İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/844 E. 2023/715 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/844
Karar No
2023/715
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/844 Esas - 2023/715 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/844 Esas KARAR NO : 2023/715

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : 1- ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. ..... DAVALILAR : 2- ..... 3- ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/12/2017 KARAR TARİHİ : 01/11/2023 KAR.YAZ. TARİH : 01/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile " 09.06.2016 tarihinde ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacının malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava ettiği , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği ..." 18.02.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik talebi yönünden 85.654,31 TL'ye, geçici iş göremezlik yönünden 3.955,94 TL'ye yükselttiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalılar ... ... ve ... vekilinin cevap dilekçesi ile; " davacının tam kusurlu olduğunu ve ayrı bir rapor alınması gerektiğini, aracın kullanımının davalı ...'ta olduğunu, davalı ... ...'un araç işleten sıfatı ile sorumluluğu bulunmadığını keza davalı ...'un aracın kullanımından doğan herhangi bir ekonomik yararı bulunmadığını, davacının kazancının araştırılması gerektiğini, sigortaya başvuru yapılması gerektiğini bu kapsamda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden de sigorta şirketinin sorumlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi ile: " Davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusur ve maluliyet durumunun bilirkişi marifeti ile tespiti gerektiğini, yeni genel şartlarda geçen hesaplama yönteminin benimsenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından ...'nın sorumlu olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Taraf delilleri toplanılmış, mahkememizin ..... sayılı ilamı ile "...09.06.2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı, davalı ... ...'a ait ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ..... numaralı caddeyi takiple ..... numaralı kavşağa geldiğinde gidiş yönüne göre sağ taraftan sol tarafa geçmekte olan yaya davacıya seyir yönüne göre sol tarafta çarpması sonucu gerçekleşen kazada; davalı aracın kontrolsüz kavşağa geldiğinde hızını azaltması, sağ taraftan sol tarafa geçmek isteyen yayaları gördüğünde kavşak başında bekleyerek geçiş üstünlüğü bulunan yayalara yol vermesi gerekirken 2918 sayılı Yasa'nın 52/a, 52/b, 109/d maddelerinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, hızını yol duruma göre ayarlamadan ve gerekli tedbirleri almadan hareket ederek kazaya sebebiyet verdiği, bu kapsamda aracın kazada tam ve asli kusurlu olduğu dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe tarihi, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonra olduğundan TRH yaşam tablosu nazara alınmış, davacının kaza tarihinde çalışıyor olması nedeni ile aktif dönemde AGİ dahil, pasif dönemde AGİ hariç asgari ücret göz önüre alınarak maddi tazminat bakımından hesaplama yapılmıştır. ..... alınan rapora göre vücut genel çalışma gücünden % 15,0 oranında kaybeden ve kusursuz olan davacının 85.643,31TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 6 ay süre ile geçici iş göremez halde kalması nedeni ile bakiye 3.955,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Kazaya karışan davalı aracın hususi nitelikte olması nedeni ile yasal faize hükmedilmiştir. Dava açılmadan evvel sigorta şirketine başvuruda bulunulması, davalı sigorta şirketinin 8 iş günü içinde zararı karşılamaması nedeni ile başvuru tarihi olan 09.03.2017 tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 22.03.2017 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Açıklanan nedenler ile şirketi açısından 22.03.2017 tarihinden itibaren, davalı asiller açısından temerrüdün haksız fiil tarihinde gerçekleşeceği nazara alınarak kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat istemi, 6098 sayılı TBK'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayın özelliklerine göre davacının olay tarihindeki yaşı, yaralanmasının ağır düzeyde olması ve kalıcı iz etkilerinin tüm ömre yayılacak olması, iş göremez durumda kalınan sürenin 6 ay olması yanında kalıcı maluliyet oranının da % 15,0 gibi ciddi bir rakama tekabül etmesi, bu maluliyetin davacının gerek eş gerek çocuklarına karşı istek ve yükümlülüklerini yerine getirmesinde engelleyici mahiyette olacağı göz önüne alınarak tazminat miktarı 50.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davalı gerçek kişiler açısından temerrüdün haksız fiil tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile ...Davanın KABULÜ ile, 3.955,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 85.654,31-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 89.610,25-TL maddi tazminatın sigorta şirketi açısından 22/03/2017 tarihinden itibaren, davalılar ... ... ve ... açısından 09/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminatın 09/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... ...' dan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine,..." karar verildiği görülmüştür. Davalılar ... ... ve ... vekilinin istinafı üzerine mahkememiz ilamının ..... sayılı ilamı ile "...Dava konusu kazadan sonra olay yeri terk nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, olay yeri basit krokisi ve görgü tespit tutanağı düzenlediği, ..... Hazırlık dosyasından keşif yapılarak alınan 28.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda davacı yayanın araca ilk geçiş hakkını vermediğinden KTK’nun 68 maddesi gereğince tali, davalı sürücü .....’un hızını ayarlamadığı için KTK’nun 52/1a-b maddeleri gereğince asli kusurlu olduğu, eldeki davada alınan 20.09.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacı yayanın kavşakta usulüne uygun geçtiği gerekçesiyle kusursuz, davalı sürücü ...'un ise kavşakta ilk geçiş hakkını yayalara vermesi gerekirken, aracı dikkatsiz, tedbirsiz ve hızlı bir şekilde kullanması nedeniyle asli ve %100 kusurlu olduğu, kesinleşmemiş ..... Esas sayılı dosyasından alınan ..... 25.01.2019 tarihli raporunda da müşteki yayanın KTK’nun 68. maddesi gereğince asli, sanık sürücü .....’ın KTK’nun 52. maddesi gereğince tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin olarak ..... Mahkemesi'nde devam eden ceza davasının bulunduğu ve anılan dosyanın kesinleşmediği, TBK 74. maddesindeki düzenlemeye göre, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamasa da; ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışma konusu yapılamayacağı ( ..... sayılı ilamı), zira ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hâkiminin, hukuk hâkiminden çok daha elverişli konumda bulunduğu, bir ceza mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı (Hukuk Genel Kurulu - .....) gözetilerek; ..... Mahkemesi'nde devam eden .....Esas sayılı ceza dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek, kazanın oluşu netleştirildikten sonra, anılan ceza dosyası da eklenmek suretiyle kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda ayrıntılı, yeterli, gerekçeli, denetime elverişli, çelişkileri giderir şekilde kusura yönelik konusunda uzman bilirkişi heyetinden ( ..... gibi kurumlardan) kusur raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf aşamasında verdikleri 02.09.2020 tarihli dilekçeleri ile mahkemece hüküm altına alınan sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 22.03.2017 tarihinde %20 stopaj vergisinden sonra 129.701,71 TL ödeme yapılarak 09.06.2016-22.03.2020 tarihleri arasında işlemiş faiz ile manevi tazminat hariç ibraname düzenlendiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece kusur oranının belirlenmesinden sonra tazminata karar verilmesi halinde istinaf aşamasında yapılan ibranameye konu ödemelerinin de dikkate alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.... " denilerek mahkememize iade edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 02/09/2020 tarihli dilekçesi ile ibraname gereği maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketinden ve diğer davalı şahıslardan herhangi bir alacaklarının kalmadığını belirttiği ,davalı sigorta şirketince sulh ve ibraname protokolü ibraz edildiği görülmüştür. ..... sayılı dosyasının kesinleşme şerhli suretinin getirtildiği, ilamın ..... sayılı düzeltme kararı üzerine 22/12/2022 tarihinde kesinleştiği, ilama esas olan ... 11/11/2022 tarihli kararında olayda sanığın tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüş, ... 11/11/2022 rapor suretinin getirtildiği görülmüştür. .....sayılı ilamı uyarınca ..... oluşturulan heyetten alınan 07/09/2023 tarihli raporda "...Bilirkişi heyetimiz, dosya içeriğinden, kazanın oluşunda asli kusurlunun, kavşak alanı içinde (bu kısımda kavşak alanı görüşe açıktır) aracının hızını her an duracak şekilde düşürmeyen (mevcut 9-10 m’lik fren izine göre davalı aracının hızı 50-60 km/saat, meskun mahal hızı civarındadır) (KTK Md. 52-a-b) ve yolun karşısına geçmeye çalışan yol üzerinde tereddütlü anlar yaşayan yayları görünce (kendi ifadesi) tedbirli davranarak aracını durdurmayan, yola ani olarak fırlamadıkları anlaşılan yayalara ilk geçiş hakkını tanımayan (KTK Md. 68-b), tam aksine bu yayaların önünden geçerek yoluna davam etmeye çalışan davalı sürücü ... olduğu görüşünü edinmiştir. “Madde 52 – Sürücüler; a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.”,“Madde 68- Yayaların uyacakları kurallar aşağıda belirtilmiştir.a) …b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken;1. Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak,2. Geçitte yayalar için ışıklı işaret yoksa ve geçit sadece taşıt trafiği ışıklı işareti veya yetkili kişi tarafından yönetiliyorsa, geçecekleri doğrultu açıldıktan sonra taşıt yoluna girmek, zorundadırlar. Ancak, yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.” Bu sürücü her ne kadar yayalara yolun ortasında çarptığı iddiasında ise de, gerek olay yeri krokisinde belirtilen fren izinin yeri, gerekse davalı yayların beyabanları çarpmanın, davalı sürücünün seyir yönünde göre yolun sağında olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca, ceza davası dosyasında bulunan, polis memuru ... tarafından çekilmiş olay yeri fotoğraflarından davacı yayanın .... Sokak’ın köşesinden hareketle yolun karşısına (buradaki resimde işaretlenmiş çöp konteynerine) gittikleri ve dönüşte ..... . Sokak köşesinde, kaldırıma yakın bir yerde çarpmaya maruz kaldıkları anlaşılmaktadır. Buna göre bilirkişi heyetimiz, yayaların da, her ne kadar ilk karşıya geçişte kavşak başını kullanmış iseler de geri dönüşte yolu iyice kontrol etmeden yola çıktıkları ve davalı aracını görünce de yol üzerinde tereddütlü hareketler yaparak davacı sürücüyü şaşırttıkları için kazanın oluşunda tali kusurlu olduğu görüşüne varmıştır. İnceleme kısmındaki görüşler doğrultusunda kazanın oluşunda, davalı sürücü ...’un %75, davacı yaya ...’ın ise %25 kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır. " denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça trafik kazasına dayalı olarak tüm davalılardan maddi tazminat, sürücü ve araç malikinden manevi tazminat , davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup: 09/06/2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı, davalı ... ...'a ait ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kavşağa geldiğinde gidiş yönüne göre sağ taraftan sol tarafa geçmekte olan yaya davacıya çarptığı oluşan kazada kavşak alanı içinde (bu kısımda kavşak alanı görüşe açıktır) aracının hızını her an duracak şekilde düşürmeyen ve yolun karşısına geçmeye çalışan yol üzerinde tereddütlü anlar yaşayan yayları görünce tedbirli davranarak aracını durdurmayan, yola ani olarak fırlamadıkları anlaşılan yayalara ilk geçiş hakkını tanımayan tam aksine bu yayaların önünden geçerek yoluna davam etmeye çalışan ve seyir yönünde göre yolun sağında çarpan davalı sürücü ...'un %75 oranında , karşıya geçişte kavşak başını kullanıp yolu iyice kontrol etmeden yola çıkan ve davalı aracını görünce de yol üzerinde tereddütlü hareketler yaparak sürücüyü şaşırtan davacının %25 oranında kusurlu olduğu , kaza nedeni ile davacının vücut genel çalışma gücünden % 15,0 oranında kaybedip , 6 ay süre ile geçici iş göremez halde kaldığı, mahkememizin önceki kararından sonra tarafların maddi tazminat hususunda sulh oldukları ve bu konuda protokol düzenledikleri, maddi tazminata konu taleplerin konusuz kaldığı, ..... sayılı dosyası içerisinde mevcut ... 11/11/2022 tarihli raporunu doğrulayan mahkememizce alınan ve olayın oluş şekline uygun olması sebebiyle itibar edilen ..... oluşturulan heyettin 07/09/2023 tarihli raporu, davacı vekilinin 02/09/2020 tarihli dilekçesi, davalı sigorta şirketince ibraz edilen sulh ve ibraname protokolü ile anlaşılmakla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelişindeki kusur oranları, davacının yaşadığı acı, elem ile hakkaniyet kuralları TMK’nın 24. ve TBK'nın 58. maddelerinde düzenlenen manevi tazminat hükümleri değerlendirildiğinde manevi tazminatın yasal şartları oluştuğu ancak bu durumun sebepsiz zenginleşme yaratmaması durumu da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat (daimi ve geçici iş göremezlik) talepleri konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, takdiren 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 09/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine, 3-Konusuz kalan maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 238,45 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden alınması gereken 2.732,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 177,61 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 300,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 477,61TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 2.254,79TL harcın davalılar ... ve ..... müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına , 5-Davacının yargılama sırasında maddi tazminat talebi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce yapmış olduğu toplam 2.610,90 TL yargılama giderinin taraflar arasındaki ödeme, sulh ve ibra gereği davacı üzerinde bırakılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası manevi tazminat talebi yönünden bilirkişi ücreti ve müzekkere gideri olarak yargılama gideri olarak yapılan 4.309,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 3.447,68 TL sinin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden kabul edilen kısım yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar ... ve ... ... yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar verilmesine, 8-Maddi tazminat yönünden tarafların sulh olmasına binaen taraf vekilleri lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı ve ..., ... ... vekillerinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2023

Katip ..... ¸e-imzalıdır.

Hakim ..... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/844, K. 2023/715, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-844-e-2023-715-k-59dc79c0e670