İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1163 E. 2025/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1163
- Karar No
- 2025/168
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun, davacı şirket ... Elektrik Türk AŞ’ye olan borcunu ödememesi sebebiyle, 12.03.2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu takip ile 5.354,44-TL asıl alacak, 1.422,99-TL Faiz olmak üzere toplamda 6.777,43-TL (takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti hariç olmak üzere) alacağının tahsili talep edildiğini, davalı borçlu, 06.10.2023 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz etmiş, takip icra dairesi tarafından durdurulmuş olduğunu, yapılan bu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, zira söz konusu takip 29.12.2021 tarihli faturada belirtilen hasar, hasar keşif özetinden de görüleceği üzere malzeme bedeli ve elektronik cihaz hasar bedellerine ilişkin olduğunu, dava konusu fatura davalıya davacı şirketin 30.12.2021 tarihli 29197 sayılı yazısı ile 10.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı ödeme emrinde gösterilen borcunu ödememiş, ödediğine dair belge sunamamış olduğunu, davalının faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı borçlu söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olmuş olduğunu, davaya ve icra takibine konu alacak, icra takibinde düzenlenen ödeme emrinde ayrıntılı olarak gösterilmiş olup, ekte sunulan fatura, hasar tespit raporu ve keşif özetine ilişkin bilgilerin dökümünden de davalının borçlu olduğu ve borcunu ödemediği anlaşılacak olduğunu, hasar Tespit Raporu’na göre davalı borçlu tarafından, 27.11.2023 tarihinde Erenköy Mah. Tuğlu Sokakta, davacı şirkete ait elektrik şebekesine zarar verilmiş olduğunu, davacı şirkete ait elektrik kablosu hasar gördüğü için yakın çevrede bulunan bina sakinleri bu durumdan zarar görmüş olduğunu, davalının haksız eylemi elektrik kesintisine ve beraberinde voltaj dalgalanmasına sebep olmuş bunun sonucunda elektrikli cihazları zarar gören tüketicilerin davacı şirkete hasar başvurusunda bulunmuş olduklarını, davalı hakkında davacı şirket tarafından olay tarihinde hasar nedeniyle keşif tutanağı düzenlenmiş olduğunu, buna göre, davacı şirketin 1 kv, 3x95x+50 mm2 NYY ek mufu,00 Boy 160 A AG Bıçaklı NH Sigorta gövdesi, muhtelif elektronik cihazları hasar görmüş olduğunu, bu hasarların davalı tarafından karşılanması amacıyla davacı şirket dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davalı aleyhine dava açma zorunluluğumuz doğmuş olduğunu, izah edildiği üzere borçlu itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, icra takibini uzatmak, davacının alacağını akamete uğratmak maksadıyla borca itiraz etmiş olduğunu belirterek, davanın kabulüne, davalı borçlunun kayseri genel icra dairesi' nin ... e. sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına ve takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yapılan itiraz haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... E. Sayılı Dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Elektrik Türk A.Ş olduğu, borçlunun... İnşaat ve Taahhüt Tic. - ... olduğu, takibin toplam 6.777,43 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Gevher Nesibe Vergi Dairesine, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ...'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 19/02/2025 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ....'ün tanık beyanında; "27/11/2021 tarihli hasar tespit raporu altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ve içeriği aynen doğru olduğunu, olay tarihinde söz konusu yerde hasarı tespit ettikten sonra orada çalışan işçilerden, işi kimin adına yaptıklarını sorduklarını, onlarda... isimli firma olduğunu söylediklerini, bazı işçilerin tutanak altına imza atmak istememesi nedeniyle bu tutanakta işçiden imza alamadıklarını, Alternatif isimli firma söz konusu yerde...'nin alt yapı işini yapıtıklarını, tutanağı düzenlenmeden önce bir kaç işçiden de söz konusu işin... firma isimli şirket tarafından yapıldığını teyit edince tutanağı düzenledi, etrafta işin... firma isimli firma tarafından yapıldığına ilişkin bir tabela görmediğini, ancak söz konusu firmanın daha önce benzer şekilde zarar vermesinden kaynaklı tutanak düzenlendiğini duyduğunu, Alternatif isimli firmanın...'den ihale alan bir firma olduğunun düşündüğünü" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 23/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Yapılan araştırmalar neticesinde hasara konu kabloların toplam tutarının elektronik cihaz hasarlarının tespiti ve onarım bedeli de dahil olmak üzere olay tarihi olan 27.11.2021 tarihi itibariyle işçilik ve demontaj dahil toplamı 5.432,94 TL olarak hesaplanmış olup ekte ayrıca sunulmuştur. Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 23.12.2021 tarih ve 2021/348, 2021/349 ve 2021/356 Muh sayılı görüş bildirme yazılarında; "... Yukarıda bahsedilen düzenlemeler ve Yüksek Mahkeme içtihatlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, bilirkişiler kusurluluk konusunda rapor veremezler, uyuşmazlık hakkında hukuki yorum ve değerlendirme yetkisi sadece Hâkime ait bir yetki olup, bilirkişinin görevi uyuşmazlığa konu maddi mesele hakkında özel ve teknik bilgileri ile değerlendirme yapıp görüş bildirmekle sınırlıdır. Bilirkişilik Bölge Kurulumuz gerek başvuru üzerine ve gerekse resen yapmış olduğu incelemeler sonucunda, kusurluluk konusunda rapor düzenlediğini tespit ettiği bilirkişiler hakkında bilirkişilik sicil ve listelerinden çıkarmaya varan disiplin yaptırımları uygulamaktadır. Yargı mercilerince sözlü veya yazılı olarak istense dahi kusurluluk konusunda rapor vermekten kaçınmanız gerektiği.....Esas (Kayseri 8. İş Mahkemesinin ... Esas) sayılı dava dosyasına sunmuş oldukları 30.12.2020 tarihli raporlarında kusurluluk ve kusur oranları konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı belirterek) yaptıkları açıklamalar nedeniyle 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3/2. Maddesi ile Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 5/2 Maddesinde düzenlenen hukuki nitelendirme ve değerlendirme yasağı bilirkişilik temel ilkesine aykırı davranmaktan haklarında 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 13/1-ç ve Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 48/1-ç maddeleri uyarınca bilirkişilik sicil ve listesinden çıkarılma cezası uygulanması gerekmekte ise de, daha önce disiplin cezası almamış olmaları ve bundan sonra bilirkişilik temel ve etik ilkelerine uygun davranacakları kanaatine varılarak, Bilirkişilik Kanunu'nun 13/2, Bilirkişilik Yönetmeliğinin 48/2. maddeleri uyarınca çıkarma yaptırımı yerine haklarında ayrı ayrı "UYARMA" YAPTIRIMI UYGULANMASINA" karar verilmiştir. Kayseri 2. İş Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli celsesinde; "... resen seçilecek 3 kişilik İş Güvenliği Uzmanlarından oluşan kusur bilirkişisi heyetine tevdine, (Yargıtay ve İstinaf mahkemelerinin içtihatları dikkate alınarak bilirkişi heyeti tarafından hazırlanacak raporda kusur oranlarının özellikle belirtilmesinin istenilmesine aksi takdirde hukuki ve cezai yönden gereğine tevessül edileceğinin ihtarına, iş bu duruşma zaptının bilirkişi dosya teslim tutanağına eklenmek suretiyle ihtaratın yapılmasına)... " şeklinde verilen hükme istinaden 29.09.2022 tarihinde heyetimizce konu ile ilgili kusur verilmesi hususunda görüş almak maksadı ile Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına başvuru yapılmıştır. Başvuru neticesinde; Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının 31.10.2022 tarihindeki görüş yazısında 23.12.2021 tarih ve 2021/348 ve 349 Muh sayılı görüş bildirme yazısına atıfta bulunularak "Bilirkişiler kusurluluk konusunda rapor veremezler, uyuşmazlık hakkında hukuki yorum ve değerlendirme yetkisi sadece Hâkime ait bir yetki olup, bilirkişinin görevi uyuşmazlığa konu maddi mesele hakkında özel ve teknik bilgileri ile değerlendirme yapıp görüş bildirmekle sınırlıdır." şeklindeki ifadeye istinaden kusur verilmeyeceği yönündeki görüşünü ikrar etmiştir. Kayseri 5. İş Mahkemesi'nin 2022/581 Muh sayılı suç duyurusunda, kusur belirtilmemesi üzerine heyet olarak hakkımızda yapılan soruşturma talebi neticesinde de Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme sonucu özetle; " Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulunun .. ve .... Muh sayılı görüş bildirme yazılarında, "Yüksek Mahkeme içtihatlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, bilirkişiler kusurluluk konusunda rapor veremezler, uyuşmazlık hakkında hukuki yorum ve değerlendirme yetkisi sadece hakime ait bir yetki olup, bilirkişinin görevi uyuşmazlığa konu maddi mesele hakkında özel ve teknikbilgileri ile değerlendirme yapıp görüş bildirmekle sınırlıdır... kusurluluk konusunda rapor düzenlediğini tespit ettiği bilirkişiler hakkında disiplin yaptırımları uygulamaktadır." şeklinde görüş belirtildiğinin anlaşıldığı, bu durumda şüpheliler hakkında ile ilgili ileri sürülen iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi şüphelilerin eyleminin Türk ceza mevzuatı açısından herhangi bir suçun yasal unsurlarını oluşturmayacağı gibi şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket ettikleri kanaatine varılmadığı, somut olayda takibi gerektirir bir suç şüphesinin bulunmaması nedeniyle ceza hukuku açısından olay hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına.." şeklinde "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verilmiştir.
Adalet Bakanlığı/ Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü/bilirkişilik Daire Başkanlığının 07.09.2020 Tarihli “bilirkişinin Uyacağı Rehber İlkeler Ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar “Başlıklı duyurusunun 10. ve 27. Maddesinde” Kusurun Tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” Hükmü gereği ara kararlar da dahil olmak üzere kusur oranı verilmesi durumunda cezai işlem uygulanmasından dolayı kusur izafesi oranları bakımından değerlendirme yapılmamış takdir hakkı Sayın Mahkemeye ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu talep yönünden Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Gevher Nesibe Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve davalının tacir olduğunun belirtilmesi ile Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış ve yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalının 27/11/2021 tarihli tespit tutanağına konu hasara sebep olup olmadığının tespiti için deliller toplanmış, tutanak mümzi Mustafa Bülbül duruşmada dinlenmiş, Kaski’ye ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve bilirkişiden 23/08/2024 tarihli rapor alınmıştır. Kaski tarafından gönderilen müzekkerede hasar tespit tutanağına konu yerde olay tarihi itibari ile davalıya verilmiş iş olmadığı belirtmiş olmakla birlikte, dinlenen tanığın olay yerindeki işçiler ile görüşmeleri üzerine söz konusu tutanağı düzenlediklerini ve zararın davalının yaptığı iş esnasında oluştuğunun belirtilmesi karşısında, davalının tutanakta belirtilen firma adının ticaret sicil kaydı ile uyumlu olması da dikkate alınarak tutanağa itibar edilmesini gerektirmiş, itirazın iptali davalarında taleple bağlılık kuralının da dikkate alınması ile alınan bilirkişi raporuna göre zararın tutanakla ve fatura ile uyumlu olması sonucu davacının asıl alacak yönünden davasında haklı olduğu görülmüş, davalının faiz talebi yönünden ise, davalıya gönderilen ödemeye ilişkin ihtar tebligatının iade edilmiş olması ile davalının takipten önce temerrüde düşmediği ve bu nedenle davacının faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.354,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen alacak bedeli olan 5.354,44 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.354,44 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 5.354,44 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan 269,85 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 231,50 TL tebligat, 150,00 TL tanık ücreti, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.881,50 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 2.276,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, 8-Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.354,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 9-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.422,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 2.464,92 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 655,08 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02//2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır