, taraf beyanları, takip konusu bono ve --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14/08/2023 tarihli ve 02/02/2024 tarihli yazı cevapları ile davacı ve dava dışı ---------- Şti trscil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanan 26/05/2023 tarihli protokolün avalı tarafın ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- esas sayılına konu dava dışı borçlu---------- Şti 'nin takip dosyasına konu borcu nedeniyle imzalandığı, davacı şirketin dava dışı şirket ile arasında organik bir bağının bulunmadığı , haciz tutanak tarihi ile aynı tarihte düzenlenen 26/05/2023 tarihli protokolün haciz tehditi altında imzalandığı ve 26/05/2023 tarihli protokole buna dayalı düzenlenen bono nedeniyle davacıların borçlu olmadığı kanaatine varılmış olup davacıların keşideci ----------Şti tarafından düzenlenen lehtarı-----------Ş olan 26/05/2023 keşide tarihli, 16/06/2023 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bono ve bonoya dayalı olarak başlatılan ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ ile; Davacıların, keşideci ---------Şti tarafından düzenlenen lehtarı -----------Ş olan 26/05/2023 keşide tarihli, 16/06/2023 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bono ve bonoya dayalı olarak başlatılan--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, 2-Davacı tarafların şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan karar tarihinde alınması gerekli 2.049,30 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 512,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacılar yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yargılama sırasında yapılan posta, tebligat, KEP ve dosya masrafı olan 1.010,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 179,90 TL ve mahsup edilen peşin harç 512,33 TL olmak üzere toplam 692,23 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.200,00 TL'nin davalıdan taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Mahkememizce16/06/2023 tarihli ara karar ile İİK 72/2 uyarınca verilen tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, davacılar tarafından ihtiyati tedbir kararı için yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2026