İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/264 E. 2024/1086 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/264
Karar No
2024/1086
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/264 Esas KARAR NO : 2024/1086

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2023 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin, ... Taşımacılık çalışanı olarak servis aracını park ettiği noktada 18/06/2019 tarihinde davalılardan ....'ın kusurlu olduğu trafik kazasında davalının dikkatsiz ve özensiz davranışı sonucu yaralandığını, davalı asilin tam ve asli kusurlu olduğunu, sanık hakkında Bakırköy ....Asliye Ceza mahkemesinin ... E. .... K. Sayılı dosyası ile iddianame hazırlandığını ve sanığın cezalandırıldığını,18.06.2019 tarihinde ... Cd. üzerinde, davalı ....'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı kargo aracının sağ ön teker kısmının müvekkilinin ayağının üzerinden geçmesi ile müvekkilinin yaralandığını, davacı müvekkilin, araca eli ile vurarak durmasını bağırarak söylemesine rağmen davalının duymadığını, müvekkilinin sol ayağının aracın altında kaldığını, ayağının 3 yerden kırıldığını, müvekkilinin aylarca ayağa kalkamadığını, aylarca başkasının bakımına muhtaç yaşadığını, ayağına takılan vida ve platinler ile hala doğru düzgün yürüyemediğini, merdivene çıkamadığını, yürümekte zorlandığını, davalı ....'ın, trafik kurallarına uymadığını, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davalının %100 kusuru ile yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin bu olayda hiçbir kusuru olmadığının tutanaklarda da açıkça görüldüğünü, dava konusu kaza nedeni ile müvekkilinin çok fazla maluliyet ve beden gücü kaybı yaşadığını, müvekkilinin kazada yaralandığını, ayak bileğinde 3 kırık oluştuğunu, yıllardır ameliyat ve tedavileri ile uğraşmak zorunda kaldığını, ayağını kullanamaz hale geldiğini, hali hazırda tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin ciddi ve ağır bir kaza geçirdiğini, bu sebeple müvekkilinin beden gücü kaybının, maluliyet oranının tespitini talep ettiklerini, bu nedenlerle müvekkilinin uğradığı maddi zararlar nedeni ile şimdilik 1.000TLmaddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, toplanacak delillere ve bilirkişi incelemesine göre 6100 sayılı Yasa’nın 107. Maddesi uyarınca maddi tazminat tutarı belirlenerek ) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydı ile 30.000-TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ....'ın taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Sigorta A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı-tarafça ikame edilen davada müvekkili-davalı şirketin her hangi bir kusuru olmaması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, bu sebepten dolayı davanın-husumet yokluğu gerekçesi davanın müvekkili-davalı şirket açısından davanın reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazası 18.06.2019 tarihinde meydana gelmiş olduğunu, kazadan kaynaklı talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, mezkur davada ve müvekkili şirkete başvuru aşamasında davacı tarafa ait Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu sunmadığını, meydana gelmiş olan kazada sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davacı daimi ve geçici iş görememezlik tazminatına hak kazanmamış olduğunu, bu talebinin de reddi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete sunulan herhangi bir rapor bulunmadığından bu taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, dolaylı zararlardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından bu taleplerin reddine karar verilmesini, öncelikle usule ilişkin itirazların kabulü ile davanın usulden reddine, usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline talep etmiştir. Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; davacı ... iddialarının aksine meydana gelen kazada davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazada asıl kusurlu tarafın davacının kendisi olduğunu, davacı tarafın müvekkiline kusur atfetmeye yönelik tüm beyanlarının yersiz , mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 6111 Sayılı Yasa gereğince ,davacının var olduğunu iddia ettiği tedavi,bakım, masraf ve giderlerinden sosyal güvenlik kurumu sorumlu olduğunu, davacının kaza sebebi ile maluliyet yaşadığı ve beden gücünde kayıp olduğu idialarının da asılsız ve gerçek dışı olduğunu, öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, mahkemece usulden ret kararı verilmediği takdirde, haksız, mesnetsiz, yasal mevzuata, hukuka ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak açılmış olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; 18/06/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davacının maddi zararının ne kadar olduğu, maddi zararının tespiti neticesinde davalılardan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, yine kusur ve zarara bağlı olarak manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı tespit edilmiştir. Bakırköy .... Asliye ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyaptan celp edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın 18/06/2019 tarihinde aracın sağ ön tekerinin davacının ayağının üstünden geçmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kusurlu olduğu iddiasına dayalı davalı sürücü ve sigorta şirketi hakkında eldeki maddi ve manevi tazminat davasını açtıkları anlaşılmıştır. Davacı vekili 10/05/2023 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; "Davalı .... Sigorta A.Ş. ile maddi tazminat yönünden sulh olunduğu, maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini, maddi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti de alınmış olduğundan taraflar olarak karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, davalı ... yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini" beyan ettiği, davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu 11/05/2023 tarihli beyan dilekçesinde; "Davacı ile haricen yapılan anlaşma neticesinde karşı vekalet ve yargılama gideri haklarımızdan feragat ettiklerini" beyan ettiği anlaşılmıştır. HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." Dosya incelenmekle; HMK m.307 vd.maddelerinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayıp, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Davacı vekilinin 10/05/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemi yönünden feragat dilekçesi sunduğu, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu dikkate alındığında davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının, davalı .... Sigorta A.Ş. ile yapmış olduğu sulh nedeni ile maddi tazminat isteminden feragat ettiği, davalı sigorta şirketinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığı, söz konusu feragatin hakkın özünden vazgeçme niteliğinde olmadığı anlaşılığından davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Mahkememizce duruşma ara kararı ile meydana gelen kazadan ötürü davacının ve davalı sürücünün kusur oranlarının tespiti için Trafik Konusunda uzman bilirkişi ....'ten rapor alınmasına, bilirkişinin aynı zamanda ceza dosyasında alınan raporu da irdelemesine karar verilmiş olmakla, bilirkişinin 11/10/2023 tarihli raporunda özetle; Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 68 , K.T. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) kuralları ihlal eden, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya .... nın “%75 Oranında Asli Kusurlu” olacağı; yine önceden teknik olarak belirlenmiş emredici hukuk normuna (KTK’ nun 47/c,d, 52/ b. Md. Trafik işaretlerine uyma, Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama) karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı .... plakalı ticari kamyonet sürücüsü davalı ...’ ın “%25 Oranında Tali Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde .... plakalı ticari kamyonetin KZMS Sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş.’ nin ise ( KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...’ ın kusur oranı ve sigorta kapsamında sorumlu olacağı kanaatinin bildirildiği, düzenlenen raporlar, ceza dosyasında alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu, hükme esas alınabilir nitelikte düzenlendiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce davacının maluliyetinin tespiti için, davacı Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmiş, tanzim edilen Adli Tıp .... İhtisas Kurulunun 20/09/... tarihli, .... sayılı raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 06/01/1959 doğumlu, ....’nın 18/06/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite engellilik oranı %7 olup Tablo 3.2’ye göre;Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %4 (yüzdedört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, kaza tarihi itibariyle uygulanan yönetmeliğin doğru olduğu, davacının tedavi evraklarının rapor düzenlenirken değerlendirmeye alındığı, kurumca bizzat davacının muayenesinin yapıldığı, gerekli görülen yeni konsültasyonların yapıldığı, bu kapsamda düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.(2918 s KTK 90) Hakim, manevi tazminat miktarını özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak belirler. Manevi tazminat, zarara uğrayan da, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarih 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesi nazara alınarak dosyanın özelleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre somut olayda özellikle davalı ...'ın kusuru tazminatın tayininde en önemli etken olarak değerlendirilmiştir. 18/06/2019 tarihinde meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olması, tarafların ekonomik sosyal durumları ve davacının maluliyet oranları ve yaralanmaları nazara alınmış, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması değerlendirilerek, meydana gelen zarar sebebiyle duyulan acı, elem, kederin bir nebze de olsa giderilmesine yönelik olarak tarafların ekonomik sosyal durumlarıyla, kaza tarihindeki paranın alım gücüyle, ülkenin ekonomik gerçekleriyle manevi tazminatın niteliğiyle ve kusur durumuyla uyumlu olacak şekilde manevi tazminata hükmetmek gerektiğinden ve talep miktarları çerçevesinde dikkate alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE, 2-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 20.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20-TL'nin, davacı tarafça yatırılan 529,41-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 836,79-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davanın kabul oranı ve ret oranı dikkate alınarak 2.080,10-TL'sinin davalı ...'dan geri kalan miktarın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvurma harcı, 529,41-TL peşin harç olmak üzere toplam 709,31-TL'nin davalı ...'dan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 3.437,00-TL yargılama gideri ve 4.650,00-TL adli tıp masrafı olmak üzere Toplam 8.087,00-TL'nin davanın kabul oranına göre hesaplanan 5.391,33-TL'sinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 20.000,00-TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 10-Reddedilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE, 11-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine, 12-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ( e duruşma ile ) yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2024

Katip ... ¸e-imza

Hakim .... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/264, K. 2024/1086, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-264-e-2024-1086-k-f2130b7e4250