İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1070 E. 2024/1174 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1070
Karar No
2024/1174
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1070 Esas KARAR NO : 2024/1174 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında yapılan... işlerini kapsayan ve ticari iş niteliğinde olan sözleşmeye ilişkin olarak, işin tamamlanmasını müteakip müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ve mail ile alınan onay neticesinde kesilen; 25/05/2022 tarihli, 97.265,66 TL tutarlı,... Numaralı Fatura, 01/09/2022 tarihli, 82.733,90 TL tutarlı,... Numaralı Fatura, 25/05/2022 tarihli, 97.265,66 TL tutarlı, ... Numaralı Fatura borçluya gönderilmiş olup borçlu şirket ilgili faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, bahsi geçen ve dava konusu alacağın temelini oluşturan faturaya yönelik davalı şirket borcunu ödemediğini, bunun üzerine, müvekkili şirket davalı şirket aleyhinde fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğünü... Sayılı dosyası ile üç adet ödenmemiş fatura alacağından kaynaklı toplamda 457.153,98 -TL tutarlı asıl alacak için başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız biçimde itiraz edildiğini, davalının itirazında dile getirdiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davanın kabulü ile fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptalı ile alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı usule ve esasa uygun olarak açmadığını, beyan ettiği tutarda bir borcun olduğunu somut delillere dayandıramadığını, işbu beyan gerçeği yansıtmamakta olup, davanın reddinin gerektiğini, her ne kadar karşı tarafça huzurdaki dava idame edildiyse de işbu davanın kötü niyetli olduğunu,...Kalite Kontrol Hizmetler İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketi'nin işi yapamaması nedeniyle dışardan almak zorunda kaldıkları hizmetlere ilişkin faturalar sunduklarını, ayrıca sözleşme kapsamında işin kesin hesabı henüz yapılmamış olup kesin hesapta cari durumda müvekkilinin ekte de yer alan dekontlara bakıldığı zaman sadece 16.311,74 TL tutarında borcunu mevcut olduğunu, bunun yanı sıra davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen faturalar gerçeğe aykırı faturalar olup müvekkili şirketin bu faturaları da işlemediğini, davacı yanın müvekkilininden icra takibinde başlatmış oldukları miktar yönünden alacakları bulunmadığını, aksine davacı taraf müvekkili şirkete olan sorumluluğunu yerine getiremediğinden müvekkilinin dışarıdan hizmet almak suretiyle mağdur edildiğini ve işi aksattığını, bu durumdan ötürüde ... kurumuna olan sorumluluğunu yerine getiremediğini, bu nedenlerle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir, DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "..Sayın Mahkemenin ara kararı gereği dosya içeriği belgeler ile davacı yana ait yasal defter ve dayanak belgeler üzerinde yapılan tetkik ve incelemeler kapsamında: -Davacı ile davalı arasında 19.03.2020 tarihli sözleşme kapsamında başlayan ticari çalışmanın 2022/Ekim ayında sona erdiği, bu çalışma kapsamında davacının davalı yana elektronik ortamda tanzim, tebliği ve içeriği işi teslim ettiği faturalara yönelik davalının yazılı olarak herhangi bir itirazının olmadığı var ise bu yönde herhangi bir belge ibraz etmediği, söz konusu faturalara istinaden davalının beyan dilekçesinde yer alan ödemelerin davalı lehine davacı kayıtlarında yer aldığı, -Davacının davalıdan yasal defter ve dayanağı belgeleri kapsamında takip ve dava tarihi itibarıyla 444.869,68.TL ana para, 12.843,30.TL temerrüt faizi olmak üzere talep doğrultusunda toplamda 457.153,98.TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiş olup Takdir Sayın Mahkemeye aittir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; ".. Sayın Mahkemenin ara kararı gereği bu kez dosya içeriği belgeler ile davalı yana ait yasal defter ve dayanak belgeler üzerinde yapılan tetkik ve incelemeler kapsamında: -Davacı ile davalı arasında 19.03.2020 tarihli sözleşme kapsamında başlayan ticari çalışmanın 2022/Ekim ayında sona erdiği, bu çalışma kapsamında davacının davalı yana elektronik ortamda tanzim, tebliği ve içeriği işi teslim ettiği faturalara yönelik davalının yazılı olarak herhangi bir itirazının olmadığı var ise bu yönde herhangi bir belge ibraz etmediği, söz konusu faturalara istinaden davalının beyan dilekçesinde yer alan ödemelerin davalı lehine davacı kayıtlarında muntazaman davalı lehine yer aldığı, -Davacının davalıdan yasal defter ve dayanağı belgeleri kapsamında takip ve dava tarihi itibarıyla 444.869,68.TL ana para, 12.843,30.TL temerrüt faizi olmak üzere talep doğrultusunda toplamda 457.153,98.TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, ticari nitelikte hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin davalı şirkete ait işleri tamamladıktan sonra düzenlediği 3 adet faturayı davalı şirkete gönderdiği, davalı şirketin faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunmamasına rağmen borcunu ödemediği, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali ve %20 oranından az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Şanlıurfa Mahkemeleri olduğunu, davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığını, davanın kötü niyetle açıldığını, davacı şirketin vermediği hizmetler nedeniyle fatura düzenlediğini, davalı defterlerine göre davalı şirketin yalnızca 16.311,74-TL borçlu göründüğünü, davacı şirketin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle davalı şirketin işlerini dışarıdan hizmet alarak gördürdüğünü savunarak davanın reddini ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. 4-Dava şartları yönünden yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'da düzenlenen genel dava şartlarında bir noksanlık bulunmadığı gibi, dava tarihi 25/12/2023'ten önce 15/03/2023 tarihinde arabuluculuk dava şartı kapsamında anlaşamama son tutanağının düzenlendiği ve e-imzalı bir örneğinin dava dilekçesi ekinde sunulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamının ve icra takibinin incelenmesinde, davalı şirkete ödeme emrinin 19/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili Av....'nın 23/12/2022 tarihli itiraz dilekçesiyle borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğinin bildirildiği, itiraz evrakının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve görülmekte olan davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği görülmüştür. 5-Davalı borçlu tarafından icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz bildirilmemiş ise de mahkememizin yetkisine süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak itiraz edildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan ve bir örneği dosyada bulunan 19/03/2020 tarihli "Muayene Sözleşme Formu" başlıklı sözleşmenin 9.maddesinde yetki sözleşmesi düzenlendiği ve diğer genel yetkili mahkemelerin dışında ayrıca İzmir Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna dair yetki şartının bulunduğu, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıkta tarafların yetki sözleşmesi yapabilecekleri gözetilerek mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu, kaldı ki talep konusu alacağın hizmet sözleşmesinden kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğu ve götürülecek alacaklardan olan para borcunun alacaklı davacının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğinden davacı şirketin yerleşim yeri olan İzmir Mahkemeleri'nin genel yetki itibariyle de yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir. 6-Davacı tarafça takipte ve davada 25/05/2022 tarih 97.265,66-TL bedelli, 07/10/2022 tarih 264.870,12-TL bedelli ve 01/09/2022 tarih 82.733,90-TL bedelli üç adet faturaya dayanılmış ise de tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde ticari ilişkinin "açık hesap" şeklinde sürdürüldüğü, açık hesap ilişkisinde alacaklının düzenlediği faturalar sonucu oluşan alacak bakiyesinden, davalının gerçekleştirdiği ödemelerin 6098 sayılı TBK'nın 102. Maddesi(Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.) hükmü dikkate alınarak borçlardan düşülmesi gerektiği, davalı ödemelerinde belirli bir alacağın gösterilmeksizin ödemeler yapıldığı dikkate alındığında takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklanan alacakların açık hesap ilişkisinden ari olarak ayrıca talep edilemeyeceği ve açık hesap ilişkisi nedeniyle yapılmış ödemelerden kalan fazla ödemenin de yine takip konusu 3 adet fatura bedelinden mahsup edilerek bakiye alacağın talep edilebileceği değerlendirilmiştir. 7-Taraflar arasındaki sözleşmenin konusunu bir kısım teknik muayene ve testler oluşturduğu görülmekle uyuşmazlığın ticari nitelikte hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir. Mahkememizin 21/03/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş davacı vekili tarafından yerinde inceleme talebinde bulunulduğu ve davalı vekilinin ise e-defter niteliğindeki ticari defterleri USB Flash Bellek içerisinde dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır. 8-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. 3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ve davalı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 12/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; -Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 15/04/2020 tarihli davalı borçlunun 50.000,00-TL ödemesiyle başladığı, -2021 yılı açılış bakiyesinin davalı ticari defterlerinde 273.905,71-TL alacaklı davacı lehine olduğu, davacı ticari defterlerinde ise açılış bakiyesinin 177.445,71-TL olduğu, davacının 2020 yılı defterleri bilirkişi tarafından incelenmemiş ise de 15/01/2024 tarihli delil dilekçesi ekinde yer alan davacı şirket kayıtları ile davalı şirketin 2020 yılı defter kayıtlarının karşılaştırılmasında, davacı şirketin 2020 yılında düzenlediği 7 fatura toplamı 1.046.905,71-TL'nin davalı defterlerinde de aynı şekilde kaydedilmiş olduğu, 1 adet 10/06/2020 tarihli 118 fiş nolu 3.540,00-TL bedelli davacı alacaklandırıcı işlemin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davacı ticari defterlerinde 2020 yılına kaydedilmiş olan... seri nolu 100.000,00-TL bedelli çekin davalı ticari defterlerinde 2020 yılı için kayıtlı olmadığı, 2021 yılı ticari defterlerinde ise ödeme kayıtları yer almadığı için bu hususun incelenemediği, dolayısıyla davacı ticari defterleri ile davalı ticari defterleri arasında bulunan davacı lehine 96.460,00-TL farkın 100.000,00-TL davalı ödemesinin kendi defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davalının ödeme yaptığının davacı defterleriyle sabit olduğu gözetilerek tarafların 2021 yılına davacı lehine 173.905,71-TL alacak bakiyesiyle açık hesap ilişkisinin devrettiğinin kabulü gerektiği, -2021 yılında ise davacı tarafça davalı aleyhinde 12 farklı borçlandırıcı işlemle toplam 656.399,72-TL fatura düzenlendiği, bu faturalardan 11 adet ve toplam 656.399,72-TL bedelli faturaların davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu fakat davacı lehine 25.000,00-TL bedelli ... Borç yazılı işlemin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerine göre 2020 yılından devreden 273.905,71-TL ile birlikte davalının kabulünde olan 656.399,72-TL'nin eklenmesiyle 930.305,43-TL davacı alacaklı lehine borç bakiyesine ulaşıldığı, davalının 30.12.2021 Kasa hesabı açıklamalı 930.305,43-TL ödeme işlemiyle borç bakiyesinin sıfırlandığının görüldüğü, davacı ticari defterlerine göre ise davalı şirket tarafından 2021 yılı içerisinde 740.000,00-TL ödemede bulunduğunun görüldüğü, tarafların ticari defterleri arasındaki farklılığın 2020 yılından devreden bakiyeden ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ödemelerden kaynaklandığı, -2022 yılında davalı ticari defterlerinin 0 bakiye ile, davacı ticari defterlerinin ise 118.845,36-TL açılış bakiyesiyle açıldığı, davalının 100.000,00-TL ve 40.000,00-TL tutarlı ödemeleri ve davacının 2 adet(10.237,09-TL ve 10.917,55-TL bedelli) faturaları sonrası borç bakiyesinin davacı defterlerinde de sıfırlandığı, davacı defterlerinde kayıtlı olan 7.000,00-TL tutarlı ve 3.917,55-TL tutarlı davalı borçlandırıcı işlemlerinin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının düzenlediği takip ve dava konusu olan 25/05/2022 tarih 97.265,66-TL bedelli ve 01/09/2022 tariih 82.733,90-TL bedelli 2 adet faturanın davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, buna karşılık davalı tarafça 107.502,76-TL ve 82.733,91-TL bedelli toplam 2 adet iade faturasıyla 190.236,67-TL davalı lehine borç bakiyesini azaltıcı kayıt ile alacak bakiyesini sıfırladığı, davacı ticari defterlerinde ise alacak bakiyesinin 444.869,68-TL olarak göründüğü görülmüştür. Tüm bu verilerin birlikte değerlendirilmesinde, davacı şirketin düzenlediği 1 adet 07/10/2022 tarih 264.870,12-TL bedelli fatura hariç tüm hizmet faturalarının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği anlaşılan BA formları arasında yer aldığı, davacı şirketin ticari ilişki boyunca düzenlediği 2020 yılı için 1.046.905,71-TL, 2021 yılı için 656.399,72-TL ve 2022 yılı için 455.107,21-TL olmak üzere toplam 2.158.412,64-TL miktarda alacaklandırıcı işlemini davalı ticari defterlerinde bu faturaların kayıtlı olması ve davalı tarafça vergi dairesine bildirilen alış (Ba) formuna konu 1 adet fatura ile ispat ettiği, buna karşılık davalının gerçekleştirdiği ödemeler toplamının ise davacı ticari defterlerinde 2020 yılı için 873.000,00-TL, 2021 yılı için 740.000,00-TL ve 2022 yılı için 140.000,00-TL olmak üzere toplam 1.753.000,00-TL olduğu, davalı tarafça ödeme belgesi olarak sunulan banka dekontlarının incelenmesinde yapılan tüm ödemelerin davacı ticari defterlerinde davalı lehine işlenmiş olduğu, davalı ticari defterlerinde yer alan iade faturalarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve 3.kişilere ödenen hizmet bedellerinin davacı alacağından mahsup edilmesini gerektirir bir ispatın sağlanmadığı gözetilerek taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı lehine 405.412,64-TL alacak bakiyesi bulunduğu tespit edilmiş ise de her iki tarafın ticari defterlerinde de 2022 yılı itibariyle alacak-borç bakiyesinin sıfırlandığı, davalının 10.237,09-TL bedelli faturasıyla davacı lehine aynı miktarda alacaklandırmayla yeniden davacı lehine alacak bakiyesi oluştuğu, aynı dönemde davacı tarafça 3 adet fatura toplamı 444.869,68-TL üzerinden takip başlatıldığı, her ne kadar açık hesap ilişkisinde davacı lehine yer alan 10/06/2020 tarihli...fiş nolu 3.540,00-TL bedelli, 31/12/2021 tarihli 25.000,00-TL bedelli "...Borç" açıklamalı, 01/07/2022 tarihli 7.000,00-TL bedelli Borç açıklamalı, 01/10/2022 tarihli 3.917,55-TL bedelli Borç açıklamalı 4 adet işleme dair 39.457,55-TL bedelli davacı alacaklandırıcı işlemin davalı lehine gerçekleştirildiğine dair delil bulunmadığı görülmüş ise de bu işlemlerin gerçekleştirildiği dönemler sonrasında her iki taraf ticari defterlerinde de bakiyelerin ödemelerle sıfırlandığı anlaşıldığından açık hesap bakiyesinin 0 bakiyeye ulaşması sonrasında yeniden davacı faturalarıyla alacak bakiyesinin her iki taraf ticari defterlerinde aynı şekilde başladığı, bu dönemde düzenlenen 3 adet faturanın takip ve dava konusu edilmiş olduğu ve 3 faturadan dolayı davacının 444.870,19-TL alacağını ispat etmiş olacağı değerlendirilmiştir. Takipte ve davada işlemiş faiz talep edilmiş olup, taraflar arasında imzalanan sözleşmede fatura tarihinden itibaren 30 gün sonra ödeme yapılacağının düzenlendiği, davacının düzenlediği tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve 30 gün sonrasına ilişkin sözleşme hükmünün kesin vade niteliğinde olduğu gözetilerek kesin vadeden itibaren faiz talebinde bulunulabileceği kabul edilmiş, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamasının dosya kapsamındaki verilere uygun olduğu anlaşıldığından ve takipte talep edilen işlemiş faiz miktarlarının hesaplanandan daha düşük olduğu gözetilerek işlemiş faiz yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. 9-Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İzmir ...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının tümüyle iptaline ve takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, 2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında 91.430,79-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.228,18-TL harçtan peşin olarak alınan 5.521,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.706,90-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 72.573,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.521,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 90,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.359,85-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1070, K. 2024/1174, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1070-e-2024-1174-k-06f26b6bcd0f