İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/203 E. 2025/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/203
- Karar No
- 2025/269
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/203 KARAR NO : 2025/269
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;Davalılardan ---- tarafından, müvekkili şirket ve müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi yapıldığını, işbu takip müvekkiline tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, takibe konu senedin lehtar sıfatına haiz ----- tarafından doldurulduğunu, teminat senedi olduğuna ilişkin müvekkilin not bölümü kesilerek, tamamen anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, hukuku baltalayabilmek amacıyla ciro edildiğini, 2018 yılında verilmiş olan senedin ödeme gününün 30.03.2020 yılı olarak doldurularak davacının kendince kambiyo vasfını koruduğunu, düzenleme yeri olmayan bonoda ----- olarak doldurulduğu, düzenleme Tarihi teminata konu sözleşme 15.03.2018 de yapıldığını ve 15.03.2018 tarihinde verilen boş teminat senedin 15.03.2019 düzenleme tarihi olarak doldurulduğunu, çıplak gözle bakıldığında dahi kambiyo senedinin tahrif edildiği ve başka bir el yazısıyla doldurulduğunun görüldüğünü, müvekkili şirket ile 15.03.2018 tarihinde taşeron sözleşmesi kapsamında Davalı ---- yetkilisi olarak bulunduğu --- Tarafından ----- İlçesi ---- 869 Ada 3-4 Parsel 399 adet konut ve 33 dükkan inşaat ile altyapı ve çevre düzenleme işinde 399 adet çelik daire giriş kapısı yapılması ve yerine montajı için anlaştıklarını, ----- 2018 yılında ortaklarından biri olup işbu sözleşme kapsamında sözleşmede de değinildiği üzere müvekkili şirket yetkilisi --- 50.000 TL değerinde boş teminat senedi aldığını, işin bitttiğini, Davalı ----- yetkilisi olduğu---- önce --- şirketi olduğunu, sonrasında da 30.01.2019 tarihinde konkordato ilan ettiğini, konkordato öncesi ve sonrası müvekkilince defalarca davalıya ve davalının yetkilisi olduğu şirkete bildirimde bulunulmasına rağmen takibe konu boş senedin yıllar sonra üç yılı geçmeyecek şekilde vade tarihi atılarak, Konkordato ilan etmiş şirketi aradan çıkarmak suretiyle direkt olarak yetkilisi Lehtar olarak yazılarak , düzenleme tarihi boş senet 15.03.2018 tarihinde verilmesine rağmen 15.03.2019 olarak değiştirilerek , bu şekilde icraya konulduğunu, ciro edilen --- ise eski ----- çalışanlarından olup iyiniyetli olmadığını beyanla; Müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine; davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 50.000 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo hukukunda soyutluk ilkesi geçerli olmakla birlikte senedin düzenlenmesine neden olan temel borç ilişkisinin, kıymetli evrak üzerinden anlaşılamayacağını, kambiyo senetleri düzenlenmeleri ile birlikte alt ilişkiden ayrı yeni bir hak doğurduğunu, ortaya çıkan bu hakkın yeni bir ilişki anlamına geldiğinden kendisinin düzenlenmesine neden olan alt ilişkiden bağımsız yani ayrı kabul edildiğini, iş bu gerekçelerle karşı tarafın icraya konu senedin dayandığı temeli bilmediği karinesinin çürüdüğünü, müvekkilinin, ---- şirketinden alacağının bulunduğunu, iş bu alacağına karşılık şirket tarafından müvekkiline senet verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olmakla birlikte davacı yanın iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralı mevcut iken asılsız ve dayanaktan yoksun iddialarla huzurdaki davanın ikame edilmesinin haksız olduğunu, borca itiraz eden yan tarafça mahkeme dosyasına konu senetin teminat senedi olduğu iddia edildiğini, bir senedin teminat senedi olabilmesi için üzerine yazılan ‘’teminattır’’ ibaresi tek başına yeterli olmadığını, senedin herhangi bir yerinde teminat senedi olduğu dahi yazmadığını, Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik arzeden içtihatlarına göre, neyin teminatı olduğunun senet üzerinde açıklanmalı ve ayrı bir belge ile senedin teminat senedi olduğunun belirlenmesi gerektiğini, aksi durumda senedin, teminat senedi vasfını taşımadığının kabul edildiğini, davacı yanın bahsettiği taşeron sözleşmesinde uyuşmazlık konusu senede vade, düzenleme ve tutar ayrıca ve açıkça yazılarak yer verilmesi gerektiğini, icra takibine konu senedin sözleşmeye dayanmadığını, temel ilişkiden tamami ile ayrılmış bir senet olduğunu, kaldı ki söz konusu senet incelendiğinde görüleceği üzere davacı yan senet üzerine çift imza atarak aynı zamanda aval olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte teminat senedi üzerine çift imza atmak suretiyle aval olunması da senedin teminat senedi niteliğinde olduğu iddiasını da çürüttüğünü beyanla;Davanın reddine----- İcra Dairesi ----- Esas sayılı takibin devamına, haksız borca itiraz nedeniyle davacı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen icra takibine konu senedin teminat olarak verildiği senedin teminat fonksiyonunun kalmadığı bu nedenle borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İİK.'nun 72/1.maddesi hükmüne göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için tespit davası açabilir. İİK'nun 72. maddesine göre açılacak menfi tespit davalarının takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerekir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, takip borçlusu tarafından takip alacaklısına karşı açılır -----Eldeki dava davaya konu ---- İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı takip dosyasında alacaklı olarak davalı ----- alacaklı olduğu, davalı ----- alacaklı sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda da bahsedildiği üzere takipten sonra takip alacaklısına karşı menfi tespit davası açılabileceğinden davalı ----- yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ----- Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu davadaki amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.Bu aşamada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı kambiyo senedi olan senede dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını senedi sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.Kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir. Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def'î olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def'înin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ----Karar)Somut olayda davacılar davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, takip alacaklısının iyiniyetli olmadığını iddia ederek takip sebebiyle borçlu olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yargılama devam ederken davacının icra tehdidi altına borcu ödediği eldeki menfi tespit davasının İİK 72/7. Maddesine göre istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere kambiyo senedine dayalı menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerindedir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun teminat bonosu olduğu yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay ----.Hukuk Dairesi'nin ----- Esas, ---- Karar sayılı ---- Esas, ----- Karar sayılı kararları) Davacı, takibe konu senedin boş olarak verildiği, teminat senedi olduğu, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve bedelsiz kaldığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir. Hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü senedin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davacı, senedin bahsi geçen sözleşme kapsamında düzenlendiğini, bedelsiz kaldığını, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Diğer taraftan TTK'nın 778/1-(a). maddesi atfıyla bonolara uygulanacak 686/1. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Yine TTK'nın 778/1-(a). maddesinin atfıyla 687. maddesi gereğince şahsi defilerin davalı hamile karşı ileri sürülebilmesi için davalı hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi gerekir. Somut olayda, davalının dava konusu bonoyu kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine yönelik delil bulunmadığı, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat eder nitelikte de yazılı bir delil sunulamadığı anlaşılmıştır. Kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından yemin delili de hatırlatılmıştır. Davacı tarafından sunulan yemin metni davalıya usulüne uygun olarak tebliği edilmiş ise de davalı yemin için hazır bulunmadığından davalı ----- yönünden istirdata konu bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ----- yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalı ----- yönünden davanın KABULÜ ile, 98.308,34 TL'nin 20/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine, 3-Karar harcı 6.715,44-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ve tamamlama harcı toplamı 1.678,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.036,56-TL harcın Davalı ----- tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 1.678,88-TL peşin nispi harç ve tamamlama harcı toplamı olmak üzere toplam 1.858,78-TL harcınDavalı ----- alınarak, davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 1.007,25 -TL tebligat ve müzekkere gideri, yargılama giderinin Davalı ----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,- 8-Davalı ----- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, 9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.