İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/373 E. 2025/463 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/373
Karar No
2025/463
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/373 KARAR NO : 2025/463

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 30/06/2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalı şirketin ...Oteli için 12.01.2017 tarihli ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ...Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri olarak ayrı hizmetler yönünden iki ayrı sözleşme yapıldığını ve sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetlerin davalı şirkete sunulduğunu, ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi gereğince, davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel olarak dizayn edilmiş otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, bu sistem üzerinden davalı otel işleteni, Otel'e ait bilgilerini (otel özellikleri, kontenjan, fiyat vb.) sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, kendilerine ait bir kontrol paneline erişim sağladığını, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ...Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmesi ile online rezervasyon servisi üzerinden internet acenteleri (kanal) listesi ile davalı şirketin hizmet verilen otellerinin bağlantılarının sağlandığını, ... sisteminin, web tabanlı çalışan gelişmiş bir yapı ile dünya üzerinde birçok turizm acente ve otelin bu sistem üzerinde rezervasyon yaparak nüfus ettikleri alanı genişletmek ve daha fazla müşteriye ulaşma imkanı sunulduğunu, söyleşmeye uygun hizmetler verilmesine rağmen davalı şirketin hizmet bedellerini ödemediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeni ile 23.05.2022 tarihinde ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemlerin davalı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameye olumsuz ve inkar yönünde cevap verildiğini, ihtar sonrasında fatura bedelinden 425 Euro ödeme yapıldığını, başkaca ödeme yapmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı ile icra takibinin durduğunu belirterek, itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sunmuş olduğu hizmet ticari tellallık mahiyetinde olup taleplerin zamanaşımına uğradığını, 12.01.2017 tarihli sözleşme hükümsüz olduğundan yetki itirazlarının da bulunduğunu, 16.06.2023 tarihli dilekçemizde belirttiğimiz yetki, iş bölümü, tahkim ilk itirazlarının da bulunduğunu, müvekkili ...A.Ş.nin ... tarih, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil edilerek kurulduğunu, TTK.nun 355/1. maddesi hükmü gereğince anonim şirketlerin ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazandıklarını, müvekkili şirketin 12.01.2017 tarihli sözleşmenin akdedildiği esnada henüz kurulmadığını, sözleşmenin müvekkili şirket adına yetkili olmayan biri tarafından imzalandığını, bu haliyle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, sözleşme ve eki olan taahhütnamenin altındaki imzaların, müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, kaldı ki, ana sözleşme ile müvekkili şirket adına akdedilecek sözleşmelerde çift imza kuralının kabul edildiğini, dava konusu sözleşme ve eki taahhütnamelerin tek imza ile imzalandığını, bu itibarla da sözleşmenin hükümsüz olduğunu, davacının fatura bedeli ve ücretsiz konaklamaya ilişkin alacak taleplerinin yersiz olduğunu, davacının müvekkili şirkete ...programı ve ayrıca yeni rezervasyon kayıtları sağlamakla yükümlü olduğunun ifade edildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde ‘kontrol paneli’ ve ‘...’ iki ayrı sistem gibi ifade edilmiş gibi olsa da esasen bu ikisinin aynı ve tek sistem/programı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete kontrol paneli kurulumu sağlandığını ancak herhangi bir yeni rezervasyon kaydı getirilmediğini, böylece sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse dahi davacı tarafından müvekkili şirketin müşteri sayısının artmasına yönelik yerine getirmesi gereken edimin ifa edilmediğini, haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığını, sözleşmeyi feshettiklerini belirttikleri tarihten (23.05.2022) sonra müvekkili şirkete konaklama yönlendirdikleri iddiasıyla fatura kesmeye devam edildiğini, bu faturaların iade edildiğini, yıllık abonelik ücreti olan 850,00- Euronun davacı şirkete mutabık kalınan tarihlerde ödendiğini, taleplerin haksız ve fahiş olduğunu, cezai şarta ilişkin taleplerin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım sözleşmesine dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının ... 30. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 15/06/2022 tarihinde, davalı aleyhine, sözleşmelere dayanarak, 36.462,38.-EUR asıl alacak (425,00.-Eur fatura alacağı, 9.000,00.-Eur cezai şart, 9.000,00.-Eur cezai şart, 17.980,00.-Eur Ücretsiz Konaklama Bedeli), 57,38.-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.462,38.-Eur üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 25/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22/06/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline 11/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da 30/05/2023 tarihinde 36.462,38.-TL toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşmenin hükümsüz olduğu savunulsa da ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Zira davalı taraf cevap dilekçesinde hizmetin kısmen teslimi ve kısmi ödemelerden bahsetmektedir. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği sözleşmenin geçerli olup olmadığı, geçerli ise sözleşme içeriğindeki hizmetin davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise sözleşmeden doğan alacaklarının tür ve miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davalı vekili tahkim ve iş bölümü itirazlarında bulunmuş ise de iş bölümü itirazından ne kastedildiğinin anlaşılamadığı, sözleşmede dahi tahkim şartının bulunmadığı anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiştir. Davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de yetkili mahkemenin gösterilmemesi nedeniyle HMK.nun 19/2.maddesi gereğince itirazın dikkate alınmamıştır. Davalı vekili davacının taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de TBK.nun 146.maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi ve dava açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Taraflar Arasındaki Sözleşme; Taraflar arasında 12.01.2017 tarihinde ... Sistemi Kullanım Sözleşmesi ve yine aynı tarihte Hotel Kanal yönetimi programı kullanım taahhütnamesi imzalanmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde davalı şirketin ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil edilerek kurulduğunu, TTK.nun 355/1. maddesi gereğince sözleşmenin imzalandığı tarihte henüz tüzel kişilik kazanmadığını, sözleşmenin şirketi temsile yetkili olmayan biri tarafından imzalandığını, sözleşmenin hükümsüz olduğunu ileri sürmektedir. Davalının dava dilekçesi ekinde yer alan ticaret sicil gazetesi incelendiğinde davalı şirketin kuruluşunun 12.01.2017 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ilk 1 yıl için şirketi temsil yetkisi için ..., ..., ..., ...’lerin seçildiği herhangi bir yetkili ile müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındıkları görülmüştür. Davacı tarafından davalı şirkete posta yolu ile 23.05.2022 tarihinde ihtarname gönderilmiştir. Bu ihtarnamede fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmelerin fesh edildiği, cezai şart, ücretsiz konaklama bedeli ve fatura bedelinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından söz konusu ihtarnameye 09.06.2022 tarihinde ...1. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verilerek; "Bildiğiniz üzere, şirketimiz...A.Ş. ile ... Şti. unvanlı şirketiniz arasında 12.01.2017 tarihli ...Kullanım Sözleşmesi ("Sözleşme") akdedilmiştir. 23.05.2022 tarihli ihtarnameyle Sözleşme'nin haklı neden iddiasıyla feshedildiği şirketimize ihtar edilmiştir. Bu minvalde, 23.05 2022 tarihli ihtarnameye karşılık ve cevabi olmak üzere...." denilmiştir. Diğer bir anlatımla sözleşmenin davalı şirketin kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sözleşmenin davalı tarafça kabul edilerek işleme alınması, yıllarca hükümlerini doğurması, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi dikkate alındığında, sadece dava aşamasında sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğu yolundaki savunmaya itibar edilmemiştir. Bilirkişi Raporları; Talimat yoluyla davalının defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan 05.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının cari hesabının 320 Satıcılar hesabında takip edildiği görülmüştür. Davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının ihtar çektiği tarih olan 23.05.2022 itibari ile davacıya olan borcun 13.271,81TL karşılığı 850,00 Euro olduğu takip tarihi 20.06.2022 tarihine kadar davalı tarafça davacıya 08.06.2022 tarihinde 425,00 Euro iade faturası düzenlendiği ve 08.06.2022 tarihinde de 425,00 Euro ödeme yapıldığı ve takip tarihi 20.06.2022 tarihi itibari ile davalının davacıya herhangi bir borcunun kayıtlı olmadığı, takip tarihinden sonra davacı tarafça iade faturasının iade edildiği davalı tarafça tekrar iade faturası düzenlendiği karşılıklı iade ve faturalaşmanın 30.11.2022 tarihine kadar sürdüğü en son 31.12.2022 tarihinde davacı tarafça 425,00 Euro, 421,80 Euro ve 193,23 Euro fatura düzenlendiği ve davalı tarafça bu faturaların kabul edilerek iade faturası düzenlenmediği 30.05.2023 dava tarihi itibari ile davalının davacıya 22.215,46 TL karşılığı 1.040,03 Euro borçlu olduğu bu bakiyenin içerisinde de davacının icra takibinde talep ettiği 2022 yılına ait servis bedelinin kalan kısmı olan 425,00 Euro'nun dahil olduğu davalı yanca inceleme günü sözleşme yılın yarısında davacı tarafça fesih edildiğinden iade faturası kesildiği ifade edilmiş olup tarafların karşılıklı faturalaşma ve iadeleşmesinin sonunda davalıca 31.12.2022 tarihinde davacının gönderdiği 425,00 Euro'luk faturanın kabul edilerek iade edilmediği taraflar arasında imzalanan 12.01.2017 tarihli ... Kullanım Sözleşmesinin 10. Maddesinde "Otel, iş bu sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın feshetmesi durumunda veya sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolaylı servis sağlayıcısı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olunması durumunda hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak servis sağlayıcısına senelik otel başı 3.000 (üçbin) Euro cezai şart ödemekle yükümlüdür." yazılı olduğu yine 12.01.2017 tarihinde imzalanan Hotel Kanal yönetimi programı kullanım taahhütnamesinde "otel ile servis sağlayıcısı arasındaki ... Sistemi Kullanım Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olup aşağıda belirtilen ek hizmetlerin belirtilen şartlar ile alınmasını kabul ve beyan ederim" yazılı olduğu, bu taahhütnamenin 9. Maddesinde "Sözleşme Geçerlilik Süresi: l (bir) yıldır. Taraflardan herhangi birinin, geçerlilik süresi bitiş tarihinden 90 gün öncesine kadar karşı tarafa noter kanalıyla sözleşmeyi sona erdirmemesi halinde sözleşmenin süresi 3’er yıllık periyotlarla uzar. İş bu sözleşmenin erken feshi durumunda Otel borçlarına ilave olarak senelik üç bin euro öder." yazılı olduğu, davacının talepleri arasında yer alan bu cezai şart bedellerinin sözleşmenin haklı veya haksız fesih edilip edilmediğinin değerlendirmesi ile sözleşme ve eki taahhütnamenin ek olarak değil de ayrı bir sözleşme olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunun hukuki değerlendirme gerektirdiğinden davacının istemiş olduğu gecikme cezası ile ilgili bir değerlendirme ve hesaplamanın yapılamadığı, yine davacının talepleri arasında yer alan davacı tarafından verilen hizmetlerde, davalı şirketin, Mirage Hoteli için 2018 yılında 3.997 gece, 530.579,62 Euro ciro, 2019 yılında, 2.416 gece, 415.967,10 Euro ciro, 2020 yılında 3.127 gece, 493.195,51Euro ciro, 2021 yılında 1920 gece, 348.686,28 Euro ciro, 2022 yılında 146 gece konaklama, 17.266,43 Euro ciro olmak üzere toplamda 11.606 gece, 1.805.694,94Euro ciro ile konaklama aldığı görülmekte olup, 155 gece ücretsiz konaklama bedeli olan 155 x 116 Euro ortalama gecelik ücret üzerinden 17.980,00 Euro ücretsiz konaklama bedelinin davacı şirkete ödenmesi gerektiği iddiası için davacının kurmuş olduğu sistem üzerinden davalı otele ne kadar konaklama yaptırıldığının tespit edilmesi gerekmekte olup bu sistem üzerinden inceleme yapmak uzmanlık alanı dışında olduğundan bu hususta da bir tespitin tarafımızdan yapılamadığı, yukarıdaki yapılan takip tarihi itibari ile işlemiş faiz hesaplama tablosuna göre işlemiş faiz 60,08 Euro hesaplanmış olup davacı tarafça ise takip talebinde 57,38Euro talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince 850 Euro yıllık servis bedelinden kalan alacak 425Euro için davacının 425,00Euro asıl alacak 57,38 Euro işlemiş faiz olmak üzere 482,38 Euro alacaklı olacağı hesaplanmış olup diğer taleplerin değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce davacının defter ve kayıtları ile elektronik verilerinin incelenmesi sonunda alınan 21.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2018, 2019 ile 2020, 2021, 2022 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defterlere ilişkin e-beratların zamanında alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafın, davacının sistemlerini kullandığı, rezervasyon işlemleri aldığı, davacı tarafın, sistemlere giriş için davalı tarafa kullanıcı adı ve şifresini gönderdiği, eğitimler verdiği mail yazışmalarında görüldüğü, dava konusu Sözleşme ile Taahhütname’nin yapıldıkları tarih itibariyle davalının yetkili organı veya temsilcisi olmayan ...‘ın yetkisiz temsilci olduğu, mali ve teknik bilirkişilerimizin tespitlerine sayın mahkemece itibar edilmesi ve davalının tutum ve davranışlarının “icazet” olarak değerlendirilmesi halinde, yapılan hukuki işlemlerin başlangıçtan itibaren hükümlerini doğuracağı; aksi halde ise davalının yapılan işlemlerle bağlı tutulmasının söz konusu olamayacağı, yetkisiz temsil hükümlerinin uygulanacağı, bu ihtimalde, sözleşme cezasının asıl alacağa bağlı (feri nitelikte) bir hak olması sebebiyle (TBK m.131/f.1) talep edilemeyeceği, mahkemenin davalı tarafından icazet verildiğine ve sözleşmelerin baştan itibaren hükümlerini doğurduğuna kanaat getirmesi ihtimalinde geçerli olmak üzere; Davalının sözleşmede düzenlenen kesin vadede para borcunu tam ve gereği gibi ifa etmediğine ve borçlu temerrüdünün şartlarının gerçekleştiğine mahkemece kanaat getirilmesi ihtimalinde, borç ilişkisi sürekli edimli bir borç ilişkisi olduğundan TBK m.126 uyarınca davacı alacaklı sözleşmeyi borçlu temerrüdüne dayanarak (haklı sebeple) feshedebileceği, davacının cezai şart talebi yönünden yapılan incelemelerde; davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiğine kanaat getirilmesi ihtimalinde sözleşmenin 10.maddesine dayanarak davalıdan tazminat talep edebileceği; Taahütnameye aykırılık sebebiyle ayrıca sözleşme cezası talep edip edemeyeceği hususunun yoruma bağlı olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu; Mahkemenin Sözleşmenin 10.maddesine dayanılarak davacının sözleşme cezası talep edebileceği kanaatinde olması ihtimalinde davacının davalıdan 9.000 Euro; Mahkemenin davacının hem Sözleşmenin 10.maddesine hem de Taahhütname hükümlerine göre sözleşme cezası talep edebileceği kanaatinde olması ihtimalinde 18.000 Euro sözleşme cezasını davalıdan talep edebileceği sonucuna varılabileceği, davacının ücretsiz konaklama bedeli talebi yönünden yapılan incelemelerde; sözleşmenin feshedildiğinin kabul edilmesi halinde davacının, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarihe kadar doğan ücretsiz konaklama bedelini talep edebileceği; teknik bilirkişimizin tespitlerine göre davacı sistemlerinden çekilen bilgiler neticesinde davalı taraf için 133,8 Gece ücretsiz konaklama verilebileceği ve ücretsiz konaklama bedelinin 24.485,40 Euro olabileceği, ancak davacı tarafça icra takibinde 17.980,00 Euro talepte bulunması nedeniyle taleple bağlılık kuralı çerçevesinde talebiyle bağlı olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafça talep edilebilecek alacak kalemleri yönünden taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında aylık %5 yıllık %60 oranında olmak üzere 30.05.2022 fesih tarihinden (temerrüt tarihi) 22.06.2025 tarihine kadar toplam 1.419.48 EUR işlemiş faiz hesaplandığı ancak davacı tarafça icra takibinde 57,38 EUR işlemiş faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği icra takip tarihine kadar 57,38 EUR işlemiş faiz talebi,nde bulunabileceği yönünden görüş bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Sözleşmenin Varlığı ve Feshi; Taraflar arasında 12.01.2017 tarihinde Booklogic Rezervasyon Sistemi Kullanım Sözleşmesi ve yine aynı tarihte Hotel Kanal yönetimi programı kullanım taahhütnamesi imzalanmıştır. Sözleşme hükümlerine göre davacının sözleşmeye dayanan edimini yerine getirdiği ve söz konusu hizmeti davalının kullanımına sunduğu, gerekli eğitimleri verdiği, yıllar itibariyle uygulama üzerinden rezervasyonlar yapıldığı teknik bilirkişinin bilgisayar yazılımı üzerinde yaptığı incelemeden anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği kabul edilmiştir. Sözleşme davacı tarafından davalı şirkete posta yolu ile 23.05.2022 tarihinde ihtarname gönderilerek, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmelerin fesh edildiği, cezai şart, ücretsiz konaklama bedeli ve fatura bedeli talep edilmiştir. İhtarname 30.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının gönderdiği ihtarnameye davalı tarafından ... tarihinde ...1. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verilerek sözleşme inkar edilmemiş, sadece talep edilen 18.000,00.-Eur cezai şart bedelinin yasal dayanağı olmadığı, 850,00.-Eur yıllık kullanım ücretinin ise 425,00-Euro'luk kısmını kabul ettiklerini bildirmiştir. Her ne kadar sözleşme yetkili olarak İbrahim TAŞKIN tarafından imzalanmış ise de ticaret sicil gazetesi incelendiğinde davalı şirketin kuruluşunun 12.01.2017 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, aynı tarihte dava konusu sözleşme ve taahhütnamenin imzalandığı, e-mail ile eğitimler verildiği, bu eğitimlerin kabul edildiği, sözleşmenin hükümlerini yıllarca doğurduğu ve davacı tarafından gönderilen fatura bedellerinin ödendiği, davacı tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle gönderilen ihtarnameye verilen cevapta sözleşmenin inkar edilmediği, icra takibi ve dava açıldıktan sonra bu nedenle sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmenin ayrıca yukarıda da izah edilerek işaret edildiği üzere hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiş, sözleşmenin geçerli olduğu ve yukarıda belirtilen bilirkişi heyet raporuna göre davalının sözleşmeden kaynaklanan para borcu edimini (aşağıda ayrıntılı olarak cari hesap alacağı kısmında ifade edilen, 30.05.2022 tarih itibariyle davacı tarafından düzenlenen 850,00.-Eur bedelli faturanın, davalı tarafından kabul edilen ve ödenen 425,00.-Eur zamanında ödenmeyen borç) yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak fesh edildiği kabul edilmiştir. Cari Hesap Alacağı Talebi Yönünden; Davacı taraf, 850,00.-EUR cari hesap alacağı bulunduğunu 23.05.2022 tarihinde ihtarname ile talep etmiş, ihtarname 30.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ise borcunun 425,00.-Eur olduğunu kabul ederek 08.06.2022 tarihinde ödeme yapmış, kalan 425,00.-EURO için de iade faturası keserek kendi kayıtlarına göre borcunu sıfırlamıştır. Davacı ise kendisine gönderilen iade faturasını defterlerine işledikten sonra 15.06.2022 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davacı taraf, takipten sonra (8 günlük iade faturası veya itiraz süresi geçtikten sonra) 425,00.-Euro tutarında iade faturası düzenlemiştir. Davalının düzenlediği 425,00.-Euro'luk iade faturasından sonra talimatla alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı tarafça iade faturasının (takipten sonra) davalıya iade edilmesinden sonra davalı tarafça tekrar iade faturası düzenlendiği, karşılıklı iade ve faturalaşmanın 30.11.2022 tarihine kadar sürdüğü en son 31.12.2022 tarihinde davacı tarafça 425,00 Euro, 421,80 Euro ve 193,23 Euro fatura düzenlendiği ve davalı tarafça bu faturaların kabul edilerek iade faturası düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere söz konusu iadeleşme süreci takip tarihinden sonraya aittir. Takip tarihinden önce davalı tarafından 850,00.-Euroluk fatura borcunun yarısı olan 425,00.-Euro kabul edilerek ödenmiş ve kabul edilmeyen 425,00.-Euro için iade faturası düzenlenmiş, davacı bu iade faturasını kabul etmeyerek (takipten önce) defterlerine işlemeden noter vasıtasıyla iade etmesi veya 8 günlük süre içerisinde davalıya tekrar iade faturası kesmesi gerekirken bunu yapmamış, 8 günlük süreyi geçirdiğinden iadeyi kabul etmiş durumdadır. Bu nedenle davacının talep edebileceği bir cari hesap alacağı kalmadığından icra takibindeki bu miktar (452,00.-Eur) kabul edilmemiştir. Cezai Şart Talebi Yönünden; Tartışılması gereken diğer bir husus da ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ...Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi için ayrı ayrı (3 otel için 3.000x3=) 9.000,00.-EUR olmak üzere 18.000,00.-EUR cezai şart talep edip edemeyeceğidir. Burada mükerrer cezai şart olup olmadığı noktasındadır. Zira sözleşmenin 10.maddesinde otel başı 3.000,00.-Eur x 3 = 9.000,00.-EUR cezai şart, sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası niteliğindeki taahhütnamenin 9.maddesinde de aynen yazılıdır. Söz konusu taahhütname ile davalı olan müşteri bir takım taahhütlerde bulunmaktadır. Örneğin; Konaklama sağlayıcısı tesis olarak, herhangi bir kanal ile yapılan özel anlaşma, eklenen yeni bir oda tipi, fiyat seviyesi veya bir paket program olduğunda veya kanallardaki sistem şifrelerinin değişmesi durumunda servis sağlayıcısına en güncel bilgileri anlık olarak bildirmek, oda fiyatlarının ve kontenjanının kanallara doğru dağıtmak, bunun için “Minimum Oda Satış Taahhütü" veren bir kontrat ile bağlı olunması halinde fiyat ve kontenjanlarımı buna göre girmek, ...Programı'na (channel Manager) oda bazında fiyatları girmek, acentelere yatak bazında fiyat göndermek, bütün oda tiplerini, fiyat seviyeli elektronik Microsoft Excel formatında sunmak vb. Olarak özetlenebilir. Söz konusu taahhütnamedeki cezai şart koşulları farklıdır ve bu taahhütnamede yer alan taahhütlerin ihlal edildiği yönünde hiç bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Ana ve asıl sözleşmenin fesh edilmesiyle (sözleşmede de kabul edildiği üzere) "sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası niteliğindeki" taahhütname de otomatik olarak sona ermiştir. Sırf bu nedenle ayrıca 9.000,00.-Euro cezai şart istenemez. Aksi kabul mükerrer cezai şart niteliğindedir. Bu nedenle "...Taahhütnamesi"nden kaynaklanan cezai şart talebi kabul edilmemiştir. Bu nedenli icra takibindeki "BookLogic Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi" yönünden 9.000,00.-TL tutarındaki cezai şart talebi kabul edilmiştir. Ücretsiz Konaklama Bedeli Talebi Yönünden; Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin, Mirage Hoteli için 2018 yılında 3.997 gece, 530.579,62Euro ciro, 2019 yılında, 2.416 gece, 415.967,10 Euro cira, 2020 yılında 3.127 gece, 493.195,51Euro ciro, 2021 yılında 1920 gece, 348.686,28 Euro ciro, 2022 yılında 146 gece konaklama, 17.266,43 Euro ciro olmak üzere toplamda 11.606 gece, 1.805.694,94Euro ciro ile konaklama aldığı görülmekte olup, 155 gece ücretsiz konaklama bedeli olan 155*116 Euro ortalama gecelik ücret üzerinden 17.980,00 Euro ücretsiz konaklama bedelinin davacı şirkete ödenmesi talep etmektedir. Sözleşmenin 3b/son maddesinde "Otel, servis sağlayıcısına her yüz gece konaklama için bir gece ücretsiz konaklama verecektir. İlgili uygulama tüm satışlar için geçerlidir." hükmü gereğince davacının ücretsiz konaklama talep hakkı bulunmaktadır. Toplam cironun gece konaklama sayısına bölünmesi suretiyle kaç günlük ücretsiz konaklama bedeli verileceği belli olacak, bu gün sayısı da toplam ciroya bölünerek ortalama gün Euro konaklama bedeli hesaplanacaktır. Bilirkişi raporundaki teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemede: 2018 yılında toplam 453 yeni rezervasyon gerçekleştiği, 400.596,08 € ödeme alındığı, 1913 gece konaklama yapıldığı, 2019 yılında toplam 399 yeni rezervasyon gerçekleştiği, 462.383,14 € ödeme alındığı, 2096 gece konaklama yapıldığı, 2020 yılında toplam 812 yeni rezervasyon gerçekleştiği, 902.576,34 € ödeme alındığı, 5552 gece konaklama yapıldığı, 2021 yılında toplam 662 yeni rezervasyon gerçekleştiği, 645.580,47 € ödeme alındığı, 3494 gece konaklama yapıldığı, 2022 yılında toplam 56 yeni rezervasyon gerçekleştiği, 45.645,03 € ödeme alındığı, 325 gece konaklama yapıldığı tespit edilmiştir. Toplam ciro: 2.456.781,06.-Eur Toplam konaklama: 13.380 gece Ortalama Konaklama ücreti; 2.456.781,06.-Eur / 13.380 gece =183,51.-Eur 133,8 x 183,51.-Eur = 24.553.63.-Eur bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda farklı sonuca ulaşılmasının nedeninin ortalama konaklama ücretinin (183,51.-Eur) küsürlerinin atılarak hesabın 183,00.-Eur üzerinden yapılmasından kaynaklandığı görülmektedir. Ancak; Davacının talebi ile karşılaştırıldığında, taleple bağlı kalmak zorunlu olduğundan, hesabı buna göre uyarlamak gerekmektedir. Talep; 2018 yılında 3.997 gece, 530.579,62 Euro ciro, Rapor; 2018 yılında 1.913 gece, 400.596,08 Euro ciro, Talep; 2019 yılında, 2.416 gece, 415.967,10 Euro ciro, Rapor; 2019 yılında 2.096 gece, 462.383,14 Euro ciro, Talep; 2020 yılında 3.127 gece, 493.195,51 Euro ciro, Rapor; 2020 yılında 5.552 gece, 902.576,34 Euro ciro, Talep; 2021 yılında 1920 gece, 348.686,28 Euro ciro, Rapor; 2021 yılında 3.494 gece, 645.580,47 Euro ciro, Talep; 2022 yılında 146 gece, 17.266,43 Euro ciro Rapor; 2022 yılında 325 gece, 45.645,03 Euro ciro, Taleple bağlı kalınarak yukarıda belirtilen veriler doğrultusunda hesaplama tekrar yapıldığında; Toplam ciro: 1.675.711,40.-Eur Toplam konaklama: 9.202 gece Ortalama Konaklama ücreti; 1.675.711,40.-Eur / 9.202 gece =182,10.-Eur 92,02 x 182,10.-Eur = 16.756,84.-Eur bulunmaktadır. Davacının alacağının bu miktar olduğu kabul edilmiştir. Zira sözleşmede bu alacağın aynı yıl içerisinde talep edilmesi gerektiği yönünde bir şart bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının açık feragati veya sözleşme hükmü olmadığından geçmiş alacaklarını talep edebileceği sonucuna varılmıştır. İşlemiş Faiz Talebi Yönünden; Sözleşmenin feshi ve ihtarname davalı tarafa 30.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, icra takibi 22.06.2025 tarihinde başlatılmıştır. 24 günlük faiz hesabı bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alındığında; Cezai şart bedeli yönünden mahkememizin 9.000,00.-Eur kabulüne göre; 710,14.-Eur / 2 = 355,07.-Eur işlemiş faiz Ücretsiz Konaklama Bedeli yönünden mahkememizin 16.756,84.-Eur kabulüne göre; 16.756,84.-Eur x 709,35.-Eur / 17.980,00.-Eur = 661,09.-Eur işlemiş faiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu basit hesaplama mahkemece yapılabildiğinden dava ve usul ekonomisi gereği ek rapor almaya gerek duyulmamıştır. Mahkememizce yukarıda belirtilen ve kabul edilen alacak kalemlerine göre işlemiş faiz tutarı (355,07.-Eur + 661,09.-Eur=) 1.034,46.-Eur olmakla beraber icra takibindeki talep 57,38.-Eur olduğundan bu taleple bağlı kalınmıştır. Ödenmeyen faturalar nedeniyle sözleşmenin 2/c.maddesi gereğince % 5 akdi faiz ödenmesi kabul edilmiş ise de bu faiz akdi faiz olup, ayrıca temerrüt faizi belirlenmediğinden icra takibinden sonra % 5 faiz talebi kabul edilmemiş, 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesinin uygulanması gerekmiştir İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden; Yukarıda kabul edilen cezai şart alacağı likit, belirlenebilir değildir. Bu alacak kaleminin talep edilebilme koşullarının oluşup oluşmadığı, diğer bir anlatımla davacının sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı, sözleşmeye uygun olarak fesih işleminin yapılıp yapılmadığı gibi hususlar yargılamayı gerektiğinden, bu alacak kalemi yönünden icra inkar tazminatı talebi kabul edilmemiştir. Ücretsiz konaklama bedeli yönünden ise, konaklama sayıları ve yapılan cirolar davalının kayıtlarından da çıkarılarak hesaplanabilir durumda olduğundan likit kabul edilmiş, bu miktar üzerinden takip tarihindeki kur dikkate alınarak (17.220,62.-Eur x 18.1416.-TL =) 312.409,59.-TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Her ne kadar karar duruşmasında davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini en son 09.06.2025 tarihinde vermesi gerekirken bir gün sonra 10.06.2025 tarihinde süresinden sonra verdiği belirtilmiş ise de 09.06.2025 tarihinin Kurban Bayramı'nın 4. Günü olup resmi talil olduğu, bu durumun sehven mahkemenin gözünden kaçtığı, bilirkişi raporuna karşı verilen itiraz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme karar vererek dosyadan el çektiğinden, bu ara karardan dönmek mümkün olmadığından bu duruma gerekçeli kararda işaret etmekle yetinilmiştir. İtiraza konu hususlar her bir alacak kalemi ile ilgili olarak yukarıda ayrı ayrı ay değerlendirilmiş olup, davacı tarafın sistemine düşen rezervasyonların esas alınmasında bir yanlışlık olmadığı, zira sözleşmenin 1.maddesi gereğince "Servis Sağlayıcısının Sunacağı Edim Ve Hizmetler" başlığı altında, servis sağlayıcısının; Otel'in Onlinel Çevirimiçi) olarak satışını ve rezervasyon almasını sağlayacağı, Otel'e otel bilgilerini (otel özellikleri, kontenjan, fiyat, vb.) girecekleri, rezervasyonları takip edecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline internet üzerinden erişim sağlayacağı, kendi otel dağıtım sistemi aracılığıyla; Otel'e aşağıda sayıları (... partner firmaları ve iştiraki web sitelerinde) seyahat acenteleri, dağıtım kanalları ve web sitelerinden rezervasyon göndereceği, Kontrol Paneline girilen otel bilgilerini yukarıda adı geçen Online Otel Dağıtım Kanallarında sergileneceği, müşterilere Otel'den oda rezervasyonu yapma imkânı sunacağı ve Otel'e bu kanallar üzerinden rezervasyon göndereceğinin belirtildiği, davacının sistemine dışarıdan yani partner firmalar ve iştiraki web siteleri haricinde girilmesinin ve rezervasyon yapılmasının mümkün olmadığı, davacı sistemine göre ve sistem dahilinde rezervasyonların dökümünün bilirkişi tarafından yapıldığı, cezai şartın uygulanma koşullarının ve cari hesap alacağının yukarıda değerlendirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin itirazları yerinde görülmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davacının ... 30. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 26.220,62.-Eur.-TL asıl alacak (Ücretsiz Konaklama Bedeli 17.220,62.-Eur + 9.000,00.-Eur Cezai Şart), 57,38.-Eur işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.278,62.-Eur üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a.maddesi gereğince devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına değişken oranlarda ödediği en yüksek faizin UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itirazın gerekçede açıklandığı üzere bir kısmı yönünden haksız olduğu kabul edildiğinden ve likit (belirlenebilir) olan alacak (16.756,84.-EUR x Takip Tarihindeki Efektif Satış Kuru;18.1416.-TL= 303.995,88.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 60.799,17.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 39.191,53-TL olup, peşin alınan 10.381,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.810,51-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 558,75-TL, bilirkişi ücreti 36.800,00-TL toplamı 37.358,75-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 26.924,63-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 10.560,92-TL'nin toplamı 37.485,55-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 90.059,59-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 35.574,07-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 2.248,59-TL'sinin davalıdan, 871,41-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/06/2025

KATİP

HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/373, K. 2025/463, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-373-e-2025-463-k-72443b806439