İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/294 E. 2025/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/294
- Karar No
- 2025/321
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/294 Esas KARAR NO : 2025/321
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2022 KARAR TARİHİ : 29/04/2025
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2023 tarih ...esas ... karar sayılı yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosya tevzi bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmesi üzerine mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; taraflar arasında 12/10/2021 tarihinde imzalanan sözleşmenin 2. maddesinde nitelikleri belirtilen işin KDV dahil toplam 66.080,00-Euro bedelle yapılarak müvekkile tesliminin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 3. maddesinde ödemenin 14.900,00-Euro'nun sözleşmenin imzalanması ile birlikte 05/10/2021 tarihinde, 25.590,00-Euro'nun pergola ürünlerinin sahaya indirilmesini müteakiben, 25.590,00-Euro'nun da cam ürünlerinin sahaya indirilmesi ile ödeneceği kararlaştırıldığını ve sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalıya 14.900,00-Euro ödeme yapıldığını, ancak daha sonra taraflar arasındaki yazışmalar ile de sabit olduğu üzere sözleşmenin davalı şirketçe feshedildiğini, fesih üzerine davalı şirketin müvekkili şirketin sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalıya ödediği ve sözleşmenin feshi ile sebepsiz kalan 14.900,00-Euro'yu müvekkili şirkete iade etmesi gerekirken, 29/06/2022 tarih, 397 numaralı ve 6.077,00-Euro bedelli, "sözleşmenin tarafınızca feshinden kaynaklı sözleşmeye ilişkin keşif ve projelendirme bedeli, hizmet satışları ve hizmet bedeli" adı altında fatura düzenleyerek fatura bedelinin ödenen peşinattan mahsup etmek suretiyle bakiye 8.823,00-Euro'yu müvekkili şirket hesabına gönderdiğini, belirtilen nedenlerle davalının haksız ve sebepsiz olarak düzenlemiş olduğu faturaya kendilerince süresi içerisinde ... 8. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edilerek fatura iade edildiğini ve iade edilen faturaya konu 6.077,00-Euro'nun 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesinde belirtilen faizi ile birlikte ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtar edildiğini, davalı şirketin ihtara rağmen de haksız olarak faturalandırdığı 6.077,00-Euro'yu iade etmediğini, bunun üzerine, uyuşmazlığın ticari bir uyuşmazlık olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, arabuluculuk çözüm yolundan da olumlu sonuç alınamadığını, anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek toplanacak deliller ile davanın haklılığının sabit olacağından bahisle müvekkili şirket alacağından haksız olarak mahsup edilen 6.077,00-Euro'nun ihtar tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte fili ödeme (tahsil) günündeki TL karşılığının müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, masraflarla ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkil şirketin adresinin "..." adresi olduğunu, müvekkili şirket aleyhinde açılacak davanın 6100 Sayılı HMK’nun 6. maddesi gereğince ... Ticaret Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, bu bakımdan açılan davada mahkemenin yetkili olmadığını, diğer taraftan taraflar arasındaki münakit 12/10/2021 tarihli satış sözleşmesinin 7. maddesinde ihtilafların hallinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış olduğundan müvekkil şirket aleyhinde açılacak davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, 6100 Sayılı HMK’nun yetki sözleşmesi başlıklı 17/1 maddesinin; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklinde olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların hukuki mesnetten yoksun ve asılsız olup davanın reddinin gerektiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğinin ortada olduğunu, bu sebeple müvekkilinin "sözleşmenin tarafınızca feshinden kaynaklı sözleşmeye ilişkin keşif ve projelendirme bedeli hizmet satışları ve hizmet bedeli" açıklaması ile 29/06/2022 tarihli ve ... nolu 6.077,00-Euro bedelli faturayı düzenleyerek davacı tarafa ilettiğini ve 8.823,00-Euro bedeli de davacının hesabına gönderdiğini, müvekkilinin dürüstlük ve iyiniyet kuralları çerçevesinde hareket ettiğinin tartışmasız olduğunu belirterek davacı tarafından açılan davanın öncelikle usul-yetki yönünden reddine, devamla esastan reddine, dava konusu tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2023 tarih ... esas ...kararı ile "1-Davalının YETKİ İLK İTİRAZININ KABULÜ ile mahkememizin yetkisizliğine, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna, 3-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE," dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyası, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasında imza edilen 12/10/2021 tarihli sözleşmede belirtilen edimlerin taraflarca gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacı tarafça sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin iadesi taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalının bakiye bedelden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Taraflarca bildirilen delillerin toplanmasının ardından Mahkememizin 10/11/2023 tarihli ara kararı gereğince, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyamız mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 14/05/2024 tarihli raporda özetle; "*Davacının Ticari Defterlerini TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu , açılış ve kapanış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırdığı, *Davacının defter kayıtlarının birbirini doğruladığı , sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, *Davalı tarafça davacıya düzenlenen .06.2022 tarihli ... numaralı Sözleşmemizin tarafınızca feshinden kaynaklı sözleşmeye ilişkin keşif ve projelendirme hizmet bedeli Açıklamalı e-faturanın geçerliliğinin takdiri sayın mahkemeye ait olup sayın mahkemece fatura geçerli sayılırsa davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, Sayın mahkemece faturanın geçerli sayılmaması halinde davacının davalıdan 6.077,00 EURO alacaklı olduğu, * Taraflar arasındaki sözleşmede keşif ve projelendirme hizmet bedeli hükmünün bulunmadığı, * Davalının davacının işine başlamadığı dan dolayı sözleşmedeki cezai şartların gerçekleşmediği, e-Sözleşmede işe başlamadan önce yapılan keşif ve projenlendirme bedeli altında masrafların davacıya ait olduğuna dair bir cezai hükmün bulunmadığı, Davalı ve davacı taraflar arasındaki Whatsap yazışmasında aramızda yazılı sözleşme olmasa dahi varılan mutabakat gereği yükümlülüklerimizin karşılıklı yerine getirebilmek adına 31.03.2027 tarihine kadar süre veriyoruz Bu süre içerisinde sözleşmeye komu üretim projesini imzalamamanız halinde, sözleşmeyi haklı nedenle fesihedildiği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin ardından Mahkememizin 17/04/2024 tarihli ara kararı gereğince, davalı tarafın defterlerinin de incelenmesi suretiyle rapor hazırlanmak üzere dosyamız mali müşavir ve ticaret mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlık ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 10/09/2024 tarihli raporda özetle; "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin ticari defterlerinin talimat yolu ile incelendiği, SMMM Bilirkişi ... tarafından ... 2. ATM'nin ...Tal. Sayılı dosyasına sunulan 14.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu yönünde tespitlerini bildirdiği, Davalı şirkete ait 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Heyetimize tevdi edilen dosya münderecatından taraflar arasında 12.10.2021 tarihli sözleşme akdedildiğinin müşahede edildiği, nitekim davacı tarafından bu amaçla davalıya 14.900,00 EURO'luk ödeme yapıldığı, ancak bahse konu sözleşmeye konu edimlerin taraflarca gereği gibi yerine getirilmediğinin müşahede edildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen mailde davacının projelendirmeye onay vermesini aksi bu nedenle davacıya süre verildiğini aksi halde projelendirme hizmetinin 14.900,00 EURO'luk ödemeden mahsup edileceğinin ifade edildiği, davalı davacı tarafından kabul edilmeyen KDV dahil 6.077,00 EURO bedelli faturayı düzenleyerek mahsup işlemi gerçekleştirdiği ve 8.823,00 EURO'yu davacıya iade ettiği, Dosyaya mübrez belgelerden sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği ve feshin ise davacının projelendirmeye onay vermemesi nedenine dayandığının müşahede edildiği, huzurdaki davanın konusunun davacı tarafından ödenen ve fakat iade edilmeyen 6.077,00 EURO'luk bedelin iadesine ilişkin olduğu dolayısıyla bu noktada sözleşmenin haklı sebeple feshedilip edilmediği hususunun huzurdaki dava yönünden bir önem arz etmediğinin düşünüldüğü, zira sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğu ihtimalinde dahi davalının mahsuba konu ettiği bedel kadar zarara uğrayıp uğramadığı başka bir dava konusu olup; ayrıca irdelenmesinin gerektiği, bir başka ifade ile davalının mahsup ettiği bedeli zarara uğradığı gerekçesine dayandırdığı, Ancak davalının zarara uğrayıp uğramadığı uğradı ise zararının mahsup ettiği tutar kadar olup olmadığı huzurdaki dosyaya mübrez belgelerden anlaşılamadığı gibi takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere huzurdaki “alacak” davasının konusu da olmadığı, bu yönü ile: * Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davalının fesih beyanı ile sona ermiş olmasına rağmen fesih hususu haklı sebebe dayansa dahi davacının karşı edimi iktisap edememesine rağmen ödediği bedelin iadesini talep hakkını haiz olacak; şayet davalı bir zarara uğradı ise bu zararı ispat etmek koşulu ile zararını davacıya karşı ileri sürebileceği, * Şayet Sayın Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayalı olarak feshettiği ve zararının faturaya konu edilen 6.077,00 EURO kadar olduğu ve bu zararını davacıya karşı ileri sürebileceği kanaatinde olunması durumunda ise davacının bakiye bedelin iadesini talep etme hakkını haiz olmayacağının ifade edilebileceği, C- FAİZ: Sayın Mahkemece davacının bakiye bedeli iade etmesinin mümkün olduğu kanaatinde olunması durumunda raporumuzun 5-Faiz inceleme bölümünde açıklandığı üzere, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, 22.07.2022 tarihinden itibaren yabancı para (EURO) ana para alacağı için 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “.. Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m.4/a)...) faizi isteyebileceği..." sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 26/11/2024 tarihli ara kararı gereğince heyete inşaat mühendisi bilirkişinin de katılımı sağlanarak davalı tarafından fesih sebebi olarak ileri sürülen davacı tarafça kış mevsimine girilmesi nedeniyle üretim projesi sözleşmesi imzalanması sürecinin askıya alındığı yönündeki savunmanın dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hükümleri ve sektörel anlamda yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi, elde edilecek sonuca göre davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalı tarafça düzenlenen keşif ve projelendirme hizmet bedeli açıklamalı faturanın piyasa rayicine uygun olup olmadığı hususlarını, sözleşme hükümleri ve dosya kapsamındaki yazışmalar ile birlikte irdeleyerek sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda taraf itirazlarını karşılar şekilde ek rapor hazırlanmak üzere dosyamız yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 17/03/2025 tarihli raporda özetle; "Dava konusu sözleşme kapsamında işlerin kış mevsimi nedeni ile askıya alınmasının üretim projesinin imza edilmesine engel teşkil etmediği, sözleşme konusu işin ana taşınmazda kapalı alan kazanmaya yönelik bir işi olduğunun anlaşılması nedeni ile bu işin ruhsata tabi olduğu ve ruhsat alındığına dair de bir belge sunulmadığından ana sebebin yapılacak imalatla ilgili yasal izinlerin alınmadığı kanaati oluşmuştur. Dolayısı ile basiretli bir tacir olan davacının işin yapımı ile ilgili süreçleri bilmesi gerektiğinden kış mevsimini gerekçe göstererek üretim projelerini onaylamamasının makul olmadığı, sözleşmenin 12.10.2021 tarihli olması ve sözleşme bedelinin bir kısımının bu tarihte ödenerek sürecin başlatılması, sözleşme süresinin üretim projesi onayından itibaren 7 hafta olması hususlar dikkate alındığında davalı yetkisinin 11.02.2022 tarihinde davacı yetkisinin eposta adresine posta gönderilerek “varılan mutabakat gereği yükümlülükleri karşılıklı yerine getirebilmek adına davacı tarafa, 31.03.2022 tarihine kadar uygun mehil verilmiş ve üretim projesinin imzalanmaması halinde, sözleşmenin haklı sebeple feshedileceği, bu halde ise sözleşme öncesi yapılan keşif ve projelendirme hizmet bedelinin ön ödemeden mahsubu ile bakiye ödemenin iade edileceği” bildirildiği, 11.02.2022 tarihi ve verilen mehil süresi olan 31.03.2022 tarihine kadar geçen sürenin makul bir süre olduğu kanaatine varıldığından, davacının işin tamamlanması için gereken iradeyi göstermediği sonucuna varılmıştır. Sözleşme bedeli EURO cinsinden kdv dahil 66.080 EURO olup, dava konusu keşif ve projelendirme bedeli olan 6.077Euro'nun toplam bedelin 100x 6.077/66.080 = % 9,20 oranına tekabül ettiği, bu oranın yüksek olduğu, piyasarayiçlerine göre keşif ve projelendirme bedelinin toplam maliyetteki oranı %1 mertebesinde olması neden ile keşif ve projelendirme bedelinin 0,01 x 66.080 EURO = 660,80Euro ile sınırlı olması gerektiği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında 12/10/2021 tarihli satış sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme doğrultusunda 05.10.2021 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirkete 14.900,00 EUR tutarında ödeme yapıldığı, sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedildiği, davalı şirket tarafından davacı şirket adına fesih nedeniyle KDV dahil 6.077,00 EUR bedelli fatura düzenlendiği ve bu fatura tutarının mahsup edilerek 8.823,00 EUR bedelin davacı şirkete iade edildiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 29.06.2022 tarih ... no.lu “... Sözleşmemizin tarafınızca feshinden kaynaklı sözleşmeye ilişkin keşif ve projelendirme hizmet bedeli” açıklamalı 6.077,00 EUR tutarlı faturanın davalı şirket tarafından talep edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Davacı tarafından, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşme doğrultusunda davalı şirket tarafından kendilerine herhangi bir hizmet verilmediği, ayrıca sözleşmede keşif ve projelendirme hizmet bedeli” adı altında herhangi bir ücret talep edilebileceğine dair madde bulunmadığı, 6.077 EUR bedelin ihtar tarihinden itibaren faiziyle iadesi talep ve dava edilmiş, davalı tarafça ise sözleşmenin davacının onay vermemesi nedeniyle yürürlüğe girmediği, bu hususta e-posta yazışmalarını sundukları, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini belirtilerek dava konusu bedelin keşif ve projelendirme hizmeti kapsamında mahsup edildiği savunulmuştur. 13/03/2025 tarihli ek raporda tespit edildiği üzere, dava konusu sözleşme kapsamında işlerin kış mevsimi nedeni ile askıya alınmasının üretim projesinin imza edilmesine engel teşkil etmediği, sözleşme konusu işin ana taşınmazda kapalı alan kazanmaya yönelik bir işi olduğunun anlaşılması nedeni ile bu işin ruhsata tabi olduğu ve ruhsat alındığına dair de bir belge sunulmadığından ana sebebin yapılacak imalatla ilgili yasal izinlerin alınmadığı kanaati oluştuğu, dolayısı ile basiretli bir tacir olan davacının işin yapımı ile ilgili süreçleri bilmesi gerektiğinden kış mevsimini gerekçe göstererek üretim projelerini onaylamamasının makul olmadığı, sözleşmenin 12.10.2021 tarihli olması ve sözleşme bedelinin bir kısımının bu tarihte ödenerek sürecin başlatılması, sözleşme süresinin üretim projesi onayından itibaren 7 hafta olması hususlar dikkate alındığında davalı yetkisinin 11.02.2022 tarihinde davacı yetkisinin eposta adresine posta gönderilerek “varılan mutabakat gereği yükümlülükleri karşılıklı yerine getirebilmek adına davacı tarafa, 31.03.2022 tarihine kadar uygun mehil verilmiş ve üretim projesinin imzalanmaması halinde, sözleşmenin haklı sebeple feshedileceği, bu halde ise sözleşme öncesi yapılan keşif ve projelendirme hizmet bedelinin ön ödemeden mahsubu ile bakiye ödemenin iade edileceği” bildirildiği, 11.02.2022 tarihi ve verilen mehil süresi olan 31.03.2022 tarihine kadar geçen sürenin makul bir süre olduğu, davacının işin tamamlanması için gereken iradeyi göstermediği, bu doğrultuda keşif ve projelendirme bedeli talep hakkını bulunduğu, ancak sözleşme bedelinin EURO cinsinden kdv dahil 66.080 EURO olduğu, dava konusu keşif ve projelendirme bedeli olan 6.077Euro'nun toplam bedelin 100x 6.077/66.080 = % 9,20 oranına tekabül ettiği, bu oranın yüksek olduğu, piyasa rayiçlerine göre keşif ve projelendirme bedelinin toplam maliyetteki oranı %1 mertebesinde olması nedeni ile keşif ve projelendirme bedelinin 0,01 x 66.080 EURO = 660,80Euro ile sınırlı olması gerektiği mütalaa edildiğinden hükme esas alınan 13/03/2025 tarihli ek raporda yapılan tespitler doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 5.416,20 Euro alacağın ihtarname tebliğ tarihi olan 18/07/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile, 5.416,20 Euro alacağın ihtarname tebliğ tarihi olan 18/07/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 6.716,18 TL harçtan peşin alınan 1.868,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.847,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Peşin alınan 1.868,46-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.401,86-TL sinin davalıdan geriye kalan 158,14-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 11.995,37 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 16.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.252,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 17.844,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 16.035,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 29/04/2025
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır