İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/219 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/219
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/219 Esas KARAR NO : 2026/68
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 14/12/2023 KARAR TARİHİ : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DİLEKÇELER AŞAMASI 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacıya ait tescilli markaların bir kısmının tescil numaraları ve görsellere dava dilekçesinde yer verildiğini, müvekkiline ait mavi markası aynı zamanda tanınmış marka olduğunu, davalı vekil edene ait markayı taşıyan ürünleri satışa sunmakta ve sattığını, davalı, haksız bir şekilde vekil edene ait markaları(tanınmış marka) kullanarak muazzam bir gelir elde ettiğini, davalının eylemlerinin müvekkilin marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiğinin tespiti amacıyla; taraflarınca ...alan adlı ... satıcı üyeliği bulunan, davalıya ait “..” isimli satıcı üye mağazadan (...) 358,06-TL (üçyüzellisekizTürkLirasıaltıkuruş) bedelle, müvekkiline ait marka kullanılarak üretilmiş ürünlerden delil teşkil etmesi için 1 adet numune satın alındığını, ... pazaryeri satıcı bilgileri künyesinde, ürün satışına ilişkin e- arşiv faturada, ön bilgilendirme formu ve satış sözleşmesinde satıcı kimlik ve adres bilgileri tespit edilmiş olup, ... “a davalı olarak husumet yöneltildiğini, huzurda açılan davada, vekil eden tarafından 6769 Sayılı SMK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve durdurulması talep edildiğini ancak davalının, ihlale ilişkin delilleri yok etme ve ortadan kaldırma ihtimali bulunduğunu, davalının, müvekkiline ait markaları ihtiva eden korsan ürünleri teşhir etmesi ve satması şeklindeki eylemleri, vekil edenin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek 6100 Sayılı HMK 403 uyarınca; davalıya tebligat gönderilmeksizin; mahkemece re'sen internet ve web konusunda tecrübesi olan bir bilişim uzmanı olmak üzere 2 kişilik bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yapılarak rapor alınmak suretiyle; ...alan adlı ... satıcı üyeliği bulunan, davalıya ait “..." isimli satıcı üye mağaza (...) aracılığıyla vekil edenin marka haklarına tecavüz eden ürünlerin belirtilen linkler üzerinden satışının yapıldığının tespitini(delillerin tespitini), satış yapılıyorsa kaç adet satış gerçekleştiğinin ve satış fiyatının belirlenebilmesi için gerekli tüm delillerin rapor halinde tespi in ve web sitesi çıktılarının rapora eklenmesini, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. Maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın 149/1-a, 29 maddeleri uyarınca vekil edenin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesi ve 149/1-b-c maddesi uyarınca vekil edenin marka hakkına ihlal oluşturan davalı eylemlerinin, yasaklanmasını,önlenmesini ve durdurulmasını, müvekkilinin marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesini ve durdurulmasını temin etmek için müvekkilinin marka hakkına ihlal oluşturan ürünlerin, satışa arzının/ satışının ve/veya dağıtılmasının veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılmasının ya da bu amaçlar için ihraç edilmesinin ve/veya ticari amaçla elde bulundurulmasının yasaklanmasını, durdurulmasını, ve önlenmesini ilgili marka hakkına ihlal teşkil eden satışa sunulan ürünlere bulundukları her yerde el konulmasını ve ayrıca marka hakkı ihlali teşkil eden söz konusu ürünlerin satışının yapıldığı yukarıda tam adresleri verilen linklere erişimin engellenmesini, 6100 sayılı hmk 389 vd. maddeleri uyarınca, 6769 sayılı smk madde 159 uyarınca, ihtiyati tedbir olarak; müvekkilinin marka hakkına ihlal oluşturan ürünlerin, satışa arzının/ satışının ve/veya dağıtılmasının veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılmasının ya da bu amaçlar için ihraç edilmesinin ve/veya ticari amaçla elde bulundurulmasının yasaklanmasını, durdurulmasını, ve önlenmesini, ilgili marka hakkına ihlal teşkil eden satışa sunulan ürünlere bulundukları her yerde el konulmasını ve ayrıca marka hakkı ihlali teşkil eden söz konusu ürünlerin satışının yapıldığı tam adresleri verilen linklere erişimin engellenmesini vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkemece ... Şirketine “dava konusu ürünlerin kaç adet satıldığının, satış fiyatının, satış bilgi ve belgelerinin, faturalarının soruldurulmasını buna ilişkin görsel ve belgelerin sunulmasına yönelik müzekkere yazılmasına” dair karar verildiğini, ... Şirketinin müzekkereye cevap dilekçesiyle cevabını öğrenmiş bulunduklarını, lakin mahkemece dava konusu ürünlerle ilgili bilgi ve belge talebinde bulunmasına rağmen ... Şirketi tarafından “...” markasına ait dava konusu olmayan ürünlerin de yer aldığı tüm “...” markalı ürünlerin sipariş bilgilerinin iletildiğini, ... satışını yaptıkları dava konusu ürünlerin sipariş bilgi ve detayları ekte sunulduğunu, mahkemenin talebi durumunda bütün faturaları sunabileceklerini, ayrıca faturaların ... bünyesinde tutulmakta olduğunu, müşteriler de istemeleri haline ...sipariş sayfasından faturalara ulaşabilmekte olduğunu, ekte sunduğu sipariş bilgilerini içeren kayıtların da fatura numaraları da yer almakta olduğunu, mahkemeye süresinde (29.05.2024 tarihinde) sundukları bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de izah ettikleri üzere ve bilirkişi raporunda bilirkişilerin de değindiği üzere ... markasının üreticisi zaman zaman farklı form ve şekillerde logo kullanmış olduğunu, davaya konu olan form haricindeki şekillerde kullanılan logo ve yazıların markayla benzerliği bulunmamakta olduğunu, davaya konu olan etikete sahip ürünlerde dahi hiç etiket olmadan da üretici firma tarafından tarafımıza gönderim yapıldığını, konuyla alakalı ürünün bir tekinde etiketin olduğu diğerinde olmadığını gösterir görsel bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer almakta olduğunu, bu sebeple ekte sunacakları sipariş bilgilerinde yer alan ürünlerin bazılarının da davaya konu etikete sahip olmadıkları aşikar olduğunu, konuyla ilgili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer almakta olduğunu bu nedenle arz ve izah ettikleri sebepler göz önüne alınarak ...Şirketine tekrar müzekkere yazılıp sadece davaya konu olan ilanlardaki satış, fatura bilgilerin talep edilmesini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde izah ettikleri üzere davanın muhattabının bahse konu ürünleri temin ettikleri ... ve “...” markasının yasal hak sahibi ... olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı yanın sunmuş olduğu cevap dilekçesinin yerinde olmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II.DELİLLER A.TPMK Kayıtları Davaya konu marka tescil belgelerinin celp edildiği görüldü. B.Bilirkişi Raporları 1.29/04/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı tarafından belirtilen h...online mağazası olan “...” mağazasının davalı ... (Şehir: ... Vergi Kimlik No: ...) tarafından işletildiği ... kayıtlarından tespit edildiği, ... web sitesi üzerinde “...” isimli online mağaza tarafından tanıtım ve satışının yapıldığı belirtilse de, dava dilekçesinde belirtilen URL adreslerinin incelenmiş olduğu, incelenen adreslerinin tümünün ..., ... şeklinde kategori anasayfasına yönlendirildiği, tespiti talep edilen ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... .... ... ... ... ... ... ... ... ... ... olmak üzere 14 adet URL adresinin tamamının yayından hesap sahibi tarafından kaldırılmış olduğu görüldüğü, incelemelere dava dilekçesinde belirtilen ekran görüntüler üzerinden sürdürüldüğü, ibaresinin markasal şekilde kullanıldığı, davalıya ait "..." isimli online mağazasında "..." markalı ürünler filtrelendiğinde 13 adet ürünün arama sonucu olarak geldiği görüldüğü, listenen ayakkabı / sandalet emtiaları üzerinde ve adlarında "... " ibaresinin kullanıldığı, "..." ibaresinin kullanılmış olduğu, davalı yanın ... şeklindeki markasal kullanımlarının davacı yan markası ile görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik teşkil etmediği, davalı yanın, ürünler üzerinde ... şeklindeki markasal kullanımlarında davacı yan markasını aynen kullandığı, davalı yana ait davacı yan markasını ihtiva eder kullanımların; davacı yan markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun, davacı markasının değerini düşürebileceği; bu doğrultuda davalı yanın, davacı markasına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Davada uyuşmazlığın; Davalının, davacıya ait ''...'' ibareli markaları ihtiva eden taklit ürünleri teşhir etmesi ve satması iddiasına dayalı eylem kapsamında Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması istemleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. IV.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE TPMK kayıtları, dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, delil dilekçelerine konu kayıtlar, müzekkere cevapları, 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve ilgili diğer deliller kapsamında dosya kül halinde incelendiğinde; Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklife dilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen o malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır. (TEKİNALP, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491) Davacıların marka haklarına tecavüz edilerek ihlal edildiği iddiasına istinaden gerçekleştirilecek hukuki değerlendirme; marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir. Buna göre, tescilli markanın aynısının/benzerinin aynı/benzer mal veya hizmet için kullanılıp kullanılmadığı veya tescilli markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılıp kullanılmadığının ve bu durumun ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. SMK 7. Ve 29. Maddeleri ve ortalama tüketici gözüyle değerlendirmenin esas alındığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2006 tarihli "...Burada üzerinde durulması gereken husus, halk tarafından karıştırılma kavramından ne anlaşılacağıdır...Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz nde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.” şeklindeki içtihatı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.02.2001 tarih, ...E.,... K. Sayılı kararında, “...Markalar karşılaştırılırken “onların piyasaya sürülüş biçimlerine; kullanılış şekillerine bakılarak orta düzeydeki alıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınır” şeklindeki ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.07.2001 tarih, ... E.,...K. Sayılı; benzerlikleri yüzünden orta düzeyde bir tüketicinin ürünleri karıştırma tehlikesinin bulunduğu markalar arasında iltibas olduğunu belirttiği içtihatı, Yargıtay 11. HD 26.01.2007 T.,...E. ... nolu kararını “Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısında “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulası, hatta çağrıştırılması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü kabul edilmelidir.” şeklindeki yaklaşımı, yine Avrupa Adalet Divanı karıştırılma ihtimalini “Halkın söz konusu mal ve/veya hizmetlerin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir” şeklindeki tanımı, öğretide yer alan; “Bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın almayı tasarladığı, bildiği veya duyduğu mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali ( tehlikesi ) ile karşı karşıya olması ( Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, 2012, s,222)” biçimindeki tasnifi kapsamında tecavüz eylemlerinin değerlendirilmesinde; Davacı yan markanın asli unsuru “...” kelimesinden oluşmaktadır. ...,..., ... numaralı markalar beyaz arkaplan üzerinde mavi renkli kelime unsurundan oluşturulmuşken ... numaralı marka ... arkaplan üzerinde beyaz renkli kelime unsurundan oluşturulmuştur. Markanın kelime unsuru küçük harflerle oluşturulmuştur. Davacı tarafından belirtilen ... online mağazası olan “...” mağazasının davalı ... (Şehir: ... Vergi Kimlik No: ...) tarafından işletildiği ... kayıtlarının bilişim incelemesi akabinde tespit edilmiştir. Davalı tarafça tüketiciye sunulan ayakkabı-terlik ürünlerinde davacı taraf markası "..." ibaresinin aynen yer aldığı, ilgili kullanımlarda görsel açıdan vurgulanan unsurun mavi ibaresi olduğu, bu ibarenin davacı markası ile aynı yazı karakterinde ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabilecek şekilde kullanıldığı, incelenen kullanımlarda davacı yan markası ile görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, hatta davalı tarafın kullanımlarının davacı taraf markasının aynen kopyalanmak suretiyle oluştuğu bu yönüyle davacı yan markasına tecavüz teşkil edeceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜNE, 1-Davalının davacının marka hakkına gerçekleştirdiği tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, 2-Mahkememizce 23/05/2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, A-) Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 269,85.-TL harçtan mahsubu ile bakiye harç 462,15.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-) Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-) Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-) Davacı tarafından yapılan 12.387,50.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair taraf vekillerinin ve ihbar olunanlar vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.25/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır