İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/303 E. 2025/558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/303
- Karar No
- 2025/558
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/303 Esas KARAR NO : 2025/558
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/05/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Olay tarihi olan 02/02/2022 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle davacı ...'un yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup Arabuluculuk Anlaşamama tutanağı ekte olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plaka sayılı araç ... A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 11.02.2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %24 oranında malul kaldığını, davacının haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, davacının bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak davacıya ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL Sürekli iş göremezlik , 500 TL Geçici İş göremezlik , 250 TL Bakıcı gideri , 250 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; işbu davayı davalı şirket yönünden kabul etmediklerini, ... adına kayıtlı olan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi müvekkil şirket tarafından 08.10.2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no’lu poliçe ile düzenlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu iddia edilmişse de atfedilen kusur oranının araştırılması gerektiğini, davacı ...'un tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri için maddi tazminat talebinde bulunulmuşsa da işbu taleplerin davalı şirket sorumluluğu kapsamında olmadığını, geçici iş görmezlik giderleri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, davalı şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacının gerçek gelirinin tespiti gerektiğini ancak dava dilekçesinde gelir ile ilgili hiçbir delile dayanılmadığını, davaya cevaplarının dosyaya kabulü ile, davacıların haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik , bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik tazminat davasıdır. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Maluliyet raporu, Tedavi evrakları ve ktt, Hizmet dökümü, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Yemin, Bilirkişi incelemesi, Hasar dosyası, Poliçe, Her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ancak Adli Tıp Kurumu'nun 14/03/2024 Tarih , 01/07/2024 ve 13/02/2025 tarihli yazısı ile eksikliklerin giderilmesi gerektiği şeklinde ön rapor sundukları ancak eksikliklerin tamamlanmadığı görüldü. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, cismani zarar nedeni ile açılan tazminat davasıdır Huzurdaki davada, 02/02/2022 tarihinde dava dışı sürücü...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacı ...'un yaralandığını, meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri tazmini amacıyla açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında maluliyet raporu tanzimi yönünden dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş, 2. İhtisas Kurulunun ...tarihli ... karar sayılı ve yine .. tarihli ... karar sayılı raporuyla davacı hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için eksik olduğu anlaşılan, 3 ve 4 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiştir. 17/10/2024 tarihli 3. Celsede İstanbul ATK 2. İhtisas kurulunun 14/03/2023 tarihli 4610 karar sayılı kararına istinaden davacının 4 bent halinde sayılan bilgi ve belgelerin temini ile davacının adli tıp birimi olan ya da tam teşekküllü bir hastaneye başvurarak tıbbi kayıtlarının tamamlanması istenilmiş, aynı şekilde Mahkememizin 27/02/2025 ara kararlarına rağmen davacının ATK ön raporunda bulunan eksikliklerin tamamlanması için hastane başvurusunu yapmamış olduğu anlaşılmakla; davacı yana yeniden süre verilmesinin dava dosyasına katkı sağlamayacağı, dava dosyasının davacı yanca bilerek ve isteyerek sürüncemede bırakılması ve usul ekonomisi gereğince davacı yanın ATK inceleme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Yaklaşık 1,5 yıllık süre geçmesine rağmen davacının eksiklikleri neden tamamlamadığı hususunda hiçbir açıklama ya da mazeret de bildirilmemiştir. Mahkememizin 27/02/2025 tarihli celse 1 ve 2 nolu ara kararı gereği; Raporda yer alan eksdikliklere ilişkin beyada bulunması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine,süresi içerisinde beyan dilekçesi ibraz edildiğinde gerekli eksiklikler giderildiğinde dosyanın yeniden ATK'ya tevdiine, süresi içerisinde beyan dilekçesi ibraz edilmediği takdirde dosyanın mevcut haliyle karar çıkacağını ihtarına, ( ihtarat yerine geçmek üzere iş bu duruşma zaptının tebliğine)" karar verilmiş ve karar davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Ancak yine bu hususta hiçbir açıklama ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 50.maddesi hükmü uyarınca, "zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Somut uyuşmazlıkta zararın takdiri açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi, sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri'nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. Aynı Kanunun 94. maddesi gereğince; kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Bu nedenle 1,5 yıllık süre zarfında 2 farklı kesin süreli ihtar ve makul süre verilmesine rağmen, davacı yanca hiçbir özür ya da mazeret bildirilmeksizin ara kararların yerine getirilememesi ve dava dosyasında takdir edilecek tazminatın mevcut itibariyle değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-İspat edilemeyen davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 435,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır