İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1071 E. 2024/859 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1071
- Karar No
- 2024/859
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... - DAHİLİ DAVALILAR : 1-... - ... - 2-... - ... - 3-... - ... - DAVA : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Konaklar Mahallesi, 7358 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz, tapuda davalı Tasfiye Halinde S.S. ... Evleri Konut Yapı Kooperatif Başkanlığı ve bir kısım hissedarlara ait olduğunu, taşınmazın 313/400 hissesinin davalı kooperatife ait olduğunu, diğer hisselerin ise dava dışı bir takım şahıslara ait olduğunu, bu şahıslar ile davalı kooperatif arasında akdedilmiş ayrıca kat karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olduğunu, müvekkili olan şirketin taşınmazlara ilişkin ruhsatları aldıktan sonra hızlı bir biçimde işe başladığını ve 2010 yılı birim fiyatları ile 3.000.000 TL'nin üzerinde imalat yaparak sözleşmeye göre tapu alma hakkı kazanmış olduğunu, kat irtifakı kurmak üzere tapuya müracaat edildiğinde dava konusu taşınmazda Kayseri 3. İcra Dairesinin ... esas ve Kayseri 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarıyla konulan hacizler olduğu tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm binaların ve muhdesatların müvekkili olan şirket tarafından yapıldığının, imalat bedellerinin müvekkili olan şirkete ait olduğunun, sözleşme akdinden sonra taşınmaz üzerine davalının borçları sebebiyle haciz konulduğunun bu nedenle taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edilemediğinin ve kooperatifin sözleşmeden doğan edimlerini bu nedenle yerine getiremediğinin tespitine, taşınmazın satılması halinde müvekkilinin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı kooperatife usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, 14/06/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir. Dosya, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde mahkememize gelmiş, mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir. Davacının ticaret şirketi, davalının ise yapı kooperatifi olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Davaya konu taşınmazın tapu kayıtları, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, Melikgazi Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Plan ve Proje Müdürlüğünün cevabi yazıları, Kayseri 5. Noterliği'nin 03/05/2010 tarih ... yevmiye sayılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi örneği ve tarafların dayandığı tüm delilleri toplanmıştır. Dava konusu edilen Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Konaklar mahallesi, 7358 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, 313/400 hissesinin davalı kooperatif adına, 3/20 hissesinin ... adına, 3/100 hissesinin ... adına, 3/80 hissesinin ise ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde yalnızca S.S ... kooperatifini davalı olarak göstermiştir. Ancak eldeki davanın muhdesat aidiyetinin tespiti davası olması nedeniyle tüm maliklerin davada taraf olarak yer alması gerektiği, Yargıtay 8. HD 2016/9891 Esas, 2017/8536 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, bu nedenle 22/05/2024 tarihli duruşmada davacı vekiline dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ..., ... ve ...'ı da davalı olarak eklemek üzere kesin süre verildiği, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde 28/05/2024 tarihinde verilen dilekçe ile dahili dava yoluyla bu maliklerin de davaya dahil edildiği görülmüş, böylelikle açılan davada taraf teşkili sağlanmıştır. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekli, dosya kapsamına göre dava, muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti isteğine ilişkindir. Dava konusu 7358 ada, 1 parsel, arsa niteliğinde, 24.932,01 m² yüzölçümünde, 13/10/2009 tarihinde ifraz işlemiyle davalılar adına tescil olunmuştur. Halen davalılar tapuda paydaş bulunmaktadırlar. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.) Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmekle birlikte, ayrıca eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. (emsal Ankara BAM 12. HD 2017/924 Esas, 2017/934 Karar) Yapılan yargılama, dosya arasına getirtilen deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde davacı şirket ile davalılar arasında Kayseri 5. Noterliği'nin 03/05/2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı, daha sonra 02/06/2011 tarihli ek protokol ile işin başlama tarihini 15/09/2010, bitim tarihini 15/03/2013 olarak kabul ettikleri, davacının taşınmaza ilişkin gerekli ruhsatları alarak işe başladığını ve 3 milyon liranın üzerinde imalat yaptığını iddia ederek sözleşmeye göre tapu alma hakkını kazandığını, kat irtifakı kurmak üzere tapuya başvurduğunda ise konu taşınmazın üzerinde davalı kooperatifin borçlarından dolayı bir takım hacizlerini bulunduğunu öğrendiğini ileri sürdüğü, durumu Kayseri 3. Noterliğinin 16/10/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatife bildirdiğini, cevap verilmemesi üzerine icra dairesine ve akabinde icra hukuk mahkemesine girişimlerde bulunarak hacizleri kaldırmaya çalıştığını, bu şekilde de sonuç alamadıklarından eldeki davayı açtıkları, muhdesatın aidiyeti davasının açılabilmesi için davacının güncel hukuki yaranının bulunması gerektiği, bunnu için taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi, kentsel dönüşüm uygulanması, kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai bir durumun bulunması gerektiği, ancak bu hallerde hukuki yarar bulunduğunun kabul edilebileceği, davacının bu davayı açmasına dayanak olarak ise taşınmaz üzerinde davalının borçlarından dolayı haciz bulunmasını ve bu hacizlerin kaldırılmamasını gösterdiği, ancak bu gerekçe ile muhdesat davası açılmasının mümkün olmadığı, davacının sözleşmeye dayanarak alacak ve tapu iptali tescil davası açma hakkı var iken muhdesat davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı kanaatine varılmakla açılan davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan 28/05/2024 tarihli dahili dava dilekçesi davalılar ..., ... ve ...'a tebliğe çıkarılmamış ise de taraf teşkilinin sağlanması için dava dilekçesi verilmesinin yeterli olduğu, usul ekonomisi ve yargılamanın uzamaması adına davanın usulden reddine karar verildiği için bu davalılara tebligat çıkarılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. Dahili dava dilekçesi sehven davalı kooperatife de tebliğe çıkarılmış, kooperatif vekilince cevap dilekçesi konulu 14/06/2024 tarihli dilekçe sunulmuş ise de görevsiz Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında daha dava dilekçesinin bu davalıya 19/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle 14/06/2024 tarihli dilekçenini cevap dilekçesi değil beyan dilekçesi hükmünde olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 4.269,38-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 3.841,78-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı