İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/79 E. 2022/939 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/79
- Karar No
- 2022/939
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/79 Esas KARAR NO : 2022/939
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 28/01/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2022 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, kendisine ait iş makineleriyle 2010 yılından beri hafriyat faaliyetiyle ... Mah. ... No:... .../... adresinde iştigal ettiğini, müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu adreste şirket yetkilisi ...' nin de ikamet ettiğini, bu sebeple de şirkete ait evrakların ikamet edilen binanın bodrumunda o adrese taşınmadan sonra saklanmakta ve bodrum depo olarak kullanıldığını, 15.01.2022 tarihinden beri ilde yaşanan sürekli ve çok yağıştan dolayı müvekkili şirketin bulunduğu mahallede sık sık elektrik kesintisi olduğunu ve bu duruma bağlı olarak da 19.01.2022 tarihinde apartmana ait hidroforun bozulduğunu, bu arıza sebebiyle bodrumu su bastığını ve bodrumda bulunan müvekkiline ait eşyaların ıslandığını ve küflendiğini, bu durumu da apartman yönetiminin 24.01.2022 tarihinde eşyaların kaldırılması amacıyla müvekkil şirket yetkilisine bildirilince fark edildiğini, kullanılamaz halde bulunan evrakların içerisinde faaliyet tarihi olan 2010 yılından beri düzenlenmiş ve alınmış olan evrak ve ticari defterler gibi resmi ve özel evraklar mevcut olduğunu, ıslak ve çürümüş halde bulunan bu eşyaların gözle kontrol edildiğini ve evrakların mahiyeti ile ilgili olarak detaylı şekilde bilgi sahibi olunmadığını, ancak oraya koyulan ticari defterlerden ..., ... ve ... gibi resmi evrakların oradaki eşyalar içerisinde bulunması sebebiyle bu defterlerin de kullanılamaz hale geldiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 2016-2017-2018 yıllarına ait olan Defteri Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defteri ilişkin zayi olma sebebine binaen zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, TTK'nın 82/7. maddesine dayanan tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaı nedeni ile zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir. TTK'nın 82/7 maddesinde tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde zayi belgesi verilmesini isteyebileceği belirtilmiş olup; açılan davanın süresinde olduğu değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK 382/1-e(1) maddesinde yer alan “Ticari Defterlerin Zıyaı Halinde Belge Verilmesi”ne ilişkin davalarda zayi olayını ispat yükü davacıda olup, davacının aynı zamanda zayi edilen belgelere ait bilgileri de açık bir şekilde sunması/ispatlaması gerekmektedir. (6100 sayılı HMK madde 190) Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin Yerleşik İçtihatlarına göre; tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaının yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebinin yanında, tacirin iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında aynen; "..davacı şirketin yetkililerini tanırım, ev hanımıyım, davacı şirketin bulunduğu binada ikamet ediyorum, 19/01/2022 tarihinde oturduğumuz binanın hidroforu delindi, zaten eski idi, daha önce bir kaç kez de onarmıştık, delinince binanın bodrum katında bulunan deposunu su bastı, orada bina sakinlerimizin bazılarının bir takım eşyaları vardı, davacı şirkete ait bir miktar dosya da bulunuyordu, iki yıl önce bir kısım dosya ve eşyaları aşağıya koymak için apartman yöneticisi olduğum için benden müsaade istemişlerdi, bende diğer bina sakinlerinde olduğu gibi kendilerine izin vermiştim, su basması gece olduğu için su deposunu vanayı kapattık, yağmur da yağıyordu, sabah yeni bir hidrofor taktırdık, davacıya ait ıslanmış bir kısım dosya, evrak ve faturaları davacıya tutanak tutarak teslim ettik, hatırladığım kadarıyla ıslanan belgeler okunmuyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyaya ibraz edilen 17/10/2022 tarihli bilirkişisi raporunda; Zayi belgesi talebinde bulunan davacının tacir vasfı taşıdığı, Zayi belgesi talebi su basması olayının öğrenildiği tarihten itibaren on beş günlük süre içerisinde yapıldığı, davacı hakkında herhangi bir vergi incelemesi, defter ve belge istenmesi durumunun mevcut olmadığı, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespitinin dava dosyasında bulunan resimlerden de anlaşılacağı üzere fiziken mümkün olmadığı; fakat ön koşul olan noter açılış tasdikinin ve kapanış tasdikinin yapıldığı, zayi kararı verilmesi istenen defterlerin; 2016 yılı, ..., ... ve ..., 2017 yılı, ..., ... ve ..., 2018 yılı, ..., ... ve ...nin olduğu, dava dosyası içinde bulunan Türkiye Noterler Birliğinin 09.08.2022 tarihli cevap yazısında ilgili yıllara ait kanuni defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süre içerisinde yaptırıldığı, dava dosyasında herhangi bir defter ve belge bulunmadığından dava dosyası üzerinden tespitin yapıldığını belirtmiştir. TTK. 82/7 maddesinde ziya sebepleri tahdidi olarak sayılmamış olmakla birlikte tacirin kendisine kusur izafe edilemeyecek, irade dışında meydana gelen olay nedeniyle meydana gelmesi gerektiği, ziyanın tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanmamış olması gerektiği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/... Esas, 2016/... Karar sayılı 16/03/2016 Tarihli ilamında; "..Dava, hasımsız olarak açılan, yangın nedeniyle tacir tarafından tutulması zorunlu ticari defterlerin zayii olduğuna ilişkin belge verilmesi istemine ilişkin olup zayii belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayii belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir.." şeklinde belirtilmiştir. Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 82/7. maddesine dayanan tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaı nedeni ile zayi olduğu, zayi belgesi talebinde bulunan davacının tacir vasfı taşıdığı, zayi belgesi talebinin su basması olayının öğrenildiği tarihten itibaren on beş günlük süre içerisinde yapıldığı, davacı hakkında herhangi bir vergi incelemesi, defter ve belge istenmesi durumunun mevcut olmadığı, zayi kararı verilmesi istenen defterlerin; 2016 yılı, ..., ... ve ..., 2017 yılı, ..., ... ve ..., 2018 yılı, ..., ... ve ...nin olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan tüm delil, tanık beyanı, fotoğraf ve belgeler incelendiğinde; şirketin faaliyette bulunduğu adreste şirket yetkilisi ...' nin de ikamet ettiği, dava konusu edilen defter ve belgelerin bu adresin bodrum katında bulunduğu, dosyaya sunulan fotoğraflardan zayi olduğu belirtilen ticari defter ve belgelerin doğrudan zemine bırakılmış olup su basması ihtimaline karşılık herhangi bir korunaklı muhafaza şeklinin mevcut olmadığı, öte yandan davacı tanık beyanından dava konusu edilen ticari defter ve belgelerin bulunduğu bodrum kattaki hidroforun zaten eski olduğu, daha önce de bir kaç kez onarılmış olduğu, sonrasında delinerek bodrum katı su bastığı anlaşılmakla, davacının basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini özenle saklamak yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğundan zayii belgesi verilmesi istemli açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/11/2022
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.