İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/400 E. 2025/427 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/400
- Karar No
- 2025/427
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/568 Esas - 2025/788 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/568 KARAR NO : 2025/788 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : : 2- VEKİLİ : : 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/11/2020 KARAR TARİHİ: 10/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davacı vekili 03.11.2008 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın zorunlu park halinde beklemekte olan ... plakalı araca çarptığını, aracın dışında bagaj kısmında bulunan müvekkilinin vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, ceza dosyasında yapılan incelemede ve kaza sonrasında tutulan tutanaklarda davalıya tam kusur atfedildiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle ameliyat olduğunu, tedavi gördüğünü, toplam 240 gün geçici iş göremezlik raporu verildiğini, 20 gün hastanede, sonrasında ayakta tedavi gördüğünü, bu süreçte hasta nakil ambulansı bedelini ödemek zorunda kaldığını, kaza nedeniyle %17 oranında kalıcı engelli duruma geldiğini, müvekkilinin tedavi gördüğü 8 aylık süreçte herhangi bir ücret veya ödenek alamadığını, kaza nedeniyle %17 oranında kalıcı engelli hale gelmesi nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsıldığını, müvekkilinin bu süreçten duygusal ve psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, sigorta şirketinden bu zarar kalemleri talep edilmişse de sigorta şirketince karşılanmadığını, tüm bu nedenlerle davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine; bu aracın mülkiyet kaydının değişmiş olması durumunda davalılar ... ve ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyari tedbir konulmasını, 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...tan müştereken ve müteselsileri tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyan dilekçesinde özetle: Raporda davalı ... adına kayıtlı davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, müvekkilinin kusursuz olduğu yönünde tespit yapıldığını, ceza dosyasından alınan raporun da aynı minvalde olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15.09.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle: Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla açıklanan ve re’sen gözetilecek sebepler ile davanın kabulü ile, 741.422,51 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... tan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili hakkında Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. , ... K. Sayılı dosyasıyla 10 ay hapis cezası verildiğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, ceza dosyasında düzenlenen kusur raporunun huzurdaki davada hükme esas alınamayacağını, ceza dosyasında düzenlenen raporun eksik ve yetersiz olduğunu, davacı reflektör almak için aracın bagaj kısmındayken kazanın gerçekleştiği iddiasını ileri sürmesinden dahi karıştığı ilk kaza için herhangi bir güvenlik önlemi almadığının anlaşılabileceğini, tanık beyanlarında kaza olmadan hemen önce önünde başkaca araçların seyrettiğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin kaza olmadan hemen önce başkaca araçlar tarafından görüşünün kısıtlandığını araçların ani şekilde müvekkilinin önünden çekilmesi ve bir önceki kazaya ilişkin yolda herhangi bir reflektör olmaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, trafiğin yoğun olması nedeniyle müvekkilinin hamle imkanı bulunmadığını, müvekkilinin hız sınırlarına uygun davrandığını, kazada asli kusurlu olmadığını, davacının bedensel zararına yönelik olarak yeniden rapor alınması gerektiğini, davacının zararın doğmasında etkili olması nedeniyle davacı tarafından talep edilen tazminatların fahiş tutarda olduğunu, davacının tedavi giderlerine ilişkin olarak sunduğu tedavi belgelerinin yaşanan kazadan kaynaklandığını ispatla mükellef olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... plakalı aracı dava dışı ...e kiralanması için teslim ettiğini, ...'ün aralarındaki sözleşmeye uygun olarak aracı ...'a kiraladığını, müvekkilinin olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin işleten olarak kabul edilmesi halinde dahi KTK'nin 86. Maddesi gereği ...ın tam kusurlu olması nedeniyle zarardan sorumlu tutulamayacağını, davalı ...a ceza dosyasında verilen kusur oranını kabul etmediklerini, zira davacının diğer kaza nedeniyle yolda bulunmaktayken herhangi bir güvenlik önlemi almadığını, ...ın hız sınırlarına riayet ettiğini, müvekkili aleyhine kaza nedeniyle herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda dava konusu aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olması nedeniyle sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulmasıyla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının başvuru dilekçesindeki taleplerinin açık ve anlaşılır olmadığını ve açıklatılması gerektiğini, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini ve tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığını, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığını, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasını ve ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerektiğini, giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının kask, koruyucu ekipman vs. kullanıp kullanmadığı tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili olan şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmenin mümkün olmadığını , bu nedenle faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde kaza tespit tutanağı ve ruhsat/ehliyet fotokopilerini sunmuştur. Ruhsatlı aracın ... plakalı araç olduğu, sürücü belgesinin ...'ya ait olduğu, kaza tespit tutanağının 03.11.2018 tarihinde gerçekleşmiş olan trafik kazasına ait olduğu görülmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde hastane engellilik raporu ve hastane kayıtlarını sunmuştur. Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda ...nın %17 oranında engelli olduğu ve ... Hastanesinde tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde SGK hizmet dökümünü sunmuştur. Tescil kaydı bulunduğu görülmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde hasta nakil ambulansı fatura fotokopilerini sunmuştur. Faturalar 300,00-TL, 546,00-TL , 450,00-TL, 300,00-TL,300,00-TL ve 300,00-TL tutarındadır. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesi kararını ve bilirkişi raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporunda ...ın asli kusurlu olduğu, ...nın kusursuz olduğu tespiti yapılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Ankara Batı Arabuluculuk Bürosunun ... dosya nolu dosyasını sunmuştur. Arabuluculuk tutanakları uyuşmazlığın 03/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ...da ortaya çıkan sürekli işgöremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri , çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar ve manevi tazminat hususlarında anlaşmaya varamadıklarına ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde sigorta şirketine başvuru dilekçesi ve ... alındı belgesi sunmuştur. Sunulan dilekçe ... Sigorta A.Ş.'ye davacı tarafında maddi ve manevi tazminat talebiyle 07.09.2020 tarihinde yapılan başvuruya ilişkindir. 04.02.2021 tarihli duruşmada dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 22.04.2021 tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda dava konusunu oluşturan 03.11.2018 tarihinde meydana gelen zincirleme, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına 3 aracın taraf olduğu ve kazanın 2 aşamada gerçekleştiği anlaşıldığı, dava tarafları ele alındığında, kazanın ikinci aşamasında; ... plakalı araç ile davacı ... arasında yaşanan yaralanmalı trafik kazasının incelenmesinde ; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/c-d, 52/a,b,c, 56/c ve 84/4 madde hükümlerini açıkça ihlal ettiğinden anılan kazanın meydana geldiği, araç maliki ve işleticisi olarak davalı ...’ün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddedeki hukuki sorumluğuna istinaden tayin ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere; “sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu” olduğu, aracı ile karayolu üzerinde kaza yapan davacı ...’nın, dava dışı diğer araç sürücüsü ile ilgili işlemleri yapabilmek adına kazanın hemen ardından gerekli emniyet tedbirlerini almaya çalıştıkları esnada anılan kaza gerçekleştiğinden, davacının anılan kazanın oluşumunda kural ihlali ve ihmali bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 10.06.2021 tarihli duruşmada dosyanın Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri çerçevesinde rapor tanzim edilmesi için dosyanın ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş olup 30.03.2021 tarihinde Adli Tıp Kurumu raporu sunulmuştur. Raporda ...nın 03.11.2018 tarihli yaralanması neticesinde; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği vücut genel çalışma gücünden %15,2 (yüzdeonbeşvirgüliki) oranında kaybettiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre kişinin engel oranı %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 10.06.2021 tarihli duruşmada dosyanın kara yolları fen heyetinde görevli bilirkişilerden seçilecek 3 kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilmesine karar verilmiş olup 25.06.2021 tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda ... adına kayıtlı sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c-d, 52/a,b,c, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden “%100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sahibi ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesindeki hukuki sorumluluğu nedeniyle takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere “ sürücünün kusurunun kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ...ın sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araç ilgili işlemleri yapmak için kazanın hemen akabinde gerekli emniyet tedbirlerini almaya çalıştıkları esnada bahse konu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 30.09.2021 tarihli duruşmada dosyanın bir adet aktüerya uzmanı ve bir adet doktor bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 28.12.2021 tarihinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda ...’nın dava konusu trafik kazası sonrası hastanede görmüş olduğu tedavi ve tetkikler nedeni ile sağlık harcamasının kurumları olan SGK tarafından karşılandığı, ...’nın dava konusu kaza sonrasında maluliyet hesaplanmasında;Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alındığında özür oranının %18 olduğu,9 (dokuz) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tespit edilmekle birlikte, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak ve sigorta kayıtlarına göre, davacının 03.11.2018-05.07.2019 tarihleri arasında başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, 8 aylık dönem için toplam bakıcı gideri 2018 ve 2019 yılları için brüt asgari ücret üzerinden hesaplanacak olursa; 19.766,00-TL, 2018 ve 2019 yılları için net asgari ücret üzerinden hesaplanacak olursa; 15.326,00-TL olacağı, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, kişinin kontrol ve tedavi için yapmış olduğu yol masraflarının toplam; 3.163,90-TL olarak hesaplandığı, yapmış olduğu ambulans ve tıbbi tetkiklerin faturasının toplam 1.896,00-TL olduğu, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 360.000,00-TL. Olduğu, davalı sigorta şirketinin 29.01.2020 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, davacı ...’nın trafik kazası sonucu uğradığı geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 28.860,86-TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 677.567,61-TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. 01.02.2022 ve 24.05.2022 tarihli duruşmalarda dosyanın bir adet aktüerya uzmanı ve bir adet doktor bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup 19.07.2022 tarihinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibarıyla trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkememizce Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 26.Hukuk Dairesinin 2023/400 E., 2025/427 K. Sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda yargılama yapıldığı sırada, davacı vekilince mahkememize sunulan 02.07.2025 tarihli beyan dilekçesinden tarafların sulh olduğu anlaşılmıştır. Dilekçe ekinde sunulan sulh protokolü doğrultusunda davalılar ile davacı yanın sulh olduğu, protokol gereği kararda manevi tazminatın reddedilen kısmı için davalılar vekillerine ödenmesi gereken 9.200,00 TL olan ilam vekalet ücretinin ödenmeyeceği de kararlaştırılmıştır. Taraflar bu konuda birbirlerini ibra etmektedir. Sulh protokolünün elektronik imzalı halinin uyap sistemi üzerinden dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin vekaletnamelerinin incelenmesinde sulh olmaya ilişkin özel yetkilerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sulh, 6100 sayılı HMK'nun 313/1.maddesinde “Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Sulhun etkisi başlıklı 315. maddesinde ise; "(1)Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur, Mahkeme taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhün iptali istenebilir.” denilmiştir. Somut olayda talep, trafik kazasından kaynaklanan kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili olup, dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava türlerindendir. Taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olmuşlardır. Bu takdirde mahkememizce taraflar sulh olduklarından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin 04.07.2025 tarihli beyan dilekçesinde lehine hükmedilebilecek olan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden feragat ettiği görüldüğü, aynı şekilde davacı vekilinin de yargılama gideri ve vekalet üçreti talebi olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında dava hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşecektir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Mahkememizin 13/03/2023 tarihli ve ... esas, ... karar, ... harç tahsil numaralı ve Mahkememizin 13/03/2023 tarihli ve ... esas, ... karar, ... harç tahsil numaralı müzekkerelerinin bila infaz iadesinin istenilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, dava açılırken yatırılan 409,86 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 205,54 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk hususunda daha önce karar verildiğinden, yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 4-Tarafların talebi üzerine yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza