İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/720 E. 2024/863 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/720
Karar No
2024/863
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/720 KARAR NO : 2024/863

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı (alacaklı) müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki "Yazılım Bakım ve Destek" sözleşmeleri kapsamında süregelen ticari ilişki süresince düzenlenen ve faturaların bakiye 146.557,61-TL'lik kısmı ödenmediğini, neticesinde ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası tahtında takibat yapıldığını, ancak davalı borçlu haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini, itiraz sonucunda yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle davanın kabulü ile; Davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli iddiaları neticesinde takibin durmuş olması sebebiyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Avukatlık Kanunu ve HMK'nun emredici hükümlerine aykırı olarak dava dilekçesi itirazı yapan vekil yerine asile yapıldığını, işbu sebeple huzurdaki davanın, dava dilekçesi ve tensip zaptının vekil olarak taraflarına tebliğ edilmesine kadar taraf teşkilinin sağlanamayacağını ve dilekçeler aşamasının tamamlanamayacağını, taraflarınca tebliğ yapılana kadar beyan ve delil sunma hakları saklı tutacaklarını, ödeme emrinde takibin dayanağı olarak "Bakiye Fatura Alacağı 146.557,61 TL" denildiğini, ne faturalara ilişkin bilgilere yer verildiğini, ne de faturalar takibe eklendiğini, işbu anlamda söz konusu ödeme emri İİK m. 61/1 kapsamında usulsüz olduğunu, davacı huzurdaki davayı açarken bile borcun sebebini dayandırdığı faturaları belirtmediğini, dosyaya sunmadığını, HMK m. 119 kapsamında, dava dilekçesinde belirtilmesi zorunlu delillerin, daha sonra mahkemeye sunulmasında muvafakatlerinin olmadığını, takibin dayandığı faturaların Kanun hükmüne aykırı olarak takibe eklenmemesi usulsüz teşkil ettiği ve takibin iptalini gerektirdiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek sebeplerle haksız ve usulsüz davanın reddine, ... 5. İcra Dairesi - ... E. Sayılı takip dosyası kapsamında açılan usulsüz takibin iptaline, alacaklının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası 2-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen ...nin 2021, 2022 ve 2023 dönemlerine ait BA/BS formları, 3-... Vergi Dairesi Başkanlığından gelen ...nin BA/BS formları, 4-... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, 5-Bilirkişi raporları, 6-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası, taraflar arasında imzalanan "Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi" uyarınca davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 5.İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava ve icra takibine dayanak sözleşmenin incelenmesinde, davacı ile davalı arsında 27.07.2015 tarihli Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun sözleşmenin eki olan yazılım ürünlerinin bakım, eğitim ve destek hizmetlerinin davacı tarafından davalıya verilmesine ilişkin olduğu, yazılım bakım ve destek bedinin KDV hariç 1.175,38 USD olarak belirlendiği ve fatura bedellerinin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme bedelinin ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrileceğinin hüküm altına alındığı, fatura bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde ise alacağa avans faizi uygulanacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Davalının ticari defterleri incelenmek suretiyle ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile aldırılan 27.03.2023 tarihli bilirkişi kök ve 22.05.2023 tarihli ek raporunda özetle, dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalardan 2021 yılına ait 4 adet faturaya ilişkin davalı tarafından iade faturası tanzim edilmediği, yapılan bir kısım ödeme var ise de, yapılan ödemelerin hangi faturalardaki borca ilişkin olduğunun belirlenemediği, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 130.171,58 TL borçlu göründüğü, bildirilmiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bir mali müşavir bilirkişisinden uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe dayanak faturaların her iki tarafın bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edildiği, tarafların defterleri arasında mutabakat bulunmadığı, bu durumun ise davalı tarafından tanzim edilen iade faturaları ve davalı tarafından tüm cari hesabın bilirkişi incelemesine sunulmamış olmasından kaynaklandığı, davalı tarafından tanzim edilen iade faturalarının süresinde olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarın133.021,43 TL bildirilmiştir. Mahkememizce, gerekçeli, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, somut olay ve dosya içeriğine uygun bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E....K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, davalı tarafından bir kısım fatura davacıya iade edilmiş ise de, bu iade işleminin süresi içinde olmadığı, h27.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda konkordato sürecinde davalı tarafından yapılan ödemelerin davacının asıl alacağından mahsup edilebileceği bildirilmiş ise de, konkordato tarihi ile davacı tarafından tanzim edilen fatura tarihlerinin uyumlu olmadığı, davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne düzeltme beyanı dahi verilmediği, davalının düzenlediği iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren alacağın % 40'ına karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, Davalının ... 5. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, Takibin kaldığı yerden devamına, Asıl alacağın takdiren %40'ına karşılık gelen 58.623,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.011,35 TL nispi karar harcının, 1.770,05 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 8.241,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 3.918,00 TL yargılama gideri ile 1.770,05 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 5.768,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/11/2024

KATİP ... ¸e-imzalıdır

HAKİM ... ¸e-imzalıdır

Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 1.770,05 TL Karar Harcı : 10.011,35 TL Noksan Harç : 8.241,30 TL

Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 4.050,00 TL

Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans :00,00 TL

Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 3.500,00 TL Posta Giderleri : 418,00 TL

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/720, K. 2024/863, T. 22.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-720-e-2024-863-k-125e40a599b7