İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/299 E. 2025/305 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/299
Karar No
2025/305
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/299 KARAR NO : 2025/305 DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/04/2017 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; müvekkili şirkete... nolu işyeri paket sigortalı ... İnşaat A.Ş'ye ait iş yerinde 19.06.2015 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu eksper incelemesi yapıldığını ve çalınan malların bedeli olarak 98.296,00 TL bedelin dava dışı sigortalıya ödendiğini, davalı şirket ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen güvenlik hizmeti sözleşmesi çerçevesinde davalı şirketin açık ve kapalı alanlardaki hırsızlık fiillerine karşı koruma sağlama yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı şirketin güvenlik hizmeti sözleşmesi gereğince yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 98.296,00 TL maddi tazminatın 14.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; müvekkili firma ile dava dışı sigortalı... İnşaat A.Ş arasında akdedilen güvenlik hizmetleri sözleşmesi ile vardiyalı olarak çalışan bir güvenlik amiri ve 5 özel güvenlik görevlisinin hizmet vereceği, aynı anda 3 kişinin görev yapabildiği bu vardiya düzeni ile 80.000 m2 açık alanı ve 25.000 m2 kapalı alanın koruma altına alınmaya çalışıldığını, alanın büyüklüğü düşünüldüğünde elbette yapılan işin %100 bir koruma değil caydırıcılık oluşturmakta olduğunu, iş bu durumun sözleşmenin 1.6 maddesinde de açıkça belirtildiğini, hırsızlık olayının meydana geldiği bölge ile güvenlik kulübesi arasında yaklaşık 80 metrelik mesafe olduğunu ve görüş açısının yetersiz olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya atfedilecek hiçbir hizmet kusurunun bulunmadığını, ayrıca davacı şirketçe tutulan ilk ekspertiz raporunda olayın kapalı alan içerisinde değil açık alanda olduğunu, bu nedenle söz konusu hasar talebinin teminat dahili olarak değerlendirilmesinin gerektiğinin vurgulandığını, bu nedenle dava konusu hırsızlık olayının esasında sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığından davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu tazminat nedeniyle davalıya rücu edemiyeceğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN... KARAR SAYILI KARARININ GEREKÇESİ; Dosyanın incelenmesinden, dava dışı... İnşaat Taahhüt Proje Müh. San. Ve Tic. A.Ş'ye ait dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği çelik, betonarme karkas niteliğindeki madeni eşya fabrikası niteliğindeki iş yerinin davacı sigorta şirketi tarafından... İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında 31.12.2014-31.12.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta kapsamına alındığı, sigortalı iş yerinde 19.06.2015 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği ve meydana gelen bu hırsızlık olayı neticesinde dava dışı sigortalıya ait bir kısım malların çalındığı ve çalınan bu mallar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 14.08.2015 tarihinde 98.296,00 TL ödendiği ve yine dava dışı sigortal... İnşaat Taahhüt Proje Müh. San. Ve Tic. A.Ş ile davalı arasında 25.02.2013 tarihli hırsızlık olayının meydana geldiği sigortalı iş yeri ile ilgili olarak Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin imzalanmış olduğu dosya kapsamı belgelerle sabittir. Taraflar arasındaki ihtilaf, dava konusu sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayının sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, sigorta poliçesi teminatı kapsamında ise davacı sigorta şirketi tarafından talep edilen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, ayrıca dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödemiş olduğu sigorta tazminatını davalı şirkete rücu edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı vekili 02.03.2021 tarihli dilekçesi ekinde "Dava dışı sigortalı... İnşaat Taahhüt Proje Müh. San. Ve Tic. A.Ş tarafından dava konusu hırsızlık olayı neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan 98.296,77 TL açısından davacı sigorta şirketini tamamen ibra ettiğini, davaya konu poliçeden kaynaklanan başkaca hiçbir taleplerinin olmadığını, poliçe hükümlerinin tamamen yerine getirildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tutar çerçevesinde hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını ve bu hasar nedeniyle 3.kişilere karşı talep ve dava haklarını ödenen tazminat tutarına kadar davacı sigorta şirketine temlik ve devretmiş olduklarını beyan, kabul ve taahhüt ettiklerini içerir "Tazminat Makbuzu Temlik ve İbraname" başlıklı belgenin bir suretini dosyaya ibraz etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmak ve aynı zamanda dava dışı sigortalıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.03.2020 tarihli raporda ; dava dışı sigortalıya ait 2015 yılı ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde dava dışı sigortalının çalındığını bildirdiği mallardan 1788 metre kablonun Almanya'dan ithal edilen 89.478,46 Euro'luk fatura içerisinde... seri numaralı gümrük beyanı ile 04.05.2015 tarihinde İzmir Gümrüğü'nden çekildiği, diğer çalınan 645 metre-144 metre-215 metre kabloların ise Almanya'dan ithal edilen 82.790,99 Euro'luk ... seri nolu gümrük beyanı ile 06.04.2014 tarihinde İzmir Gümrük Müdürlüğü'nden çekildiği, dava dışı sigortalının çalındığını bildirdiği malların cins, miktar, birim fiyatı ve toplam fiyatlarının 01.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun 4.sayfasında tablo halinde belirtildiği ve toplam Euro tutarının 29.881,36 Euro olduğunun belirtildiği, dava dışı sigortalının çalındığını bildirdiği malların 19.06.2015 olay tarihindeki Merkez Bankası Euro satış kuru 3,0767 TL olması nedeniyle çalınan malların olay tarihindeki gümrük masraflarının eklenmiş tutarlarının aynı bilirkişi raporunun 4.sayfasında tablo halinde gösterildiği üzere toplam 98.296,77 TL'ye tekabül ettiği, bilirkişi raporunun 4.sayfasında listelenen 4 adet malzemenin 2 ayrı fatura içeriğinde ithal edildiği, ait oldukları faturaların dava dışı sigortalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ayrıca dava dışı sigortalının olay tarihinden 1 gün öncesine ait 18.06.2015 tarihli 12 sayfalık stok listesinin 5.sayfasında çalındığı bildirilen malların mevcut olduğu, dolayısıyla hırsızlık olayının gerçekleştiği tarih itibariyle çalındığı bildirilen malların dava dışı sigortalı uhdesinde olduğu, çalınan malların gümrük masrafları dahil 19.06.2015 tarihi itibariyle 98.296,77 TL değerinde olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davaya konu fabrikada 24.06.2015 tarihinde yapılan inceleme sonucunda dava dışı ekspertiz şirketi tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarih ve... nolu ekspertiz raporunda çalındığı belirtilen kablo cins ve miktarlarının birbirine uygun olduğu, dava dışı sigortalı şirketten temin edilerek ekspertiz raporu ekinde dosyaya sunulan irsaliye ve faturalarda yer alan kablo fiyatlarının olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu tespit edilmiş olup, sonuç olarak olay tarihindeki hırsızlık neticesinde dava dışı sigortalının zararının 98.296,77 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2020 tarihli ve 08.12.2020 tarihli raporlarda sonuç olarak; dava dışı sigortalı ... İnş A.Ş'ye ait iş yerinde açık ve kapalı alanlardaki taşınır taşınmaz malların güvenliğini Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi ile üstelenen davalı şirket tarafından özel güvenlik görevlilerince yürütülen hizmet sırasında yaklaşık 2 saat süren ve 5 kişi tarafından gerçekleştirilen ve ardından 6 saat sonra çalışanlar tarafından fark edilen hırsızlık olayı ile ilgili işyerini çevreleyen tel örgülerinin kesilmiş olması, kapısı açık olan holden 4 adet 1.60 cm çap ve 95 cm genişliğindeki 4 adet kabloların sarılı olduğu, 3-4 kişi tarafından yuvarlanmak suretiyle yaklaşık 75 metre öteye 4 defada taşınan ve üç tanesi beton duvardan iş yeri dışına çıkartılan 2792 metre kabloların çalındıktan sonra makaların terkedilmiş halde bırakılması, bu taşıma sırasında kabloların çıkarıldığı holden işyeri tel örgülerine kadar 3-4 kişi tarafından yuvarlanabilen ağırlıktaki makaraların bıraktığı izlerin fark edilmemesi, davalı şirket çalışanı olan özel güvenlik görevlilerince olay yerinde şirketin önem gösterdiği rüzgar güllerinde kullanılan güç kabloları olduğunun bilinmesine rağmen yeteri kadar dikkat çekecek büyüklük ve miktarlarda bulunan makaraların eksikliği/yer değişikliği konusunda dikkat sarf edilmediği, bu nedenle davalı güvenlik şirketinin taraflar arasında düzenlenen Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi gereğince tam kusurlu olduğu, başkaca kişi ve şeylere atfı kabil bir kusur bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında bir sureti davacı vekili tarafından sunulan davaya konu ...ş Yeri Paket Sigorta Poliçesi'nin incelenmesinden 3.sayfasında bulunan "Genel Şartlar" başlıklı bölümünde, Yangın Sigortası Genel Şartları, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları, Cam Kırılmasına Karşı Sigorta Genel Şartları, 3.Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları, Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları ve poliçeye ekli klozlar çerçevesinde sigortalı iş yerinin sigorta teminatına alındığı, "Poliçenin Kapsamı" başlıklı 6.sayfasında "İş bu poliçe ile sigortalıya sağlanan sigorta teminatı, poliçede ve sigorta genel ve özel şartlarında teminata dahil olduğu belirtilmiş olan hususlarla sınırlıdır. Teminata dahil olan açıkça ön görülmüş bulunan hallerin dışındaki hiçbir hal teminat dışında kalan haller arasında ayrıca sayılmış olmasa dahi kesinlikle sigorta koruması altında değildir." ibaresinin bulunduğu, yine "Özel Şartlar" başlıklı bölümünün altında bulunan ve 9.sayfada yer alan "Hırsızlık Teminatı" alt başlığı altında "Hırsızlık teminatı, güvenlik birimleri ile doğrudan bağlantılı alarm sistemi, demir parmaklık, kepenk, gece bekçisi, güvenlik kamerası tedbirlerinden en az birinin alınması kaydıyla geçerlidir." ibaresinin bulunduğu, yine poliçenin 10.sayfasında "Açık Alanda Bulunan Muhteviyat" başlıklı bölümde ise "Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemiş ise açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu görülmüştür. Yine bir sureti dosyaya davacı tarafça sunulan Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı bölüm altında "A.1. Sigortanın Konusu" bölümünde "Bu sigorta ile poliçede belirlenen sigortalı yerde hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; 1.1. Kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlama ile girilerek, 1.2. Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, 1.3. Kaybolan, çalınan veya haksız yere elde edilen asıl anahtarla veya anahtar uydurarak veya başka aletler veya şifre yardımıyla kilit açma suretiyle girilerek, 1.4. Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, 1.5.Öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle yapılması halinde sigortalı kıymetlerde doğrudan meydana gelen maddi kayıp veya zararların teminat altına alınmıştır. Teminat poliçede belirtilmek suretiyle yukarıda sınırlanan riziko gruplarından sadece biri veya birkaçı içinde verilebilir." şeklinde düzenleme mevcut olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, soruşturma dosyası içeriği ve davacı sigorta şirketi tarafından olaydan sonra aldırılan 03.08.2015 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde, 19.06.2015 tarihinde dava dışı sigortalıya ait fabrikanın İzmir-Çanakkale asfaltına bakan kısmında işletme sahasına girilmesini engellemek için bulunan galvaniz tel örgünün kimliği belirsiz hırsızlık yapan 5 kişi tarafından kesilmek suretiyle fabrika sahasına girildiği, daha sonra fabrika sahasına giren kimliği belirsiz kişilerin fabrika sahası içerisinde yaklaşık 50 metrelik bir alanı geçerek kapısı açık olan depo içerisine girmek suretiyle bina içerisinde istiflenmiş olan 4 adet bakır kablo sarılı makaraları yuvarlayarak tel örgünün bulunduğu alana kadar getirmek ve burada da kabloları makara üzerinden sökerek yola çıkarmak ve park halindeki araca yüklemek suretiyle dava konusu hırsızlık olayının meydana geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından olaydan sonra aldırılan 03.08.2015 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda dava konusu olayda açık sahaya, kırma, delme ve bedeni çeviklik ile girildiği, açık kapıdan bina içerisindeki elektrik malzemeleri sarılı makaraların çalındığının sabit olduğu, bu nedenle çalınma sırasındaki fiilin Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nda belirtildiği şekilde gerçekleşmiş olmasına karşın olayın açık alandan gerçekleştiği, incelenen poliçede "Açık alanda bulunan muhteviyat poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemiş ise açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir." ibaresinin bulunduğu, bu şartlara göre söz konusu olayın teminat harici olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu bildirilmiş ise de; dava konusu hırsızlık olayının dava dışı sigortalıya ait fabrika binasını dış alandan ayırıp korumak amacıyla çevreleyen tel örgülerin kimliği belirsiz kişiler tarafından delinmek ve kesilmek suretiyle fabrika sahası içerisine girilmesi ve ardından fabrika sahası içerisinde bulunan kapısı açık depo içerisinde bulunan dava konusu bakır tellerin bulunduğu makaraların yuvarlanarak tel örgünün bulunduğu alana kadar getirilmesi ve ardından da makaralar üzerinden sökülerek fabrika sahası dışına çıkarılması suretiyle gerçekleştiği, bu şekilde dava konusu fabrika sahasını dış alandan ayıran tel örgülerin kesilmesi suretiyle gerçekleşen hırsızlık olayının davaya konu poliçede yer alan "Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemiş ise açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir." şeklindeki belirlemeye göre açık alan olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın, Hırsızlık Sigorta Poliçesi'nin teminat kapsamını belirleyen "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1.maddesinde sigortalı iş yerine kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlama ile girilmesinin teminat kapsamında olduğunun belirtildiği, dava konusu sigortalı fabrika sahasına da fabrika sahasını çevreleyen tel örgüler kesilmek suretiyle girilerek içeride kapısı açık depodan davaya konu bakır tellerin çalınmış olması karşısında Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın A.1.maddesinde sayılan sigorta teminatı kapsamında kaldığının ve davaya konu poliçenin "Hırsızlık Teminatı" başlıklı bölümünde belirtildiği şekilde dava dışı sigortalı şirket ile davalı şirket arasında Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin de imzalanmış olması nedeniyle poliçedeki bu şartında yerine getirilmiş olması kapsamında dava konusu hırsızlık olayının davaya konu sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığının kabulü gerekmiştir. Yine mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, dava konusu hırsızlık olayına ilişkin olarak Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmaya ilişkin...Soruşturma dosyası içeriği, davacı sigorta şirketi tarafından olaydan sonra alınan ekspertiz raporu, dinlenen tanık beyanları ve mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2020 tarihli ve 08.12.2020 tarihli raporlarda da belirtildiği ve mahkememizce de aynen benimsendiği üzere, dava dışı sigortalı... İnş A.Ş'ye ait iş yerine ait alanlardaki taşınır taşınmaz malların güvenliğini Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi ile üstelenen davalı şirket çalışanı olan özel güvenlik görevlilerince yürütülen hizmet sırasında yaklaşık 2 saat süren ve 5 kişi tarafından gerçekleştirilen ve ardından 6 saat sonra çalışanlar tarafından fark edilen hırsızlık olayı ile ilgili işyerini çevreleyen tel örgülerinin kesilmiş olması, kapısı açık olan holden 4 adet 1.60 cm çap ve 95 cm genişliğindeki 4 adet kabloların sarılı olduğu, 3-4 kişi tarafından yuvarlanmak suretiyle yaklaşık 75 metre öteye 4 defada taşınan ve üç tanesi beton duvardan iş yeri dışına çıkartılan 2792 metre kabloların çalındıktan sonra makaların terkedilmiş halde bırakılması, bu taşıma sırasında kabloların çıkarıldığı holden işyeri tel örgülerine kadar 3-4 kişi tarafından yuvarlanabilen ağırlıktaki makaraların bıraktığı izlerin fark edilmemesi, davalı şirket çalışanı olan özel güvenlik görevlilerince olay yerinde şirketin önem gösterdiği rüzgar güllerinde kullanılan güç kabloları olduğunun bilinmesine rağmen yeteri kadar dikkat çekecek büyüklük ve miktarlarda bulunan makaraların eksikliği/yer değişikliği konusunda dikkat sarf edilmediği, bu nedenle davalı güvenlik şirketinin taraflar arasında düzenlenen Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi gereğince tam kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda anlatılan gerekçelerle dava konusu ...ş Yeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında kaldığı mahkememizce kabul edilen dava dışı sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı tarafça dava dışı sigortalıya 14.08.2015 tarihinde 98.296,00 TL sigorta teminatının ödendiği ve dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında yapılan Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi gereğince davalı güvenlik şirketinin tam kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davanın kabulüne" şeklinde karar verildiği görülmüştür. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ.. HUKUK DAİRESİ'NİN... KARAR SAYILI KARARI : ":Dava, iş yeri sigorta poliçesi kapsamında rüceun tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K sayılı kararı). Davalı sigorta şirketi, davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, uyuşmazlığın çözümünde de dava dışı sigortalı ile davacı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. ( Yargıtay İBK’nun 22/03/1944 tarih ve 1939/37 E - 1944/9 K, 17/01/1972 tarih 1970/2 E - 1972/1 K sayılı kararı ) 3. İşyeri Sigortası Genel Şartları'na göre poliçe kapsamında sigortalının zararını karşılayan sigorta şirketi, ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur ve ödediği bu tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden ödediği bedel nispetinde zarara neden olana rücu edebilir. 4. Davacı tarafından, sigortalı şirketin güvenliğini üstlenen davalının gerekli önlemleri almaması nedeniyle, meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde sigortalının zarara uğradığı ileri sürülmüş, davalı ise kusurunun bulunmadığını, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını savunmuştur. İDM tarafından 09.07.2018 ve 01.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna üstünlük tanınmak sureti ile davalının zarardan sorumluğu cihetine gidilmiştir. Davalı tarafın her iki raporda da sigorta bilirkişisi olarak görev yapan bilirkişinin daha önce davacı vekilliği görevi yaptığı belirtilerek açıkça red talebinde bulunulmaksızın bu husus ayrıca belirtilerek rapora itiraz edilmiştir. Bilirkişinin daha önce davacı vekili olarak görev yapması kanunda tahdidi sayılan yasaklılık nedenlerinden biri değil ise de tarafsızlığını şüpheye düşüren genel bir red nedeni olarak görülebilir. Hakimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir. Ancak, HMK'nın 38. maddesi gereğince red ve çeklilme talebin açıkça yapılması amirdir. Davalı tarafından bu hususta açıkça bilirkişinin görevden alınması ve red talebinde bulunulmaksızın raporun hükme esasalımayacağına yönelik itiraz ileri sürülmüştür. Bilirkişinin resen görevden alınmasını gerektiren ve yasaklılık nedeni bulunmadığı gibi açık talepte söz konusu olmadığından bilirkişinin şahsına yönelik rapora itiraz yerinde değildir. Ancak, davalı tarafından bilirkişi raporuna, ekspertiz raporunda belirtilen açıktan hırsızlık olgusuna dayanılarak zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı ve yanlış istifleme, güvenlik kameralarının çalışmaması, görüş açılarının bozuk olması, olay sırasındaki hava durumu, güvenlik kulübesinin yeri, fabrikanın çevre durumu, olayın gerçekleştiği bölgede tasarruf amacı ile aydınlatma yapılmaması gibi nedenler ile somut itirazlar ileri sürülmesine rağmen bu hususlar hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeterince tartışılmamıştır. Zira, zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun / zarar görenin ( sigortalının ) da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusu olacak, müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekecektir. 5. Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu itibarla; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu açıklanan ilkeler ışığında yetersiz olup davalının sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırma eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. 6. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp, dosyanın alanında uzman sigorta, özel güvenlik, sektör bilirkişilerin yer aldığı yeni bilirkişi kuruluna tevdi ile davalının rapora yönelik itirazlarını karşılayacak şekilde olayın oluş şekli göz önüne alınarak, davalının üzerine aldığı işin niteliğine uygun şekilde davranıp davranmadığı, zararın oluşmaması için gerekli önlemleri alıp almadığı, sigortalı veya üçüncü kişinin zararın oluşumuna ve artmasına neden olan sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunup bulunmadığı, bu zararın poliçe genel şartları kapsamında davalıya rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise ne kadarlık kısımın rücü edilebileceğini gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazdalar giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 7. Kabule göre de; rücu alacaklısı olan davacı sigorta şirketinin dava konusu hasar nedeniyle üçüncü kişilere ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı temerrüde düşmüş olup, faiz başlangıç tarihinin de ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 20/06/2016 tarih ve 2016/5793 E. - 2016/7482 K. sayılı ilamı) Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" şeklindeki gerekçeyle mahkememizin önceki hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı sonrasında yapılan yargılamada; Mahallinde keşif yapılmış, bilirkişiler Güvenlikçi bilirkişi ..., Sigorta Uzmanı bilirkişi... ve Elektrik Mühendisi bilirkişi ...dan 12.01.2024 tarihli rapor ve 23.05.2024 tarihli ek rapor alınmışır. Güvenlikçi bilirkişi ..., Sigorta Uzmanı bilirkişi ... ve Elektrik Mühendisi bilirkişi...dan alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor ve ek rapordan ve tüm dosya kapsamında bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava dışı sigortalı şirket ile davacı sigorta şirketi arasında ... İNŞ. TAAH. PROJE MÜH. SAN VE TİC. A. Ş.'ye ait İzmir İli Bergama İlçesi, İzmir-Çanakkale yolu 83 km. No... Zeytindağı adresinde faaliyet gösteren işyerinin... “un istihdam ettiği personeli vasıtasıyla yürürlükte olan veya daha sonra yürürlüğe girecek mevzuat çerçevesinde her türlü masraf ve kurulumu kendisine ait olmak üzere ...'in yukarıda açık adresi verilen iş yerinin açık ve kapalı alanlarındaki taşınır ve taşınmaz malların güvenliği ile her türlü hırsızlık, yangın, sabotaj, suiistimal, vb. eylemlerine karşı gündüzleri | amir 2 Güvenlik Görevlisi, geceleri 3 güvenlik görevlisi ile 365 gün 24 saat caydırıcılık ve koruma sağlanması, işyeri çalışanları ile müşterilerinin can güvenliğinin sağlanmasına dair caydırıcılığın oluşturulması amacıyla Güvenlik Poliçesinin tanzim edilmiş olduğu, buna göre;...ttiği personel vasıtası ile yürürlükte olan veya daha sonra yürürlüğe girecek mevzuat çerçevesinde her türlü masraf ve kurulumu kendisine ait olmak üzere ...'in yukarıda açık adresi verilen iş yerinin açık ve kapalı alanlarındaki taşınır ve taşınmaz malların hırsızlık, yangın, sabotaj, suistimal, vb. eylemlerine karşı gündüzleri 1 amir 2 Güvenlik Görevlisi, geceleri 3 güvenlik görevlisi ile 365 gün 24 saat caydırıcılık ve koruma sağlayacak olduğu, “açık ve kapalı alanlardaki” denilirken hem açık hem de kapalı alanları kapsadığı, “caydırıcılık ve koruma” denilerek hem caydırıcılık hem de koruma yapılacağının anlaşıldığı, ...'un tüm masrafları, kurulumu ve mülkiyeti kendisine ait olmak üzere gerçekleştireceği güvenlik işini iş bu sözleşme ve eklerinde kararlaştırılmış CCTV Dijital Görüntüleme ve Kayıt Sistemi, hareket algılamalı Alarm Sistemlerini, TOM kontrol sisteminin, aksaksız çalışacağını, arızaların ... tarafından haber verilmesini müteakip 48 saat içersinde ... tarafından müdahale edilerek, onarılıp çalışır vaziyette ... e teslim edileceğini, ...'un, sabotaj, hırsızlık vs. olayların fiilen gerçekleşmesi durumunda 5188 sayılı yasanın kendisine tanıdığı yetkiler doğrultusunda gerekli müdahale ve müracaatları yapacağını, ...'un yılda 365 gün 24 saat hizmet verecek olup hiçbir nedenle aksatmayacağını,...'un görevlilerinin görev esnasında telsiz bulunduracağını, hizmetlerin sözleşmede tanımlandığı gibi kusursuz bir şekilde uyulmasını sağlamayı, bunu sağlamayı temin için sözleşmede belirtilen sayıda ve nitelikte personeli istihdam edeceğini, kurumda veya kuruluşta hırsızlık eylemine karşı alarm sisteminin kurulu ve faal olduğu, hizmet binası etrafında 2 metre yüksekliğinde tel örgü ile çevrili olduğu, güvenlik görevlileri ekibinin temel görevinin, personeli, tesisleri ve malzemeyi saldırı, sabotaj, hırsızlık kaza ve yangına karşı korumak suretiyle can, mal ve çalışma güvenliğini sağlamak olduğu, sürekli olarak çevre, kişiler, araçlar ve olayların izlenerek tehlike oluşturabilecek durumlar önceden sezilmek suretiyle önlem alınmasının sağlanacağı, görevlilerinin sürekli etrafi gözetleyecekleri, güvenliği ihlal edici her hangi bir olumsuzluk görürlerse olaya anında müdahale edecekleri, telefon ve telsizlerinin sürekli çalışır durumda olacağı, herhangi bir nedenle ihtiyaç olduğunda telefon ile ilgili birimlerden yardım isteyeceği, gece vardiyasında 3 ÖGG görev yapacağı, 19:00-07:00 saat aralığında yarım saatte bir devriye görevi ifa edeceklerinin sözleşme ile taahhüt edildiği, davaya konu hırsızlık olayı ile ilgili olarak ÖGG lerinin tanıklık beyanlarında “fabrikanın güvenliği ile ilgili ellerinden gelen bütün çabayı gösterdiklerini, fabrika içerisinde veya çevresinde gerekli emniyet tedbirini aldıklarını düşündüklerini ancak meydana gelen bu hırsızlık olayında içeriye giren kimliği belirsiz şahıs ya da şahısların fabrika içine tam yağmur yağdığı vakti kullandıklarını düşündüklerini, ... fabrikasına ait kameraların çoğunun bozuk olduğunu ve açıların yetersiz olduğundan hırsızlığa zemin hazırladığını düşündüklerini, fabrikanın hırsızlık yapılan bölümü olan kumlama ve yan kısmında bulunan boyahane bölümünün yeteri kadar ışıklandırma almadığını, bundan önceki zamanlarda da şirket yetkililerine ifade ettiklerini, ancak bu konu ile ilgili herhangi bir çalışmanın olmadığını beyan etmiş olsalar da, ÖGG lerin kameraların çoğunun bozuk olduğuna ve açıların yetersiz olduğuna, fabrikanın hırsızlık yapılan bölümü olan kumlama ve yan kısmında bulunan boyahane bölümünün yeteri kadar ışıklandırma olmadığına dair herhangi bir tutanak ya da yetkililere yazılan bir belgeye rastlanılmadığı, Şüpheli şahısların fabrikanın İzmir - Çanakkale Karayoluna bakan kısmında bulunan duvar üzerindeki tel örgünün (kafes) kesici bir alet vasıtasıyla monte yerinden keserek, kamera kayıtlarına göre 5 tane şüpheli şahsın iş yeri içerisine girdikleri, iş yeri içerisinde rahat rahat en az 35 dakika dolaştıkları, iş yerine ait depodan kabloların sarılı olduğu makaraları 70 metre'den fazla taşımak suretiyle iş yeri dışına çıkardıkları, iş yeri dışında park halinde bulunan araca yükleyerek götürdükleri, bu olayların da kameralara yansımış olduğunun anlaşıldığı, koruma planına göre 7/24 bir özel güvenlik görevlisi tarafından takip edilmesi gereken CCTV kayıtlarının takip edilmediği anlaşıldığı, ÖGG lerin sözleşmede taahhüt edilen “sürekli olarak çevre, kişiler, araçlar ve olayların izlenerek tehlike oluşturabilecek durumlar önceden sezilmek suretiyle önlem alınmasının sağlanacağı, güvenlik görevlilerinin sürekli etrafı gözetleyecekleri, güvenliği ihlal edici her hangi bir olumsuzluk görürlerse olaya anında müdahale edecekleri” yükümlülüğünü ve diğer yükümlülüklerini de yerine getirmeyen Davalı...Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.nin hırsızlık olayının meydana gelmesinde etken olduğu kanaatine varıldığı, ekspertiz raporunda çalınan kablolar için hesaplanan tutarın olay tarihindeki piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, hırsızlık olayının... İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, dava dışı sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı tarafça dava dışı sigortalıya 14.08.2015 tarihinde 98.296,00 TL sigorta teminatının ödendiği ve davacının, zarardan tam kusurlu davalıya rücu hakkının bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KABULÜNE, 98.296,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 14.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 6.714,59 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 1.678,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.035,94 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 1.714,65 TL harç, tebligat ve posta gideri 774,00 TL, keşif harcı toplam 3.361,95 TL, keşif aracı ücreti toplam 5.400,00 TL ve bilirkişi ücreti toplam 7.400,00 TL olmak üzere toplam 18.650,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/04/2025

Katip ... e-imza

Hakim... e-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/299, K. 2025/305, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-299-e-2025-305-k-d22bcaa65c2d