İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/857 E. 2025/313 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/857
- Karar No
- 2025/313
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/857 KARAR NO : 2025/313
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/11/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 04/11/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı Taşeron ile dava dışı İşveren ------işine ait anlaşma yapıldığını, bu iş için davalının müvekkilden iş ve işçi konusunda yardım talep ettiğini ve sözlü anlaşmaya varıldığını, anlaşmada müvekkil çalışanlarının davalıya gönderileceği, davalının bu çalışan ücretleri ile müvekkile "yüzde" olarak hizmet bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu hususların 08.02.2017 tarihinde yazılı olarak düzenlendiğini, sözleşmede personellerin aylık maaşlarının Euro para birimiyle belirlendiğini, buna göre 9 personelin çalışacağı süre boyunca maaş tutarının işçilere ödenmek üzere ya müvekkile ya da işçilere avans mahiyetinde ödeneceği, tüm personele ödenecek ücretin %15 kadarının müvekkile hizmet bedeli olarak ödeneceği, personellerin 22.11.2016 tarihinde davalıya ait inşaat sahasında çalışmaya başladığını, davalının müvekkile veya personele 22.11.2016 ile 21.02.2017 tarihleri arası dönemde toplamda 26.246,05 Euro ödeme yaptığını, yapılan hesaba göre 22.11.2016 ile 21.02.2017 tarihleri arası 2 ay 20 gün çalışan personel için davalının 44.010 Euro ödemesi gerektiğini, ayrıca müvekkile %15 karşılığında 6.601,50 Euro ödenmesi gerektiğini, davalının işi bırakmasından sonra bu dönemde çalışmakta olan ve çalışmaya devam eden ustaların maaşlarını müvekkilin kendi üzerine alarak ücretlerini ödediğini, çalışmaya devam eden ustaların sigortalıklarının bir süre sonra dava dışı ------ tarafından devam ettirildiğini, anılan nedenlerle fazlaya dair hakların saklı kalması şartıyla 24.365,45 Euro'nun (18,15 Döviz kuru karşılığı 442.232,90 TL) ------ Bankasının yabancı paraya uyguladığı 1 yıllık vadeli mevduat faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu sözleşmelerin tarafları bağlayıcı niteliği bulunmadığını, işçi maaşlarının iş sahibi ------ tarafından ödenmesi nedeniyle bu bakımından müvekkil sorumluluğunun bulunmadığını, işçi ödemelerinin ------ tarafından yapılıp yapılmadığının bu firmaya sorulmasının gerektiğini, işçilerin çalıştığı tarihlerin SGK'ya sorulmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye bedelin tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf davalının alt yüklenici olarak bulunduğu Füze Tesisi Çelik Çatı ve Cephe Konstrüksiyon Kaplama işine işçi desteği sağlamak karşılığında davalının işçi maaşlarını ve kendisine yüzde olarak hizmet bedeli ödemesi yapılacağına ilişkin anlaşma yapıldığını sonrasında bu anlaşmanın 08.02.2017 tarihinde yazıya döküldüğünü 22.11.2016-2102.2017 tarihleri arasında işçilerin çalıştığını davalının bir kısım ödemeler yaptığını ancak bakiye ödemenin yapılmadığını işçilere kendileri tarafından kalan ödemelerin yapıldığını ileri sürüp tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacı ve işçilerine yönelik ödemelerin 3.kişi ----- tarafından yapıldığını bu sebeple davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürmüş ve davanın reddini talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Somut olayda taraflar arasında 08.02.2017 tarihli belge düzenlenmiş ve dava dışı işçilerin ücretleri ve alınacak yüzde belirlenmiş olup taraflarca imza altına alınmıştır. Taraflar arasında hizmetin görülmesi ve ücretler konusunda ihtilaf bulunmamakta olup ihtilaf karşılık ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Dava dışı ------ davalı beyanı üzerine müzekkere yazılmış müzekkere cevabında dava konusu işçilere ------ tarafından yapılan ödeme listesi ve ödeme dekontları gönderilmiştir. SGKya yazılan müzekkere cevabında dava konusu işçilerin davalı firmada çalıştığı dönemlere ilişkin kayıtlar gönderilmiştir.Tanıklar dinlenmiş ve 17/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir uzman bilirkişisine tevdi edilerek taraf ve dava dışı şirket ticari defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle; "Davalıya ait 2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılları yevmiye kebir e-beratlarının Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde alındığı, 2017 ile 2022 yılları envanter defteri noter açılış tasdiklerinin ise ibraz edilmediği, bu minvalde davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2.Davalı ------ nezdinde davacı hesap hareketleri incelenmiş ancak davalı ticari defterlerinde davacıya ait herhangi bir hesap hareketinin tespit edilemediği, 3.Mevcut durumda dosyada mübrez 08.02.2017 tarihli mutabakat metninin geçerli olduğu ve bu yönde davalıdan istenen tutarın davacıya ödenmesi gerektiği kanaatinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi ihtimaline göre, mutabakat metninde belirtilen %15 karşılığı 6.711,50 Euro kar payı ile 26.626,65 Euro ücret ödemesi ile birlikte davalıdan talep edilebilir toplam tutarın 33.338,15 Euro olarak hesaplandığı" şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Her ne kadar bilirkişi raporunda talep edilebilir tutar 33.338,15 Euro olarak belirtilmiş ise de; davalı tarafın 26.246,05 Euro ödeme yaptığının davacının kabulünde olduğu talep konusu tutarın ise toplam bedel olan 50.611,50 Euro’dan bu bedelin düşümü ile bakiye kalan 24.365,45 Euro olduğu dava dışı ------ tarafından dava konusu işçilere dava konusu tarih aralığına yönelik yapılan çalışma karşılığı ödemeler toplamının 18.116,68 Euro olduğu dikkate alındığında davacı tarafından davalıdan talep edilebilir tutarın fark bedel olan ve ödendiğine yönelik bir tespit bulunmayan 7.092,11 Euro olacağı görülmekle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; 7.092,11 Euro’nun dava tarihi olan 04.11.2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 8.839,05 TL harçtan peşin alınan 7.552,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.286,66 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 7.552,39 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 50.053,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 13.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 830,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.830,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.046,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7- Kabul red oranına göre belirlenen 386,22 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 933,77 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.