İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/357 E. 2024/287 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/357
Karar No
2024/287
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/357 Esas KARAR NO : 2024/287

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2023 KARAR TARİHİ : 11/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında şantiye sahasında karot ve inşaat işçilik işlemleri için iş ilişkisi tesis edilmiş olup KDV dahil 189.744,00-TL ücret ödenmesi konusunda anlaşıldığını, yapılan işçilikle beraber hakediş hesaplanıp faturalandırıldığını, yapılan bu anlaşma uyarınca müvekkili tarafından anlaşmaya konu hizmetin davalıya verilmiş olup müvekkil şirket tarafından 04/07/2022 tarihli .... numaralı faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından icra takip yoluna başvurulmadan önce pek çok kez davalı şirket yetkililerinden ödeme yapılması talebinde bulunulmuşsa da davalı borçlu tarafından fatura içeriğine itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını, bu süreç boyunca müvekkili işine devam etmiş olsa da ödeme alamadığı için birçok zorluk yaşadığını, şirket yetkilileri .... Bey ve .... Bey ile sürekli olarak iletişimde kalarak hakedişinin ödenmesi konusunda çaba sarfettiğini, müvekkilinin alacağının tüm bu gelişmeler karşısında ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....E. Sayılı dosyası üzerinden 09.09.2022 tarihinde takibe geçildiğini, davalı borçlu tarafından icra takibinden sonra,12/09/2022 tarihinde icra takibine konu fatura alacağına ilişkin müvekkilinin hesabına 100.000,00-TL ödeme yapıldığını akabinde işbu icra takip dosyasına ilişkin olarak yetkiye ve borcun tamamına itiraz edildiğini, yapılan ödeme ile itiraz edilen kısım arasında bir tutarsızlık konusunun bulunmadığını, icra takibine itiraz edilmesine rağmen ödeme sağlanmış olmasının tutarsızlık olduğunu, davalının itirazının bu sebeple müvekkilini zor durumda bırakmak maksadıyla edilmiş kötü niyetli bir itiraz olduğunu, taraflarınca dosyanın yasal süre içerisinde dosyanın yetkili icra dairesi olan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesinin talep edildiğini, bu kapsamda davalı borçluya Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasından yeniden ödeme emri tebliğe çıkarıldığını ancak davalı borçlunun takibe yasal süre içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun müvekkilinin icra takibine konu fatura alacağına ilişkin olarak, icra takibinden sonra olmak üzere yalnızca 100.000,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin halen 89.744,00-TL bakiye alacağının bulunduğunu, dava açılmadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup tarafların anlaşmaya varamadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini beyan ederek; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın 89.744,00-TL ve bu tutara takip tarihi olan 02.11.2022'den itibaren işleyen Ticari Reeskont Avans Faizi yönünden iptalini ve takibin bu tutar üzerinden devamını, davalı borçlu şirket tarafından müvekkilinin bakiye alacağının bulunduğunun bilinmesine rağmen takibin tamamına itiraz edildiğinden davalı/borçlunun % 20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden itirazında davanın görevli mahkemede açılmadığını, dava konusu itibariyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte dava konusu taleplere ilişkin yasal mevzuatta öngörülen zamanaşımı süreleri geçen alacaklar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirtmiştir. Esasa ilişkin itirazlarında özetle; müvekkili şirket tarafından davacı taraf ile yapılan ticari ilişkiye istinaden tutulan cari hesap ekstresi ticari defter kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin davacı şirkete borcu olmadığının görülebileceğini, müvekkiline gönderilen ödeme emrinde takip dayanağının ne olduğunun tam olarak anlaşılmamakla beraber dayanak olduğu iddia edilen evrak fotokopisi vesairenin de müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, takibe dayanak faturanın icra dosyasına ibraz edilmediğini, arabuluculuk kurumunda da belirttikleri gibi müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ilgili ödemeyi davacı ile arasında gerçekleşen ticari ilişki sonucu oluşan cari hesaba ilişkin alacakları için ödediğini, yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının görülebileceğini beyan ederek; davanın reddini davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun icra takibi başlattığı iddiası ile takibin iptalini ve %20 den aşağı olamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, başlatılan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'’nün esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 189.744,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş 5.485,68-TL ile birlikte toplam 195.229,68-TL bakiye tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi ... 26.10.2023 tarihli raporunda; "Davacının 2022 yılı işletme defterini defter-beyan sistemi üzerinden elektronik ortamda tuttuğu, defter-beyan sistemini kullandığı ve yasal defter bildirimlerini Maliye İdaresine yasal süresinde bildirdiği, Davalı şirketin 2022 yılında e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin Maliye İdaresine yasal süresinde bildirildiği, envanter defterinin ise yasal defter tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının davalı şirkete KDV dahil 267.624,00 TL tutarında 3 adet satış faturası düzenlediği, Davacının gelir listesi ile davalı şirketin Form Ba bildiriminin birbirleriyle örtüştüğü, Davalı şirketin davacıya 07.11.2022 takip tarihi itibarıyla 89.744,00 TL borçlu olarak göründüğü, Davacı taraf icra takibinde işlemiş faiz talep ettiği, ancak süresinde ödenmeyen alacaklarla ilgili olarak faiz talep edileceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme veya taraflar arasında bu konuda oluşmuş bir teamül de bulunmadığı, davacı tarafın davalı tarafı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava

dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davacının takip talebine kadar işlemiş faiz talep edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Genel Olarak; Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir, öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, icra dosyası, fatura dökümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu, Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturanın, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre; faturanın davacı ve davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği ve bu konuda tarafların ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, davalı şirketin 6102 sayılı T.T.K.’nın 21/2 madde hükümleri çerçevesinde dosya münderacatında bu faturaların içeriğine itiraz ettiklerine dair bir belgeye rastlanmadığı, takibe konu faturanın davacı ve davalı tarafından Bs-Ba formu ile karşılıklı olarak beyan edildiği tespit edilmiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca faturaya dayalı alacağın likit olması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi uygun görülmüş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 89.744.00 TL asıl alacak yönünden aynı koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 6.130,41-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.532,61-TL harcın mahsubuyla bakiye 4.597,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 1.532,61-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.712,51-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 3.306,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/357, K. 2024/287, T. 11.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-357-e-2024-287-k-07de85b7f412