İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/211 E. 2025/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/211
- Karar No
- 2025/321
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/211 Esas KARAR NO:2025/321 DAVA: İtirazın İptali (İtibar Mektubu Ve İtibar Emrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 21/03/2023 KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İtibar Mektubu Ve İtibar Emrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının şirket hisse devir sözleşmesi yaparak, devir bedelinin vadeli olarak ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve sözleşmenin 4.3 maddesindeki yazılı çekleri aldığını, davalının çeklerin bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödemediğini, takip konusu çeklerin müvekkiline verildiğini ve ödenmediğini iddia etmek suretiyle, davalının ----- Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çek keşide edilmesine dayanak sözleşmenin tarihinin ------------------- olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ortaklar arası ilişkilerde BK m.147 uyarınca sürenin 5 yıl olduğunu, bu sürenin de dolduğunu, satıcılar tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerine uyulmadığını, bu sebeple ödemezlik definde bulunduklarını, davacının kötüniyetli olduğunu, sözleşmenin üzerinden 12 çeklerin üzerinden 10 yıldan fazla sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi kapsamında alınan dava konusu çek bedellerinin tahsili talebine ilişkindir.Davacı, taraflar arasında şirket hisse devir sözleşmesi yapıldığını, devir bedelinin vadeli olarak ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, hisse devir sözleşmesinin 4.3 maddesindeki yazılı çekleri aldığını, davalının çeklerin bir kısmını ödediğini bir kısmını ise ödemediğini, dava konusu ödenmeyen çekler için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, zamanaşımı ve ödemezlik defi itirazında bulunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------- sayılı İcra Dosyası ------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların nüfus kayıt örnekleri uyaptan dosya arasına alınmış, -----dava dışı şirketlerin ticari sicil kayıtları alınmış, ------- esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "...Takibe konu çeklerin keşide tarihleri ---- olduğu dikkate alındığında------- olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği, çekte zamanaşımı süresi TTK m.750 uyarınca dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilmektedir. Somut olayda her ne kadar davacı tarafından kambiyo takibi yapıldığı ifade edilse de Yargıtay tarafından takibin adi takip olduğu tespiti bulunmaktadır. Yargıtay tarafından yapılan ve kesinleşen bu tespit doğrultusunda dava konusu çekler bakımından gerçekleşmiş bir takibin bulunmadığı ve zamanaşımı süresinin geçtiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle uyuşmazlığa konu yasal düzenlemelerin, özellikle de Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasının incelenmesinde fayda bulunmaktadır.Süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çekin kambiyo senedi vasfını yitirmesi durumunda hâmil, 6102 Sayılı TTK m. 732 (mülga 6762 sayılı TTK m. 644) hükmüne dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak kendi cirantası aleyhine alacak davası açabilir.Keşide ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın “Sebepsiz zenginleşme” başlıklı 732. maddesinde; "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." hükmü yer almaktadır. Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkı, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü veya zamanaşımına uğradığı hâllerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle mal varlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hâmilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir ---------TTK 732. Maddesi kapsamında talepte bulunulabilmesi için aynı kanunun dördüncü fıkrası gereğince; poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunulması gerekmekte olup aksi halde TTK 732. maddesi kapsamındaki hakkı da zamanaşımına uğrayacaktır. Eldeki davadaki çekler, keşide tarihleri ------- olduğu dikkate alındığında -------- olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği, TTK 732/4 fıkrasında öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dahi geçtiği anlaşılmıştır. Ayrıca dava konusu edilen takip dosyasınında en son işlem --------- tarihi olup anılan işlemin zamanaşımını kestiği kabul edilse dahi TBK 157/2 maddesi gereğince TTK 814/1 ve 732/4 maddelerinde öngörülen yeni işleyecek zamanaşımı sürelerinin de dava tarihi itibariyle geçtiği anlaşılmakla, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zaman aşımı sebebiyle reddine, 2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.469,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.854,25-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 96.075,34-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2025