İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/266 E. 2025/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/266
- Karar No
- 2025/71
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/266 Esas KARAR NO : 2025/71
DAVA : Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ..., gerçek hak sahibi ve yaratıcısı olduğu, özgün ... çizimi ve tasarımı olan "...' benzeri tasarımları bulunduğunu, menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve marka, tasarım ve telif hakları ile koruma altına aldığını, müvekkilleri firma ile bu tasarımlar arasında tüketici nezdinde çok güçlü bir bağ oluştuğunu, bu tasarımların üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanılması veya tescil ettirilmesinin müvekkilleri firmanın Paris Sözleşmesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve TTK ile koruma altına alınan haklarının ihlali sonucunu doğurduğunu, müvekkilleri şirket, peluş ayı çizimli özgün tasarımların yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilleri şirketin menşe ülke ... resmi makamlarınca verilen telif belgeleri ve marka tescil belgeleri ile sabit olduğunu, davalının hükümsüzlüğü talep edilen, ...sayı ile kayıtlı tasarım tescilinde yer alan tasarımlarının ise yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olmadığı gibi, bu tasarımların özgün müvekkilleri tasarımlarının birebir kopyalanması ile oluşturulmuş tasarımlar olduğunu, müvekkilleri şirket peluş ayı çizimli özgün tasarımları ilk olarak menşe ülke ABD'de kullandığını, bu husus dilekçe ekinde sunulan marka tescil belgesinde yer alan ilk kullanım kaydının (27.12.1990) ve telif hakları belgeleri ile sabit olduğunu, akabinde müvekkilleri şirket, 50.kuruluş yılına özel yeni bir koleksiyon çıkardığını ve bu koleksiyonunda söz konusu tasarımlara özel bir yer verdiğini, müvekkilleri şirketin davaya konu özgün ... çizimli tasarımlarının bulunduğu koleksiyonun ilk olarak 2020 yılı itibariyle ülkemiz piyasasında ..., ..., ... ve müvekkillerinin kendi mağazalarında satışa çıkarıldığını, davalı taraf ise müvekkilleri şirketin ülkemizde 2020 yılı itibariyle kamuya sunulan bu tasarımlarının aynısını tescil ettirme ve ürünleri üzerinde kullanma yoluna gittiğini, davalı tarafın, taraflarınca kendilerine gönderilen ihtarnameden kısa bir süre sonra ve sadece iki adet tasarımdan oluşan bu başvuruyu gerçekleştirmesinin, davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, davalı tarafa ait, ... sayı ile kayıtlı tasarım tescilinde yer alan tüm tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin tescilli "..." markasının sahibi olduğunu, müvekkillerinin prensip olarak piyasada baska markalarla ve ürünlerle iltibas sağlamayacak şekilde kendisine özgü oluşturmuş olduğu çizgiyi sürdürdüğünü, davalı müvekkilleri markasının ülkemizde bilinirliğinin yüksekliği karşısında davacı markasını kullanmaya ihtiyacı olmadığını, iddianın gerçege aykırı olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacının tüm “...” tasarımları üzerinde “...” olmaya çalıştığını, davalı müvekkillerinin sosyal medyada tüketiciler tarafından yaygın bir ilgi gördüğünü, ..., ... hesabında ...üzerinde 3,2 Mn takipçisinin olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddini talep ve beyan ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına ... no' lu ETB lerin hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ...,..., ... tarafından düzenlenen 23/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yapılan değerlendirme sonucunda; kıyaslanan tasarımların her ikisinde de “...” konseptinin uygulanmış olduğu görülse de, bu konsepte ilişkin uygulamaların tarafların faaliyet gösterdiği sektörler de dahil olmak üzere, bir çok farklı sektörde uygulandıkları görülebilmekte olduğunu, bu doğrultuda tek başına “...” konseptinin tasarım öğesi olarak güçlü bir benzerlik öğesi olmayacağı anlaşılmakta ve tek başına tasarımlara ayırt edici nitelik kazandıracak bir öğe olarak değerlendirilmemekte olduğunu, kıyaslanan karakterlerdeki diğer tasarım öğelerinin ise birbirlerine ve tasarımın geneline göre farklı form, konum ve ebat ilişkisinde oldukları görülmekle, davalı tarafa ait ... no'lu endüstriyel tasarım ile dayanak olarak sunulan görsellerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, birbirleri ile farklı olarak algılandıklarının tespit edilmiş olduğunu, davalı taraf ... Tic. A.Ş.'ne ait...tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımlar ile davacı taraf ...'nin sunmuş olduğu marka ve telif haklı görsellerin birbirleri ile farklı olarak algılandıkları, ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bir tasarımın yeniliğinden söz edebilmek için 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tasarımın birebir aynısının yurtta ve dünyada daha önce başkaları tarafından kamuya hiç sunulmamış, tasarım başvurusunda bulunanlar yönünden ise 6769 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasarıma konu görselin, başvuru tarihinden geriye 12 aylık süreden daha öncesinde kamuya açıklanmamış olması gerekir. Bir tasarımın önceki tasarımlara nazaran ayırt edici özelliği bulunup bulunmadığı karşılaştırması yapılırken ayırt ediciliğe katkısı olmayan işlevsel özelliklerin karşılaştırma dışında tutulması, tasarımcının bu tür bir ürün için hangi özellikler itibariyle seçenek özgürlüğüne sahip olduğu hususları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Toplanan deliller, davalıya ait tasarım tescil belgesi, davacı yanca yeniliği kaldırdığı öne sürülen ayıcık görselleri HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilince dosyaya sunulan belge ve görseller incelendiklerinde, davaya konu endüstriyel tasarım belgesinin başvuru tarihi olan 10.07.2023 tarihinden önce olan; marka görseli (...), muhtelif tarihlerdeki telif hakkı görsel başvuruları ve bu görsellerin uygulandıkları gene muhtelif tarihlerdeki ürünlere ilişkin çeşitli sosyal medya paylaşımları bilirkişilerce incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; kıyaslanan tasarımlarda "...”konseptinin uygulanmış olduğu görülse de, bu konsepte ilişkin uygulamaların tarafların faaliyet gösterdiği sektörler de dahil olmak üzere, bir çok farklı sektörde uygulandıkları, tek başına “...” konseptinin tasarım öğesi olarak güçlü bir benzerlik öğesi olmayacağı anlaşılmakta ve tek başına tasarımlara ayırt edici nitelik kazandıracak davacıya tekel hakkı tanıyacak bir öğe olarak değerlendirilmeyeceği, Kıyaslanan karakterlerdeki diğer tasarım öğelerinin ise davalının tasarıma kattığı hususiyet özelinde bilirkişilerce denetime uygun şekilde her bir görsel yönünden ayrı ayrı inceleme yapıldığı ve birbirlerine ve tasarımın geneline göre farklı form, konum ilişkisinde oldukları, görsellerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, birbirleri ile farklı olarak algılandıkları, davalının tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, ayıcık figürünün bilinen yapısal özelliği bir yana bırakıldığında ayırt ediciliğin ayıcığın dış görünümüne esas; yüz hatlarındaki gülüş, üzgün karakter, ayıcığın giydirilme şekli itibarıyla, giyside yer alan logo, süsleme, bezeme, farklı geometrik form, renk kombinasyonu, duruş vs. gibi özelliklerinin ayırt ediciliğin ve yeniliğin aranması yönünden gerekli olduğu, tek başına bir ayıcık figürünün yeniliği kaldırdığından bahsedilemeyeceği gibi ayıcık görseli üzerinde davacının tek başına tekel olduğu iddiasının de yerinde olmadığı, dolayısıyla bilirkişilerce karşılaştırmaya konu tasarımlar arasında belirgin farklılık bulunduğunun görseller aracılığıyla derinlemesine incelendiği ve davalının tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Toplanan deliller, davalıya ait tasarım tescil görseli, görselin uygulandığı ürürler, davacının sunduğu tasarım görselleri keza yenilik kırıcı olduğunu ileri sürerek sunduğu görseller HMK 266 madde kapsamında bilirkişilerce incelenmiş ve tasarım hukuku ilkelerine göre hazırlanan rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiş, usul ekonomisine göre sunulu rapor hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan tahkikat sonlandırılmış ve Davalı taraf ... San. ve Tic. A.Ş.'ne ait ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımlar ile davacı taraf ...'nin sunmuş olduğu marka ve telif haklı görsellerin birbirleri ile farklı olarak algılandıkları, ... tescil no'lu endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu anlaşıldığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN REDDİNE, 2-615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair karar davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/03/2025
Katip ¸
Hakim ¸