İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/165 E. 2026/261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/165
- Karar No
- 2026/261
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/165 Esas KARAR NO: 2026/261 DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/03/2023 KARAR TARİHİ: 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirkette Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine istinaden ----- tarihinde işbaşı yaptığını ve iş akdini haklı bir nedene dayanmaksızın ------- tarihinde yeri iş tekliflerini değerlendireceği gerekçesiyle teshederek işyerinden ayrıldığını, davalının iştigal konusu plastik eşya üreten firmalara hammadde olarak her türlü mühendislik plastikleri üretimi ve ticareti (yurt içinde ve yurt dışında ) olan müvekkili şirket bünyesinde iş geliştirme bölümünde ar-ge uzmanı olarak çalıştığını, --- konusunda lisans, ------- düzeyinde bilgi sahibi olan davalı, yukarıda belirtilen iş kapsamında: müvekkili şirketçe imal ve satışı yapılan ürünlerin formüllerinin hazırlanması, Mevcut ürünlerin ve formüllerinin geliştirilmesi, Yeni ürün araştırmaları, e Ürün maliyetlerinin düşürülerek daha kaliteli ürünlerin üretilebilmesi, Gibi müvekkil şirket için hayati öneme sahip olan görevleri yerine getirdiğini, davalının, müvekkil şirketten ayrıldıktan hemen sonra müvekkille aynı iştigal konusunda(plastik hammadde üretim ve satışı) faaliyet gösteren ve tam anlamıyla müvekkil şirkete rakip olan -------- bünyesindeki şirketlerden birinde çalışmaya başladığının öğrenildiğini,Davalının müvekkili firmadan tüm hak ve alacaklarını bırakarak rakip firmada çalışmaya başlamasının müvekkili şirkette çalışırken edindiği bilgiler nedeniyle çok daha yüksek ücret teklif edilmiş olması olarak değerlendirildiğini, zira bu hususun davalı tarafça verilen istifa dilekçesinde yer alan "Yeni iş tekliflerini değerlendirecekolmam" beyanıyla da sabit olduğunu, ------ faaliyet gösteren --- ve müvekkil şirkete rakip olan şirketlerin -----olduğunu, Daha önce----- faaliyet gösteren söz konusu şirketlerin merkezlerinin-------- nakledildiğinin öğrenildiğini, Davalının yazılı olarak üstlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı davranışının müeyyidesi sözleşmenin ”18.8.” maddesi: “İŞÇİ, yakarıda halleri, zamanı, yeri, konusu ve türü ayrıntılı olarak belirtilen rekabet yasağına aykarı hareket erdiği takdirde işverene, ------- cezai şart ödemeyi ve ayrıca işverenin uğradığı tüm çararları ve doğabilecek ek zararları gidereceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir. İŞÇİ söz konusu cezai şartı önceden ödeyerek rekabet yasağına #işkin borcundan kurtulamaz.” ve “18.9.” maddesinde: “İŞÇİ'nin rekabet yasağına aykırı davranması halinde İŞVEREN'nin İŞÇİ'den cezai şart, uğranılan zarar ve doğabilecek ek zararların ödenmesini talep etme dışında yasağa aykırı davranışa son verilmesini ve/veya engellenmesini talep etme hakkı saklıdır.” şeklindeki hükümlerle belirlendiğini,8- Rekabet yasağı: TBK'nun 444 ve devamı maddelerinde yer alan hükümlere ve hakkaniyete uygun sınırlamalar içermekte olup, Somut olayın özellikleri, Davalının çalışırken müvekkil şirkette yerine getirdiği görev, Davalının çalışırken edindiği bilgilerin rakip firma tarafından öğrenilmesi halinde müvekkil şirket aleyhine ticari hayatının sonlanmasına kadar varabilecek çak Büyük zararlara neden olabilecek nitelikte olması, Davalının çalışmaya başladığı yabancı sermayeli -----------çapındaki pazar payının ve sermayesinin büyüklüğü, Davalının yasak süresi ve coğrafi bölge içinde rakip bir işletmede çalışmaya başlamış olması gibi hususlar dikkate alındığında davalının rekabet yasağını kasten ihlal ettiği ve cezai şartın en yüksek hadden takdir ve tayin edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Somut olayın özellikleri, Davalının kasıtlı eylemleri, Çalışma süresi, Davalının müvekkil şirketin en önemli ticari sırlarının başında gelen üretim sırlarını ve formüllerini biliyor olması, Yabancı sermayeli ve dünya çapında çok büyük pazar payına ve sermayeye sahip şirket karşısında müvekkilin uğrayabileceği zararın boyutları, Müvekkili şirketin ihracat rakamları, cirosu, ticari büyüklüğü ve diğer hususlar göz önünde bulundurulduğunda 80.000,00 € tutarında olan cezai şartın son derece düşük kaldığı ve davalının eylemlerine devam etmesi halinde zararın boyutlarının her geçen artacağının da açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından diğer çalışanlar aleyhine ----- sayılı dava dosyaları ile davaların açıldığını ve lehlerine karar verildiğini, müvekkili tarafından ---------- sayılı dava dosyası ile açılan rekabet yasağının ihlali konulu davadaki davalı ile işbu dosyadaki davalı müvekkili şirketten ayrılarak aynı rakip firmaya girdiklerini, bu durumunda davanın haklılığını göstermesi bakımından önemli olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Davacının rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle 50.000,00 Euro cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun â/A maddesi uyarınca ------ cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili İle müvekkiline ödenmesine, Davalının rekabet yasağına aykırı davranışına son verilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalının iş akdini haklı nedenle istifa etmek suretiyle feshetmiş olduğundan Türk Borçlar Kanunu ve ---- İçtihatlarına Göre rekabet yasağına aykırı hareket etmiş olduğundan bahsedilemeyeceğini, öncelikle belirtmek gerekir ki davacının tüm iddialarında haksız ve kötü niyetli olduğu, iş yerinde baskı, hakaret ve katlanılamayacak derecede aşağılama ve ayrımcılıkla çalışmak zorunda kalan müvekkilinin artık kendisinden hukuka aykırı eylemler nedeniyle tüm bu hukuksuzluklara dayanamadığını, davacının iş yerinde fazla kalmak istemediğini, öyle ki kıdem tazminatı ve sair tüm yan haklarını da artık canına tak ettiğinden bırakarak davacı iş yerinden saydıkları tüm bu haklı nedenlerle istifa etmek suretiyle ayrıldığını, müvekkilinin davacı bünyesinde çalıştığı dönemde mobbinge, harekete, yazılı ve sözlü tacizlere ve ayrımcılığa maruz kaldığından haklı nedenle iş akdini feshetmek zorunda kaldığını, müvekkilinin iş akdini haklı nedenle feshettiğine ilişkin tespitlerin yapılacak yargılama ve tanık ifadeleri vasıtasıyla da tespit edileceğini , davacı iş yerinde çoğu eski çalışan ve işe yeni başlayıp henüz 1-2 aylık bir sürede ayrılan kişiler insan onurunu kırıcı ve gururu zedeleyici ortama, ayrımcılığa katlanamamış ve iş yerinden ayrıldıklarını, müvekkilinin davacı iş yerinde ayrımcılığa uğramış ve kötü çalışma koşullarına mahkum edildiğini, yine müvekkilinin işveren vekilleri ve üstleri tarafından aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadelere muhatap olduğunu, davacı iş yerinden istifa eden her çalışan gibi canına tak ettiği bu iş yerine istifa dilekçesini sunduklarını, müvekkilinin davacı iş yerinde çalıştığı süre boyunca iş yeri uygulaması olarak 10.30 ve 16.00 saatlerinde iki adet sigara arası bulunmasına rağmen müvekkilinin çoğu zaman bu mola zamanları içerisinde çalıştırıldığını ve sonrasında sigara molası vermek istediğinde uyarı alıp molaya çıkmasına izin verilmemesine rağmen davacı iş yerinde çalışan diğer işçilerin mola zamanları dışında sigara arası vermesine hiçbir uyarıda bulunulmadığını, müvekkilinin davacı iş yerindeki görev tanımı ile ravago holding bünyesindeki iş tanımı birbirinden farklı olmakla birlikte müvekkilinin davacı iş yerinde çalışmaktayken hiçbir şekilde var olan formüllere tek başına erişim hakkına sahip olmadığını ve sıkı bir denetim altında çalıştığını, müvekkilinin davacı ---------- zarar verecek bilgi ve belgeleri sahip olması ve depolaması mümkün olmadığından davacının taleplerinin hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklı olarak taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin TBK.'nın 447. maddesine göre geçersiz olduğuna ilişkin beyanları saklı kalmak üzere belirtmek isteriz ki; müvekkili ile davacı arasındaki rekabet yasağına dair hükümlerin geçersiz olduğunu, davacı tarafından müvekkiline imzalatılan hizmet sözleşmesine bakıldığında davacı işveren lehine tek taraflı ceza koşulu öngörülmüş olduğundan işbu sözleşmedeki cezai şart içeren hükümlerin geçersiz olduğunu, davacının haksız hukuka aykırı davasının reddine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, hizmet akdi kapsamında haksız rekabetten dolayı cezai şart tazminat alacağı davasıdır.Taraflar arasında düzenlenen belirsiz süreli iş akdini feshederek dava dışı firmalardan çalışmaya başlayan davalının bu çalışmasının, her iki firmadaki davalının görev tanımı ve pozisyonu itibariyle sözleşmeye göre rekabet yasağının aykırılık oluşturup oluşturmadığı, Davalının iş akdini haklı nedenle feshedip etmediği, Bundan dolayı davacının cezai şart talep hakkının sözleşmeye göre oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Davalının her iki şirketteki özlük dosyası, dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtları ile tarafların diğer delilleri dosyaya getirtilmiş, taraf tanıkları duruşmada dinlenmiş, iş akdinin feshi şartları ve iş tanımı gereği haksız rekabet şatları açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, sunulan ---- tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Davacı vekili davalının müvekkili şirkette Belirsiz Süreli İş Sözleşmesine istinaden ------tarihinde işbaşı yaptığını ve iş akdini haklı bir nedene dayanmaksızın ------ tarihinde yeri iş tekliflerini değerlendireceği gerekçesiyle teshederek işyerinden ayrıldığını, davalının müvekkili şirket bünyesinde iş geliştirme bölümünde------uzmanı olarak çalıştığını, yukarıda belirtilen iş kapsamında: müvekkili şirketçe imal ve satışı yapılan ürünlerin formüllerinin hazırlanması, mevcut ürünlerin ve formüllerinin geliştirilmesi, yeni ürün araştırmaları, ---- maliyetlerinin düşürülerek daha kaliteli ürünlerin üretilebilmesi gibi müvekkil şirket için hayati öneme sahip olan görevleri yerine getirdiğini, davalının, müvekkili şirketten ayrıldıktan hemen sonra müvekkiliyle aynı iştigal konusunda(plastik hammadde üretim ve satışı) faaliyet gösteren ve tam anlamıyla müvekkil şirkete rakip olan-------- bünyesindeki şirketlerden birinde çalışmaya başladığının öğrenildiğini, davalının yazılı olarak üstlendiği rekabet etmeme yasağına aykırı davranışının müeyyidesi sözleşmenin ”18.8.” maddesi: “İŞÇİ, yakarıda halleri, zamanı, yeri, konusu ve türü ayrıntılı olarak belirtilen rekabet yasağına aykarı hareket erdiği takdirde işverene, 80.000,00 € (SEKSENBİN EURO) cezai şart ödemeyi ve ayrıca işverenin uğradığı tüm çararları ve doğabilecek ek zararları gidereceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davacının rekabet yasağına aykırı davranışı nedeniyle 50.000,00 Euro cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 5/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili İle müvekkiline ödenmesine, davalının rekabet yasağına aykırı davranışına son verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının, davacı firma bünyesinde ---- tarihleri arasında ----- olarak işe başladığı görevinden “Firmanız bünyesinde ----- tarihinde başladığım ---görevinden ----tarihi itibari ile istifa etmek istiyorum. İstifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim.” ve “Firmanız bünyesinde --- tarihinde başladığım ------- tarihinde yeni iş tekliflerini değerlendirecek olmam sebebi ile kendi isteğimle istifa ederek ayrılmak istiyorum. İstifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim” şeklinde iki ayrı istifa dilekçesi sunmak suretiyle işten ayrıldığı, davacının şirketten ayrıldıktan sonra aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği belirtilen ---davacı şirketten ayrıldığı ---- tarihinden bir ay sonra ---- çalışmaya başladığı,dosyaya gelen ticaret sicil kayıtlarına göre ---- davacı şirket faaliyet alanının aynı olduğu, özlük dosyasına göre davalının ---- işe başladığı, davalının davacıyla olan rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan 2 yıllık sürenin içinde yeni şirkette işe başladığı görülmektedir.Davalı tarafça her ne kadar davalıya uygulanan mobbing nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği ve bu nedenle davacının haksız rekabet şartına cezai şart talebinin haksız olduğu iddia edilmişsede davalının ihtirazi kayıt olmadan şirkete sunduğu iki ayrı istifa dilekçesi ile dava dışı şirkette işe başlama tarihleri, her iki tarafın dinlenen tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde mobbinge dayalı savunmasına itibar edilmemiştir.Dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için kanun koyucu üç şartın bir arada bulunmasını aramıştır. Bunlarda ilki işçinin fiil ehliyetine sahip olması gerektiğidir. Dava konusu ihtilaf açısından bu noktadaki eksiliğe ilişkin bir bilgiye dosya kapsamında rastlanmamıştır.İkinci olarak sözleşmesel rekabet yasağının geçerliliği, bu şartın “yazılı olmasına” bağlıdır. Resmi şekil şart olmayıp adi yazılı şekil de yeterlidir. Taraflar aralarında ayrı bir yazılı rekabet yasağı sözleşmesi düzenleyebileceği gibi, düzenlenen iş sözleşmesinde rekabet yasağı şartı da öngörülebilir. Somut olayda iş sözleşmesinin içinde dercedilmiş yazılı bir rekabet yasağı düzenlemesi yer almakta olup bu bağlamda da bir sorun bulunmamaktadır.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin son koşulu ise, bu yasağın getirilmesinde “İşverenin Korumaya Değer Haklı Bir Menfaatinin Olması” şartıdır. Bu gereklilik TBK m. 444/2 hükmünde “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir” şeklinde açıkça işveren açısından iki koşulun arandığını söylemek mümkündür. Bunlardan ilki, işçinin iş sırlarına veya müşteri çevresine nüfuz etme imkanının olması; ikincisi ise bu sırların ya da müşteri çevresinin bilinmesinin işverene önemli ölçüde zarar verme tehlikesinin bulunmasıdır. Somut olayda davalı tarafın, davacı şirkette-------Uzmanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalının bu pozisyonu itibariyle davacıya ait ticari sır niteliğindeki bilgilere sahip olduğundan bahsedilebilecek olup pozisyonu itibariyle nitelikli işçi olarak belirlenmesi mümkündür. Bu itibarla davalı ile rekabet yasağı sözleşmesi yapılmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olduğu sonucuna varılabilecektir. Öte yandan işçi yönünden bakıldığında TBK m. 445/1'de, “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, koşullar dışında iki yılı aşamaz” düzenlemesi mevcuttur.Madde düzenlemesine göre, rekabet yasağı şartının geçerli olabilmesi için işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemesi gerekir. Bunun için de yer, zaman ve yasağın konusu bakımında hakkaniyete uygun sınırlamalar içermesi gerekir.Yer bakımından sınırlandırma açısından belirleyici olacak unsur, İşverenin faaliyet alanını aşan bir şekilde rekabet yasağı sözleşmesi yapılması halinde işverenin korunmaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz edilemeyecek, aksine bu durum işçinin ekonomik geleceğini ortadan kaldıracağından, anayasal çalışma hürriyetine aykırılık teşkil edecektir.Rekabet yasağı sözleşmesi, TBK m.. 445/1 gereği, konu bakımından da sınırlandırılmıştır. Hükme göre, sözleşme ile yasaklanan konunun, işverenin faaliyet alanı ve işçinin iş yerinde edindiği mesleki bilgisi ile sınırlandırılması gerekmektedir.TBK m. 445/2'de ise, “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak , kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” hükmü yer almakta olup bu hüküm hâkime, rekabet yasağının kapsamını hakkaniyete uygun olarak belirleme; dava konusu ihtilafta, hakkaniyete uygun sınırlar içine çekilen sözleşmeye bir aykırılık olup olmadığını değerlendirme yetkisi vermektedir.Somut olayda rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin hükümlerde sınırlamalar, yer bakımından -----Zaman bakımından iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 2 yıl, kapsam bakımındanda işverenin faaliyet konusu şeklinde düzenlenmiştir.Konuyla ilgili düzenlemeler ve somut olayın gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirildiğinde, davacıyla olan iş akdini istifa suretiyle sonlandırdıktan 2 ay içinde aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı --- yine ----- olarak çalışmaya başlamış olması nedeniyle, bu yeni iş sözleşmesiyle rekabet yasağının zaman yönünden sözleşme şartlarına aykırılık oluşmuş gibi gözükmekteysede, sözleşmedeki yer şartının ------- olarak belirlenmesinin ( zira davalının iş bulabileceği bölgelerin kimya sanayi yoğunluğunun zaten bu bölgelerde olması nedeniyle) davalının çalışma hürriyetini yok edecek genişlikte düzenlenmiş olduğu, davacının işe başladığı şirketin merkezinin önce -------taşındığı, yer ve konu bakımından getirilen sınırlamanın açıkça işçinin çalışma özgürlüğünü kısıtlayacak derecede geniş olduğu dolayısıyla, Mahke- mece TBK m. 445/2 uyarınca sınırlandırılması gerektiği, davacının iş tanımı gereği yer bakımından sadece --------ilini kapssyacak şekiilde bir sınırlamanın getirilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, rekabet sözleşmesinin yer bakımından --- sınıırlandırılmış haliyle, davalının ----- dışında uzak bir coğrafi bölgede çalışmaya başlaması nedeniyle rekabet yasağına aykırı bir eyleminin bulunmadığı, yine yukarıda belirtildiği üzere iş tanımı gereğide_davacı işyerinde ----- ikince işyerinde ---- çalışmakta oluşununda iş tanımlarının farklı olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılığın bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Şartları oluşmayan DAVANIN REDDİNE, 2-Karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harcın 20.719,96-TL peşin yatan harçtan mahsubu ile bakiye 19.987,96-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 185.983,80-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026