İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/786 E. 2025/365 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/786
Karar No
2025/365
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/786 KARAR NO : 2025/365 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2022 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı... arasında, 2021/76514 ihale no. Kapsamında "Parke ve Bordür Palet Alımı İşi "ne ilişkin olarak 03.03.2021 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince,...A.Ş.'nin 01.03.2021 tarih ve... no.lu, 225.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davacı tarafından davalıya verildiği, sözleşmenin devamında, tarafların mutabakatı ile teminat mektubunun nakit bedel ile takas edilerek nakit teminata dönüştürüldüğü, sözleşmenin imzasından sonra tüm dünyayı ve ülkemizi öngörülemez biçimde etkileyen Covit - 19 Pandemisinde beklenmeyen yeni dalgalar başladığı, pandemi ile birlikte ülkemizde ve dünyada hammadde temini ve tedarik zincirinde aksaklıklar yaşandığı, girdi fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldiği ve bu problemlerin salgının etkisini kaybedemediği süre boyunca devam ettiği, bu şartlara rağmen müvekkili şirketin salgınının etkisinin azaltılmaya çalışılması amacıyla getirilen sosyal ve ekonomik hayata ilişkin tedbirler dâhilinde sözleşme yükümlülüklerini -bir kısım hak ediş bedellerini alamadığı halde- yerine getirmeye gayret gösterdiği, 26.04.2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi kararı ile 29.04.2021 – 17.05.2021 tarihlerini kapsayan tam kapanma tedbirinin açıklanması üzerine hareket edemez hale gelen ve edimlerini yerine getirmekte büyük zorluk yaşayan davacı şirketin, "MÜCBİR SEBEBE BAĞLI gerekçelerle ve de aşırı ifa güçlüğü nedeniyle, sözleşmeyi tasfiye etmek zorunda kaldığını" belirten ayrıntılı talep dilekçesini 07.05.2021 tarihinde davalıya sunduğu, davacının yazılı dilekçesine yazılı yanıt verilmemesi ve de o tarihe kadar teslim edilmiş bir kısım iş için yapılan hak edişlere göre kesilmiş fatura bedellerinin ödenmemiş olması nedeniyle, davacının bu kez de, " fatura bedellerinin ödenmesi ve kesin teminatın iadesi talepli" dilekçesini davalıya sunduğu Ancak bu dilekçesine de yanıt verilmediği, davalı... A.Ş.’nin, dilekçesine cevap vermemesi ve işleme almamasının hukuka aykırı olduğu, dilekçelerine cevap vermeyip, hak ediş bedellerini ödememeye devam ederek müvekkili şirketin iş yapma imkânlarını daha da kısıtlayan Davalı... A.Ş.'nin 02.06.2021 tarih ve ... sayılı yazı ile müvekkil şirkete “tebliğden itibaren 15 gün içinde edimlerin yerine getirilmesi kapsamında mal teslimi yapılması, aksi halde sözleşmenin feshedileceği ve teminatların irad kaydedileceği ayrıca gecikme cezası uygulanabileceği” hususlarını ihtaren bildirdiği, işbu ihtarname müvekkili şirkete 01.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarın tebliği üzerine davacı tarafça davalıya sunulan 06.07.2021 tarihli dilekçe ile tekraren, "pandeminin beraberinde getirdiği ve devam etmekte olan ekonomik olumsuzluklar yanında halen bir kısım ödenmemiş fatura bedelleri bulunması nedenleriyle aşırı ifa güçlüğünün devam ettiği belirtilerek , ödenmemiş fatura bedellerinin ödenmesi ve kesin teminatın iadesi" talep edildiği ancak sonuç alınamadığı, bunun üzerine davacı tarafça İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası ile 16.07.2021 tarihinde "teminat bedelinin irad kaydedilmesinin tedbiren durdurulması" talebinde bulunulduğu, mahkemece işin yargılamayı gerektirdiği belirtilerek talebin reddedildiği, davalı tarafça, yukarıda özetlenen süreçten sonra bu biçimde sözleşmenin feshedilerek teminatın irad kaydının hukuken yerinde olmadığı, davalı tarafından ihtarname ile bildirilen hususların haklı hukuki gerekçelere dayanmadığı, davacının mücbir nedenler ve aşırı ifa güçlüğüne dair belgelerini de sunarak verdiği yazılı taleplere yanıt verilmemesi, davacının haklı gerekçelere dayalı tasfiye talep ve bildiriminin yok sayılması, hak ediş bedellerinin ödenmeyerek müvekkili şirketin iş yapma imkanlarının daha da kısıtlanması, davacının tasfiye talep ve beyanı varken bahsi geçen ihtarname ile sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedilmiş gibi gösterilmesi ve kesin teminat bedeli olan nakit 225.00,00-TL’nin irad olarak kaydedilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, keza kesin teminatın iade edilmeyerek irat olarak kaydının, şirketin gerek ticari yaşam içinde ve gerekse bankalar nezdinde ticari itibarını zedelemiş olup kredibilitesine zarar verdiği, ihalelerden yasaklanması sonucunu doğurduğu, böylelikle ticari itibar ve iktisadi geleceğine büyük zarar verdiği, davalının, davacının sözleşmesini haksız feshetmesinden sonra aynı/benzer konulu ihale kapsamındaki sözleşmelerinde, edim koşullarını kolaylaştırıcı hükümler ile temini kolaylaştırdığı, böylelikle davacıya yönelik uygulamasının kötü niyetli ve haksız olduğunun haricen öğrenildiği, davanın açılmasından önce zorunlu arabuluculuk kapsamında yapmış oldukları başvuruda sonuç alınamamış olup, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arb.Dosya No. İle 29.09.2021 tarihinde anlaşmazlık tutanağı düzenlendiği belirtilerek açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile ... ihale no. kapsamında taahhüd edilen "Parke ve Bordür Palet Alımı İşi" ne ilişkin 03.03.2021 tarihli sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle tasfiye/fesih edildiğinin tespiti ile davalının haksız ve nedensiz olarak irad kaydettiği 225.000,00-TL nakit teminat bedelinin, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000-TL'sinin tasfiye/fesih bildirimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmemekle birlikte dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olan taleplerin reddinin gerektiği, davacı ile müvekkili şirket arasında 03.03.2021 tarihli... İhale Kayıt Numaralı "Parke ve Bordür Palet Alımı İşi"ne ilişkin sözleşme imzalandığı, 3.740.000,00 TL bedelli bu sözleşmenin imza tarih olan 03.03.2021 tarihinden itibaren belirtilen malzemelerin tamamının 12 ay boyunca belirlenen usullerde tesliminden ibaret olduğu ancak sözleşmenin başlangıcından sonra davacıdan talep edilen ve teslimi zorunlu olan malları sözleşme ve ayrılmaz ekleri olan Özel İdari Şartname ve Teknik Şartname hükümlerine aykırı olarak teslim etmediği, teslim edilen malların ise istenilen tarihte ve standartlara uygun kalitede olmadığı, Kontrol Teşkilatınca çeşitli tarihlerde tespit edilerek tutanak altına alındığı ve davacı firmaya uyarı yazıları yazıldığı, davacı firmanın ise bu yazılara karşılık 06.07.2021 tarihinde müvekkili şirkete verdiği dilekçe ile Covid 19 pandemisi, döviz artışı ve hammaddeye gelen zamlar nedeniyle sözleşme konusu malzemeyi temin ve teslim noktasında güçlerinin yetmediğini belirttiği ve sözleşmenin tasfiyesi ile teminat iadesi talep ettiği, davacı firmanın sözleşmeye aykırılıkları ve ihtarlara rağmen bu aykırılıkları giderememesinin akabinde sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa edemeyeceğini açıkça bildirmiş olması karşısında müvekkili şirketin İhale Yetkilisi tarafından 09.08.2021 tarihli karar ile Sözleşmenin Feshine ve Kesin Teminatın İrat Kaydedilmesine karar verildiği, bu hususun davacı firmaya İzmir... Noterliği'nin 10.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle "sözleşme ve ekleri Özel İdari Şartname ve Teknik Şartname hükümlerine aykırı olarak mal teslimi yapılmaması nedeniyle ve yapılan yazılı ihtarlara rağmen sözleşmeye aykırılığın giderilmemesi nedeniyle... A.Ş. İhale Yetkilisinin 09.08.2021 tarihli kararı gereğince sözleşmenin 4735 sayılı Yasanın 20(a) maddesi ve 22. Maddesi uyarınca fesih edildiğini ve kesin teminatın irat kaydedilmesine karar verildiğini, ayrıca 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 25(f) maddesine ve 26. Maddesine göre işlem yapılacağı" nın ihtar ve ihbar edildiği, bu halde davacı yanın davası hukuki dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiği, zira davacının yüklenmiş olduğu işin yürütümü noktasında yaşanan aksaklıkları müvekkilinin ikazlarına rağmen gidermediği ve sözleşmenin ifasının mümkün olmayacağının davacı tarafından da açıkça bildirildiği, sözleşmenin davacı tarafça yerine getirilmemesinde müvekkilinin herhangi bir etkisinin bulunmadığı, sözleşmenin her iki tarafın uyuşan iradeleri doğrultusunda kurulmuş olup müvekkili davacıdan kaynaklanan nedenlerle ifa edilemeyen sözleşmeyi fesih hakkını kullandığı, sözleşmenin feshinden önce ise davacıya birden fazla kez aksaklıkları gidermesi ihtar olunduğu ancak bu ihtarların da edimin yerine getirilmesini sağlayamadığı, kesin teminatın irat kaydedilmesi kararının da sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup davacı yanın dava ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 01/11/2023 tarihli kök rapor yeterli görülmemesi sonrasında Bilirkişiler... tarafından hazırlanan 05/07/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmıştır. Davacı tanıkları ... "davacı şirketin sahipleri olan ... benim öz yeğenlerim olur. Taraflar arasındaki münasebeti biliyorum. Davacı...şirketi...'a yaklaşık 60.000 adet palet üretip verecekti. Buna dair taraflar arasında ilişkinin olduğunu biliyorum. Bu süreçte ...ın yanına gidip gelmem sebebi ile süreçten bilgim oldu. Yaklaşık 1-1,5 ay davacı şirketin aynı zamanda 3 ayrı şirketi üzerinden davalıya bir kısım teslimatlar yapıldı. Bu arada ülke ekonomisi pandemi sebebi ile oldukça sarsıldı. Devamındaki süreçte ya malların teslimindeki sıkıntı yada uygun olmadığı yönündeki iddia kapsamında davalı... kendisine yapılan teslimlere yönelik herhangi bir iadede bulunmadı. Ancak hatırladığım hususlar kapsamında bir sorun olduğunu biliyorum. Ben mal teslim ve yapılan işlemler yönelik yeğenim ... ile birlikte sürecin tümüne vakıfım. Taraflar arasında söz konusu yaşanan problemler sözlü olarak konuşulmaya başlanıldıktan sonra daha önce söylenmemesine rağmen davalı... tarafından uygunsuzluk sözlü bildiriminde bulunuldu. Kendileri bu konuda sözlü olarak görüşüldü. Her ne kadar ...arafından malların standartalara uygun olmadığı iddia edilmekte ise de bugüne kadar yapılan herhangi bir iade de olmadı. Ayrıca biz bu aşamada kendilerine pandemi sebebi ile davalıdan ödeme konusundaki güçlükler ayrıca konuşuldu. Bu konuda güvence verilmesi üzerine işlere devam ettirildi. Sözlü olarak... tarafından ödemelerin iyileştirileceği yönünde tahaahütte bulunuldu. herhangi bir ihtar yada ihbar konusunda herhangi bir bilgim yoktur." şeklinde,... ise "Benim Kemalpaşa'da palet üreten bir fabrikam vardır. Davacı şirketinin sahiplerini dostluğum olması sebebi ile tanıyorum. Ben davacının davalıdan almış olduğu ihale kapsamında süreli herhangi bir dahili olmamakla birlikte o aşamada ham madde fiyatları ile alakalı araştırma konusunda kendilerine yardımcı olmuştum. İhale alındığı zaman yaklaşık metreküpü 400,00 TL iken davacı işe alıp başladıktan yaklaşık 1-1,5 ay sonra maliyetler iki katına çıktı. Davacılar zarar etmeye başlayarak ucuz ham madde arayışlına girdiler ancak bulamadılar ve işle alakalı zarar ettiklerini biliyorum ayrıca bunun karlı tarafa da ilettik ve fiyatın güncellenmesi ile alakalı talep olduğunu biliyorum. Benim mal teslimi ile alakalı herhangi bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 05/07/2024 tarihli ek raporda 2 alternatifli görüş ve kanaat bildirildiği, alternatif-1 olarak " Yapılan Fesih İşlemi Sözleşme ve ekleri kapsamında İncelendiğinde Davalı İdare Davacının Sözleşmenin hemen akabinde davacının Tasfiye talebini kabul etmediği ve işe devamı istediği dosya İçeri İle sabittir. Sözleşme incelendiğinde ; davalı şirket bir an için davacının işi süresinde belirtilen miktarda yapma gücü olsa dahi tek taraflı olarak sözleşmenin 8.1 maddesinde firmaya karşı kesin bir alım taahhüde olmadığı dilediği takdirde aynı malı başka 3. şahıstan temin edebileceğini belirttiğine göre, davalının Bu Serbestisi karşısında davacının da İşin En başındaki Tasfiye talebini kabul etmemesinin İhale Ve Taraflar arasındaki Sözleşme şartlarında davalı şirketin davacının tasfiye talebini kabulüne aykırı Bir Durumun olmadığı hatta 8.1 Maddede açıkça Firmaya karşı işin tamamını yaptırmama durumunun dahi Sözleşmeye derc eden davalının aksi durumdaki idari işlemi ( Tasfiyeyi kabul etmemesi ) Takdiri Sayın mahkemeye ait olmak Üzere Sözleşmeye aykırı İşlem Olarak Değerlendirilmiştir. Sözleşme her iki tarafa eşit hak ve yükümlülükler getirmek durumunda olup davalı şirketin baskın gücünü ortaya koyan 8.1 Maddesi, aynı hakkı davacıya da vermesi gerektiği kanaatini oluşturmakla bu mantıkla bakıldığında, davacının davalı idareden tasfiye talep ettiği tarih itibari ile davalı şirketin bu tasfiyeyi sözleşmenin 8.1 maddesinde kendisine sağladığı baskın hakların sözleşmenin diğer tarafı içinde geçerli olacağı mantığı ve davacının tasfiye talep ettiği mayıs/ 2021 tam kapanma dönemi ile oluşan piyasaki önemli durgunluk ve ekonominin olumsuz etkisinin mücbir sebep olarak kabulü gerekeceği yönündeki görüşe itibar edilmesi durumunda davalının Eylül/2021 Tarihli Feshin HAKSIZ FESİH olarak kabul edilebileceği Bu Durumda davalı Şirketin Davacıdan aldığı 225.000 TL'lik teminatı iadesi gerekeceğini," alternatif-2 olarak " Davacının Tasfiye talebinin davalı şirket tafaından kabul edilmeyerek Sözleşmenin aylata kalması , Sözleşmenin seyrinde davacının Sözleşmeye Uygun kalite ve Miktarda Malzeme Temin Edememesi Ve bu konuda davalı ihtarlarına rağmen aynı Durumun devam etmesi Nedeniyle Davalı Şirket Feshinin HAKLI FESİH olarak kabulününüm Mümkün olabileceği, Bu Durumda 225.000-TL teminatı iadesinin Mümkün olmayacağı , Sonuçlarına ulaşılması Mümkün Olup Hangi alternatifin Uygulanacağına ilişkin Hukuki Zeminde Takdir ve Değerlendirmenin Mahkememize ait olacağını ortaya koymuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında...ihale no kapsamında 03/03/2021 tarihli PARKE VE BORDÜR PALET ALIM İŞİ başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin konusunun davalının ihtiyacı olan ve sözleşmeye ekli teknik şartnamede yazılan özelliklere haiz idari şartnamenin 2. Maddesinin b bendinde belirtilen miktardaki malzemelerin davacından teminine yönelik olarak belirlendiği, bu sözleşmeye göre nitelikleri belirlenen 60000 adet paletin sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen şekilde davacı tarafından teslim edileceğinin ve davalı tarafından bu miktarın %20'si oranında eksiltim ve artırım yapılabileceğinin kararlaştırıldığı, Bergama şantiyesi, Bayındır şantiyesi ve Merkez Bornova şantiyesine dair toplam KDV hariç 3.740.000,00 TL üzerinden anlaşıldığı, işe başlamanın imza tarihi olacağının kararlaştırıldığı ve işin süresinin 12 ay olarak belirlendiği, teslimin nakliye dahil olacağının kararlaştırıldığı ve ayrıca sözleşme gereği 225.000,00 TL'lik kesin teminat mektubunun davalıya verildiği ve davalı tarafça İzmir... Noterliği'nin 10/09/2021 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın sözleşme konusu ürünlerin idari şartname ve teknik şartname hükümlerine uygun teslim edilip edilmediği, ürünlerin uygun kalitede olup olmadığı, davalının elemanlarınca yapılan kontroller neticesinde uygunsuzluğu yönünde tutulan tutanakların davacıya bildirilip bildirilmediği, covid 19 pandemisi sebebiyle oluşan durumun davacı açısından sözleşme yükümlülüğü göz önüne alındığında mücbir sebep teşkil edip etmediği ile bu kapsamda davalı yanca yapılan feshin haklı fesih olup olmadığı, davalı tarafça teminatın irat kaydedilmesinin yerinde olup olmadığı, bu anlamda davalı yanca yapılan işlemlerin haksız olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle fesih edilip edilmediğinin tespiti, davalının irat kaydettiği teminat bedelinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL'nin tahsiline yönelik açılan tespit ve alacak davasına yönelik istemin yanı sıra davacı taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile buna dair değerlendirmenin yapılmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Dosya tarafları arasında davalı yanın ihalesi kapsamında 03/03/2021 tarihli sözleşme imzalandığı, bahse konu sözleşme ile davacı tarafça sözleşmeye ekli şartnameye yazılı özelliklere sahip ve şartnamenin 2. maddesinde belirtilen miktardaki parke ve bordür paletin davalı yan temin ve tedarikine yönelik edim yükümlülüğü üstlenildiği, davacı tarafça üstlenilen bu edim yükümlülüğü gereği kararlaştırılan miktarda ürünlerin davalının Bergama, Bayındır ve merkez Bornova şantiyesine KDV hariç 3.740.000,00 TL üzerinden anlaşılmakla birlikte edimin taahhüdüne yönelik sözleşme gereği...A.Ş.'ye ait 01/03/2021 tarihli ve... nolu 225.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacı tarafça davalıya verilmekle birlikte sonradan teminat mektubu nakit bedel ile takas edilerek nakit teminat dönüştüğü, davacı tarafından davalıya mücbir sebepler ileri sürülerek ifa güçlüğünden kaynaklı sözleşmenin tasfiyesine yönelik yapılan başvurunun davalıya 07/05/2021 tarihinde ulaştığı devamında davalı tarafça davacıya gönderildiği anlaşılan 02/06/2021 tarihli yazı ile edim yükümlülüğüne yönelik mal tesliminin yapılması aksi halde sözleşmenin feshi ve teminatın irat kaydedileceği hususunun belirtilmesi üzerine belirtilen hususların pandemi sebebiyle oluştuğu, halen bir kısım ödenmeyen fatura bedelleri olduğu ve bunun aşırı ifa güçlüğüne sebebiyet verdiği belirtilerek teminatın iadesinin davalıdan istenildiği ve sonrasında davalı tarafça teminat irat kaydedilmekle birlikte sözleşmenin feshine dair işlem yapıldığı anlaşılmakla birlikte davacı tarafça iş bu davanın sözleşmenin tasfiye edilme imkanı varken bunun yerine getirilmemesi olgusunun haksız olduğu ve bu kapsamda sözleşmenin feshi ile teminat kaydının haksız olduğu belirtilerek nakit teminat bedelinin iadesine yönelik iş bu dava açılmakla birlikte davalı yanca belirtilen hususların kabul edilmediği göz önüne alındığında Mahkememizce yapılacak değerlendirmenin davacının sözleşmenin tasfiyesine yönelik talebinin haklı olup olmadığı yani talebin mücbir sebep ile ileri sürülüp sürülmediği bu kapsamda da mücbir sebep olarak belirtilen covid 19 salgını konusunda yapılacak inceleme ile sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Covid 19 salgınının Ülkemizde görülmesinden evvel ilk olarak Kasım 2019 tarihinde Çin'de görülmekle daha sonra coğrafi olarak bu salgının genişlediği ve küresel çapta bir salgın haline geldiği, Ülkemizde ise konuya ilişkin coronavirüs bilim kurulu oluşturulmasının 10/01/2020 tarihinde kararlaştırıldığı, devamında 11/03/2023 tarihine kadar çeşitli tarihlerde söz konusu vakaya ilişkin Ülkemizde yayılmaması adına çeşitli tedbirler alındığı, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11/03/2020 tarihinde "küresel pandemi" ilan edilmekle birlikte aynı gün T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ilk kez covid vakasına ilişkin açıklama yapılmakla birlikte 12/03/2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklama ile Üniversite eğitimine 3 hafta ondan önceki eğitimlere ise 1 hafta ara verilmekle birlikte 23 Mart'tan itibaren uzaktan eğitime geçileceğinin 23 Mart'tan itibaren kamu çalışanlarının yurt dışı çıkışlarının özel izine bağlanacağı ve spor müsabakalarının ise seyirsiz oynanacağının belirtildiği, 01/04/2020 tarihinde yapılan açıklamada ise vakaların tüm Türkiye'ye yayıldığının belirtildiği, devamında başka bir takım tedbirler alınmakla birlikte bu sefer T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklama ile 10/04/2020 tarihi itibariyle 30 Büyükşehir'de ve Zonguldak'ta 48 saat süre ile sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, 16/04/2020 tarihinde ise az önce belirtilen yerlerde bu sefer hafta sonu sokağa çıkma yasağı ilan edildiği, devamında resmi ve ulusal bayramlar dahil yine çeşitli tarihlerde bir takım sokağa çıkma yasağı kısıtlamalarının devam ettiği, 06/05/2020 tarihinde ise T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada kontrollü sosyal hayat olarak isimlendirilmesi ile devamındaki sürece ilişkin bir takım düzenlemeler yapıldığı bilgisi paylaşılmakla birlikte sonrasında tedbirler ve normalleşmeye dahil bir takım hususlar kapsamında bazı kısıtlamalara dair kontrollü olarak serbestlikler tanındığı ve ancak Ülkemizde 2 Mart 2021'de "kontrollü normalleşme" sürecinin başladığı ve sonrasında ise artan vakalar sebebiyle 14/04/2021 tarihinden itibaren iki hafta süre ile kısmi kapanmaya geçilmekle birlikte 29 Nisan 2021 Perşembe günü saat 19.00'dan itibaren 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00'e kadar sürecek olan tam kapanma döneminin yaşandığı ve söz konusu pandemi döneminde gerek bireysel gerekse kitlesel anlamda bir takım ekonomik zorluklar yaşanmakla birlikte örneğin 2020 ve 2021 yıllarının başı ile sonu arasındaki dönemde döviz fiyatlarında ortalama 2,20 TL civarı bir artış olduğu, 2020 yılı asgari ücretin 2.324,70 TL olmasına karşılık 2021 yılında 2.825,90 TL olarak belirlendiği, gerek 2020 gerekse 2021 yıllarına ilişkin resmi TUİK verilerine göre 2021 yılında bir önceki yıla nazaran oranlarda artış olduğu resmi verilerden tespit edilmekle birlikte küresel çaptaki fiyatlardaki esas artışın 2022 ve sonrasında yaşanmaya başlandığı görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosya tarafları arasında imzalanan 03/03/2021 tarihli sözleşme kapsamında iş süresinin 12 ay olarak belirlendiği ve davacı tarafça davalının birbirinden farklı şantiyelerine parke ve bordür palet tesliminin kararlaştırıldığı, Mahkememizce gerek davacı kayıtlarının incelenmesine dair sunulan rapor ve gerekse dosya kapsamına kazandırılan bilgi ve belgelere göre pandemi sürecinde imzalanan sözleşmenin imza tarihinden bir müddet sonra sözleşmenin tasfiyesine yönelik davalı tarafa ihtaratlı bildirimde bulunulmuş ise de sözleşme gereği davalıya bir takım mal teslimlerinin yapıldığı ve davacı kayıtlarında buna dair bir takım mahsup işlemlerinin de yapıldığı ve dolayısıyla tasfiye talebine rağmen gerek bu talepten önce gerekse bu talepten sonra davalıya bir takım ürünlerin tedarikine davacı tarafça devam edildiği göz önüne alınmakla yukarıda da belirtildiği gibi tasfiye talebine rağmen davalı yanın bu talebe olumlu bir cevap verilmemesi üzerine davacıya gönderildiği sabit olan 06/07/2021 tarihli yazı ile mal teslimine dair edim yükümlülüğüne davacı tarafça devam edilmemesi üzerine davacı tarafın sözleşmeyi fesih ettiği anlaşılmakla birlikte her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davacı tarafça pandemi bunun getirdiği aşırı ifa güçlüğünden bahsedilmekte ise de sözleşmenin pandeminin ve etkilerinin Ülkemizde görülmesinden uzunca bir süre sonra imzalandığı gibi yine yukarıda belirtildiği gibi resmi verilere göre sözleşmenin imza tarihini kapsayan dönemde ekonomik şartlarda bir dalgalanma olmakla birlikte davacının bu durumu bilerek ve öngörerek sözleşme imzaladığı (resmi TUİK verilerine göre ÜFE ve TÜFE açısından 2021 yılında bir önceki yıla nazaran yüksek bir artış olmasına rağmen sözleşmenin bahse konu artışın yaşandığı ve öngörüldüğü bir zamanda imzalandığı göz önüne alınmakla) gibi davacı tarafça aşırı ifa güçlüğü durumunda tasfiye talebinin kabul edilmemesi üzerine sözleşmenin uyarlanmasına yönelik davalı aleyhine dava açılmadan yahut bu yönde bir başvuru yapılmadan doğrudan tasfiye talebi bakımından ileri sürdüğü gerekçelere davacının aynı zamanda basiretli tacir olma yükümlülüğü göz önüne alındığında itibar edilmeyerek tasfiye talebinden sonrada tedarike devam ettiği ve yine aradaki süreçte davacıya yapılan başka ihtaratların da olduğu ayrıca göz önünde bulundurulduğunda tedarikin kesilmesi sebebiyle davalı tarafça fesih iradesine yönelik yapılan teminatın irat kaydedilmesine yönelik işleminin yerinde olduğu değerlendirilerek açılı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1 -Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 683,10-TL harç ile 3.160,00-TL ıslah harç tutarları toplamı 3.843,82-TL 'den düşümü ile fazla 3.228,42-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE, 3-Taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davanın reddine karar verilmiş olmakla, davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir KAYDINA, 4-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 36.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere Başkan ...'in davanın kabulü gerektiği yönünde muhalefeti ile oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2025 Başkan ... ✍e-imzalı (Muhalif) Üye... ✍e-imzalı Üye... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı

Muhalefet Şerhi: Taraflar arasında "palet ve bordür alım işi"'ne ilişkin olarak düzenlenen 03.03.2021 tarihli sözleşmenin 7.2 maddesi kapsamında yüklenici davacı tarafından davalı yana teslim edilen 225.000,00 TL bedelli teminat mektubunun bilahare nakit teminat ile değiştirilmiş olup, sözleşme gereği davacının 12 aylık süre boyunca sözleşmede belirlenen ürünleri davalının Bergama,Bayındır ve Merkez Bornova şantiyesine teslim yükümlüğü altına girdiği, ,sözleşme bedel,inin 3.740.000,00 TL+KDV olarak belirlenmiş olup,,siparişlerin sözleşme eki teknik şartnameye uygun olarak, belirlenen yerde ve zamanda teslimini müteakip yapılan hakkedişler sonrası yapılacağının kararlaştırıldığı taraflar arasında ihtilafsız olup sözleşmenin imzalandığı tarih sonrasında, ülke ve dünya çapında yaşanan COVİD 19 Pandemisi ve döviz piyasalarındaki global artışlar ve iç piyasaya da yansımaları sonrasında davacının sözleşmeyi imzaladığı tarih sonrasında palet malzemesi girdi fiyatlarındaki artışlar nedeniyle davacının sözleşmeyi ifada ifada güçlük içerisine düştüğü, davalı tarafça palet teslimlerinin şantiyelere sözleşme ile belirlenen zamanlarda ve ve yeterli miktarda teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmenin ifası aksi halde sözleşmeden dönülerek cezai şart talep edileceği hususu davacı yana ilk kez 09.04.2021 tarihli yazı ile ihtar edildiği, davacı tarafça ise bu kez 07.05.2021 tarihli başvuru dilekçesi ile, "mücbir sebebe bağlı gerekçelerle ve aşırı ifa güçlüğü sebebiyle sözleşmeyi tasfiye etmek zorunda kaldığını" beyan ettiği ve hakkedişleri ile başlangıçta yatırdığı 225.000,00 TL tutarlı nakit teminatın iadesini talep ettiği, davalı tarafaça ise bu talebin kabul edilmeyip sözleşmenin ifası ile aksi halde teminatın irat kaydedileceği ve sözleşme gereği cezai şart talep edileceği hususunun 02.06.2021 tarihli yazı ile davacı yana bildirildiği ve sonrasında ise aynı gerekçelerle davacı yanın yeniden gönderdiği 06.07.2021 tarihli başvuru dilekçesi ile "pandeminin beraberinde getirdiği ve devam etmekte olan ekonomik olumsuzluklar yanında halen bir kısım ödenmemiş fatura bedelleri bulunması nedeniyle aşırı ifa güçlüğünün devam ettiğinin belirtilerek ödenmemiş fatura bedellerinin ödenmesi ve kesin teminatın iadesi" nin bir kez daha talep edildiği, davalı tarafça ise bu kez davalı firma tarafından alınan 09.08.2021 tarihli karar ile sözleşmeye aykırılıkların giderilmediğinden bahisle sözleşmenin feshine ve kesin teminatın irat kaydedilmesine karar verildiği ve davacı firmaya İzmir ... Noterliği'nin 10.09.2021 tarih ve... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile tebliğ edildiği anlaşılmış olup, taraflar arasında sözleşmenin ifa edilemediği davalı tarafça önceki ihtarların akabinde 10.09.2021 tarihli resmi ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafça ise bunun öncesinde ilk kez 09.04.2021 tarihli yazı ile sözleşmenin ifa edilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmış olup, davaya konu uyuşmazlık feshin davacı taraf için haklı sayılıp sayılmayacağı ya da bir başka deyişle feshin kimim için haklı sebep teşkil etmiş sayılacağı hususudur ki bu da sözleşme koşulları ve Borçlar Kanunu hükümleri ve uygun düştüğü ölçüde 4735 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama alanı içinde değerlendirmek gerekir.. Davacının sözleşmeyi ifa edemeyeceğine yönelik ilk bildirim tarihi itibariyle sözleşmeyi feshinin haklı olduğu sonucuna varılırsa başlangıçta yatırdığı teminat bedelini talep edebilecek aksi halde davasının ve talebinin reddine karar vermek gerekecektir. Taraflar arasındaki teslime ilişkin koşulları belirleyen sözleşme koşullarına uyulmadığı ve uyulamayacağı davacı tarafça anılan tarihte belirtilmiş olup sözleşmeden dönme isteği de aynı tarih itibariyle davalı tarafa bildirilmiş olup ilk kez bildirimin yapıldığı tarih sözleşmenin imzalandığı 03.03.2021 tarihinden 1 ay kadar sonrası 09.04.2021 tarihidir. Anılan tarihler Covit 19 Pandemisinin ülkemizde ve dünyada gösterdiği ekonomik etkiler, tam kapanma tedbirleri ve döviz piyasasındaki dalgalanma dönemlerine denk gelmekte olup davacının yeniden belirlenen piyasa koşulları, malzeme fiyatlarındaki artış nedeniyle aşırı ifa güçlüğü içerisinde olduğunu yaklaşık 1 ay gibi kısa sürede davalı yana bildirmiş olması, sözleşmeden dönmesini gerektirir haklı koşulların varlığının her ne kadar sözleşme maddeleri içerisinde yer almasa da Borçlar Kanunu düzenlemeleri karşısında haklı kabul edilmesi ve bu kapsamda sözleşme gereği alınan 225.000,00 TL nakit teminatın davacı yana iadesi koşullarının oluştuğu nedeniyle davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Başkan ... ✍e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/786, K. 2025/365, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-786-e-2025-365-k-e7ad22e056ba