İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1119 E. 2025/983 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1119
- Karar No
- 2025/983
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1119 Esas KARAR NO : 2025/983
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 23/11/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç davalı ...'ün sevk ve idaresindeyken müvekkiline ait ... plakalı araca yandan çarptığını, ... plakalı aracın sahibinin diğer davalı ... olduğunu, davalılara ait aracın kazada %100 oranında kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında 77 bin TL tutarında hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline değer kaybı bedeli olarak 17.800,00-TL ödeme yapıldığını, bu sebeplerle öncelikle davalılara ait araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü ile de şimdilik 100,00-TL değer kaybı ile 100,00-TL kazanç kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin poliçe teminatı ve genel şartlar kapsamında sorumluluk sınırları dahilinde ödeme yaptığını, araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini kusur durumunun trafik birimleri tarafından tespit edilmesi gerektiğini, araçta ağır hasar kaydı veya değer kaybı talebini destekleyen teknik bir tespit bulunmadığını, hesaplamanın kaza tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının kilometre ve yaş bilgilerini ibraz etmediğini, davacının kaza tarihinde kasko sigortası bulunduğ3unu, bu kapsamda zararın giderildiğini, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının talebini haklı kılacak mahiyette kusur, zarar ve değer kaybına ilişkin somut delil sunulmadığı, dava şartı başvurusunun da yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap vermedikleri anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacıya ait araç ile davalılardan ...'nın maliki olduğu araçların karıştığı trafik kazasında tarafların kusur durumu; davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeni ile değer kaybı oluşup olmadığı, oluştu ise tutarı, davalı ... tarafından ödenen değer kaybı tutarının yeterli olup olmadığı; ayrıca davacıya ait aracın serviste kaldığı süre boyunca araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği; edebilecekse tutarının ne olduğu hususlarında toplandığı tespit edildi. Dosyaya sunulan 10/06/2024 tarihli bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'ün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'ın olayda atfı kabil kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı otomobilin değer kaybı bedeli 20.000,00 TL olduğu, ... plaka sayılı otomobilin onarım süresinde mahrum kalınan kazanç bedeli 6.000,00 TL olduğu, hususları tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan 12/04/2025 tarihli bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi ek raporunda; ... plaka sayılı otomobilin değer kaybı bedeli 20.000,00 TL olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; söz konusu kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. " söz konusu kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararına göre; "...Makine Mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda, araçta meydana gelen değer kaybının neye göre hesaplandığı belli değildir. Dairemizin formülüne göre "aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması” gerekmektedir. Buna göre aynı bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz gerekçe ile araç değer kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı ... şirketinde sigortalı davalı ...'ın maliki, diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda maliki olduğu aracın zarar gördüğü iddiası ile kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemli olarak huzurda görülen belirsiz alacak davası açılmıştır. Mahkememizce tarafların kusur durumunun değerlendirilmesi ile davacının maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davalı ...'ın maliki olduğu araç sürücüsünün trafik kazasının meydana gelmesine %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü davacı ...'ın olayda atfı kabil kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı otomobilin değer kaybı bedelinin 20.000,00 TL olduğu, ... plaka sayılı otomobilin onarım süresinde mahrum kalınan kazanç bedelinin 6.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında meydana gelen değer kaybının 20.000,00 TL, araç mahrumiyet bedelinin ise 6.000,00 TL olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda dava değeri 20.000,00 TL değer kaybı, 6.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 26.000,00 TL olarak belirli hale getirilmiştir. Dosya kapsamında dava konusu kaza nedeni ile davalı ... tarafından davacıya 18.067,34 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşıldığından söz konusu tutar davacı talebinden mahsup edilmiştir. Davalı ... değer kaybı talebi bakımından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sorumlu olup diğer davalılar araç maliki ve sürücü sıfatıyla dava konusu zarardan sorumludur. Açıklanan nedenlerle değer kaybı talebine ilişkin açılan davanın kısmen kabulü ile 1.932,66 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 22/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine (davalı ... bakımından faizin dava tarihi olan 23/11/2023 tarihinden itibaren başlatılmasına ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına); araç mahrumiyet talebine ilişkin açılan davanın kabulü ile 6.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Değer kaybı talebine ilişkin AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 1.932,66 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 22/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, (davalı ... bakımından faizin dava tarihi olan 23/11/2023 tarihinden itibaren başlatılmasına ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlandırılmasına) 2-Araç mahrumiyet talebine ilişkin AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 6.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 714,85-TL harç düşüldükten sonra fazla alınan 99,45-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 7.932,66-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... şirketinin vekalet ücretinin sadece 1.932,66 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 5-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesine göre hesaplanan 1.932,66-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 38,40-TL Vekaletname Suret Harcı, 269,85-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 923,65-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 648,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.648,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%30,51 kabul oranı) dikkate alınarak 1.723,43-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, (Davalı ... şirketinin yargılama giderinin sadece (sigorta şirketi bakımından kabul oranı %9,66) 545,67 TL'sinden sorumlu tutulmasına) 9-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.223,68-TL'sinin davacıdan; 976,32-TL'sinin davalılardan ...'nden tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı