İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/345 E. 2024/150 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/345
- Karar No
- 2024/150
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/345 KARAR NO : 2024/150
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/02/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; dava şartı olarak, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca Gaziosmanpaşa — Arabuluculuk - Bürosuna - başvurulduğu, ...... Büro Dosya No, ...... Arabuluculuk No Sayılı dosya üzerinden yapılan görüşmeler neticesinde tarafların anlaşamadıklarını, Müvekkil davacı şirket ile borçlu arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunu, Müvekkil şirketin taşımacılık sektöründe faaliyet gösterdiği, borçlu şirketin taşıma (nakliye) işlerini bir süre 2021 yılına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle borçlu şirket ile ticari ilişkinin sonladığını, Cari hesap ekstresinden de anlaşacağı üzere (icra dosyasında mübrez) Borçlunun, taşıma işleri gereği ödemesi gereken bedeli veya cari hesap ödemelerini ödemediğini, bu nedenle, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine 494.631,28 TL tutarlı alacağın tahsili için 11.10.2022 tarihinde Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği, icra takibine davalı borçlu tarafından 09.11.2022 tarihinde itiraz edildiği ve takibin durduğunu, İtiraz edilen icra takibinin, borçluya kesilen faturalar, taşıma irsaliyeleri ve cari hesaba dayandığını, oluşan borcun sabit olduğu, E-irsaliyelerden de görüleceği üzere, müvekkil firmanın borçluya ait malları ..... Marketler Ticaret A.S' ye ulaştırdığı, bu sebeple bazı e-irsaliyeler borçlu ile karşılıklı olmayıp borçlu şirket ve ..... Marketler Ticaret A.Ş. arasında olduğu, Ancak E-irsaliyelerde de görüleceği üzere; taşıma işlemlerini müvekkil firmanın gerçekleştirmekte olduğunun, ("Taşıyıcı Firma: ..... Taşımacılık San. Ve Tic. Ltd.Şti." ibaresi de yer almaktadır.) açık olduğu, Kaldı ki söz konusu e-irsaliyelerin davalı borçlu tarafından tanzim edilmiş Olup, hizmet ifa edilen ..... Marketler Ticaret A.Ş. tarafından da imzalı olduğunu, yapılan tüm işlemlerin gerçekliğinin teslim tesellüm belgeleri ve taşıma irsaliyeleri ile de sabit olduğu belirterek öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne davalı borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve davanın kabulüne, Kötü niyetli borçlu aleyhine %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Bayrampaşa Vergi Dairesine yahut borçlu şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak icra dosyasında belirtilen faturalara ilişkin beyanname verilip verilmediğinin tespitine ve beyanname örneklerinin celp edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin tekstil alanında hizmet veren bir firma olduğu, sektörde çalıştığı firmalara karşı sorumluluklarını yerine getirdiğini, Davacı tarafından ikame edilen davanın hukuki geçerliliğinin olmadığını, haksız ve kötü niyetli işbu davanın açıldığını, Davacının iddialarını kabul etmediklerini, huzurdaki davanın yetki yönüyle usule aykırı olarak ikame edildiğini, davanın borçlunun yerleşim yeri adresinde açılması gerektiği, Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olarak gösterilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmadığı, karşı tarafiın sebepsiz zenginleşmesine, müvekkilin haksız zarara uğramasına sebep olacağı, Mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davalıya anılan faturaları düzenleyen firmanın, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çi için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekeceği, Müvekkil firma ile arasında iş ilişkisi mevcut olup, hizmet bedellerinde hata yapıldığı müvekkilin ifa edilen hizmet bedellerini eksi ödemi e rağmen faturaların bedellerinin yüksek olarak kesildiğini, somut uyuşmazlıkta davacının, sözleşme gereğince davalıya hizmet verdiği ancak faturaların düzenlenmesinde ifa edilmeyen bir mal ve hizmet teslimi gerçekleşmesi bakımından faturaların ve ticari defter kayıtlarının incelenmesinin gerekli olduğu, yapılan inceleme sonucunda Söz konusu hizmet için kesilen faturanın hizmetin ifasıyla denkleşmediğinin açıkça görüleceğini, taraflar arasında temel ilişki olan nakliye (taşıma) ilişkisinde, davacının edimini yerine getirip getirmediği hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, yerleşik görüş ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönünde olduğu, ("Faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. Bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura ç i söz konusu olamaz. Faturanın defilere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder. Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır. " YARGITAY 1 1. HUKUK DAİRESİ 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738) Bedelin ödendiği gösterilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesinin, malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşturduğu, çünkü taraflar arası sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça borçların aynı anda ifa etme yükümlülüğünün olduğunu, fatura kesilebilmesi için edimin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin ispat yükünün faturayı düzenleyen tarafta olduğu, Kabul etmemek kaydıyla fatura hak edilmiş dahi olsa edimin ifa edilip edilmediğini faturayı düzenleyen davacının ispatlamak zorunda olduğunu, icra İflas Kanunu 257. Maddesinde de ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu, bu doğrultuda davacının ihtiyati haciz talep edilebilmesi için muaccel bir alacağın varlığı ve yaklaşık ispat koşullarının mevcut olması gerektiği, müvekkil yönüyle davacının alacak iddiasına yönelik cevap ve itirazlarının saklı kalması ve kesinlikle kabul etmemek kaydıyla alacak iddiası var ise alacağının muacceliyetinin ispat edilmesi gerektiğini, davacının, ihtiyati haciz talebine ilişkin mevzuatta aranan şartları sağlayamadığından talebinin reddi gerektiğini belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet etinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 05/11/2023 tarihli raporda özetle, davacı tarafın dava konusu döneme ait 2021-2022-2023 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun olup, birbirini doğruladığı, faturaları ile uyumlu tutulduğu, Yevmiye Defteri kebir defterlerinin beratlarının ve mali mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin mahkememizin takdirinde olduğu, davalı taraf defterleri incelemeye ibraz edilmediğinden, Davalı tarafın “inceleme”ye defter ve belgelerini ibraz etmemiş olması hususunda HMK.222 Maddesi hükmünün takdir ve değerlemesinin mahkemeize ait olduğu, taraflar arasındaki ticari iş ilişkisinin taraflarca ikrar edildiği, Takip ve dava konusu faturaların davacı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğunun karşısında, davalı tarafın, fatura ve muhter inde herhangi bir itiraz yapılmadığı, bu yönde dava dosyasına somut bir belge sunmadığı, İncelenen davalı BA formlarında davacı tarafın tüm fatura tutarı kadar alış beyan ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle, T.T.K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığı, Davalı tarafça dava dosyasına, bu yönde bir belge sunulmadığı, davacı tarafin takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e- Fatura olduğu, İrsaliyelerde teslim alan isim ve imzalarının mevcut bulunduğu, ( İsim ve imzanın davalı çalışanına ait olup olmadığının dosya kapsamında tespit edilmediği, taşınan malın, ...... Marketler Gurubu şubelerine davalı talimatı ile taşındığının karinesi olduğu) davalı tarafın iti ine yönelik olduğu, ancak; alış ve satışlarının karşılıklı beyan edildiği, tarafların BA/BS formlarının örtüştüğü, bu durumda ise davalı tarafın takip ve dava konusu alacağa dayanak olan faturaları defter ve belgelerine kayıt ettiğinin anlaşıldığı, Ba formu ile (defterlere kayıt edilerek) beyan edilen fatura bedelinden davalı tarafın sorumlu olacağı, davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan; İcra takip tarihi itibarıyla (12.10.2022): 494.631,28 TI alacaklı olduğu, dava, (11.04.2023) tarihi itibarı ile de alacaklı bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, zira davalı tarafından dava dosyasına; Borcun ödendiğine dair somut bir belge sunulmadığı, dava dosyasında, taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığı, davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin yerinde bulunmadığı, Temerrüdün takip tarihi (12.10.2022) itibarıyla oluştuğu, takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek 915,75 avans faizi talep ettiği, talebinin yerinde ve değişen oranlarda uygulanabileceği, (31.12.2022:9510,75) , davacı tarafın, İcra Takip tarihi (12.10.2022) ile dava tarihi (11.04.2023) arasında geçen 179 günlük sürede davalı taraftan; 31.797,00 TI faiz, toplamda ise: (494.631,28--31797,00) 5526.428,28 TI talep edebileceği, alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olduğu, icra takibine rağmen hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri sürülmediği kabul edildiğinde, %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek, davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin mahkememizin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Davacı vekili tarafından sunulan 22/01/2024 tarihli dilekçe ile sulh protokolünün taraflarından imzalanmış ve şartlarının kabul edildiğini, iş bu nedenle davalı tarafından sunulan sulh protokolü doğrultusunda davanın neticelendirilmesini ve sulh protokolünü kabul ettiklerini belirtmiştir. 05/01/2024 tarihli sulh protokolünün incelenmesinde, davacının mahkememizin ..... esas sayılı dosyasından feragat ettiği, davalının mahkememizin ...... esas sayılı davadan kaynaklı hiç bir hak ve alacağının olmadığını, yargılama gideri ve vekalet talebinin olmadığını kabul ve taahhüt ettiği, davacının mahkememizin ....... esas sayılı davadan kaynaklı hiçbir hak ve alacağının kalmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığı, davalının mahkememizin ...... esas sayılı dosyası kapsamında kullanılmayan harç ve masrafların iadesine, aleyhine verilen ihtiyati tedbir karar neticesinde davacının yatırmış olduğu teminatın (74.194,07 TL) iadesi için muvafakat ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin dosyaya sunulan vekaletnamesi incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat HMK nun 307. maddesi uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.HMK nun 310. Maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davasından feragat etmiş olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ilişkin açık yetki bulunduğu anlaşıldığından HMK 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Taraflarca talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 6.713,56.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 6.285,96-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça dosyada yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istanbul Bölge Adliyesi (istinaf) Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 12/02/2024
Katip ...... Hakim....... e-imzal e-imzalı